AĞRI GEZİLECEK YERLER

AĞRI GEZİ REHBERİ

Ağrı dağı efsanesi adlı Yaşar Kemal romanını okudunuz mu bilmiyorum ama benim Ağrı ile ilgili merakımın ortaya çıkmasında bu kitabın çok rolü oldu. Tarihi izler taşıyan aşk hikâyesinin anlatıldığı romanda küp gölünün etrafında bahar mevsiminde gerçekleştirilen töre ile anlatım başlıyor. Çobanların karların erimesiyle beraber Ağrı Dağı’nın Öfkesi denen nağmeyi çalmaya başlaması, gün batımında küçük beyaz bir kuş gelmesi ve bir kanadını üç kez göle daldırıp çıkarması ile iri bir atın gölgesinin gölün üstüne düşmesi ile başlar hikâye… Ahmet ve Gülbaharın hikâyesi… Romanda anlatılanları gözümü kapatıp canlandırmakla kalmayıp neden Ağrı’ya gitmiyorum diye kendime sormaya başlamıştım. Bu cevabımın evet olmasını destekleyen bir diğer olay ise Ağrı’da aslı ile Kerem’in hikâyesidir. Anadolu’da çok sevilen Kerem ile Aslı hikâyesinin bir bölümünün Ağrı’da geçtiği anlatılmaktadır. Hikâyeye göre “dumanda yolunu şaşıran Kerem, türkü ile Ağrı dağından yol ister, birdenbire murat suyu karşısına çıkıp da önünü kestiğinde ondanda geçit vermesini talep eder ve Kerem Aslı’nın peşinde diyar diyar gezer. Bir gün aslının Keşiş’te olduğunu öğrenir. Keşiş’in bağında Aslı ile Kerem buluşur ve Aslının üzerinde sihirli bir entari vardır. Kerem türkü söyledikçe, entarinin düğümlerinden biri açılırken, diğeri kapanmaktadır. Aynı durum sabaha kadar devam eder. En sonunda Kerem öyle bir ah çeker ki, ağzından çıkan alevle tutuşup yanar. Bu külün başında günlerce bekleyen Aslı, külü saçı ile süpürürken tutuşur, o da yanar ve külleri birbirine karışır.” işte beni ağrıya çeken tutkuda bundan herhalde… Ağrı ili adını eğri dağlarından alır. Erzurum - Kars yaylasını Murat havzasından ayıran Karasu - Aras dağlarının doğu ucunda, kartal yuvası gibi dimdik iki dağ olan Büyük Ağrı, Küçük Ağrı Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunmaktadır. Asıl şöhretini Kutsal kitaplarda da geçen Tufan olayından alan dağlar Nuh Peygamber zamanında ilahi bir emirle gelecek bir felaket için yapılmış olan Nuh’un Gemisinin bulunduğu yer olduğu bilinmekte… Evet, Ağrı’ya gitmek için hiç de haksız değilmişim değil mi?

İsmini ağrı dağından alan Ağrı ili 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olmuş, 1927 yılında ise il olmuştur. Kuzeyde Kars, batıda Erzurum, Muş güneyde Bitlis ve Van illeri, doğuda ise İran devleti ile sınırlı olan ağrı ili, Trabzon-İran transit yolu geçtiği bir yerdir. Ülkemizdeki en yüksek yöresi ve yüzey şekillerinin en engebeli olduğu bölge olup, ortalama yükseltisi 1000-1500 metre arasındadır. Tepesi yaz kış karlı olan ağrı dağının en yüksek noktası 5.137 metrededir. Dağların çıplak tepeleriyle vadinin yeşillikleri arasında tam bir zıtlığın bulunduğu bir manzaraya sahiptir. Fırat ırmağının önemli kollarından birisi olan murat suyu Ağrı’dan doğar. Balık gölü, Gölyüzü ve Saz gölü olmak üzere üç tane göle sahip olan il, tarihte Selçuklu Türkleri dâhil çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenle tarihi değerleri yönünden görebileceğiniz çok değerli yerler var diyebilirim.

Ülkemizin her yerinde kolaylıkla ulaşım sağlanabilen bir il olan Ağrı, E- 80 karayolu ile Erzurum ve İran’a bağlanmaktadır. Ağrı’nın büyük şehirlerle arasındaki ilişki ise oldukça yoğundur. Karşılıklı otobüs seferleri her gün Ağrı’dan ve İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde çalışmaktadır. Ankara ile Ağrı illeri arasın mesafe 1061 km olduğundan ötürü on beş saat elli dakikalık yolculuk sizi bekleyecektir. Yine İstanbul dan 1419 kilometrelik yol gidilmesi gerekmekte olup, on dokuz saat otuz beş dakika yolculuk süresi bulunmaktadır. Diğer başka iller açısında Muş ile 247 km uzaklık dört saat on beş dakika yolculuk süresi, Bitlis’ten 236 km uzaklık dört saat yolculuk sitesi, Van’dan 257 km uzaklık ortalama dört saat yolculuk süresi, Erzurum’dan 183 km üç saat kadar bir yolculuk süresi bulunmaktadır. Kara yolları tercihi dışında Ağrı’ya havayolu ile doğrudan ulaşabilme imkânınız da bulunmaktadır. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerden Ağrı’ya düzenli olarak uçuş seferleri yapılmaktadır. Ağrı ilinde havaalanına inen bir gezginin şehir merkezine geçişi konusunda ise taksi, araç kiralama, Havaş gibi seçenekleri kullanabileceğini belirtebiliriz. Yine otogardan şehir merkezine ulaşımda da taksi, otobüs ve minibüs seçeneklerinden yararlanarak gitmek istediğiniz konuma varabilirsiniz.

Görülecek pek çok doğal ve kültürel varlığı taşıyan Ağrı, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki önemli turizm merkezlerinden biridir. Doğal güzellikleri ve tarihiyle turistlerin uğrak yerlerinden birisi olmuştur. Buraya gelen turist akınının bir üyesi iseniz gelin Ağrı’da gezilebilecek yerler hakkında bilgi verelim. Öncelikle büyük bir tarihi değere sahip olan Topkapı sarayının ikinci teşkilatı ilginizi çeker diye düşünüyorum. Bu nedenle de İshak Paşa Sarayı’yla başlayabiliriz gezinize... İshak Paşa Sarayı, 1784 yılında yapılmış bir saray olup, yapımı için bir asır harcanmıştır. Aslen külliye olan saray, camii, selamlık dairesi, türbe, merasim ve eğlence dairesi, aşevi ve harem dairesi içermektedir. Kayalık bir zemine oturan bina 7600 m2 bir alanı kaplamakta olup, duvarlarının yüksekliği 12-15 m arasında değişmektedir. Bina teşkilatı kümeler şeklinde iç içe 2 avlunun çevresinde toplanmış olup, birinci avluyla 2. avlu tonozlu bir geçit bağlantısı bağlanmıştır. Tarihini hissetmek adına il’e ulaşmak isteyenlerin İshak Pasa Sarayı’na uğramasını öneririm. Sarayda Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı’nın mimari özelliklerinin birliktelik uyumunu görebilirsiniz. Bu arada İshak Paşa Sarayı dünyanın ilk kaloriferli yapısı olduğundan ihtişamlı görüntüsüyle birçok devletten gelen misafirleri kendisine hayran bıraktırmaktadır. Ağrı’da kayalıklar üzerine oturtulmuş Urartu dönemine ait kalıntıları taşıyan Ağrı Doğubeyazıt Kalesi de geziniz sırasında ilginizi çekebilir. Doğubeyazıt’ın beş kilometre doğusunda bulunan kale, antik bir kent niteliği taşımaktadır. Tarihte önemli olaylara tanık olan kaleye siz de şahit olmak istemez misiniz? Yapım tarihi hakkında kesin bir zaman belirtilemeyen kalenin yanında bir mezar bulunmakta olup, Urartulardan kaldığı düşünülmektedir. Gezinizin içerisine mutlaka dâhil etmeniz gereken bir yer… Birinci Selim’in kare planlı ve tek kubbeli olarak yapımında taş kullanarak inşa ettirdiği Beyazıt Eski Cami de listenizdeki sıralamada yer almalı... Tarihi ve doğal alanlarıyla ilgi çeken ağrıdan tarih öğrenmek için gezilebilecek çok yer bulunmakta. Beyazıt Eski Cami bunlardan birisi... Doğubeyazıt Kalesinin Güneyinde bulunan Beyazıt Eski Camii’nin Kitabesinde; 1687 yılında onarıldığı belirtilmiş olup, oldukça ilgi çekmektedir. Esrarengizliği sevenler için oldukça fazla gizemleri dolu Ağrı ilinde görebileceğiniz ne yok ki. Örneğin Ağrı meya mağaraları... Günbuldu köyünde bulunan mağaralar, Diyadin’in on iki kilometre batısında yer almaktadır. Kayalar içine oyulmuş bir mağara olup, oda, tapınak, ibadethane ve barınma yerleri içermektedir. Antik kent olarak nitelendirilen mağaranın çevresinde çok sayıda tarihi değer bulunmaktadır. O zamanın insanları genellikle tehlikelerden korunmak amaçlı yapılarını tasarlamış ve bu nedenle de gördüğünüz tüm yapılar kayalıkların içerisine gizlenmiştir. Hz. Ali’nin ayak izlerinin bulunduğu şehre gelmek, İslam ve Yezidi mezarlarının bulunduğu bir şehre ayak basmak tatilinize ayrı bir aroma katan değerdir. Ağrı’dasınız sonuçta yüksek hem de çok yüksek dağlar var. Kayak merkezine uğraşmayı unutmayın. Hani olurda geziniz için ayırdığınız zaman yeterli değilse çok kısa sürede olsa çevre etkinliklere katılın derim. Urartulardan kalma değerlere oldukça fazla rastlayacağınız bir yer Ağrı’dır diyeceğim çünkü Ağrı’dan antik değeri olan ve höyükler bulunan Diyadin, Mera Köyü, Grik Tepe, Toprakkale ve Eski Beyazıt antik kentlerinde bunlar yatıyor… Dünyanın en büyük ikinci meteor çukurunu görmek mükemmel olurdu değil mi? Şayet gök taşlarının yeryüzüne yağışına bir örnek arıyorsanız Ağrı meteor çukuruna giderek gözlerinizle görebilirsiniz. Muhteşem ve eşsiz görünen bu doğal oluşum Ağrı’ya gelişinizde ilk önce uğramanız gereken yerlerden bir tanesi. Dünyanın en büyük ikinci meteor çukuruna (Ağrı Meteor Çukuru) sahip olan ve kaplıcalarıyla şifa dağıtan Ağrı’da hazır buraya gelmişken Avnik Kalesini de görmenizi önerebilirim. Günümüze sadece temellerini getirebilmiş olsa da görülmeye değer bir yer olan kale, özellikle tırmanış meraklıları tarafından çok ziyaret edilmekte... Gürbulak sınır kapısı ve Sarı Çavuş köyü arasında bulunan çukur, Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesindedir. 1892 yılında düşen gök taşının sebep olduğu çukur görenleri hayrete düşürüyor. Her geçen gün toprağın hareketleri ve bakımsızlık nedeniyle kapanan çukur özellikle de yabancı turistlerin ilk uğradıkları gezi noktasıdır.  Turizm açısından değerli olan bu çukur görmenizi tavsiye edebilirim. Gelelim Ağrı’nın Nuh Peygamber ile ilgili Nuh’un gemisi gerçeğine. Özellikle de inanç turizminin canlı olduğu bu noktaya yerli ve yabancı turistlerin akını oldukça fazla. Ağrı Dağı’nın güney tarafına bakan Üzengili ve Telçeker köylerinin arasında yer alan bu doğal anıtta Nuh’un Gemisi siluet şeklinde görüntülenmektedir. Şayet Ağrı’da gezmek için bir sıralama yapacak olursanız meteor çukurundan sonra görebileceğiniz en esrarengiz yerdir. Yılın her günü karla kaplı zirveye sahip olan Ağrı Dağını görmemeniz o büyük cüssesinden dolayı neredeyse imkânsız. Ama yine de bu dağın havasını da solumakta güzel olur.  Volkanik bir özellik taşıyan Ağrı Dağı Atatürk zirvesi ve İnönü zirvesi olmak üzere iki zirveye sahiptir. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük buzulunun üzerinde taşır. Ararat, Kuh-i nuh, Cebel ül Haris gibi isimlerle de tanınan dağın hakkında duyulan efsanelerde ilk satırlarımda bahsetmiştim. Marco Polo’nun kimse çıkamaz dediği Ağrı Dağı’na, Frederik Vonparat 1829 yılında ilk kez tırmanmıştır. Tırmanma konusunda bir yasaklı bir de yasaklı olmayan dönemleri yaşayan Ağrı dağı, önemli kayak merkezlerimizden birisin üzerinde taşımaktadır. Hedefi zirveye ulaşmak olanlar için Türkiye’nin bu zirvesinden başka bir zirvesi olamaz diyebilirim. Keyifli bir Ağrı yolculuğuna Ağrı’nın sahip olduğu bu güzel yerlerinden başka Ağrı Ahmet Hani Türbesine giderek renklendirebilir ve manevi huzurla dolabilirsiniz. İshak Paşa Sarayı’nın üst tarafında bulunan türbe Doğubeyazıt’a 8 km uzaklıkta olup, hazır sarayı ziyaret etmeye geldiğinizde uğrayabileceğiniz değişik bir yerdir. Muazzam mimarisi ile zaten sizi kendisine çekecek bir özelliğe sahip olan türbe turistler tarafından fazlaca ziyaret edilmektedir. Hatırlarsanız yazıma Aslı ile Kerem’in efsanesi ile başlamıştım. İşte bu sebeple de Keşiş’in bahçesini gezmeyi unutmayın. Fotoğraflarınızda vaha görünümlü olan bu bahçenin duygularını da çekeceksiniz.

Karın hiçbir zaman eksik olmadığı bir yerden dumanların yükselmesi ne kadar cazip gelir insana değil mi? Ancak bu duman kendiliğinden ısınarak yeryüzüne çıkan kaplıcaların sımsıcak suyundan çıkıyor. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde bulunan ağrı Diyadin kaplıcalarında ağrı dağının soğuğunu unutacaksınız. Şifa bulmak adına gelen yüzlerce insanı ağırlayan kaplıca da sizde keyif çıkarabilirsiniz. Romatizma, nöroloji, kemik, kireçlenme, siyatik, cilt ve metabolizma rahatsızlıklarına şifa olan kaplıcalar, termal turizm açısından büyük bir öneme sahip olup, içeriğinde bikarbonat, klorür, sülfat, kalsiyum ve karbondioksit içermektedir. Hazır kaplıcadayken buraya yakın olan murat nehrini de görmeyi unutmayın. Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde bulunan Güneykaya Kayak Merkezinde kayak yapabileceğinizi hatırda tutun. Kış mevsiminde kayak tutkunları tarafından tercih edilen merkez, çocuk oyun parkı, yürüyüş parkuru, otopark gibi ortamlara sahipken,  aynı zamanda buraya gelenlerin doğabilecek ihtiyaçları için hizmet veren işletmelere de sahiptir. Panik yapmayın kayak yapmayı bilmiyorsanız bile burada kendinize özel ders verebilecek kayak hocaları mevcut. Ne zaman gitmeliyim derseniz aralık ve nisan ayları arasında istediğiniz gün gidebilirsiniz. Ağrı’ya yakın olan palandöken kayak merkezini de kayak için tercih edebileceğinizi belirtmeliyim. Ne de olsa bölge Doğu Anadolu olunda kış turizmi konusunda alternatif çok…

Ağrı’nın etrafında Muş, Erzurum, Kars, Van, Bitlis ve Iğdır bulunduğuna göre Ağrı’da gezilecek yerleri görmeye gelmişken bu illerden de görmek istediğiniz yerler olabilir. Bu nedenle de ufakta olsa çevre illerde gezebileceğiniz yerlerden bahsetmek faydalı olacaktır. Muş ilinden başlayacak olursak, Kayalıdere Antik kenti, Çanlı kilise, Arak manastırı, Murat Köprüsü, Muş kalesi, Yıldız Han, Hamupet gölü, Muş evleri ve Malazgirt kalesi gerek tarihi gerekse doğal güzelliklerin varlığına şahit olacağınız yer ve mekân seçenekleri olabilir. Böylece ağrı gezinizde yeni yerler de keşfetme şansına sahip olursunuz. Gezi listesine Erzurum ili ile devam edecek olursak, Erzurum’da arkeoloji müzesi, Yakutiye medresesi, Narman peribacaları, tortum şelalesi, Erzurum kalesi, Öşvank kilisesi, Atatürk Evi, üç kümbetler, Nene Hatun Milli Parkı ve Çobandede köprüsü görebilme şansınızın bulunduğu yerlerdir. Bu arada Erzurum’da Palandöken kayak merkezine gidebileceğinizi zaten belirtmiştim. Gelelim Ağrı’dan gidilebilecek Kars iline ait yer ve mekânlara… Asboğa gölü, Cıbıltepe kayak Merkezi, İnkaya Micingirt Kalesi, Kars Büyük katedral, Kars Beylerbeyi sarayı, Kars Selçuklu sarayı, genç kızlar kilisesi, Tigran honents Kilisesi, Havariler kilisesi, Allahuekber dağları, Ani harabeleri, Kars kalesi, Evliya camii, Gazi Ahmet Muhtarpaşa Konağı, Kars Müzesi ve Sarıkamış kayak merkezi listenizde gezilebilecek yerler arasında bulunabilir. Diğer bir çevre il Van’da ise an peribacaları, Van kedi evi, eski Van şehri, Adır kilisesi ve Adır adası, Akdamar Adası, St. Bartolomeus Kilisesi, Şeytan köprüsü, Hurkan köprüsü, Halime Hatun Kümbeti, Kaya Çelebi Camii, Hüsrev Paşa Camii, Zernek Kalesi, Ayanis Kalesi, Hoşap kalesi, Çavuştepe Kalesi, Muradiye şelalesi, Erçek gölü, Van gölü ve Van müzesi gibi tarihi yer, doğa harikası yer ve mekanlar gezilebilecek yerler arasındadır. Bitlis’te gezilebilecek yerler arasında ise nemrut krater gölü, Tatvan, Ulu kümbet, Gök meydanı camii, Bitlis kalesi, Selçuklu mezarlıkları, Ahlat Emir Bayındır köprüsü, Süphandağı, Adilcevaz aygır gölü ve hizan gibi yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen yerlerdir.  ve son olarak Iğdır’da Ağrı ile yakın konumda bulunan bir il olup, karakale harabesi, meteor çukuru, Selçuklu kervansarayı, ahura harabeleri, tuzluca tuz mağaraları, koç başlı mezarlar, Şehit Türkler Anıtı gibi gerek dünyada gerekse ülkemizde ender görülen tarihi ve doğal gezi yer ve mekanları bulunmaktadır.

Ağrı ili Türkiye Cumhuriyeti devletinin ay yıldızlı bayrağı altında, Türk topraklarında bulunan bir il olması nedeniyle ülke genelinde geçerli para birimi olan Türk lirası para birimi kullanılmaktadır. Hayatın pahallılığı açısından ilde yaşamak ne çok pahallı ne de çok ucuzdur. Turizm faaliyetleri sezonunda ilin büyük bir ekonomik kazancı olduğu bilinmektedir. Ağrı iline gelen yerli turistler zaten Türk lirası hesaplarıyla yola çıkmaktadır. Ancak yabancı turistlerin geldiği sezonlarda bazı tüccarların ya da işletmelerin veya kişilerin vermiş olduğu hizmetten ötürü euro, dolar ve sterlin gibi para birimleri üzerinden hizmet verebildiği özellikle de dolar üzerinden hizmet verdiği bilinmektedir. Örneğin 20 dolar olan bir ürünü satın alabilmek için ortalama para değerleri değiştiğinden ötürü net bir rakam vermemekle birlikte yaklaşık 80TL’nayakınpara verilmektedir.

Gezilecek yerler konusunda Ağrı için gereken tüm detayları düşündük ama Ağrı iline ne zaman gidilebileceği konusunda hiç bilgi vermedik. Ağrı ne de olsa karla kaplı bir şehir. Bu sebeple de bazı değerli yerlerini görebilmek için belirli bir sezonun beklenmesi gerekebilir. İşte bu sebeple Ağrı’ya ne zaman gidilir? İklim bakımından Türkiye’nin en karasal ve sert iklimli bölümüne giren Ağrı, yazları çok sıcak geçirirken kışları bir o kadar da soğuk geçirmektedir. Senenin 115-125 günü karla kaplı olan bu şehre ilkbahar ve sonbahar aylarında süreler her ne kadar kısa olsa da yağmur yağabilir. Nem oranı bakımından ya siyah ya da beyaz olmayı tercih eden il, yazları çok kuraktır. Yılın en soğuk günü konusunda Ağrı geçmişte 13 Ocak 1940 yılında eksi kırk üçlere kadar varabilen soğukları da görmüş bir ildir. Ağrı’nın iklimi konusunda belirtmem gereken önemli bir husus ise soğuk aylarda havanın sisli olma durumudur. Sisin oluşmasında önemli bir derecede radyasyon bulutları neden olmakta olup, Ağrı ilinin iklimsel özellikleri bence buraya gelinecekse değerlendirilerek yola çıkılmalıdır. Şayet siz soğuk havada yola çıkacak ve sisli bir güne denk gelecek olursanız bu Ağrı’ya ulaşım konusunda size sıkıntı yaşayabilirsiniz. Ağrı havanın o kavurucu halleri neredeyse oranın gezilebilmesi için engel oluşturur. İdeal dönemler ilkbahar ve sonbahar dönemleridir. İlkbahar dönemlerinde hava çokta fazla yakıcı ve kurak hale bürünmez. Yine sonbahar döneminde de o kemikleri sızlatan dondurucu soğuk hale gelmez. İşte bu nedenle önemlidir Ağrı’ya ne zaman gidilmesi gerektiği…

Sonuçta bu kadar yolu Ağrı’nın gezilecek yerlerini öğrenmek için geldiniz.  Uzunca bir yol kat ettiniz Ağrı’ya kadar. O halde yorgunsunuz ve yarın günün ışımasıyla beraber dinlenmiş ve enerji dolu uyanmanızı sağlayacak bir konaklama ihtiyacınız var. Konukevleri ve üç yıldızlı otelleriyle Ağrı sizi karşılayacak. Peki, siz hangisinde kalmak istiyorsunuz? Şehir merkezine yakın bir seçenek mi, yoksa ekonomik bir yer mi ya da en popüler olanı mı? Konaklama tavsiyeleri konusunda şayet şehir merkezine yakın bir yer arıyorsanız; Metecan Hotel, Birlik Sahin Hotel, Hatemoğlu Hotel tam sizin aradığınız gibi şehir merkezinde yer almaktadır. Ekonomik olarak bir yerler bakıyorsanız yine Metecan Hotel, Beyazit Hotel, Birlik Sahin Hotel konuklarını hem güzel ağırlamakta hem de fiyatları açısından olabildiğince hesaplıdır. Bu arada sizin kriterlerinizin arasında var mı bilmiyorum ama yine de olabileceğini düşünerek wifi bağlantı olanağı bulunan otelleri de belirtmek isterim. Metecan, Birlik Sahin ve Hatemoğlu Hotel bu olanaktan yana size sıkıntı yaşatmayacaktır. Otelleri ve konukevleri açısından sıkıntı yaşamayacağınız konusunda eminim. Temizlik, hoşgörü, sıcakkanlılık sizi karşılayacak buralarda…

Hamur işleri, et yemekleri ve tatlıları bile bildiklerimizden çok farklı olan Ağrı’nın yöresel sırlarını keşfetmemeniz çok büyük kayıp olur. Bu sebeple Ağrı gezinizde yörenin meşhur yemeklerine yer vermeyi unutmayın. Peki, Ağrı’da ne yenmelidir? Mutlaka tadılması gereken lezzetleri nelerdir? Şimdi vereceğim lezzet için önce ben deri yemem diyebilirsiniz. Fakat Gosteberg buğulamanın tadına baktığınız zaman iyi ki de yemişim diyeceğiniz bir lezzet. Bende tavuğun derisini bile yiyemeyen bir insan olarak bu lezzeti tattığıma hiç pişman olmadım. Ağrı’nın en özel yemeği olan Gosteberg buğulama hayvanın derisinin içerisine kuzunun ya da oğlağın büyük parçalar halinde doğranması ve içerisine Gosteberg otu eklenmesiyle ortaya çıkan bir lezzettir. Postun dikilmesi ve ateşte etin pişirilmesiyle mükemmel bir lezzet ortaya çıkar. Mutlaka tatmalısınız diyorum başka bir şey demiyorum… Kete denildiğinde aklınıza Kars geldi değil mi? Bir de Ağrı’nın çiriş ketesine bakın. Yufka şeklinde açılmış dinlenmiş hamurdan yapılan çirişotu harcı katılarak saçta pişirilen bu lezzet tereyağı ile buluştuktan sonra karşınıza çıkıyor. Mükemmel bir tat denemeden dönmeyin… Yine sarımsaklı yoğurtla bir araya gelen saç kavurmanın lezzetini yani selekeli saç kavurmayı tatmadan Ağrı’dan dönmeyin derim. Unutmayın! Bu lezzeti yapan maharetli eller sizin orada yok… Abdigör köftesi olarak bilinen Doğubayazıt lezzetini denememeniz büyük kayıp olur. Bu kadar yemeğin üstüne tatlılarının tadına bakmayı da unutmayın elbette… Sıcak tüketilen en meşhur yöre tatlısı ilse hasuda… Şerbeti unla hazırlanan tereyağlı enfes bir tat, denemelisiniz. Yöresel lezzetleri tadabileceğiniz birçok lokanta sizi bekliyor. Dışarıdan görünüşlerine aldırmazsanız, bu konuda eskiler daha başarılı aklınızda bulunsun.

Ağrı gezini sırasında neler yapabileceğinize ilişkin olarak aslında cevaplar çok basit. Ağrı’nın doğal, kültürel ve tarihi güzelliklerinin içerisinde kaybolurken bu güzelliklerin sonucu olarak ortaya çıkan etkinliklere dâhil olmaktır. Ağrı’da gezilebilecek yerlerde yapılmalı dediklerim konusunda ise mesela ilin iklimsel ve yer şekli özelliklerinden ötürü kayak sporu yapmak için ideal bir ortam olması nedeniyle, kayak sporu deneyimlerinize deneyim katabilirsiniz. Bunun için büyük Ağrı dağını ve Sarıkamış kayak merkezini tercih edebilirsiniz. Yaban hayatın gürül gürül devam ettiği ender yerlerden birisi olan Ağrıda Ayılar, kurtlar, vaşaklar, tilkiler cirit atmakta olup onların hayatlarına dokunmanın en iyi fırsatı bulunmaktadır Ağrı’da… Bu sebeple de kuzeydoğu derneği sürekli çalışmaktadır. Ağrı’ya geldiğinizde bu doğa yararı girişimin parçası olabilirsiniz. Doğu Anadolu bölgesinin ağrısına düzenlemiş olduğunuz gezi programınıza dâhil edebileceğiniz en güzel ve eğlenceli etkinliklerden birisi de road trip yani araba yolculuğu yapmaktır. Nasıl olacak demeyin ister yazın ister kışın hiç fark etmez karsın Sarıkamış, Artvin’in Şavşat’ı, Ağrı’nın Posof’u sizi bekliyor. Bu amaçla yapacağınız yolculuk arabayla çıkılan bir keşif yolculuğu, ne yöne giderseniz, ne zaman giderseniz gidin sizi dünyanın ender görülecek manzaraları karşılayacak… Hani arabayla gözde mekânlara ve yerlere ulaşmışken, Doğu Anadolu’nun her bir ilinin hatta Karadeniz’le birleşiminin farklı yöresel lezzetlerinden bir tadım alın… Ekim ayı gibi Kars’a giderseniz yılın en iyi kazını tüketebilirsiniz. Bu arada Kars’ın hangelini de hafife almayın, mükemmel oluyor. Ağrı’da kar ar demeyin. Keşif için motor sporlarını da tercih edebilirsiniz. Buzun üstünde motor kullanmak adrenaline doyma konusunda size tavan yaptıracak… Çıldır gölünün üzerinde düzenlenen drift etkinliklerine katılabilir yeni bir deneyim yaşayabilirsiniz. Buralara gelmişken monoton bir gezi olmaması için kış oyunlarına katılarak heyecan yaşamayı ve zevk almayı unutmayın. Peki, Ağrı’da başka yapacağınız ne olabilir. Gelmişken Kars’ın Ani Harabelerini de görebilirsiniz. Donmuş çıldır gölü üzerinde düzenlenen altın at kış festivaline katılın. Ayrıca cirit’e merakınız varsa işte size deneme fırsatı… Mimari yapıları keşfe çıkın. Baltık mimari örneklerini başka hiçbir yerde göremezsiniz. Soğuk demeyin, kar demeyin, yaylaların zengin havasını solumak için mutlaka yayla yaşamına katılın.

Görüşünü yaz Vazgeç