ALANYA GEZİLECEK YERLER

ALANYA GEZİ YAZISI

Doğal güzellikler içinde ve doyasıya denize girerek tatil geçirmek isteyenler için Alanya ilk sırada yer alan seçenekler arasında bulunmaktadır. Tatilini hem gezi hem de deni tatili olarak değerlendirmek isteyenler için bölgede tarihi ve turistik açıdan ayrıca doğal kaynaklar açısından eşsiz pek çok güzellik yer almaktadır. Bu bakımdan dolu dolu bir tatil için Alanya en ideal tercihtir. Zaten her yıl yerli ve yabancı binlerce kişinin ziyaret etmesi ile de Alanya için ne kadar ideal bir tatil bölgesi olduğu yorumu yapılmaktadır.

Alanya Hakkında

Alanya kuzeyinde Toros dağlarının yer aldığı güneyinde ise Akdeniz’in bulunduğu bir şehirdir.  Kent küçük bir yarım ada içinde kurulmuştur. Antalya’ya bağlı bulunan bu şehir Antalya iline bağlı bir ilçedir.  Kentin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. Antik çağda Pamfilya ve Kilikya arasında kalan bir çizgide bulunduğundan bazen Pamfilya olarak bazen de Kilikya olarak anılmıştır. Şehrin ilk yerleşimi ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda şehir ile ilgili en eski yerleşim kalıntılarının ve bilgilerinin M.Ö. yirmi bin ve 17 binlere kadar dayandığı bilinmektedir. Bu bilgiler şehre çok yakın mağaraları inceleyerek elde edilmiştir.  Fakat beldenin ilk olarak kimler tarafından ve nasıl kurulduğu ile ilgili bir bilgiye rastlamak mümkün değildir. Şehir en eski adı ile Korakesium olarak adlandırılmıştır.  Bizans döneminde Kalanaros olarak adı değiştirilen şehir Anadolu Selçuklu devrinde ise Alaiye olarak adlandırılmıştır. Bu isim şehre Alaaddin Keykubat’ın kaleyi alamsı ile birlikte verilmiştir. Son olarak şehre Atatürk tarafından 1935 yılında Alanya ismi verilmiştir.  Şehir Perslerin istilası altında bulunduğu Anadolu dönemlerinde Perslere bağlı bulunmaktadır. Daha sonra Antik Çağ gibi dönemlerde de şehre rastlamak mümkün olmaktadır. Eviya Çelebi ve İbn-i Batuta gibi gezginlerin eserlerinde de Alanya’dan bahsedilmektedir.  Bölge ile ilgili sağlıklı bilgiler ise M.S. 6 ve 7. YY dayanmaktadır. Bu yıllarda bölgenin Arap istilasından savunması amacı ile yapılan Alanya kalesi ilgi çekmektedir. Daha sonra Anadolu Selçuklu Hükümdarı 1. Alaaddin Keykubat bölgeyi almıştır ve kaleyi ele geçirmiştir. Selçuklu Devleti Konya’yı başkent yapmalarının yanında Alanya için de başkent olarak değerlendirmede bulunmuştur ve bu bölgeyi özellikle kış dönemlerinde başkent olarak kullanmıştır. Selçuklu Devletinin zaman ile birlikte yıkılmasından dolayı bu bölge Karamanoğlu Beyliği sülalesine geçmiştir. Daha sonra Memlük Sultanı’na satılan bölge Fatih Sultan Mehmet zamanında yeniden alınmıştır. Alanya 1571 yılında Kıbrıs ile birlikte Kıbrıs’a bağlanmıştır.  1864 yılında ise bu şehir Konya vilayetinin bir sancağı haline gelmiştir. 1871 yılından sonra ise şehir Antalya ilçesi haline gelmiştir. Bölgede Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir ve kışlar ılık ve yağışlı yazlar ise sıcak ve kurak geçmektedir.  İlçe iklimi sayesinde pek çok sportif faaliyetlere de ev sahipliği yapmaktadır. Şehir ekonomisi büyük oranda tarım ile turizme dayanmaktadır. Üretilen malların ve ürünlerin tamamına yakını ise çevrede yer alan turistik mekan ve tesislerde satılmaktadır. Çoğu sabah şehirde gökkuşağı ile başlamaktadır. Şehirde yer alan Toros dağlarının denize olan konumlarından dolayı bu şekilde bir görüntü oluşurken pek çok sabah şehirde sisli olarak da başlamaktadır.

 Alanya Nerede?

Antalya ilçesi olan Alanya bucak mahalle ve köylerden oluşmaktadır. Yüz ölçümü 1,577 km kare olan şehir, ilin en büyük ilçesidir. Akdeniz bölgesinde bulunan ilin konumu itibariyle Antalya’nın doğusunda yer almaktadır.

Alanya Ulaşım

Alanya ulaşım bakımından zorluk yaşanmayacak tatil bölgeleri arasında bulunmaktadır. Şehre ulaşım çeşitli yollar ile sağlanmaktadır. Bu yollardan en fazla kullanılan seçenek ise havayolu ulaşımı olarak bulunmaktadır. Havayolu ile Alanya’ya ulaşmak isteyenler basit bir şekilde şehre ulaşacaktır. Antalya havalimanı aracılığı ile bölgeye ulaşım sağlanmaktadır. Ülkenin pek çok havalimanından hemen hemen her gün ve hatta bazı hava alanlarından gün içinde birden fazla sefer yapılmaktadır. Buraya ulaşım sağlandıktan sonra Alanya’ya geçmek için alternatif sayısı da bir hayli fazladır. Ticari taksi ile ya da araç kiralama ile ilçeye ulaşım kolaylıkla sağlandığı gibi hava alanından ilçeye sürekli bulunan otobüs ya da uçak firmalarının servisi ile de bölgeye ulaşım sağlanmaktadır. Hava limanı ile Alanya arasında bulunan mesafe ise 125 km kadardır. Kara yolu ile bu bölgeye ulaşım sağlanmaktadır.  Sahil şeridi üzerinde bulunan yol üzerinden bölgeye ulaşım sağlanırken yol üzerinde mola için bulunan birbirinden güzel mekanlara sağlanacak ulaşım da size oldukça güzel bir tatil başlangıcı sağlayacaktır. Ülke içinde kendisine en uzak şehre olan mesafesi sadece 24 saat olan şehre her bölgeden ulaşım sağlanmaktadır. Kara yolu ulaşımı için özel araç tercih etmenin yanında dilediğiniz otobüs firması ile gayet rahat bir şekilde de bölgeye ulaşım sağlanmaktadır. Alanya ulaşım mesafeleri ise şu şekilde sıralanmaktadır: İstanbul Alanya arasında yer alan mesafe 836 km kadardır ve bu mesafede geçecek olan yolculuk toplam 12 saat 30dakika kadar sürmektedir. İzmir ile Alanya arasında bulunan mesafe ise 597 km kadardır. Bu güzergahta yolculuk yapacaklar için mesafe 9 saat kadar sürmektedir. Antalya Alanya arasında bulunan mesafe ise 125km kadar olup burada yolculuk süresi 2 buçuk saat kadar sürmektedir. Ankara ile Alanya arasında kalan mesafe ise 552 km olarak hesaplanmıştır. Bu mesafe 8 saat kadar sürmektedir. Bursa ile Alanya arasında bulunan mesafe ise 650 km kadar olup bu arada bulunan mesafede seyahat süresi 9 saat 45 dakika kadar sürmektedir.

Alanya Gezilecek Yerler

Alanya için gezilecek yer denildiği zaman herkesin ilk akla gelen bölgesi Alanya kalesi olacaktır. Kalenin yerleşiminin Helenistik döneme kadar uzandığı bilinmektedir. Şehrin simgesi haline gelen bu kale, 1221 yılında Selçuklu Sultanı 1.Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalede 83 adet kule bulunmaktadır. 6.5 km uzunluğunda bulunan surları ile kale tepeden size eşsiz bir manzara armağan etmektedir. Kalenin ziyaret saatleri kış ve yaz dönemlerinde değişiklik göstermektedir. Kış aylarında ziyaret sabah saat 8.30’da başlamaktadır. 17.00 itibariyle de kale ziyareti son bulmaktadır. Yaz döneminde ise ziyaret saati sabah 09.00 ile başlamaktadır. Akşam ise ziyaret saat 19.30 ‘a kadar devam etmektedir. Kale içine giriş ücreti bulunmaktadır. Fakat bu cüzi bir miktardır.  Alanya merkezden kaleye ulaşım ise yürüyerek 40 dakika kadar sürmektedir. Bunun yanı sıra kaleyi ziyaret etmek için taksi ya da minibüs de bir seçenek olacaktır. Alanya içinde gezilecek bir diğer bölge ise Sapadere kanyonu olarak bilinmektedir. Kanyon doğal görünümü ve harika manzarası ile adeta bir görsel şölen oluşturmaktadır. Doğal güzelliği ile dikkat çeken bu kanyon Sapadere köyünde bulunmaktadır. Son dönemlerde yapılan tanıtımlar ile popüler hale gelen kanyon girişinde ziyaretçilerin ihtiyaçlarını gidermek için yeme içme mekanları bulunmaktadır. Binlerce yıldır akan sular ile oluşan kanyon içinde çıkılan yolculuk size adeta bir görsel şölen yaşatacaktır. Şelale havuzunda yüzme imkanın da bulunması bölgeye yaz aylarında gelinmesine neden olmaktadır. Bölgeye ulaşmak için Antalya ve Mersin karayolu üzerine çıkmak gerekmektedir. Buraya çıkıldıktan sonra Demirtaş kasabası yol ayrımından sonra bu yol üzerinde kanyon görülecektir. Dim çayı Alanya gezisinde mutlaka görülmesi gereken alanları oluşturmaktadır. Bunaltıcı sıcaktan kurtulmak isteyenler için bu çayda serinlemek değişik bir deneyim olacaktır. Çay her bakımdan sizin ihtiyaçlarınızın karşılanması ile kurulmuştur. Burada çay ile serinlerken aynı zamanda kiremitte alabalık lezzeti size enfes bir deneyim sunacaktır. Bunun yanı sıra ahşap alanlarda serin bir yerde kestirmek dinlenmeniz açısından en güzel olanağı sunacaktır. Bölgede hali hazırda devam eden bir baraj yapım çalışması bulunmaktadır. Bu bakımdan ziyaret için geç kalınmaması gerekmektedir. Çünkü bu baraj yapımı çay için tehlike arz etmektedir. Çay için giriş ücreti bulunmamaktadır. Burada sadece yiyip içilenlerin parası ödenmektedir. Dim çayı ulaşım ise Alanya merkezden otobüs ile sağlanmaktadır. Özel araç ile de bölgeye ulaşmak oldukça kolaydır. Ziyaretçiler buraya ulaşmak için öncelikle Atatürk Bulvarı’nı geçmelidir. Buradan sonra Ahmet Tokuş bulvarı üzerinden devam edilerek bulvar sonunda bulunan Dim Çayı tabelası sizi çaya ulaştıracaktır. Damlataş Mağarası da sadece ülkemizde değil dünyada ünlü olan ve Alanya gezisinde mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır. Doğal bir oluşum olan mağara, 1948 yılında vapur iskelesinde kullanılmak üzere taş ocağı olarak kullanılmıştır. Bu çalışma sırasında patlatılan dinamit ile mağara tesadüf eseri olarak bulunmuştur. Damlataş plajına oldukça yakın olan mağara plajdan sonra ya da deniz arasında serinlemek için dahi gezilmektedir. Gizem dolu yapısı ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken mağara ile ilgili söylentiler arasında astım hastaları için mağazanın iyi geldiği de söylenmektedir. Mağara için herhangi bir giriş ücreti bulunmamaktadır. Ulaşım olarak mağara merkeze 3 km bulunmaktadır. Deniz kıyısında bulunan mağaraya plaj üzerinden de ulaşım sağlanmaktadır. Mağara ilçeye 1 km uzaklıkta bulunmaktadır. Oluşum süreleri çok eskilere dayanan bu mağara sayesinde pek çok astım hastasının hastalığının iyileştiğine inanılmaktadır. Mağara derinliği 15 m olarak belirlenirken mağaranın genişliğinin yaklaşık 200 metrekarelik bir alanı kapladığı görülmektedir. Mağaranın ortasına gelebilmek için ilk olarak 50 m kadar bir geçitten geçmek gerekmektedir. Mağaranın içi yaz ya da kış ayları fark etmeden her zaman 22 derece sıcaklıkta bulunmaktadır.  Mağara oluşumunun 1500 yıllarına kadar dayandığı bilinmektedir. Yağmur yağdığında mağaranın tavanlarından akan kireçli suların mağara oluşumunda etkili olduğu bilinmektedir. Mağaradan akan suların tavandan akan bölümü sarkıtların oluşmasını sağlarken yerde biriken bölüm ise dikitlerin oluşmasını sağlamıştır. Aynı zamanda uzun yıllar önce suların kayaları aşındırması ile de oluştuğu bilinmektedir. Astım hastaları için neredeyse bir tedavi merkezi halini alan Damlataş mağarası, buranın henüz mağaranın turistlere açılmadığı saatlerde ziyareti ile başlamaktadır. Bu saatte mağaraya gelmek ve yaklaşık 4 saat gibi bir süre ile burada kalmak ile hastalık tedavisi başlamaktadır. Her gün saat 6 sularında başlayan bu bekleyiş saat 10.00 sularında son bulmaktadır. Tedavi için mağara astım hastalarına indirimli giriş sağlanmaktadır. Bu tedavi toplamda 21 gün süre devam etmektedir. Astım hastaları için mağara ücreti aslında yok denecek kadar azdır.  Mağara şehit gazi e engelliler için de ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Fosforlu mağara tekne turu ya da deniz turu ile gidebileceğiniz mağaralardan biridir.  Mağaraya fosforlu adının verilmesinde elbette bir neden bulunmaktadır. Bunun sebebi ise daha mağaraya ilk girişinizde karşılaşacağınız ışık oyunları olmaktadır. Mağaraya hem bu muhteşem manzarayı izlemek isteyenler tarafından hem de ziyarette ışık oyunları önünde fotoğraf çektirmek isteyenler tarafından ziyaret edilmektedir. Dim Mağarası Alanya içinde gezilmesi gereken bir başka bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu mağaraya Dim çayını gezmek için gelenlerin mutlaka uğraması gerekmektedir. 410 m uzunluğunda bulunan bu mağara, pek çok sarkıt ve dikitten oluşmaktadır.  Mağarada kendinizi bilinmezlere doğru seyahat ederken bulmak burada geçireceğiniz vaktin daha büyülü geçmesini sağlamaktadır. Mağara ziyaret saatleri sabah saat 09.00 saatlerinde başlamaktadır. 10.00’a kadar ziyaretin sürdüğü mağarada giriş ücretlidir. Fakat ücretler için değişkenlik söz konusudur. Mağara girişinde çocuklara ekstra indirim uygulanmaktadır.  Öğrenciler ve şehit ile gaziler için de indirim uygulanmaktadır. Mağaraya ulaşmak isteyenler için 2 ayrı yol bulunmaktadır. Bu yollardan biri Kestel üzerinden bölgeye ulaşım sağlarken diğeri Dim vadisi üzerinden mağaraya ulaşılmasını sağlamaktadır.  merkezden bölgeye gelmek isteyenler ise öncelikle Antalya Mersin kara yolu üzerine çıkmaları ve daha sonra bu yol üzerinden seyahate tabelalar ile devam etmeleri gerekmektedir.  Damlataş plajı Alanya’da tatil yapmak isteyenler tarafından mutlaka uğranması gereken hatta uzun süre vakit geçirilmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.  Bu plajın diğer adı halk arasında Kleopatra plajı olarak da bilinmektedir. Mavi bayraklı bu plajın denizi ve plajı tamamen kumdur. Bu bakımdan plajda yüzmenin zevki bambaşka bir keyfe dönüşmektedir. Sırtını yarım adanın eteklerine dayayarak ilerleyenler ise hemen biraz ileride Kleopatra koyu ile karşılaşacaktır.  Buraya Kleopatra adının verilmesi ise bir efsaneye dayanmaktadır. Mısır kraliçesi Kleopatra sefere çıktığı zamanlarda Akdeniz üzerinde mutlaka buradan denize girmektedir. Ziyaretçiler plaja girişte herhangi bir ücret ödememektedir. Fakat burada alınan hizmete karşılık ziyaretçiler tarafından ücret ödenmektedir.  Plaj pek çok yere oldukça yakın bu konumda yer almaktadır. Kaleye son derece yakın olan plaj aynı zamanda Damlataş mağarasına da yakındır ve bunun yanı sıra Arkeoloji müzesine de sadece 326 km kadar uzaklıkta bulunmaktadır.  Ulaşım için mağaraya gelecek olanlar Alanya otogarından hareket ettiklerinde 10 dakikalık mesafe sonrasında plajda yerlerini alacaktır. Alanya içinde gezilecek bir diğer bölge ise Alara Han olarak bilinmektedir. Antalya- Alanya kara yolu üzerinde bulunan bu bölge Alara kalesine ise 800 m uzaklıkta bulunmaktadır. Han hem yol üzerinden geçen yolculara kervansaray hizmeti vermiştir hem de dervişlerin vakit geçirdiği bir yer olarak bilinmektedir. Han Selçuklu döneminde inşa edilmiştir. Alara han sultan yaşamına uygun olarak gösterişli ve konforlu şekilde inşa edilmesinden ötürü Anadolu’da bulunan hanlar içinde en yetkin durumda olan bir mimari örneği olarak bulunmaktadır.  Kesme taşlar ile inşa edilen han 2000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Hanın 1. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırıldığı bilinmektedir.  Selçuklu döneminde yapılan bu han plan ve benzerlik bakımından bu dönemde bulunan diğer hanlardan farklılık göstermektedir.  harabe halinde bulunan bu han daha sonraki dönemlerde restorasyon çalışmaları ile yeni ve çekici bir hal kazanmıştır. Hanın ziyaret edilir duruma gelmesi ise 2000 yıllarında yapılmıştır.  Dervişler kervansarayı olarak bilinen bu han Alanya ziyaretinde tarihe yakından tanıklık etmek isteyenler tarafından mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.  Kızıl Kule Alanya gezisinde görülmesi gereken bir başka yerdir.  Kale Alanya kalesinin kuzey surları ile birleştiği noktada bulunmaktadır.  Kale ismini alt bölümlerinde bulunan kızıl ve kahverengi taşlardan dolayı almaktadır.  Kule içinde 3 ayrı yazıt bulunmaktadır. 2 yazıtta Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat için övgüler bulunmaktadır.  Yapının bölümleri arasında kot farkı bulunmaktadır. Bu farklardan dolayı toplamda 29 metre yüksekliğe sahip olan yapının doğu cephesi 35 m’den oluşmaktadır. Aynı şekilde yine bu farktan dolayı yapının batı cephesi 3 m yükseklikten oluşmaktadır.  Buradan muhteşem bir deniz ve kent manzarası izlenmektedir.  Kule yıllarca liman kontrolü yapan askerler tarafından kullanılmıştır. Bugün hala kule üzerinden pek çok yeri kontrol etmek mümkün olmaktadır. Kuleye 85 basamaktan yer alan bir merdiven ile çıkılmaktadır. Dış cephe çok gösterişsiz ve sade şekilde yapılmıştır. Fakat buna karşılık iç cephe ise kulenin ne kadar ince bir işçiliğe sahip olduğunu gözler önüne sermektedir.  Yapı bir dönem ülkemizde tedavülde olan 250 binlik banknotların arakasında da kullanılmıştır. 1979 yılında halkın ziyaretine açılan yapıda bu yılda bakım çalışmaları gerçekleşmiştir. Kule Alanya kalesini tamamlayan yapısı ile ihtişam örneği bir yapıya sahiptir.  Anadolu içinde başka bir benzeri bulunmayan ve türünün tek örneği olan yapı, görkemli bir çizgi oluşturmaktadır.  Alanya içinde diğer gezilecek alanlar ise Hıdırellez kilisesi, İncekum plajı gibi çeşitli yerler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Alanya ‘ya Ne Zaman Gidilir?

Mayıs ve Eylül ayları arası Akdeniz sıcağının fazlasıyla hissedildiği bir yer alan Alanya için en iyi ziyaret dönemidir.  Turizm sezonu da olan bu dönemde yapılacak ziyaret hem eğlence bakımından hem de ziyaret bakımından size birçok aktivite sunacaktır. Bu aylarda yapılacak ziyaretler ile şehir cıvıl cıvıl bir hale gelmektedir.  Eğer kalabalık bir tatil geçirmek yerine daha sessiz ve huzurlu bir tatil geçirmek isteyenlerdenseniz diğer dönemlerde ziyaretinizi gerçekleştirmek daha isabetli bir seçim olacaktır. Bu sayede sadece tarihi yerleri ziyaret ederek ve deniz manzarası ile doğa manzarasının tadını çıkararak yapacağınız bir tatil size kendinizi iyi hissettirecektir. Böylece yaz döneminin aşırı sıcağından da korunmanız sağlanacaktır.

Alanya Otelleri

Alanya turistik bir bölge olduğu için burada kalmak isteyenler için pek çok seçeneğin bulunduğu bir bölgedir.  Genelde bölgede Avrupalı turistlere hitap eden ve her şey dahil programı ile tercih edilen oteller oldukça yaygın olarak bulunmaktadır.  Fakat son zamanlarda trend bölgede merkezde yer alan otellerde konaklamak olarak oluşmuştur.  Sahil şeridinde yer alan devasa büyüklükte bulunan otellerde konaklamak isteyenler için otel içinde dahi gerçekleşecek pek çok etkinlik bulunmaktadır. Büyük havuzlar ve su kaydırakları ile bu oteller pek çok kişinin tercihi haline gelmektedir.  Fakat bu tatil alanlarının pahalı olması ve gürültülü olması alanlardan bir kaçışa sebep olmaktadır.  Alanya merkezde yer alan oteller ise bu oteller kadar büyük değildir. Fakat bu oteller alışveriş merkezlerine ve eğlence merkezlerine yakın olmaları bakımından tercih edilmektedir.  Son dönemlerde plaj yakınında konaklamak da özellikle yabancı turistler bakımından tercih edilen bir seçeneği oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra bölgede konaklama için pansiyon ve apart tarzı da pek çok yer bulunmaktadır. Ekonomik olarak da son derece uygun olan bu konaklama alanları gezmek ve tatil yapmak isteyenler için alternatif oluşturmaktadır.

Alanya’da Ne Yenir?

Alanya dendiğinde herkesin aklına turistik bir bölge ve eğlence bölgesi gelmektedir. Fakat buna rağmen Alanya için pek çok yerel lezzetten bahsetmek mümkün olmaktadır.  Geniş bir yemek kültürü bulunan Alanya damak tadı olarak Akdeniz lezzetleri yanında farklı lezzetler de sunmaktadır.  Alanya mutfağı denizliğinde akla ilk gelen tatlar ise şepit, döğme aşı, laba, bumbar, ilibada sarması, göleviz, taze ülübü yemeği, taze bakla yemeği, öksüz helvası, kırtaki, çiğirdik ve turunç reçeli gibi tatlar gelmektedir. bölgenin tarım bakımından zengin bir yapıda bulunması ise  elbette sebze yemeklerini ön plana çıkarmaktadır. Aynı zamanda Akdeniz bölgesinin lezzetleri bakımından ön planda bulunan zeytin yağ alternatifi de  bölgenin damak tadına ilişkin ip ucu vermektedir. Ve elbette bir deniz şehrinde bulunması gereken deniz lezzetleri de Alanya için oldukça geniş bir mutfak oluşturmaktadır. Alanya içinde tatil yapan pek çok kişi için deniz ürünleri tazelik ve çeşitlilik bakımından mutlaka olması gereken bir alternatiftir. Deniz ürünlerinin sahil şeridinde deniz manzarası karşısında tüketilmesi ise adeta bölgeyi daha lezzetli bir hale getirmektedir. Alanya yemek kültürü için pek çok bölgede bulunmayacak bir avantaj da bulunmaktadır. çünkü bu bölgede tatil yapan pek çok yabancı turist de bulunduğundan burada yapılacak tatilde sadece Alanya mutfağı ile sınırlı kalınmamaktadır. Ülkemizin geniş bir kısmını içine alan mutfak ve tatlarına da yer veren Alanya mutfağı yabancı turistlere sunulmak üzere pek çok dünya mutfağına da yer vermektedir. Bu bakımdan Alanya için sadece bölgesel lezzetlerden söz etmek yanlış olacaktır. Yani burada yemek yemek isteyen biri için dünyanın farklı bölgelerinden pek çok tadın bulunduğu ve ülkemizin bölgelerinden en güzel lezzetlerin bulunduğu bir kültürsen söz etmek mümkün olmaktadır. restoranlarda yer alan Asya ve Avrupa mutfağına ait seçenek fazlalığı hem dünya genelinden Alanya bölgesine gelen turistlerin sayısının çoğalmasına hem de yerli turistlerin bölgeyi tercih etmesinde etkili olan nedenlerin çoğalmasını sağlamaktadır.  Böylece Alanya bölgesinde gezmek ve tatil yapmak çok daha eğlenceli ve lezzetli bir hal almaktadır.

Alanya’da Yapılacaklar

Alanya tatil bakımından ülkemizde yer alan ilk bölgeler arasında bulunduğundan bölgede etkinlik bakımından da yapılacak pek çok alternatif bulunmaktadır. Alanya tatil için yapılacak en önemli etkinlik denize girmek olacaktır. Bölgenin muhteşem plajlarında ve tertemiz denizinde yapılacak olan bir tatil ancak deniz ile tam bir bütünlük kazanacaktır. Elbette pek çok tatilci sadece deniz ile sınırlı bir tatil istememektedir. Bu bakımdan Alanya içinde yapılacak bir diğer aktivite ise Alanya gece hayatı olacaktır. Gece hayatı eğlencenin doruklarda yaşandığı ve gayet akıcı bir durumda bulunan en güzel aktiviteler arasında bulunmaktadır. Limanda yer alan barlar bölgesi gece hayatının zirvede yaşanacağı bir alandır. Burada hayat akşam saat 21.00 sonrasında hareketlenmeye başlamaktadır. Elbette sabahın ilk ışıklarına kadar  eğlence devam etmektedir.  Genelde Alanya içinde bulunan eğlence mekanları ve eğlence alanları liman çevresinde yer almaktadır. Limanda yer alan iskele bölgesi de eğlence bakımından en önemli alanlar arasında bulunmaktadır. eğlence yanında Alanya içinde yapılacak olan en önemli aktivitelerden biri de  kültür ve sanat etkinlikleri olacaktır. Gerek festivaller gerek müzeler bu etkinlikler içinde bulunulacak en özel durumları oluşturmaktadır. Alanya dünya genelinden tatilci ağırladığı için burada gerçekleşecek etkinlikler de dünya çapında olmaktadır. Özellikle bölgede yapılan festivaller, konserler ve daha fazlası bu duruma göre oluşturulmuştur. Günümüzde bu özellik bakımından yapılacak olan festivaller ve konserler daha hareketli hal almaktadır. Alanya içinde ya da yakın çevresinde yapılacak olan bir diğer etkinlik ise kamp yapmak olacaktır. Doğa ile baş başa bir tatil geçirmek isteyenler için bu seçenek oldukça cazip gelecektir yine bölgede alışveriş yapmak için elverişli pek çok mekan bulunmaktadır. Fakat bu etkinliklerin pek çoğu için ya da etkinliklerden gerekli eğlenceyi sağlamak Alanya’da yaz döneminde tatil yapmak gerekmektedir. Böylece kısa sürede pek çok etkinlik ile harmanlanan bir tatil olacaktır.

Görüşünü yaz Vazgeç