Azerbaycan Şehirleri

Azerbaycan Şehirleri

Azerbaycan Şehirleri

Azerbaycan rotaları planlanırken ilk akla gelen şehir Bakü olsa da kesinlikle tek bir şehre indirgenemeyecek kadar keyifli ve çeşitli bir ülkedir. Türkiye’ye en çok benzerlik gösterdiği noktalardan bir tanesi de kesinlikle bu çeşitliliğidir. Azerbaycan şehirlerinin kültürü, tarihi ve gelenekleri sizlere yeni hikayeler ve yeni deneyimler sunmak konusunda oldukça bonkör davranmaktadır. Tabi ki hem ekonomik olarak hem de kültürel olarak Azerbaycan’ın en önde gelen şehri başkent Bakü’dür. Ancak son yirmi yılda hem turizm alanına yapılan yatırımlar hem de diğer şehirlerin yerel yönetimlerinin büyük çabasıyla bu döngü kırılmıştır. Artık Sovyetler Birliği’nden ayrılmış bağımsız bir ülke olarak Azerbaycan, bütün şehirlerine gereken değeri vermeye başlamıştır. Bu nedenle artık iki üç gün ayrılarak bitirilebilecek bir ülke olmaktan çok her şehri başka bir anıyı biriktirmenizi sağlayan büyük bir turizm ülkesine dönüşmüştür. Gerek kültür ve sanat alanlarında yaptıkları yatırımlar gerek ise eğlence faaliyetlerine olan destekleri ise Azerbaycan Devleti önümüzdeki on yıl içerisinde gelecekleri seviyeyi gözler önüne sermektedir. Azerbaycan şehirlerinin sadece Bakü’den ibaret olmadığını anlatmak için size bu yazıyı hazırladım.

Bir çok insan tarafından bir Asya ülkesi olarak değerlendirilmekte ancak Azerbaycan’a giden gezginler tarafından ne denli Avrupai bir kimliği olduğu kolayca gözlemlenebilmektedir. Ancak hiçbir zaman kendi köklerinden ve geleneklerinden kopmadan büyüyor ve gelişiyor olmaları da en değerli özelliklerinden bir tanesidir. Başta Kafkas coğrafyası olmak üzere Asya, Avrupa ve Anadolu’nun muazzam bir sentezi olmayı ve bütün bu uygarlıkların geleneklerini kendi kültürleri içerisine katarak yepyeni ve endemik bir medeniyet olarak yükselmeyi muhteşem bir biçimde başarmış durumdalar. Bütün bu kültürler mutfak, günlük yaşam, gece hayatı ve eğlence tarzlarına yansıdığı gibi şehirlerinin dokusu üzerinde de oldukça etkili olmuştur. Azerbaycan’ın kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına fark etmeksizin hangi yönde seyahat ederseniz edin bu etkiyi çıplak gözle göreceksiniz. Örneğin kuzeye doğru giderseniz Kafkasya’nın hemen hemen her yerinde olduğu gibi Rus kültürünün etkileri görülürken güneye doğru seyahat ettiğinizde İran ve Arap coğrafyasının etkileri artmaktadır. Tabi ki bütün bu kültürlerin üzerinden kocaman bir Türk kültürü etkisi mevcuttur ve Azeriler bu durumdan her zaman övünerek bahsetmektedir. İki ülkeyi birbirine bu denli yakınlaştıran ve birbirlerinden kardeş olarak bahsetmelerine zemin hazırlayan da tam olarak bu kültürün etkileridir. Orta Asya’dan bu yana onlarca medeniyetin ve toplumun etkisi altında kalmış, hatta onlarca devlet tarafından yönetilmiş olmalarına rağmen özlerini hiçbir zaman kaybetmemiş ve geleneklerinden kopmamışlardır. İşte şehirlerinin mimari yapılarından tutun içinde yaşayanların gündelik hayatı yorumlamasına varana kadar en büyük etki Türk kültürüne aittir. Tarih boyunca Azerbaycan’a inşa edilmiş yüzlerce mimari yapı gözlemlendiği zaman Selçuklu’nun, Osmanlı’nın ve diğer Türk devletlerinin doğrudan dokunuşlarını hissetmemek olanaksızdır. Özellikle İslamiyete geçiş sonrası inşa edilen camii, külliye, kervansaray gibi yapılarda birebir Osmanlı mimarisi etkili olmuştur. Yine aynı şekilde şehirlerin eski kısımlarında Osmanlı biçimi şehirleşmenin etkileri vardır. Ancak bu şehirleşme biçimi önce Rusya İmparatorluğu’nun daha sonra ise Sovyetler Birliği’nin Azerbaycan’ın kontrolünü ele geçirmesiyle oldukça yetersiz ve eksik bırakılmıştır. Bağımsızlık sonrasında ise tekrar Türk devletlerine özgü şehirleşme biçimlerine dönülmüş ve bu konuda Türkiye’den Azerbaycan’a destek amacıyla onlarca şehir planlama uzmanı, mimar ve mühendis gitmiştir. Her ne kadar modern Dünya’ya ayak uydurarak şehirlerini yeniden dizayn ediyor olsalar da turistik değeri oldukça yüksek olan tarihi eserleri de her zaman koruma altında tutmuşlardır. Bu durum beraberinde kültür turizmine oldukça elverişli şehirlerin doğmasını da getirmiştir. Azerbaycan’ın gezmek için başlıca en uygun şehirleri Bakü, Gence, Şeki, Khachmaz ve Gobustan’dır. Yazımızın devamında bu şehirler hakkında detaylı bilgiler sunmaya çalışırken geri kalan Azerbaycan şehirlerinden de kısaca bahsetmeye çalışacağız.

Azerbaycan haritası

"Azerbaycan Şehirleri" Hakkındaki Yorumlar (0)

Azerbaycan Gence Şehri

Azerbaycan’ın en büyük ikinci şehridir. Aynı zamanda en eski şehirlerinden bir tanesidir. Tarih kaynaklarına bakıldığında geçmişi 5. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Şehirde yapılan kazılar dolayısıyla arkeologlar ve yazılı kaynaklara bakarak tarihçilerin hemen hepsi bu tarihler üzerinde uzlaşmıştır. Farklı bir kaynak olarak gösterilen ve Türk Dünyası açısından oldukça önemli bir anonim eser olan Dede Korkut Hikayelerinde de şehrin ismi sık sık geçmektedir. Azerbaycan’ın tarih çağları boyunca oldukça fazla el değiştirmesinden kaynaklı olarak farklı isimler ile de anılmaktadır. Rusya İmparatorluğu zamanında dönemin prenseslerinden bir tanesinin ismini yaşatmak amacıyla Elizavetpol olarak anılmıştır. Daha sonra Sovyetler Birliği döneminde ise kaynaklarda Kirovabad olarak geçtiği görülmektedir. Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesiyle beraber de bugünkü ismi olan Gence olarak anılmaya başlanmıştır. Gence adı anlamı bol olan ‘gan’ sözcüğünden türetilmiştir. Buradan da anlayabileceğimiz üzere bir çok kaynağın bol olarak bulunduğu ve onlarca tarım ürününün rahatlıkla yetiştirilebildiği bereketli topraklar üzerine inşa edilmiş bir şehirdir. Gence yalnızca Azerbaycan’ın değil neredeyse bütün Kafkas coğrafyasının en eski yerleşim merkezlerinden bir tanesidir. Bu sebeple oldukça uzun ve ilginç bir tarihi vardır. Yazılı kaynaklara göre Gence’de 12. yüzyılda çok şiddetli bir deprem yaşanmış ve şehir yok olma tahdidiyle baş başa kalmıştır. Daha sonra tekrar inşa edilen Gence, bu tarihten itibaren İran Devleti toprakları içerisinde yer almaya başlamıştır. Ancak 1578 yılında Osmanlı-İran savaşları sürerken Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır fakat şehirde Osmanlı hakimiyeti çok uzun sürmemiş ve İran Devleti 1606 yılında Gence’yi geri almıştır. 1747 yılına kadar İran topraklarında yer alan Gence, bu tarihte bağımsızlığını ilan ederek Gence Hanlığı’nın merkezi haline gelmiştir. Ömrü yaklaşık olarak 60 yıl süren Gence Hanlığı, 1804 yılında Rusya İmparatorluğu tarafından yıkılmıştır. Bu tarihten sonra önce Rusya İmparatorluğu’nun daha sonra ise Sovyetler Birliği’nin sınırları içerisinde yer almıştır. Yalnızca 1918 yılında kurulan ve ömrü ancak 2 yıl gibi kısa bir süre olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ne başkentlik yapmıştır. 1991 yılına kadar Sovyet hakimiyeti sürmüş ve bu tarihte Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesiyle ülkenin en büyük ikinci şehri olmuştur. Bütün bu süreçlerde ise hem mimari olarak hem de kültürel olarak bu uygarlıklar şehirde büyük izler bırakmışlardır. Özellikle Rus etkisini hala daha şehrin hemen hemen her yerinde gözlemlemek mümkündür.  Mimari olarak da en büyük yatırımları Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği döneminde görmüş olması bu etkiyi daha sağlam bir hale getirmiş. Ancak Azerbaycan’ın bağımsızlığını elde etmesi ve ekonomisini tekrar güçlendirmesi ile birlikte Gence de gerekli ilgiyi görmeye başlamış ve gelişme hızını artırmıştır. Özellikle turizme verilen önem ve kalkınma hızının artmasıyla Azerbaycan’ın en değerli şehirlerinden bir tanesi haline dönüşmüştür. Kısaca tarihinden bahsetmeye çalıştığımız Gence’nin genel özellikleri ve mutlaka görülmesi ve keşfedilmesi gereken yerlerinden bahsederek bu kadim şehri sizlere daha iyi tanıtmaya çalışacağız.

Gence’nin Nüfusu

2015 yılında yapılan resmi nüfus sayımına göre yaklaşık olarak 350 bin kişilik nüfusuyla Azerbaycan’ın en kalabalık ikinci şehridir. Son on yılda ise yapılan yatırımların ve bereketli topraklarının da etkisiyle göç alma hızı artmış ancak başkent Bakü’nün cezbedici özelliklerine çok fazla dayanamayarak kendi nüfusundan da bir o kadar kaybetmiştir. Türkiye’ye oranla çok da kalabalık bir şehir olarak göremeyeceğimiz Gence, gelişimine bakılırsa önümüzdeki yıllarda nüfus artış hızında büyük gelişmeler gösterecek gibi durmaktadır.

Gence Hava Durumu

Başkent Bakü’nün yaklaşık 350 km batısında yer alan Gence, karasal iklim özellikleri gösteren bir şehirdir. Kış mevsimi Azerbaycan ortalamalarına göre daha sert geçmekte ancak yaz mevsiminde sıcaklıklar turistler için daha rahatlatıcı olmaktadır. Soğuk dönem olarak da adlandırılan kış mevsimi boyunca sıcaklıklar eksi 5 derecelere kadar düşerken yaz mevsiminde 30 dereceyi geçtiği pek görülmemektedir. Denize kıyısı olmaması nedeniyle nem oranı da yaşayanları rahatsız etmeyecek düzeydedir. Ancak etrafında yer alan göllerden kaynaklı olarak tamamen kuru bir havaya sahip olmadığını söylemeliyiz. Azerbaycan’ın en sık ziyaret edilen doğal oluşumlarından bir tanesi olan Göygöl, Gence’ye oldukça yakın bir mesafede konumlanmaktadır. Yağışlar ise karasal iklim tipinden biraz daha fazla olmakla beraber çok yüksek seviyelerde değildir. Bu iklim ve hava özellikle Gence’yi dört mevsim gezmeye ve görmeye uygun kılmakta fakat soğuk havalardan çok da hoşlanmayan gezginler için kış mevsimi biraz zorlayıcı olabilmektedir. Sıcak yaz aylarında ise hafif serin havası ile gün içinde yürüyerek gezmeye bile olanak sağlamaktadır.

Gence’ye Nasıl Gidilir?

Gence’ye Türkiye’den direk ulaşım maalesef ki mümkün değildir. Hava yolu ile Bakü ve Nahçıvan aktarmalı uçuşlar mevcuttur. Haftanın 3 günü yapılan uçuşlar ile Bakü ve Nahçıvan’dan yaklaşık bir saatte Gence’ye ulaşılabilir. Azerbaycan’ın hemen hemen her yerinden kara yolu ile ulaşım da mümkündür. Bakü’den her yarım saatte bir kalkan otobüsler ile yaklaşık 7 saatte Gence’ye ulaşılabilmektedir. Yine bir başka kara yolu ulaşım aracı olan tren ile de Gence’ye seyahat edebilirsiniz. Bakü’den genellikle gece trenleri tercih ediliyor ancak gün içinde de trenler mevcut. Yolculuk ise aşağı yukarı 9 saat sürmekte.

Gence Şehir İçi Ulaşım

Yüzölçümü olarak küçük bir şehir sayılabilecek Gence’de, şehir içinde görmek isteyeceğiniz hemen her yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Şehrin dış kısmında kalan turistik noktalar için ise minibüs ve dolmuşlar mevcut. Ulaşım araçlarında konfor arayan gezginler için ise her yerde olduğu gibi taksiler günün her saatinde hizmet vermekte.

Gence’de Konaklama

Gence Azerbaycan’ın en büyük ikici şehridir fakat başkent Bakü’ye nispeten oldukça küçüktür. Bu nedenle konaklama seçenekleri Bakü kadar çeşitli değildir. Ancak Gence’de her bütçeye uygun ve her türlü konfor seviyesinde konaklama yerleri bulunabiliyor. Günlük 50 lira seviyelerinden 500 lira seviyelerine varana kadar mevsime ve konfor seviyesine göre hem hosteller hem de oteller bulabilirsiniz. Gence’nin konaklama konusunda Bakü’ye oranla oldukça ucuz bir kent olduğunu da belirtmek isteriz.

Azerbaycan Gence’de Gezilecek Yerler

Nizami Gencevi’nin Anıt Mezarı

Azerbaycan tarihinin en önemli sanatçılarından bir tanesi olan Nizami Gencevi, hayatı boyunca Gence’de yaşamış bir şairdir. İl olarak ölümü ertesinde 12. yüzyılda inşa edilmiş mezar yıllar içerisinde dayanamayarak çökmüştür. 1840 yılında çöken mezar, 1947 yılına kadar kimse tarafından umursanmamıştır. 1947 yılında ise orijinal halinin aynısı olan bir mezar inşa edilmiş ve üzerine bir de türbe eklenmiştir. Ancak bu tarihten sonra tekrar çökmüş ve Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesiyle bugünkü haliyle inşa edilmiştir. Nizami’nin anıt mezarı aynı zamanda yüzyıllar boyunca bir hac noktası olarak da kullanılmıştır. Azerbaycan’ın sanat tarihini anlamak ve Gence’nin en önemli sanatçısını ziyaret etmek için Nizami’nin anıt mezarını mutlaka ziyaret etmeniz gerektiğini tavsiye ediyoruz.

Khan Bağı

Gence’in içerisinde yer alan en yeşil alanlardan bir tanesidir. Yerli halkın da çok sık tercih ettiği mesire alanlarından olan Khan Bağı, hem şehrin yerlileri ile tanışmak hem de yeşilliklerin içerisinde vakit geçirmek isteyen gezginler için özellikle sıcak yaz mevsimlerinde en keyifli noktalardan bir tanesi olacaktır.

Şah Abbas Sarayı

Gence şehrinin en güzel tarihi mimarileri arasındadır. İran Devleti zamanında yapılmış olan Saray, günümüzde de sapasağlam ayaktadır ve şehrin İran döneminden kalan en eşsiz eserlerinden bir tanesidir.

Şişe Evi

Kartpostallarda veya tanıtım filmlerinde Gence’nin en çok gösterilen noktalarından bir tanesidir. Yapımında tamamen şişeler kullanılmış bir yapı olan Şişe Ev, rengarenk olmasıyla da büyüleyici bir yerdir. Tam 50 bin şişenin birbirine monte edilmesiyle yapılmıştır ve Gence’ye giden gezginlerin mutlaka görmesi gereken yerler arasındadır. Dışarıdan bakıldığından iki katlı küçük bir kasaba evine benzeyen Şişe Ev, yaklaştıkça parıltısıyla göz kamaştırmaktadır. Şehrin merkezinde yer almasıyla da hemen hemen her yerden yürüyerek ulaşılabilecek, oldukça kolay bir lokasyondadır.

Şah Abbas Camii

Cuma Camii olarak da bilinen yapı İran Devleti’nin kente miras bıraktığı güzelliklerden bir tanesidir. İran coğrafyası ile özdeşleşmiş kırmızı taştan, 1600’lü yıllarda inşa edilmiştir. Şah Abbas’ın Gence’ye olan düşkünlüğü bu binadan da rahatlıkla anlaşılabilir durumdadır. Şah Abbas Camii’nin kapladığı alanda yalnızca camii binası bulunmamakta aynı zamanda ziyarete açık olan idare binaları, medrese, hamam ve mezarlık da vardır. Bu sebeple Şah Abbas Külliyesi olarak da pek çok kaynakta karşımıza çıkmaktadır. Azerbaycan ve Gence üzerinde İran etkisini gözlemlemek ve gittiği şehrin mimari yapılarını mutlaka rotalarına eklemek isteyen gezginler için Gence’nin en keyifli noktalarından bir tanesi olacaktır.

Hükümet Binası

Hem Azerbaycan’ın hem de Gence’nin tarihinde oldukça önemli bir yere sahip olan yapıdır. 1918 yılında kurulan ve ömrü 2 yıl gibi oldukça kısa süreli olarak kalan Demokratik Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilk meclis binasıdır. Demokratik Azerbaycan Cumhuriyeti, Azerbaycan tarihini ilk bağımsızlık hareketlerinden bir tanesi olarak da öne çıkmaktadır ve cumhuriyetin başkenti olarak Gence seçilmiştir. Günümüzde ziyarete açık olan Hükümet Binası, hem Azerbaycan’ın hem de Gence’nin tarih boyunca geçtiği yolları anlamak için ziyaret edilmesi gereken en önemli eserler arasındadır. Gence rotasının olmazsa olmazları arasına eklenilmesi gerektiğini düşündüğümüz yapıların da başında gelmektedir.

Atatürk Caddesi

Gence şehrinin merkezidir. Aynı zamanda şehrin en çok turist alan noktaları arasında da yer alan Atatürk Caddesi, hem alışveriş hem de eğlence hayatı için şehrin kalbi olma niteliğini de taşımaktadır. Sağlı sollu olarak dizilmiş olan dükkanlar, restoranlar, publar ve müzeler Gence’de turistlerin en sık ziyaret ettiği mekanlardır. Bu nedenle Gence seyahatinizde siz istemeseniz bile yol bir şekilde Atatürk Caddesi’ne çıkmaktadır. Caddenin Türkiyeli Türkler için bir diğer anlamı ise adıdır. Mustafa Kemal Atatürk’e olan saygılarını ve Türkiye’ye olan kardeşliklerini her yerde gösteren Azeriler Gence’de de bunu ihmal etmemişler.

Gence Gezisi İçin Kaç Gün Yeterli

Genel özelliklerinden ve mutlaka gezilmesi gereken yerlerinden kısaca bahsettiğimiz Gence, tabi ki yalnızca bunlarla sınırlı bir kent değil. Bir çok müze ve turistik nokta da şehrin içerisinde yer almaktadır. Gence’yi tamamı ile gezmek için bizce 3 gün yeterli olacaktır. Ancak daha kısa süre vakti olan ve hızlı bir rota oluşturmak isteyen gezginler için bir gece de genel hatlarıyla şehri tanımak açısından oldukça yeterli olacaktır. Günübirlik olarak da sabah Gence’ye gelip akşam başka şehirlere yolculuk yapan gezginler de vardır. Yorgunluğa çok da aldırmayan ve devamlı yollarda olmayı sevenler için bu yöntem de oldukça kullanışlıdır. Süresi ne kadar olursa olsun Azerbaycan seyahatinizin bir yerine Gence’yi mutlaka eklemeniz gerektiğini düşünüyoruz.

Azerbaycan Şeki Şehri

Azerbaycan’ın büyük şehirlerinden ev en çok turist alan bölgelerinden bir tanesidir. Aynı zamanda hem Kafkas bölgesinin hem de Azerbaycan en eski şehirleri arasında yer almaktadır. Başkent Bakü’nün yaklaşık olarak 400 km kuzeyinde yer almasından kaynaklı Rus etkisinin ve kültürün en yoğun hissedildiği Azeri şehirlerindendir. Tarih boyunca çok fazla savaşa tanık olmuş ve sürekli olarak el değiştirmiştir. 1700’lü yıllarda yaşanan sel eski Şeki’nin neredeyse tamamının yok olmasına neden olmuş ve bu tarihten sonra yeniden inşa edilmiştir. Kaynaklarda 1968 yılına kadar Nuxa şehri olarak geçen Şeki’nin bilinen ilk hakimleri Kafkas Albanları olmuştur. Albanlar şehre büyük önem vermiş ve bir dönem başkent olarak kullanmışlardır. Daha sonraki yıllar ise Kafkasya bölgesinde çok sayıda savaşa şahit olmuştur. Öncelikle 7. yüzyılda büyüyen İslam Devleti’nin etkisiyle şehre Araplar egemen olmuşlardır. Bu hakimiyet yaklaşık olarak 400 yıl sürmüş ve bu tarihlerden sonra Araplar yavaş yavaş bölgeden çekilmeye başlamışlardır. 11. yüzyılda şehre önce Şirvanşahlar daha sonra ise İldenizliler hakim olmuşlardır. Ancak bu uygarlıkların egemenlikleri oldukça kısa sürdüğü için şehir üzerinde pek fazla iz bırakamamışlardır. İldenizlilerden sonra kentte Gürcü Krallığı’nın hakimiyeti başlamış fakat kaderleri pek farklı olamamıştır. Gürcü Krallığı’nın Şeki’de hakimiyeti 20 yılı geçememiştir. Daha sonra ise Azerbaycan’ın hemen hemen her yerini etkisi altına alan İran Devleti, Şeki’yi de es geçmemiştir. 1551 yılında Şeki, Safevi İmpatorluğu adıyla da bilinen İran Devleti’nin egemenliğine girmiştir. Ancak bu yıllarda Mezopotamya’nın her yerinde sürekli olarak İran-Osmanlı savaşları yaşanmaktadır. Şeki de bu savaşlardan oldukça etkilenmiş şehirler arasındadır. Önce 1578 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun daha sonra 1606 yılında tekrar İran Devleti’nin topraklarına katılmıştır. 1722 yılında ise uzun süren İran kontrolünden sonra tekrar Osmanlı egemenliğine girmiştir. Ancak bu kontrol yine uzun sürmemiş ve 1743 yılında şehirde çıkan büyük bir isyan sonucunda bağımsızlığını ilan etmiştir. 1747 tarihinde kurulan Şeki Hanlığı 1805 yılına kadar bağımsızlığını korumuş ve bu tarihte Rus İmparatorluğu’nun topraklarına katılmak zorunda kalmıştır. 1805 yılından itibaren Şeki’de mutlak Rus egemenliği başlamıştır. Önce Rusya İmparatorluğu daha sonra ise Sovyetler Birliği Şeki’yi yönetmiştir. Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesi ile birlikte ülkenin en değerli şehirlerinden ve turizm noktalarından bir tanesi haline gelmiştir. Uzun yıllar boyunca farklı kültürlerin etkisi altında kalması ve her uygarlığın şehre çeşit çeşit miras bırakmasından kaynaklı olarak muazzam bir kültür kenti ortaya çıkmıştır. Azerbaycan Devleti bu mirası görmüş ve yaptığı doğru yatırımlar ile kenti Azerbaycan’ın en değerli bölgelerinden bir tanesi haline getirmiştir. Yazımızın devamında sizler için kısaca Şeki’nin genel özelliklerini ve kentin mutlaka gezilmesi gereken noktalarını tanıtmaya çalışacağız.

Şeki’nin Nüfusu

2015 yılında yapılan resmi nüfus sayımına göre yaklaşık olarak 70 bin kişilik nüfusuyla Azerbaycan’ın büyük kentlerinden bir tanesidir. Türkiye’ye oranla küçük bir şehir hatta bir kasaba olarak dahi görülebilir ancak Azerbaycan ortalamaları göz önüne alındığında nüfusu gayet yüksektir. Tüm ülkede nüfusu milyon olan tek şehir başkent Bakü’dür. Bu kadar az nüfusu olan Şeki, hem büyük şehir olarak görülebiliyor hem de kasaba tadında gezerek keşfedilebiliyor.

Şeki Hava Durumu

Azerbaycan’ın en kuzeyinde yer alan kentlerinden bir tanesi olması sebebi ile Şeki’de sıcaklık ortalaması ülke ortalamasından biraz daha düşük olmaktadır. Ekim ayının sonlarında başlayan kış mevsimi mart ayının sonuna kadar sürebilmekte ve sıcaklıklar eksi 10 derecelere kadar inebilmektedir. Soğuk kış mevsiminde hem şehirde yaşayan yerli halk için hem de turistler için oldukça zorlayıcı hava koşulları ortaya çıkabiliyor ve kış mevsiminin büyük bölümünde yoğun kar yağışı da görülebiliyor. Kafkas Sıradağları’nın eteklerinde yer alması ise hava koşullarını kış mevsiminde daha zorlayıcı hale getirebiliyor. Bu nedenle Şeki için en doğru gezme zamanı genelde ilkbahar ve yaz mevsimlerinde oluşmaktadır. Yaz mevsiminde hava sıcaklıkları yaklaşık 25 derece ve yağış oldukça azdır. Bu nedenle sıcaktan bunalmadan gayet rahat bir biçimde Şeki’yi keşfetmeniz oldukça mümkün.

Şeki’ye Nasıl Gidilir?

Şeki’ye hava yolu ile direk ulaşım maalesef mümkün değil. Şehre en yakın havalimanı yaklaşık olarak 100 km mesafede Gabala kentinde bulunmakta. Buradan doğruca Şeki’ye giden otobüsler mevcut ve yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor. Gabala’ya Türkiye’den aktarmalı olarak Bakü veya Nahçıvan üzerinden gidilebiliyor. Şeki’ye ulaşımın bir diğer yöntemi ise kara yolu. Bakü’den Şeki’ye her saat başı kalkan otobüsler ile 10 saatlik bir yolculuk yaparak şehre ulaşabilirsiniz.

Şeki Şehir İçi Ulaşım

Şeki, Türkiye’deki şehirlere oranla bakıldığında oldukça küçük bir yerleşim merkezi. Bu sebeple şehrin hemen hemen her yeri yürüyerek gezilebiliyor ve turistik bölümler genel olarak bu yürüyüş rotası üzerinde yer almakta. Şehrin dış kısımlarında kalan turistik noktalar için ise özellikle yaz mevsiminde çok sayıda dolmuş ve otobüs karşılıklı olarak çalışıyor. Bütün bu bilgilere bakıldığında Şeki için şehir içi ulaşımı oldukça konforlu bir kent denebilir. Yine Azerbaycan’ın her yerinde olduğu gibi Şeki’de de taksiler günün her saatinde hizmet vermektedir.

Şeki’de Konaklama

Şeki Azerbaycan içerisinde büyük ancak Dünya’nı geri kalan ülkeleri açısından bakıldığında küçük olarak değerlendirilebilecek bir şehir. Ancak nüfusundan ve yüzölçümünden bağımsız olarak turistik altyapısının oldukça gelişmiş olması dolayısıyla pek çok konaklama biçimine ve mekanına sahip. Her bütçeye uygun olarak 50 liradan 400 liraya kadar hosteller ve oteller bulabilmek mümkün. Yine yerli halk arasında oda kiralama seçeneği oldukça sık kullanılıyor. Böylece hem Azeri kültürüyle yakından tanışmış oluyor hem de ucuz konaklama yöntemlerinden bir tanesini kullanmış oluyorsunuz. Yaz mevsiminde turist potansiyelinin artması sebebi ile fiyatlar biraz daha yüksek hale gelse de genel olarak uygun fiyatlı konaklama mekanları bulmak oldukça mümkün.

Azerbaycan Şeki’de Gezilecek Yerler

Şeki Hanları Sarayı

Şehrin bağımsızlığını ilan etmesiyle kurulan Şeki Hanlığı’nın kente bıraktığı en değerli mirastır. Dünya’nın en değerli ve en önemli kültürel ve tarihsel mimari örneklerinden bir tanesi olarak da görülmektedir. Azerbaycan topraklarında kurulan ilk bağımsız Hanlık olan Şeki Hanlığı’nın kurucusu Hacı Çelebi’nin torunu Hüseyin Han’ın emri ile inşa edilmiş ve yazlık saray olarak kullanılmıştır. Sarayı Dünya’nın en değerli yapılarından bir tanesi haline getiren özelliği ise yapımında bir tane bile çivi kullanılmış olmaması ve Kafkas coğrafyasının her yerinde toplanarak getirilen süslemeleridir. Şeki Hanları Sarayı, kentin görülmesi gerekenler listesinde bir numarada yer almakta ve Şeki’ye muazzam bir görünüm katmaktadır. Özellikle havanın açık olduğu günlerde fotoğrafçılar için muhteşem malzemeler de sunmaktadır.

Alban Kilisesi

Şeki üzerinde hakimiyeti çok kısa sürmüş olsa da Albanlar kente bir miras bırakmayı başarmışlardır. Şeki’nin biraz dışında yer alan kiliseye ulaşım için otobüs ve dolmuşlar kullanılmaktadır. Şehrin dışında yer alması yönüyle bir manastıra da benzetilen kilise, özellikle kentin tarihine hakim olmak açısından görülmesi olmazsa olmaz noktalardan bir tanesidir.

Şehitler Hiyabanı

Bakü’de yer alan şehitler anıtının bir benzeridir. Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinde hayatını kaybetmiş olanları anmak için inşa edilen anıttır. Şeki’ye giden gezginlerin hem savaşın acı yönünü görmeleri hem de bağımsızlık mücadelesinin Azerbaycan için ne denli önemli olduğunu anlamaları açısından mutlaka görmeleri gereken yerler arasındadır.

Şeki Gezisi İçin Kaç Gün Yeterli

Normal şartlar altında Şeki, bir günde gezilebilecek bir şehir. Ancak Azerbaycan’ın diğer şehirlerine uzak olması nedeniyle en azından bir gün konaklama yaparak gezmek hem daha az yorulmanıza hem de koşuşturma olmadan gezmenize olanak sağlayacaktır. Şeki’ye kaç günlük bir gezi planlarsanız planlayın mutlaka Dünyaca da ünlü hale gelmiş Şeki Helvasını tatmadan dönmeyin diye tavsiye edebiliriz. Azerbaycan’ın hemen her şehrinde Şeki Helvasını tadabilir ancak hiçbir yerinde bu kadar lezzetli örnekleriyle karşılaşamazsınız.

Azerbaycan Khachmaz Şehri

Azerbaycan’ın en kuzeyinde yer alan şehirlerinden bir tanesidir. Sınırları Rusya sınırlarına kadar uzanmakta ve bu sebeple kültürel olarak Rus kültürünün oldukça fazla etkisi altında kalmaktadır. Türkçe ismi Haçmaz olan kentin ismini daha önce bölgede yaşayan Khachmataki kabilesinden aldığı düşünülmektedir. Khachmataki kabilesi Büyük Hun İmparatorluğu’nun bir parçasıdır. Bu nedenle kent çok eski yıllardan bu yana bir Türk şehri olarak kaynaklarda geçmektedir. Ancak önce Gürcü Krallığı daha sonra ise Rus İmparatorluğu kente egemen olmuştur. Bu nedenle zaman içerisinde kent sakinleri de Rus kültürüne ve yaşantısına adapte olmuşlardır. Azerbaycan’ın tamamını topraklarına katan Sovyetler Birliği de uzunca yıllar boyunca şehirde kontrolü sağlamıştır. Azerbaycan’ın bağımsızlığı ilan etmesinden sonra tekrar değerlenen Haçmaz, küçük bir kent olmasına rağmen oldukça yüksek bir turist çekme potansiyeline sahiptir. Azerbaycan Devleti Hazar Denizi’ne yaklaşık olarak 10 km mesafede bulunan bu kentin potansiyelini hiçbir zaman göz ardı etmemiş ve gerekli yatırımları yapmıştır. Khachmaz kültürel ve mimari yapılar açısından da oldukça zengin bir yerleşim yeridir. Yapılan yatırımlar genel olarak bu mimari eserlerin korunması ve restore edilmesi için yönlendirilmiştir. Yazımızın devamında bu küçük ama oldukça değerli kentin genel özelliklerini kısaca özetlemeye çalışırken mutlaka gezilmesi gereken noktalarına da göz gezdirmeye çalışacağız.

Khachmaz(Haçmaz) Nüfusu

2015 yılında yapılan resmi nüfus sayımına göre Khachmaz yaklaşık olarak 45 bin insana ev sahipliği yapmaktadır. Azerbaycan için bile nispeten küçük olarak görülebilecek şehir, yaşayan insan sayısından çok köklü tarihi ile öne çıkmaktadır. Türkiye şehirlerinin nüfus oranlarında bir kasabaya hattı bazı durumlarda bir köye bile karşılık gelmesine rağmen gayet keyifli bir şehirdir.

Khachmaz Hava Durumu

Azerbaycan’ın en kuzey noktasında yer almasından dolayı oldukça soğuk bir hava durumuna ve iklim özelliklerine sahiptir. Özellikle soğuk kış mevsimi aylarında hava sıcaklıkları eksi on hatta eksi on beş derecelere kadar düşmekte ve kış mevsiminin neredeyse tamamında kar yağışı görülmektedir. Kış mevsimi ise ekim ayının son günlerinde başlamakta ve mart ayının ortalarına kadar sürmektedir. Bu nedenle Khachaz bu tarih aralıklarında turistik özelliğini büyük bir ölçüde yitirmektedir. Yaz mevsimi ise bir çok gezginin aradığı özellikleri tam olarak karşılamaktadır. Gündüzleri hava sıcaklığı kimseye bunaltmayan ve az nem oranını barındıran 25 derece seviyelerinde iken akşam saatlerinde Hazar Denizi’nden esen tatlı meltemler de eşlik etmektedir.

Khachmaz’a Nasıl Gidilir?

Hava yolu ile Khachmaz’a ulaşım oldukça zor ve zahmetlidir. Şehre en yakın havalimanları yaklaşık olarak 150-200 km mesafede yer almakta ve yine uzun bir kara yolu taşımacılığı ile ulaşım sağlanmaktadır. Bu nedenle Khachmaz’a gitmek için tercih edilebilecek en akılcı yöntem kara yolu ile yapılacak yolculuklardır. Böylece hem daha az zahmete girilmiş hem de yol ücretlerinden oldukça yüksek miktarda tasarruf yapılmış olacaksınız. Kara yolu ulaşımı seçenekleri arasında ise hem tren hem de otobüs mevcuttur. Başkent Bakü’den gün içinde birden çok tren seferi yapılmakta ve yaklaşık olarak 7 saat sürmektedir. Yine aynı şekilde gün içinde saat başı olmakla beraber Bakü’den çok sayıda otobüs seferi yapılmakta ve tren ile hemen hemen aynı olarak yaklaşık 7 saat sürmektedir. Khachmaz’a gidişin en kolay yolu olan tren ve otobüs yolculukları hem gece hem de gündüz saatlerinde yapılabilmektedir.

Khachmaz Şehir İçi Ulaşım

Khachmaz hem nüfusu hem de yüzölçümü göz önünde bulundurulduğunda nispeten küük olarak değerlendirilebilecek bir Azerbaycan şehridir. Bu sebeple şehrin bir çok kültürel ve turistik noktasına yürüyerek ulaşmak oldukça mümkündür. Şehrin dış kısmında yer alan turistik noktalara ise başta yaz mevsimi olmak üzere yılın her döneminde dolmuş ve otobüslerle ulaşım sağlanmaktadır. Yine hemen her şehirde olduğu gibi Haçmaz’da da sayısı nispeten daha az olmakla beraber taksi imkanı günün her saatinde mevcuttur.

Khachmaz’da Konaklama

Khachmaz oldukça küçük sayılabilecek bir şehir olmasına rağmen turizm potansiyeli ile adından sık sık söz ettirmektedir. Bu nedenle şehrin her yerinde konaklama seçenekleri de oldukça geniştir. Hemen hemen her bütçeye uygun ve her türlü konfor seviyesine sahip konaklama mekanları bulmak mümkün. Yaz mevsiminde biraz daha artıyor olmasını da gö ardı etmeden şehirde ortalama konaklama giderleri günlük 50 liradan 350 liraya kadar değişkenlik göstermektedir.

Azerbaycan Khachmaz’da Gezilecek Yerler

Niyazabad Limanı

Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ne kıyısı olan kentlerinden bir tanesi ve Bakü’den sonra belki de en önemlisi olan Haçmaz, bu önemini limanıyla da göstermektedir. Gerek ticaret amacıyla gerekse de yaz mevsiminde turistik amaçlarla onlarca gemi bu limana yanaşmaktadır. Hatta tarihte bir dönem şehre limanın ismiyle verilerek Niyazabad olarak anılmaya başlanmıştır. Bu nedenle Haçmaz’ın mutlaka görülmesi gereken yerleri listesinin en başında ünlü limanı Niyazabad gelmektedir.

Samur Milli Parkı

Yüzölçümü olarak hem Azerbaycan’ın hem de Kafkasya’nın en büyük parklarında  bir tanesidir. Haçmaz şehrinin en yeşil alanları listesinin de en başında gelen Samur Milli Parkı, özellikle doğa ile iç içe olmayı seven gezginlerin mutlaka görmesi gereken yerler arasındadır. Bir ucu Hazar Denizi’ne bir ucu ise iç ormanlık bölgelere kadar uzanan milli park, yaklaşık olarak 120 km kare boyutuyla boylu boyunca keşfedilmeyi beklemektedir. Şehrin biraz dış kısmında yer alması nedeniyle ulaşım otobüsler ve dolmuşlar ile sağlanmaktadır.

Khachmaz Gezisi İçin Kaç Gün Yeterli?

Khachmaz bir günde gezilebilecek bir şehir. Özellikle Bakü’ye giden ve süresi bol olan geginler gece treniyle sabaha karşı Khachmaz’a gelmekte ve bütün gün gezdikten hatta yaz mevsiminde denizin tadını çıkardıktan sonra yine gece treniyle Bakü’ye dönmekteler. Ancak biz muhteşem doğasıyla da adından söz ettiren kentin en azından bir gece konaklama yapılarak çok daha keyifli bir biçimde gezilebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle uzun bir Azerbaycan seyahati planlayan gezginlerin en azından bir günlerini Haçmaz’a ayırmalarını tavsiye ediyoruz.

Azerbaycan Gobustan (Kobustan) Şehri

Azerbaycan’ın en küçük şehirlerinden bir tanesidir. Azerbaycan’ın tam ortasında orta noktasına yakın bir konumda Bakü’ye oldukça yakın bir kentidir. Hatta Türkiye’deki yerleşim birimleri ile karşılaştırıldığında köy olarak dahi görülebilecek kadar küçüktür. Ancak bu kadar küçük bir kent olmasına rağmen son yıllarda hem Bakü’ye olan yakınlığı hem de sakin bir kasaba tadında süren yaşamıyla oldukça fazla ilgi görmektedir. . Yazımızın devamında sizlere genel hatlarıyla Kobustan’ın tanıtmaya ve mutlaka gezilmesi gereken yerlerinden söz etmeye çalışacağız.

Kobustan Nüfusu

2015 yılında yapılan resmi nüfus sayımına göre nüfusu yaklaşık olarak 5 bindir. Bu rakamlarla bir kentten çok bir kasaba görüntüsü oluşturmaktadır. Bakü’ye oldukça yakın olması nedeniyle nüfusunun büyük bir bölümü buraya göç etmiştir. Çünkü iş imkanları ve sosyal olanaklar Azerbaycan’ın diğer şehirlerine oranla Bakü’de oldukça yüksek seviyelerdedir.

Kobustan Hava Durumu

Azerbaycan’ın iç kısımlarında yer alan Gobustan, karasal bir iklime sahiptir diyebiliriz. Özellikle kış mevsimi Bakü’ye oranla daha sert geçmektedir. Soğuk dönem olarak da adlandırılan kış aylarında sıcaklıklar eksi 5 derecelere kadar inmekte ve kar yağışı çok sık olmamakla beraber dönem dönem etkisini göstermektedir. Yaz aylarında ise sıcaklık ortalamaları 30 dereceyi çok geçmemekle beraber nem düzeyi oldukça düşüktür. Bu durum beraberinde rahat bir geziyi de getirmektedir. Hatta yaz aylarında günün hangi saati olursa olsun tatlı bir meltem gezginler oldukça rahatlatmaktadır.

Kobustan’ Ulaşım

Kobustan’a hava yolu ulaşımı maalesef ki mümkün değil. Ancak Bakü’ye olan yakınlığı bu durumun negatif yönlerini silip atmakta. Başkent Bakü’den gün içinde karşılıklı olarak saat başı, hatta yaz mevsiminde yarım saatte bir olmak üzere otobüs seferleri mevcut. Gezginler için fiyatları da oldukça makul bulunan bu otobüs seferleri çok sık tercih edilmekte. Bunun dışında Bakü’den Azerbaycan’ın farklı şehirlerine kalkan trenlerin bazıları Kobustan’ı ara durak olarak geçmekte. Eğer iyi araştırılırsa oldukça makul fiyatlarla bir tren yolculuğu da yapabilmeniz mümkün. Bakü’den Kobustan’a kara yolu ile yolculuk yaklaşık olarak 3 saat sürüyor.

Kobustan Şehir İçi Ulaşım

Zaten oldukça küçük bir şehir olan Gobustan’ın hemen hemen her yerini yürüyerek keşfetmek fazlasıyla olası bir seçenek. Şehrin görülmesi gereken turistik noktalarının hemen hemen hepsi merkezde yer almakta ve genelde gezginler tarafından yürüyerek ulaşılmakta. Ancak şehrin dışında kalan ve görmek istediğiniz noktalar için de başta yaz mevsimi olmak üzere dört mevsim boyunca minibüsler ve dolmuşlar çalışmakta. Yüzölçümünün küçük olması nedeniyle taksi de Kobustan’da tercih edilebilecek ulaşım araçları arasında. Sayıları çok fazla olmasa da günün her saatinde rahatlıkla taksi bulabilmek mümkün.

Kobustan’da Konaklama

Çok büyük olmaması ve çok fazla insanı içerisinde barındırmaması nedeniyle Kobustan’da konaklama imkanları çok fazla çeşitlenmiş durumda değil. Ancak yerli halkın kendi odalarını kiralamaları ve ufak çaplı konaklama işletmeleriyle her daim kalacak bir yerler bulmak gayet olası. Konaklama ücretleri de Azerbaycan’ın diğer şehirlerine göre fazlasıyla uygun ancak Gobustan’ı ziyaret etmek isteyen gezginle genellikle şehre Bakü’den günübirlik olarak gelip gitmekteler. Bu nedenle mevcut olan konaklama mekanlarında da her daim boş yer bulunabilmekte.

Azerbaycan Kobustan’da Gezilecek Yerler

Kobustan Milli Parkı

İsmini Gobustan şehrinden alan milli park, Azerbaycan’ın en büyük parklarından bir tanesidir. İçerisinde pek çok gobu yani dağ geçidi bulundurmaktadır. Zaten Gobustan şehrinin isminin de bu gobulardan geldiği düşünülmektedir. Bakü’ye olan yakınlığından dolayı her yıl yüzlerce turisti misafir etmekte olan Kobustan Milli Parkı, şehrin görülmesi gereken yerleri arasında bir numaradadır. Alıştığımız milli park dizaynından farklı olarak yeşilin değil kahverengi ve sarının farklı tonlarını göreceğimiz bir parktır. Dünya çapında da adından sık sık söz ettirmiş ve 2007 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmıştır. Bakü’ye veya Kobustan’a giden gezginlerin mutlaka uğraması ve özellikle dağ geçitlerini keşfetmesini tavsiye ediyoruz.

Kobustan Gezisi İçin Kaç Gün Yeterli?

Kobustan gezisi için gezginler genellikle günübirlik gidip gelme seçeneğini değerlendirmekte ve biz de aynen bu şekilde düşünüyor ve bu seçeneğin gayet yeterli olacağını belirtmek istiyoruz. Bakü’den sabah saatlerin otobüs ile gelip hem şehrin merkezini hem de Dünyaca ünlü Kobustan Milli Parkı’nı bir gün içerisinde rahatlıkla gezebilirsiniz. Ancak gezdiği şehirlerin bütün dokusuna ve günlük yaşantısına da şahit olmak isteyen gezginler için bir günlük konaklama da hem gayet uygun fiyatlara yapılabilir hem de her daim boş yerler bulunabilir durumda.

Yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığımız Bakü dışındaki Azerbaycan şehirleri pek tabi ki dört kent işe sınırlı değil. Ancak biz genel olarak son 20 yılda turistik yönlerini geliştiren ve dikkat çeken şehirlerden bahsetmeye çalıştık. Bunlar dışında Sumgayıt, Nahçıvan, Hankendi, Kebele ve Kuba gibi Azerbaycan’ın mutlaka gezilip görülmesi gereken şehirleri de var. Yukarıda yazdığımız şehirlere oranla nispeten daha küçük gibi görünen bu şehirler de kendi içlerinde hem kültürel hem de tarihsel olarak oldukça endemik kentlerdir. Azerbaycan’ın kalbi olarak değerlendirilen ve ülkenin ticaret, alışveriş, sanat ve akla gelebilecek olan hemen hemen her konuda başkenti olan Bakü’den bu şehirlere ulaşmak her türlü ulaşım yolu ile mevcut. Azerbaycan’dan bahsederken en başta tarihinde ve kültüründen bahsetmek gerekiyor. Bu tarih ve bu kültür ülkenin bütün şehirlerinde kendisini bambaşka imajlar ile turistlere sunmakta. Bu nedenle ülkenin hangi noktasına giderseniz gidin sizleri farklı farklı bir sürü anı ve hikaye  karşılayacaktır. Bir Azerbaycan rotası çıkarırken tabi ki en başa Bakü’yü yazmak gerekir ancak özellikle kültür turizmine meraklı olanlar için bu saydığımız şehirlerin Bakü’den eksik hiçbir yanı yoktur. Bu sebeple Azerbaycan rotası oluştururken elbette başa Bakü yazılmalı ancak kesinlikle Bakü ile sınırlı bırakılmamalıdır. Örneğin Gence tarihi ve mimari yapıları ile göz kamaştırırken, Haçmaz Hazar Denizi’nin kıyısında ya turizmi için misafirlerini beklemektedir. Uzun yıllar boyunca küçük bir Asya ülkesi olarak görülen ve gezi yazılarında Bakü ile sınırlı anlatılan Azerbaycan, özellikle son 20 yılda makus talihini kırmak adına büyük turizm adımları atmıştır. Gerek şehirlerarası ulaşım konusunda geldikleri nokta gerek ise şehirlerin içerisinde yaptıkları yatırımlar ile bir çok gelişmiş Dünya ülkesini bile kendilerine hayran bırakmaktalar. Bütün bu modernleşme adımlarında kendilerine en çok saygı duyulmasını sağlayan yönleri ise geleneklerinden ve tarihlerinden asla kopmadan ve taviz vermeden bu adımları atıyor olmalarıdır. Zaten 2000 yılı sonrası bu emekleri boşa gitmeyerek hemen her şehirlerindeki bir yapı veya doğal alan ile kendilerine UNESCO Dünya Mirası listelerinde yer bulmuşlardır. Kısacası eğer vaktiniz varsa ve bir ülkeyi bütünüyle keşfetmeyi seviyorsanız Azerbaycan sizi her daim hazır olarak bekliyor ve küçük büyük fark etmeksizin bütün şehirleri de bu turizm adımlarına ayak uydurmuş durumda.

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z