En kolay schengen vizesi hangi ülkeden alınır ?

En kolay schengen vizesi hangi ülkeden alınır ?

En kolay schengen vizesi hangi ülkeden alınır ?

Türklere en Kolay Schengen vizesi veren ülkeler

Sanırım Schengen vizesi konusunda balataları yaktıktan sonra en Kolay Schengen vizesi veren ülkeler ve en zor Schengen vizesi veren ülkeler diye bir yazı yazmanın geldiğinin farkına varmış olacam ki en azından benim yaptığım hatayı yapmayın. Bazı hataların geri dönüşü ve telafisi zor olur derler ya işte bu lanet vize sizin sicilinize kötü olarak işlemesin diye bu yazıyı sakince okumanızı tavsiye ediyorum. 3 defa red yedikten sonra ve 6 ay boyunca araştırmalarım, vize Acentaları daha önce Schengen vizesi alan arkadaşlarımın da tecrübelerinle harmanlayıp yazdım.

En Kolay Schengen Vizesi Veren Ülkeler

Avrupa’ya bu kadar yakınken gezmeyi seven Türklerin yurtdışına çıkma talepler içerisinde en çok talebi de Schengen Ülkeleri alıyor. Schengen Bölgesi’ne giriş yaptıktan sonra paranız ve vaktinize bağlı olarak bir ona bir ona gezebilirsiniz. Ama bu sefer de önünüzde aşılması gerçekten zor olabilen vize engeli çıkıyor.

Bir defa Schengen Vizesi aldınız mı ondan sonrası kolay ama işte mesele onu başarabilmek. Hemen her konsolosluk neredeyse aynı belgeleri verirken kimi ülkeler vize konusunda hiç sorun çıkarmıyor kimisi ise vize vermemek için neredeyse elinden gelen her şeyi yapıyor.

Vize konusunda hiç tecrübesi olmamış ya da yurtdışına çıkmamış birisi tarafından o zaman kolay veren bir ülkeden alıp zor olan ülkeye gidelim denilebilir ama ne yazık ki o iş öyle olmuyor. Mesela, Almanya’ya gitmek istiyorsunuz ama vize vermeyeceklerinden korkarak çok daha kolay vize verdiğini düşündüğümüz Yunanistan’dan vize almak istiyorsunuz. Tabi ki bu mümkün. Ama ya Yunanistan’ı da gezeceksiniz ya da gezmiş kadar masraf yapacaksınız.

Konsolosluklar sizden gezi planınız istedikleri gibi bunu belgelemenizi de bekliyorlar. Yani iş sadece Yunanistan’a gideceğim demekle bitmiyor. Uçak biletlerinizi almış olmalısınız ve vize başvurusunda göstermelisiniz. Ayrıca, kalmayı düşündüğünüz otel rezervasyonun bilgilerini de konsolosluk görevlileri ile paylaşmalısınız. Siz bu şekilde atlatırım diye düşünseniz de konsolosluk otel ile irtibata geçiyor ve sizin verdiğiniz bilgilerin doğruluğunu kontrol ediyor. Dolayısıyla kolaydan yola çıkıp zora gitmek de hiç değilse masraf demek.

Peki, bu zorluk derecesi neye göre değişiyor? Bize göre bu işin belirleyici unsuru ülkemizin prestiji ve başvurduğunuz ülkenin vatandaşlarımıza karşı bakış açısı. Şöyle bir örnek verelim mesela. Aktarmalı uçuş yapacaksınız ve Almanya’da aktarma yapmak istiyorsunuz. Almanya Türk Vatandaşları’ndan transit vize istiyor. Bakın her ülkeden istemiyor, birçok üçüncü dünya ülkesiyle birlikte Türkiye’den istiyor. Tamam buraya kadar sorun yok diyelim. Diplomatik ilişkiler, gerginlikler falan filan… İşin şaşırtıcı kısmı ise şu: Bir Türk Vatandaşının ABD veya Kanada’da oturma izni varsa Almanya o zaman transit vizeyi gerekli görmüyor.

Bu örneği niye verdik Almanya’nın tutumu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı değil. Ne yazık ki Türk Vatandaşları’na karşı. Demek istiyor ki; zaten senin ABD, Kanada gibi refah düzeyi yüksek ve cazip bir ülkede oturma iznin var. Dolayısıyla sen kendi ülkenden kaçıp benim topraklarımda kaçak olarak dolaşmazsın.

Şimdi burada kaçmak isteyen vatandaşların sosyal, ekonomik ya da politik durumlarını tartışmayacağız ama zor vize alınmasının en büyük sebebi de o ülkenin bakış açısı. Mesela, yıllardır iki devlet arasındaki düşmanlık had safhaya ulaşmış olsa da en kolay vize veren ülke Yunanistan. Dolayısıyla vizeyi zor onaylayan ülke size bir nevi kaçak göçmen muamelesi yapıyor desek abartmış olmayız.

Vizenizi kolayca onaylayan ülke konsoloslukları sizden belirli bazı evraklar istiyorlar. Siz bu evrakları onların istediği şekilde tamamladığınızda kişisel olarak bir sorununuz yoksa vizenizi almış sayılabilirsiniz. Ama zor vize veren ülkelere yaptığınız başvurularda aklınıza dahi gelmeyecek belgeler isteyebiliyorlar, konsolosluk önünde beklediğiniz zaman yeterince eziyet olmuyormuş gibi bir de gidip istenen belgeler peşinde koşuyor ve 3-5 gün sonra aynı sırayı bir daha bekliyorsunuz.

Bu arada sıklıkla yurtdışı gezisi yapıyorsanız ve bu geziler genellikle Schengen Ülkeleri’ne oluyorsa bu sizin vize alma sürecinde fazlasıyla işinize yarayacaktır. Konsolosluk o zaman size gezmeyi seven insan

gözüyle bakıyor ve nasıl olsa devamlı gidiyor ve geri geliyor, diyerek son zamanlarda bir sorun yaşamadıysanız vizenizi onaylıyor.

Yunanistan

Schengen Bölgesi içerisinde yer alan ve sınır komşumuz olması münasebetiyle de bize en yakın noktada bulunan Yunanistan, Türklere en kolay vize veren ülkelerin başında yer alıyor diyebiliriz. Bu kolaylık tabi ki bizi sevmelerinden öte ekonomik kriz yaşıyor olmalarından ve turizm ile kalkınmayı amaçladıklarından kaynaklanıyor.

Yunanistan hem sınır komşumuz hem de Ege Denizi’nde yer alan irili ufaklı adaları ile Türklerin tatil isteklerine fazlasıyla hitap ediyor. Örnek vermek gerekirse Midilli Adası’nda yaşayanlar ihtiyaçlarını Ayvalık’tan karşılayabildikleri gibi özellikle Ege Bölgesi’nde yaşayanların çok kısa sürede geçebilecekleri Midilli, Sakız, Sisam adaları da kendilerine gelecek turistler sayesinde para kazanıyorlar.

Kos ya da bizdeki adıyla İstanköy Adası Bodrum’un hemen karşısında yer alıyor. İstanbul’da yaşayan birisinin Kaş’a uçakla bile gitmesi saatler sürerken Kaş’a gelmiş olanların Meis adasına geçmesi dakikalarla ölçülebilecek kadar kısa sürüyor.

İstanbul ve Trakaya Bölgesi’nde yaşayanların araba ile Selanik’e ve çevresine hafta sonu kaçamakları yapmalarının önündeki tek engel olan Schengen Vizesi de Yunanistan Devleti tarafından çok da zorlanmıyor.

Yunanistan’ın bize kolay vize vermesindeki bir diğer sebep de tabi ki kaçak göçmen yolları. Zaten Türkiye’den kaçmayı ve Yunanistan’a yerleşmeyi düşünen birisi bunu yapabilmek için çok zorlanmayacaktır. Yunan hükümeti de bunun farkında olduğu için bu geçişleri kolaylaştırıyor ve Türklerin turist olarak gelmelerine olanak sağlıyor.

Yunanistan AB ülkelerinden daha doğrusu Schengen Bölgesi ülkelerinden kara yolu ile oldukça uzak ve kopuk sayılabilir. Etrafındaki Balkan ülkelerinin birçoğu AB üyesi değil. Bu nedenle de Yunanistan Konsolosluğu’ndan vize aldıktan sonra karayolu ile şuraya da giderim diyemiyorsunuz. Uçak ile devam etmek isterseniz tercih tabi ki sizin fakat Atina’yı gezmek için zaten nereden baksanız 3-4 güne ihtiyacınız olacak. Bunun yanı sıra Selanik için de zaman ayırsanız neredeyse 1 haftanızı alabilir. Adalar kısmını hiç saymıyoruz bile.

Macaristan

Yunanistan’dan sonra karayolu ile bize en yakın Schengen Ülkesi de Macaristan. Macaristan’ın kolay davranmasının sebebini de şöyle düşünebiliriz. Türkiye’den Balkan ülkelerine karşı büyük bir turist akını oluyor. Balkan Ülkeleri’nin geneli vize istemediği için de bu fırsatı değerlendiren Türkler gezilerini yaptıktan sonra da kendi yurtlarına dönüyor. Balkan Ülkeleri’nde gezmiş olan Türkler’in Macaristan’a gitmek istemeyeceklerini düşünmek çok akıllıca değil.

Macaristan hükümeti de bunu görmüş olmalı ki vize isteklerimizde zorluk çıkarmıyor. Romanya’ya Sırbistan’a kadar gelenler bana da gelir diyerek geçmişten de bir yakınlık duyduğumuz Türkler’in gelmesinde bir sorun yok diye düşündüklerini tahmin ediyoruz.

Avrupa Birliği’ne üye olmasına rağmen diğer Avrupa Devletleri düşünüldüğünde ekonomik olarak oldukça küçük olan Macaristan da turizm ile ülke ekonomisini desteklemeyi hedefliyor.

Şarkılarımızda, marşlarımızda yer alan Tuna Nehri’nin çevresine kurulmuş olan Buda ve Peşte şehirlerinin birleşmesiyle kurulmuş olan Budapeşte’de görülmeye değer Türk eserlerinin de varlığı

düşünüldüğünde Türkler’in gidip görmek isteyecekleri yerler arasında olacağını da tahmin ediyorlardır.

Türkiye’de bu bölgeye yapılan turların da en meşhuru Budapeşte, Prag ve Avusturya olduğunu düşünürsek ortada güzel bir pasta var. Siz de diyelim ki bu turlara katılmak istiyorsunuz, o zaman vize almanız gerekecektir. Biz bu kısmı yazmasak bile siz yazıyı okuduğunuzda aklınıza doğal olarak ne gelecektir? Avusturya ve Çekya Konsolosluklarında zorluk yaşamaktansa Macaristan Konsolosluğu’ndan kolayca Schengen Vizesi alabileceğinizi düşüneceksinizdir. Bu vizeyi alabilmek için de Macaristan’da otel rezervasyonu yaptırmak zorunda kalacaksınız. Dolayısıyla da Macaristan bu işten kazanmış olacaktır.

Sizin de aklınızda Budapeşte ve çevresini görmek varsa Macaristan Konsolosluğu’nun istediği evrakları tamamladığınızda vize alacağınızdan emin olabilirsiniz.

Slovakya

Schengen Bölgesi’nin en doğusunda sayılabilecek Slovakya çoğu insan tarafından pek bilinmez. Hatta bırakın yerini ismini bile duymamış bir sürü insanla karşılaşabilirsiniz. Gezilecek yerleri itibariyle baktığınızda ise başkent Bratislava kendisini gösterse de Avrupa’nın ve Balkanların pek çok kentine göre çok daha az sayıda turist ağırlar.

Yukarıdaki paragraftan sonra Slovakya kolay vize verse ne olur, diyebilirsiniz. Ama Türkiye’de azımsanmayacak sayıda insan Slovakya Vizesi alır. Çünkü Slovakya konum itibariyle de harika bir yerde bulunuyor.

Macaristan’ın hemen kuzeyinde yer alan ülke Avusturya, Çekya ve Polonya ile de komşudur. Bir de batısında Ukrayna var ki onu Schengen Bölgesi’nde olmadığı için onu buraya dahil etmeyebiliriz. Fakat ismi geçmişken bir iki satır yazmalıyız. Kiev, Odessa gibi Ukrayna’nın popüler turistik şehilerleri Slovakya’ya oldukça uzak ama Slovakya’ya geldikten sonra Lviv’e gitmek için fazla zamana da ihtiyacınız olmayabilir. Ukrayna’nın vize de istemediğini düşünürsek AB ülkeleri dışında da gezilebilecek yerlere ulaşım açısından Slovakya oldukça cazip.

Schengen Bölgesi’ndeki ülkelerden vize alamıyor olabilirsiniz ya da tek bir yerde konaklayarak diğer ülkeleri de gezmek istiyor olabilirsiniz. Hiç şüphe yok ki 2000’li yılların başında ekonomisi iyi durumda olsa da bugün oldukça zorlanan Slovakya turizm açısından oldukça uygun fiyatlara sahip. Evet Euro kullanıyor ama Euro kullanan diğer Avrupa Ülkeleri ile kıyaslandığında fiyatları çok daha cazip oluyor.

Bu anlattığımızı şöyle açıklayabiliriz. Viyana, Prag ve Budapeşte gezisi yapmak istiyorsunuz ama bu geziyi de ucuz yollu halletmek istiyorsunuz. Siz de biliyorsunuz ki gezilerde en ağır masraf konaklama oluyor. Budapeşte ile 200 km., Viyana ile 80 km. ve Prag ile 330 km. mesafesi bulunan bir şehir sizin için uygun olabilir.

Slovakya’nın cazip olmasının yanı sıra bize niye kolay vize veriyor meselesine gelirsek yine aynı konuya dönmüş oluruz. Bizim kara kaşımız kara gözümüz için vermiyor. Bölgedeki Türk turist sayısının farkındalar ve ekonomik olarak zor durumdalar. Bu konuda bize kolaylık göstererek turizm pastasından pay almaya çalıştıklarını düşünüyoruz.

İtalya

Bizlerin en çok merak ettiği ya da fırsat bulduğunda ziyaret ettiği ülkelerden birisi de İtalya. Nedendir bilmiyoruz ama iki ülke insanı arasında da bir sıcaklık var sanki. Hani İngilizlere, Fransızlara düşman bir sürü arkadaşınız vardır ama İtalyanlar ile uğraşana pek denk gelmiyoruz.

Bu sıcaklığın yanı sıra bir de hep derslerimizde, okuduğumuz kitaplarda ve izlediğimiz filmlerde karşımıza çıkan bir İtalya vardır: Kutsal Roma İmparatorluğu. Roma’yı merak etmeyen de pek yoktur. Dediğimiz gibi Bratislava deyince size anlamsızca bakan gözlerde Roma ya da Venedik deyince bir yorum dahi görebilirsiniz. Floransa ve Milano da bilinir ama Pompei’den çok emin değiliz.

Belki de futbol merakından kaynaklanıyordur bu aşinalık bilemiyoruz. Önemli olan gezilip görülecek yerler açısından oldukça zengin olan İtalya bize karşı bonkör davranan ülkelerin başında yer alıyor. Burada iki ülke arasındaki samimiyet etkili olabilir çünkü bu saydığımız turistik yerler Avrupa’da hemen herkes tarafından bilinen ve merak edilen yerler olduğu için turizm kaygısı içerisinde olduklarını zannetmiyoruz.

İtalya’nın yukarıda saydığımız ülkelerden bir farkı da konumu. Slovakya ve Macaristan’ı diğer ülkelere gidebilmek için başlangıç noktası olarak görebilirsiniz ama İtalya ne yazık bu imkanı pek sunamıyor. Akdeniz’de çizme diye bilinen yarımada üzerinde bulunduğu için İtalya ulaşım açısından pek çok ülkeye uzak. Milano ve Venedik daha kuzeyde oldukları için ulaşım açısından daha rahat olsalar da yanı başlarında çok merak edip gitmek isteyeceğiniz pek bir şehir yok. Olsun, İtalya zaten tek başına bir gezi planı gerektirecek kadar büyük ve güzel bir ülke olduğu için bu da dert edilecek bir konu değil.

İspanya

Yine sevdiğimiz ve sempati duyduğumuz bir ülke olan İspanya da sağolsun bize vize vermek için zorluk çıkarmıyor. Gereken evrakları olması gerektiği gibi tamamlayıp konsolosluğa teslim ettiğinizde vizenizi onaylanmış sayabilirsiniz.

Hem Endülüs Devleti’nin bir zamanlar buralarda yaşamış olması hem de Barselona ve Real Madrid gibi takımların da ülkemizde ciddi oranda taraftarının bulunması nedeniyle İspanya ülkemiz açısından popüler destinasyonlardan birisi.

Barselona bile tek başına bir gezi için yeterli olabilecekken Madrid, Sevilla, Kordoba gibi şehirler ile oldukça uzun bir zaman gerektiren İspanya’nın sadece ülkemizde değil dünya çapında bir popülaritesi var. Ama İspanya da ekonomik olarak bir takım sorunlar yaşıyor ve bu sorunları aşabilmek için de popülaritesini kullanmak istiyor. Bir çok ülke için turizm bulunmaz bir nimet. İspanya da hem kültürel hem de tarihi açıdan böyle güzel bir nimete sahip olduğu ve yıllardır bu konuda yatırımlar yaptığı için ektiklerini biçmek istiyor. İspanya ve Türkiye arasında da diplomatik açıdan bir sorun olmadığı için vizeler konusunda oldukça şanslıyız.

İspanya gerçekten başlı başına 1 hafta 10 günde gezilemeyecek kadar güzel ve turistik bir servete sahip. Barselona’nın kültürel alanlarının dışında gece hayatı da turistler için oldukça cezbedici. Eğer ekonomik olarak pek bir sorununuz yoksa ve eğlence dünyasını seviyorsanız ana karada gezdikten sonra gitmek isteyeceğiniz Palma de Mallorca ve İbiza da tatil severler için oldukça prestijli noktalar.

Portekiz

Tarihi ve görsel açıdan baktığınız zaman Lizbon’un bizim gözümüzde ayrı bir yeri vardır. Bize oldukça uzak olsa da gitmek istenen noktalar arasından ön sıralarda yer aldığını tahmin ediyoruz. İyi haber ise eğer gitmek istiyorsanız vize alma konusunda Portekiz de bize oldukça kolay onay veriyor.

Bildiğiniz gibi Portekiz Avrupa Ana Karası’nın en batısında yer alıyor. Yani aramızdaki mesafe oldukça fazla. Bunun yanı sıra Portekiz’in kuzey ve batısını da İspanya çevrelediği için Portekiz vizesi aldıktan sonra da şuralara da giderim diyebilmek biraz zor. Uçak kullanmanız gerekecektir.

İber Yarımadası’nda bulunan Portekiz’in Lizbon’dan sonra en popüler şehri de Porto. Porto’yu en ünlü yapan neden ise şarapları. Atlas Okyanusu’nun kıyısında yer alan Portekiz 2 şehri ile sizin çok vaktinizi almayacaktır. Bir diğer noktası Sintra zaten Lizbon’a yakın olduğu için günübirlik gidip gelebileceğiniz bir yer.

Biraz zorlarsanız bir haftasonu içerisinde ülkeyi gezebilirsiniz ve bu gezi için öncesinde çok da uğraşmanıza gerek kalmayacağı için uygun olabilir.

En Zor Schengen Vizesi Veren Ülkeler

Sıra geldi en zor Schengen Vizesi veren ülkelere… Aslında hızlıca bir baktığımızda vize konusunda zorluk çıkartan ülkeler genel itibariyle ekonomileri iyi ve yaşam standartları yüksek olanlar. Bize bakış açıları da yukarıda söylediğimiz gibi mülteci miyiz değil miyiz kıvamında.

İşin acı tarafı da Almanya, Hollanda ve Belçika vize konusunda sorun çıkarsa da oldukça fazla sayıda Türk’ü kendi sınırları içerisinde ağırlıyor ve onlardan destek alıyor diyebiliriz. Oralarda yaşayan Türkler de doğal olarak bu ülkelerin reklamlarını yapıyor diyebiliriz.

Zorluk çıkartan bu 5 ülkeye baktığımızda aslında 3 tanesi çok da popüler noktalar değiller ama Almanya ve Hollanda için aynı şey söylenemez. Özellikle Amsterdam herksin dilindedir ve en azından bir kez olsun gidip görmek ve deneyimlemek ister.

Bizim isteklerimize rağmen bu ülkeler bu konuda çok olumlu değiller.

Almanya

Almanya’nın zorluk çıkarmasının en büyük nedenlerinden birisi aslında sınırları içerisinde yaşayan Türk Vatandaşları. Burası yanlış anlaşılmasın onların davranış ve tutumları nedeniyle bizler zorluk yaşamıyoruz. Almanya zamanında ihtiyaç duyduğu iş gücünü tamamlamış ve artık yeni göçleri de kabul etmek istemiyor. Fakat birçok akrabası Türkiye’de yaşayan yeni vatandaşlarının ülkemizdeki olumlu reklamları da Almanya’da yaşamak isteyen Türklerin sayısını arttırıyor.

Burada belirli bir ekonomik gelir ile yaşamaya çalışanlar aynı işi yapan akrabalarının kendilerinden çok daha iyi koşullarda yaşadığını ve çok iyi arabalara bindiğini görünce tabi ki özeniyorlar ve zaten eşi dostu da orada bulunduğu için gidip orada yaşama planları yapıyorlar. Almanya da geçmiş yıllar üzerinden bunu fark ettiği için Almanya vize başvurularında ziyaretçinin illa ki geri döneceğinden emin olmak istiyor. Bu konuda tereddüt yaşadığında ise vize başvurularını reddediyor.

Siz de Almanya’yı gezmek istiyorsanız vize başvurunuz sırasında bir gezgin olduğunuzu net şekilde belirtmelisiniz. Bunu nasıl yapabilirsiniz daha önceki yurt dışı seyahatlerinizin vizelerini ve varsa eski pasaportlarınızı dosyanıza eklersiniz. Türkiye’de gelir durumunuz iyiyse ve mal varlığınız yeterli seviyedeyse vizenizin onaylanması için daha avantajlısınız demektir ama vizenizin onaylanacağından da emin olamazsınız.

3-5 günlük bir sürede hakkını vererek gezebileceğiniz ve Avrupa’nın en turistik şehri sayılabilecek Berlin’in yanı sıra Münih, Frankfurt, Hamburg, Köln gibi hepimizin bildiği ve merak ettiği şehirleri görebilmek istiyorsanız ne yazık ki biraz zorluk çekmeniz gerekecek gibi gözüküyor.

Norveç

Avrupa’nın kuzeyindeki son nokta diyebileceğimiz Norveç her ne kadar çoğu insanın gezi hayalleri içerisinde yer almasa da gezginler için aynı şey geçerli değil. Türk gezginler de görmedikleri yeni ülkeleri gezmek ve görebilmek için yaptıkları planları uygulamaya çalışıyorlar.

Norveç de sıkı bir gezgin olduğunuzu ispatlayamazsanız ya da Türkiye’deki yaşam standartlarınızı Norveç’te elde edemeyeceğinizi gösteremezseniz vizeleri reddediyor. Reddedilen vizelerin oranları çok acı ama % 25. Yani şöyle söyleyebiliriz gidebileceğiniz her yere gidin artık pek bir yer kalmayınca daha önce gittiğiniz yerlerin referansı ile burada da şansınızı deneyin. Abartıyoruz biraz ama gerçekten vizelerin onaylanma ihtimalleri çok düşük.

Norveç’in vize konusunda sorun çıkarmasının birebir olarak Türkiye ile alakası yok aslında. 2017 yılında dünyanın en mutlu ülkesi seçilen Norveç’in % 17’sini göçmenler oluşturuyormuş. Zaten yaklaşık olarak 5 milyon nüfusu bulunan bir ülke yeni göç almak istemiyor. Göç etmek istiyorsanız tabi ki bunun da belirli şartları var ama özellikle Suriyeliler nedeniyle fazlasıyla yasadışı göçmen meselesi gündemdeyken Norveç bilmediği ve tanımadığı insanlara kapılarını açarak mutluluk seviyesini düşürmek istemiyor.

Şunu da eklemeliyiz tabi sadece sıradan bir restoranda bir öğün yemeğin 20 UDS civarında olduğunu düşünürsek zaten Norveç’e gezi için gitmeye karar vermiş bir insanın Türkiye’de iyi bir kazancı var demektir.

Neyse şikayeti geçelim ve eğer bu zorluğu atlatarak vize almayı başarabilirseniz Norveç’e gitmeyi başarabilirseniz Oslo maceralarınızı, kutup ayılarını, gece yarısı güneşini, fyordlarını ve film seti kıvamındaki evlerini bizlere anlatmayı unutmayın.

Hollanda

Almanya ve Norveç için bahsettiğimiz vize onay aşamasındaki sorunlar Hollanda’da birleşiyor. Hem Türk vatandaşlarının oranı oldukça fazla hem de refah seviyesi oldukça yüksek. Alamancı dediklerimiz gibi Hollanda’da yaşayan Türkler de memleketlerini ziyarete geldiklerinde yaşam standartları ile oldukça güzel reklam yapıyorlar. Buna özenenler de bir şekilde ülkeye girmeye ve orada kalmaya çalışıyorlar.

Hollanda da oldukça kuzeyde yer alıyor ve kendi ülkelerinde mutlu ve mesut vatandaşlara sahip. Geçmiş yıllarda o da iş gücüne ihtiyaç duymuş ve bu ihtiyacını karşılamış. Şimdi böyle bir ihtiyacı olmadığı için yeni göçmenlere özellikle de yasa dışı göçmenlere kapılarını kapatmış. Bu gezginlerin planlarında büyük sorunlara neden oluyor.

Hollanda’nın Amsterdam’ı zaten başlı başına bir çekim noktası. Eğlence dünyası ile özgürlükleri ile tüm dünyanın dikkatini çekmeye başaran şehrin ötesinde meşhur yel değirmenleri ve ovaları ile bambaşka bir dünya sunacağı için gezginlerin hedeflerinde yer alsa da zorluk konusunda da Türk gezginlerin dikkatini fazlasıyla çekiyor.

Belçika

Bildiğiniz gibi Almanya ve Hollanda gibi Belçika da çok sayıda Türk Vatandaşına ev sahipliği yapıyor. Almanya ve Hollanda gibi Belçika da gezi için geldiğini söyleyen Türk Vatandaşlarının ülkede kalma ihtimalinden dolayı vize onay süreçlerinde zorluk çıkarıyor. Zorluktan kastımız da yukarıda saydığımız gibi sizin gerçekten gezi amacıyla ülkesine gittiğinizden ve Türkiye’ye geri döneceğinizden emin olmak istiyor.

Belçika yüzölçümü itibariyle küçük bir ülke olduğu için çok da fazla yeni vatandaş edinmek istemiyor. Nüfusu yaklaşık 11 milyon. Sanayisi ile de Avrupa’da önemli bir yeri bulunan ülke diğerleri gibi zamanında iş gücüne ihtiyaç duymuş ama şu anda gelişen teknoloji sayesinde de artık ihtiyacı kalmamış. Ekonomik olarak da zorluk yaşamadığı için göçmen konusunda da zor şartları bulunan Belçika’nın yasa dışı göçmen meselesiyle hiç uğraşmaya niyeti yok gibi gözüküyor.

Belçika’nın en ünlü kenti bildiğiniz gibi Brüksel’dir ve yine bildiğiniz gibi özellikle NATO gibi uluslararası organizasyonlara da ev sahipliği yapar. Ülkesinde yaşayacağı sorunların bu tip organizasyonlarda sorun çıkaracağını da tahmin edebiliriz.

Brüksel’in ünündeki en büyük neden gezginler için uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapması değildir tabi ki. Şehrin merkezinde yer alan tarihi eser niteliğindeki binalar UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Grand Place ve daha modern olmasına rağmen oldukça etkileyici görünüşe sahip Kraliyet sarayı şehri turistler için cazip hale getiriyor.

Brüksel’in yanı sıra yine UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bruges sizi 14. yy.a alıp götürebilecekken Ghent, Antwerp ve Ardennes de kendi şehir planları ve güzellikleri ile dikkat çekiyor.

Lüksemburg

Avrupa’nın en küçük ülkelerinden birisi olan Lüksemburg da ne yazık ki vize işlemlerinde çok iyimser değil. Bunun nedeni olarak hem küçük olması hem de ülke halkının gelir seviyesinin oldukça yüksek olması diyebiliriz.

Avrupa’nın göbeğinde kendi mimarisi ve binaları ile oldukça güzel olan bu küçük ülke de genel olarak gelir kaynağı olarak turizme çok önem vermiyor diyebiliriz. Schengen vizesi ile gelen turistleri yeterli görüyor olmalı ki çok da fazla ziyaretçi almak istemiyor.

Bu küçük ülkenin de en ünlü noktası yine aynı adı taşıyan Lüksemburg şehridir. Şehrin kendi güzelliklerinin yanı sıra gezginler açısından en önemli avantajı merkezi konumudur. Bir Avrupa turu yapmak istediğinizde öyle veya böyle yolunuzun üstünde olacağı için buralara gidenler Lüksemburg’u da görmek isterler.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan şehrin ünlü olduğu bir nokta ise gelir seviyesidir. Avrupa’nın en zengin şehirleri arasında gösterilen Lüksemburg küçük olduğu için çok fazla can yakmaz ama gezginler için oldukça fazla maliyete sebep olabiliyor.

Ülkenin vize konusunda sorun çıkarmasındaki bir diğer neden de yine Belçika gibi bir takım organizasyonlara ev sahipliği yapıyor olması diyebiliriz. Avrupa Mahkemesi, Avrupa Yatırım Bankası ve Avrupa Adalet Divanı gibi AB’nin çok önemli 3 kurumuna ev yapan ülke kendi sınırları içerisinde sorun yaşanmasını istemeyeceği gibi bu konuda ufak bir ihtimale dahi yer vermek istemeyecektir. Vize sorununu sadece Türkiye’ye değil genel olarak hemen her ülkeye yapıyor. Bu ülkeler tabi ki Schengen Bölgesi’nde yer almayan ve gelir seviyesi düşük olan ülkeler oluyor.

"En kolay schengen vizesi hangi ülkeden alınır ?" Hakkındaki Yorumlar (0)

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z