Eyüp Sultan Camii

Eyüp Sultan Camii

Eyüp Sultan Camii

İslam dünyasının sayılı dini mekanlarından olan Eyüp Sultan Camii, İstanbul’un gezilecek yerleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Eyüp Sultan Camii, İstanbul’un Eyüp semtinde bulunmaktadır.

Eyüp semti içerisinde bulunmakta olan Eyüp Sultan Camii’nin yanında pek çok türbe ve mezarlık bulunmaktadır. Bu durum da Eyüp’ün İslam dininden olan kişiler için oldukça önemli ve görülmeye değer yer olmasını sağlamıştır. Aynı zamanda İstanbul’da bulunan Eyüp semti içerisinde pek çok tarihi mekan bulunmaktadır. Bu sayede Eyüp İstanbul’u gezmek için gelen turistler tarafından da, sıklıkla ziyaret edilen İstanbul semtlerinden biri olmaktadır. Eyüp semtine bu popülaritesini sağlayan en büyük etken de Eyüp Sultan Camii’nin bu semt içerisinde bulunması olmaktadır.

"Eyüp Sultan Camii" Hakkındaki Yorumlar (0)

Eyüp Sultan Camii’nin Tarihi

Eyüp Sultan Camii İstanbul’un Eyüp semtinde bulunan tarihi bir eserdir. Ebu Eyyüp Ensari İslamiyet’in lideri ve peygamberi olan Hz. Muhammed’in yakınında bulunan bir arkadaşı ve sancaktarıydı. Ebu Eyyüp Ensari Emevi Devleti döneminde, 674 – 678 yılları arasında İstanbul’a Emevi Devleti tarafından yapılan ilk kuşatmalar sırasında vefat etmiştir. Ebu Eyyüp Ensari, kuşatmanın yapıldığı sırada İstanbul şehri yakınlarına gömülmüştür. Bu olaylardan yaklaşık olarak 700 yıl önce Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u kuşatması sırasında, Ebu Eyyüp Ensari’ye ait mezar yeniden bulunmuştur. Ebu Eyyüp Ensari’ye ait olan bu mezarlığın bulunmasının hemen ardından mezarın bulunduğu noktaya bugünkü Eyüp Sultan Camii ve Eyüp Sultan’a ait olan türbe inşa edilmiştir.

Ebu Eyyüp Ensari’nin Mezarının Bulunuşu

Ebu Eyyüp Ensari’ye ait mezarın bulunması konusunda pek çok farklı hikaye anlatılmaktadır. Ancak bunlardan sıkça anlatılanı, Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından biri olan Akşemseddin’in etrafında gelişmektedir. Evliya Çelebi tarafından aktarılana göre; Fatih’in hocası Akşemseddin, mezarın yerini rüyasında görmüş ve mezarın bulunduğu yerin kazılmasını istemiştir. Mezarın kazılması sonucunda, toprağın altında Ebu Eyyüp Ensari’nin hiçbir bozulmaya uğramamış cesedine ulaşılır. Ebu Eyyüp Ensari’ye ait olan mezarın bulunmasına dair anlatılmış olan bir diğer hikayede de, yine Fatih’in hocası olan Akşemseddin, rüyasında bir yer görür ve o yere bir çubuk dikilmesini ister. Çubuğun herhangi bir nedenle yeri değişti durumlarda dahi, çubuk tekrar eski yerine gelmiştir. Çubuğun dikilmiş olduğu bu yer, kazıldığında ortaya Ebu Eyyüp Ensari’nin mezarı ortaya çıkmıştır. Diğer bir yandan da, Fatih’in hocalarından biri olan Akşemseddin’in o yere diktirmiş olduğu çubukların ise günümüzde bahsi geçen yerde bulunan ulu ağaçlar olduğu yönünde de bir hikaye anlatılmaktadır. Ancak birçok tarihi belgede bu mezarın yerinin Bizanslılar tarafından bilindiği ve bu mezara saygı gösterildiği yazılmaktadır. Çünkü Emevi Devleti, İstanbul’u elde edebilmek için başlatmış olduğu kuşatmayı kaldırmak için Bizanslılara sunmuş olduğu şartlardan biri de Ebu Eyyüp Ensari’nin mezarının korunmasıdır. Görüldüğü gibi Ebu Eyyüp Ensari’nin mezarının bulunuşu konusunda anlatılmış olan hikayeler büyük çoğunlukta, gerçek görünmemektedirler. Ancak bu anlatılanlara rağmen İstanbul’un fethedilmesinden kısa bir süre sonra, Fatih Sultan Mehmet’in Eyüp Sultan Camii’ni ve türbesini yaptırmış olduğu bilinmektedir.

İslam Dininde Eyüp Sultan Camii

Bilindiği üzere, Medine kentinde İslam dinin peygamberi Ebu Eyyüp Ensari’nin evinde misafir olmuştur. Ebu Eyyüp Ensari’nin adı Eyüp semtini kısa bir süre sonra Müslüman camiası için oldukça önemli bir hale getirmiştir. Eyüp semtinin İstanbul’da bulunuyor olması, kısa bir süre sonra İstanbul’u da İslam dininden olan kimseler için ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri olmasını sağlamıştır.  İslam dünyası tarafından Eyüp Sultan Camii’nin bu kadar önemli olmasının yanında Osmanlı padişahları tarafından da oldukça önemli bir yer olarak görülmüştür. Osmanlı padişahları, tahta geçmiş oldukları zaman saltanatlarını tamamlayıcı bir tören niteliğinde, Eyüp Sultan Camii’nde kılıç kuşanma törenine katılır ve kılıç kuşanırlardı. Bu kılıç kuşanma törenlerinin gerçekleştirilmesi sırasında İslam dünyasının lideri olan Hz. Peygamber’in ve İslam dünyasının ikinci halifesi olan Hz. Ömer’in ve Osmanlı Padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in de kılıçlarının kullanılmış olduğu bilinmektedir.

Eyüp Sultan Camii’nin Onarımı

Eyüp Sultan Camii, 18. Yüzyıl içerisinde gerçekleşmiş olan bir deprem dolayısı ile büyük oranda hasar görmüştür. Hatta bu deprem sırasında Fatih Camii’nin de yıkıldığı bilinmektedir. Eyüp Sultan Camii, 19. yüzyıl içerisinde Osmanlı padişahı III. Selim tarafından onarılmıştır. Ama bu onarım sırasında bütün çabalara rağmen Eyüp Sultan Camii büyük oranda kendi özelliklerini kaybetmiştir. Yine de camiinin planı, Mimar Sinan tarafından yapılmış olan Sokullu Camii’ne oldukça yakındır. Eyüp Sultan Camii’nin minareleri ise Osmanlı padişahlarından biri olan III. Ahmet döneminden kalmıştır.  Eyüp Sultan Camii’nin ilk halinin külliyesinden kalan türbe dışında hamamın yalnızca bir kısmı olmaktadır. Ebu Eyyüp Ensari’nin türbesi de Osmanlı’nın son dönem padişahlarından olan ve yenilikçi bir kişiliği bulunan II. Mahmut döneminde onarılmıştır. Osmanlı tarihi içerisinde sayılabilecek pek çok önemli şahsiyet bu türbede kullanılması için pek çok değerli avize ve levha benzeri eşya armağan etmiştir.

Eyüp Sultan Camii’nin İslam Dünyası Bakımından Önemi

İstanbul’u gezmek için gelen kişilerin kesinlikle uğrayacakları yer arasında olan Eyüp Sultan Camii, İslam dünyası bakımından da oldukça önemli bir yer olmaktadır. Her yıl İslam dinine mensup pek çok kişi, Eyüp Sultan Camii’ni ve türbesini ziyaret etmek için İstanbul’un Eyüp semtine gelmiştir. Bunun yanında hastalıkları için şifa arayanlar, hayır duası almak isteyenler gibi pek çok kişi burayı ziyaret etmektedir. Sünnet olacak çocukların sünnet öncesinde Eyüp Sultan Camii’ne ve türbesine getirilmesi sıklıkla uygulanan bir gelenek haline gelmiştir. Bu sayede Eyüp semti, şehrin en kalabalık yerlerinden biri olmaktadır.  İslam dünyası tarafından olan önemine rağmen, Eyüp Sultan Camii çevresinde Müslüman olmayan birçok kişi yaşamaktaydı. Eyüp semtinde Bulgar ve Ermeni olan pek çok kişi yaşamıştır. Özellikle Bulgarlar Eyüp semtinde bahçecilik faaliyetlerinde oldukça etkin olmuşlardır. Bunun yanında Bulgarlar Eyüp semtinde mandıracılık faaliyetleri içinde de bulunmuşlardır. Bu sayede de Eyüp semtinin kaymağı bir dönemler oldukça ünlü olmuştur. Eyüp semti içerisinde bulunmakta olan ünlü kebapçıların yanında bulunmakta olan dükkanların çevrelerinde kaymak satan birçok kişi bulunmaktaydı. Çeşitli sebepler dolayısı ile bu kebap satan ve kaymak satan dükkanlar 1950’li yıllarda ortadan kaldırılmıştır. Kebapçı ve kaymak satan dükkanların ortadan kaldırılmasına rağmen, Eyüp semti içerisinde oyuncak satmakta olan oyuncakçı dükkanları bir süre daha satışlarına devam edebilmiştir. Evliya Çelebi dönemlerinde dahi burada yüz kadar oyuncakçı dükkanı bulunmaktaydı. Bu oyuncakçı dükkanlarının çevrelerinde de oyuncak imal eden dükkanlar bulunmaktaydı. Düdük, davul ve hacıyatmaz gibi birçok oyuncak burada üretilir ve bütün ülkeye buradan dağıtılırdı.  Ancak modern oyuncakların piyasaya sürülmesi ile birlikte bu oyuncaklar hızlı bir şekilde ortadan kalkmak durumunda kaldılar. Hal böyle olunca da artık pek bir çekiciliği kalmayan Eyüp oyuncakçılığı büyük bir önem kaybetti ve piyasaya dayanamayarak kapatmak durumunda kaldılar. Günümüzde de, oldukça büyük ve önemli bir İstanbul semti olan Eyüp semti, İslam dünyası ve Osmanlı tarihi açısından olan önemini hala kaybetmemiştir.

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z