Girne Nerede

Girne Nerede

GİRNE NEREDE?

Girne için yapılabilecek en güzel tanımlama Kıbrıs’ın incisi olur herhalde. Hem doğal güzellik hem de turistik mekanlar konusunda adanın en zengin bölgesi olan Girne, ziyaretçilerin de en çok rağbet gösterdikleri şehir durumunda. Kıbrıslıların da vakit geçirmek için ilk tercihi de genellikle Girne ve çevresindeki mekanlardır. Bu sebeple Girne, turist olarak Kıbrıs’a gelenlerle adanın yerlilerinin kaynaşması için de en avantajlı şehir.

Kıbrıs’ın Türkiye’ye bakan sahillerinin tam ortası sayılabilecek bir noktada konumlanan Girne turistik yönü dışında ticaret limanı olarak da kullanılıyor. Tarihte adaya egemen olan bütün devletlerin ve milletlerin özel olarak ilgisini çekmesinde Girne’nin bu ticaret yollarına hakim olan jeopolitik konumu etkli olmuştur. Havanın açık ve bulutsuz olduğu dönemlerde Türkiye’deki Toros Dağları’nı ve Mersin’in kıyılarını da görebildiğiniz Girne, Türkiye’ye deniz yoluyla ulaşım konusunda da en avantajlı Kıbrıs şehri. Hatta geçmişte Girne ile Mersin arasındaki mesafeyi yüzerek geçmeyi başaran sporcular da olmuştur.

Girne iklim tipi olarak da Kıbrıs’ın en çok Akdeniz karakteristiği gösteren şehri. Gerek sıcaklık seviyeleri gerekse nem oranıyla Akdeniz ikliminin bütün özelliklerini eksiksiz olarak göstermekte. Bahar döneminde portakal çiçeği kokuları eşliğinde yürüyebileceğiniz sokaklarında, turunçgil ailesinde yetişen bütün ağaçlara da rastlamanız mümkün. Sahillerinin arka tarafında yer alan ağaçlıklarda ise palmiye ağaçlarının yapraklarının oluşturduğu ahengi Girne’nin hemen hemen her yerinde görebilirsiniz. İlkbahar mevsiminde sıcaklıkların keyifli gezintilere izin verdiği dönemler yaz mevsiminde ise yerini bunaltıcı sıcaklık seviyelerine ve yoğun nem oranlarına bırakıyor. Bu hava koşullarından dolayı kültür turizmine dönük seyahat etmek isteyenler için ilkbahar ve sonbahar mevsimlerini önerirken deniz ve güneş turizmi için adayı ziyaret edenlere yaz mevsimini öneriyoruz.

En son yapılan nüfus sayımında altmış dokuz binlik nüfusuyla Kıbrıs’ın popülasyon olarak üçüncü büyük şehri olsa da nüfusu Magosa ile hemen hemen aynıdır. Bu nedenle nüfus olarak adanın en büyük ikinci kenti de sayılabilir. Turist çekme oranı ve turizme dönük yatırımlar konusunda ise tartışmasız Kıbrıs’ın en önde gelen şehridir. Hem başkent Lefkoşa’ya olan yakınlığı hem de denizinin berraklığı ile büyük otellerin de adada en çok rağbet gösterdiği bölge olan Girne, dışarıdan gelenler için Kıbrıs’ın sunabileceği her seçeneğe sahip denebilir.

Kalenin de inşa edildiği yeri de içine alan marina bölgesi, tarihte denizden gelen tehditleri görmek açısından da stratejik olarak önemli bir konumda yer almaktadır. Arkasını Beş Parmak Dağları’na vermiş olan Girne, önünün de deniz olmasından kaynaklı olarak tarihte Kıbrıs’ta zaptı en zor şehir olarak nam salmıştır. Tarihte ulaşması zor olan bu şehir zaman içinde turizmin gelişmesiyle tam aksi yönde gelişmiş ve Kıbrıs’ın kuzeyinin ulaşım konusunda en rahat şehirlerinden birisi haline gelmiştir.

Başkent Lefkoşa’ya da en yakın şehir olan Girne, aynı zamanda Kıbrıs’ın doğal cenneti olarak görülen Güzelyurt’a da arabayla yirmi dakika mesafede yer almaktadır. Akdeniz’in iklimini en ince ayrıntısına kadar keşfetmek ve havasını ciğerlerine solumak isteyen ziyaretçilerin Girne-Güzelyurt arasındaki yolu birden fazla sayıda bile kat ettiklerine şahit olduk. Sağlı sollu şekilde konumlanmış portakal bahçelerine ev sahipliği yapan bu yol aynı zamanda Kıbrıs’ı anlatan bir çok kaynakta da yer alan Babil Bahçelerini de içerisinde barındırmaktadır.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Girne’nin sırtını Beş Parmak Dağları’na yaslıyor oluşu şehrin doğal güzelliğine de bir çok artı sağlamıştır. Bunların en başında Girne’nin her yerinden önünüzü denize arkanızı yemyeşil dağlara dönebiliyor olmanız gelir. Aynı şekilde zaman içerisinde genişleyen şehrin bir kısmının da Beş Parmak Dağları’nın eteklerine doğru taşmış olması yemyeşil bahçelerin içerisinde konaklamak isteyen ziyaretçilere tam istediklerini sunabilir durumda olunmasını sağlamıştır. Kıbrıslıların da özel ilgi gösterdiği ve barışın simgesi haline getirdikleri zeytin ağaçları yine adanın bu bölgesinde yer almaktadır.

Kıbrıs’a gidenlerin genel olarak ilk tercihi olan Girne şehri, yalnızca şehir merkeziyle sınırlı olarak değil çevresiyle de adanın en zengin bölgesidir. Özellikle Bellapais Manastırı’nın yer aldığı eski köy ve İngilizlerin yerleştiği, bu nedenle zaman içerisinde adı İngiliz Köyü’ne çıkan, Karmi Köyü özellikle adından bahsettiren yerleridir. Bellapais Köyü’nden güneşin doğuşu ve batışı bütün çıplaklığıyla izlenebilirken, Karmi Köyü’nde ise eşsiz bir doğa ve Girne manzarası seyir olunabilir. Çevresinde yer alan ve şehrin merkezinde barındırdığı bütün bu güzelliklere kucak açmasıyla Kıbrıs yerlisinin de en gözde şehri olan Girne, yerlilerinin millet çeşitliliği açısından da adanın en kozmopolit şehridir.

Kıbrıs’ın kuzeyi yalnızca turizm konusunda değil bölgeye açılan üniversite sayısıyla da adından sıkça söz ettirmektedir. Bu üniversitelerin büyük sayılabilecek bir kısmı ise Girne’de yer almakta ve bu nedenle öğrenci nüfusu da şehirde ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Özellikle okulların açık olduğu dönemde Girne’nin hemen hemen her yerinde öğrenciler karşınıza çıkabilmekte ve mekanlar genellikle bu grup tarafından doldurulmaktadır. Genç nüfusunun da adanın diğer şehirlerinden fazla olmasından kaynaklı olarak eğlenmeyi seven ve buna yönelik seyahat eden turistlerin de ilk tercihi genellikle Girne olmaktadır. Öğrenci nüfusunun büyük çoğunluğunu ise Türkiye’den gelen gençler oluşturmaktadır. Bu sebeple adanın yerlileriyle anlaşmakta zorlandığınız yerlerde -ki bu pek fazla karşılaşılan bir durum olmasa da- kendi kültürünüze daha yakın bulacağınız insanlarla karşılaşma ihtimaliniz Girne sokaklarında çok yüksek. Yine aynı şekilde yabancı dil kullanan turistlerin de kendini en rahat ifade edebileceği bölge olan Girne, hem otellerde çalışanların yabancı dil seviyelerinin yüksek olması hem de yurtdışından gelen öğrenci sayısının çok olmasından kaynaklı olarak hemen hemen bütün Avrupa ülkelerinin dillerini anlayacak birilerine rastlamanızı olanaklı kılmaktadır.

Para birimi kullanımında ise Kıbrıs’ın her yerinde olduğu gibi Girne’de de zorluk çekme olasılığınız çok düşük. Adanın resmi para birimi olarak geçen Türk Lirası’nı her yerde kullanabileceğiniz gibi Euro, Dolar ve İngiliz Sterlinini de hiçbir zorlukla karşılaşmadan, büyük küçük fark etmeksizin her türlü alışverişinizde kullanabilirsiniz.

Şehir içi ulaşımı konusunda Kıbrıs’ın hemen hemen her şehrinde karşınıza çıkacak zorluklar Girne’de de aynen devam etmekte. Küçük bir şehir olması ve içinde yaşayan hemen herkesin kendi arabasına sahip olması nedeniyle şehir içi ulaşımı yok denecek kadar azdır. Dışardan şehre gelen turistler ise ya taksileri ya da kaldıkları otellerin onlara sağladığı ulaşım araçlarını tercih etmekteler. Şehir merkezinin yüz ölçümü olarak küçük olması bir çok yerine yürüyerek ulaşmayı mümkün kılsa da şehrin dışında yer alan turistik bölgelere ulaşımı sağlamak için bir araç mecburi durumdadır. Şehirler arası ulaşımda ise adanın diğer şehirlerinden biraz daha avantajlı olan Girne, özellikle Lefkoşa’ya ulaşmak isteyenler için birden çok seçeneğe sahip.

Kuzey Kıbrıs’ın yerlileri veya adaya gelen turistler fark etmeksizin hemen hemen herkesin gözdesi olan Girne, hem doğal güzellikleri hem de yer aldığı konum dolayısıyla adanın görülmeden geçilmemesi gereken hatta görülecekler arasına ilk sırada yazılacak şehridir. Mersin ve Antalya kıyılarından deniz yoluyla, Türkiye’nin diğer şehirlerinden ise hava yoluyla ulaşabileceğiniz Girne’ye hayatınızın bir döneminde yolunuzu düşürmeniz tavsiye ediyoruz.

Görüşünü yaz Vazgeç