GÖKÇEADA GEZİLECEK YERLER

GÖKÇEADA GEZİLECEK YERLER

GÖKÇEADA GEZİLECEK YERLER

GÖKÇEADA GEZİLECEK YERLER

Gökçeada ege denizinin en özel güzelliklerine ev sahipliği yapan ziyaretçilerine unutulmaz tatlarda bir tatil yaşatan büyüleyici bir yerdir. Şehirlerin gürültüsünden stresinden uzaklaşmak için birçok tatil sever insanın tercih ettiği Gökçeada her sene binlerce turiste ev sahipliği yapmaktadır.  Adanın yerli sayısı az konaklama ve yeme içme birçok tatil yerleşkelerine göre uygun fiyattadır. Adada gezi yapılabilecek, görülmeye değer birçok köy mevcuttur.

"GÖKÇEADA GEZİLECEK YERLER" Hakkındaki Yorumlar (0)

Gökçeada Hakkında

Gökçeada Antalya, Bodrum ve Çeşme gibi popüler tatil merkezlerinin yanı sıra biraz daha uzak bir yer olarak dikkat çekiyor. Marmara ile Ege bölgelerinin kesiştiği noktada bulunan Gökçeada, Gelibolu Yarımadası'nın da tam karşısında Çanakkale'ye bağlı 10 köye sahip bir ilçe. Ada özellikle yerel tatlarına oldukça düşkün, sessiz ve sakin bir ortamda doğanın sesini dinlemek isteyenler ve gece hayatına önem vermeyenlerin sık uğradığı bir adres durumunda. Ada'daki açık cezaevinin 1991'de kapatılması, 1993'de de Ada'ya vizenin kaldırılması sayesinde ortaya turizm, organik tarım, organik hayvancılık, spor ve yenilenebilir enerji potansiyeli ile yatırımlar artmış durumda. Pırıl pırıl sahilleri, çok sayıda otel, pansiyon ve apart ile turizm için tamamen hazır olan Gökçeada, son dönemlerde en kötü hava koşullarında bile ulaşım sıkıntısı da çekmiyor. Gökçeada’ya ulaşılamaz algısı ve algısı yok edildi. Artık Ada’ya her koşulda ulaşmak ve dokunmak mümkün. Turizm noktasında pek çok işadamı son yıllarda adaya yatırım yaparak turizmin ivme kazanmasını sağladı. Hatta, Gökçeada'nın turizm sektöründe devrim yapacağı öngörüsü yüzünden ismi saklı yatırımcılar da burada yer alıyor.

Gökçeada Nerede ?

Gökçeada Çanakkale boğazının kuzeybatısında bulunur. Kuzeyinde Semadirek Adası, doğusunda Gelibolu Yarımadası, güneybatısında Limni Adası ve güneyinde ise Bozcaada yer alır. Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada 91 km’lik kıyı şeridine sahip İlyada Destanında Poseidon’un adası olarak geçmektedir. Ege Denizi’nin kuzeyinde, Saros Körfezi girişinde yer alan Çanakkale‘ye bağlı bir ilçe konumundadır. Türkiye’nin en batı ucunda yer alan bu ada, Ege’nin en zengin doğal su kaynaklarına sahip bölgesidir. Gökçeada, 1999’dan bu yana Türkiye’nin ilk sualtı parkı unvanına sahip bir adadır.

Gökçeada’ya Nasıl Gidilir ?

Ada'ya 2013 yazı itibariyle, İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa havaalanından haftada en az 3 gün uçak seferleri başladı ve ulaşım fazlasıyla kolaylaştı. Bunun yanı sıra İzmir Alaçatı arası deniz uçağı seferlerinin de yakın zamanda başlaması söz konusu. Ayrıca Kabatepe ile Çanakkale'den oldukça konforlu deniz otobüsü ve arabalı vapurlarla ulaşım sağlanabiliyor. İstanbul'dan yazları sayısı artan direk otobüs seferleri yapılıyor.

Kabatepe’den kalkan feribotlar Gökçeada merkezine sadece 7 km uzaklıkta. Feribotlar araçlı böylece ada içerisini kendi aracınızla kolaylıkla gezebilirsiniz. Aracınız yoksa ada merkezine ve köylere giden minibüsleri ulaşımınızda kullanabilir, taksi kiralayabilirsiniz. Ayrıca merkeze ulaştığınızda adayı gezmek için araba kiralayabilirsiniz. Adanın yolları oldukça düzgün. Aracınız yoksa bile taksi durağı ile anlaşarak daha ucuza ada turu yapabilirsiniz. Yazları ise en önemli plajlardan olan Aydıncık plajına kolaylıkla minibüsler vasıtasıyla ulaşabiliyorsunuz.

Gökçeada Gezilecek Yerler

Yeni Bademli Höyüğü

Yeni Bademli Höyüğü, Gökçeada’nın kuzeyinde, Kale köy plajının 1.5 km kadar güneyinde yer almaktadır. Büyükdere vadisinin alüvyonlu tarım arazisinde yüksele gelen bu yerleşim yeri, doğu-batı yönünde 120 m ve kuzey-güney yönünde 130 m büyüklüğündedir ve yüzölçümü 15600 m2 olan Yenibademli’nin deniz seviyesinden yüksekliği ise 18 m civarındadır. Çalışmalara bakıldığı zaman kuzey Ege’de iskan sürecinin çok erken dönemlerde başladığı anlaşılmaktadır. Tek mekanlı veya içi ara duvarla bölünen konutların arasında, yerleşmenin devlet adamı ya da Hükümdarı’na ait olabilecek herhangi anıtsal bir yapıya rastlanmamıştır. Ziraat ve hayvancılık gibi besin ekonomisi, Yenibademli toplumunun aynı yerde uzun müddet kalmasında oldukça etkili olmuştur. Kemiklerin hakim olduğu gruplarda daha çok koyun, keçi, domuz ve sığır yanında yoğun olarak geyik kemiklerine raslanmıştır. Geyik nüfusunun o dönemde fazla olması ise çevrenin ormanlık olduğunu, vahşi hayvanların bulunmaması nedeniyle geyiklerin çoğaldıklarını düşündürmektedir.

Gökçeada Kaya Mezarları

Aydıncık’ı Uğurlu’ya bağlayan asfalt yolun sağ tarafında Kokina mevkiinde yer alan Kaya Mezarı’nın ilçe merkezine uzaklığı 18 km. civarındadır. Kaya içerisine oyulan, iki kişilik mezarın hangi dönemden kaldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Roma Dönemi’ne ait olduğu tahmin edilmektedir. Kaya Mezarı yolun sağına yaklaşık 100 m uzaklıktadır. Araç girmesi mümkün değildir ama yürüyerek kolaylıkla ulaşılabilir.

Gökçeadada Bulunan Kiliseler

Ada’nın en anıtsal ve en özgün yapıları olan kiliseler tarih severlerin gezebileceği tarzda. Resmi kayıtlara göre 19. yüzyılın sonlarında adada sekiz kilise bulunduğu söyleniyor. Yapılan araştırmalar da ise on bir adet kilisenin varlığı bulunuyor. 18. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen Dereköy’deki Agia Maria Kilisesi ise bunların en eskisi niteliğinde. Tepeköy Agridia Kilisesi 1834, merkezdeki Panaghia Kilisesi 1835, Agia Barbara Kilisesi 1838, Zeytinliköy’deki Agios Georgios Kilisesi 1838, Dereköy’deki Panagia Kilise 1848 yılına ait. Kesin tarihi bilinmeyen diğer kiliselerin de aşağı yukarı aynı yıllarda inşa edildikleri düşünülüyor. Bu kiliseler plan, kitle tasarımı, destek ve örtü sistemleri ile aynı dönemlerde İstanbul ve Anadolu’da inşa edilen pek çok Rum kilisesi ile benzer nitelikler gösteriyor. Yöresel taşla inşa edilen kiliseler, diğer yapılara göre daha anıtsal boyutlarda ve özenli giriş kapıları ile oldukça dikkat çekiyorlar. Dıştan sade bir özellik gösteren yapıların apsis, duvar ve tavanlarında Hz. İsa ve azizlere ait tasvirler bulunuyor. Doğuda üç nefi de kapsayan ikonostasisler zengin ikonalarla süslü. Kaleköy’de yer alan Agios Nikolaos ve Hagia Maria kiliseleri tek nefli naosları ile diğerlerinden ayrılıyorlar. Bunlardan Hagia Maria Kilisesi, yukarı kent meydanındaki eğimli bir arazi üzerinde yer almakta.

Gökçeadada Bulunan Manastırlar

Kiliselerle birlikte adada yaklaşık 360 şapelin varlığından söz ediliyor. Halkın ‘manastır’ olarak da adlandırdığı şapeller ibadetin yanı sıra, kötülüklerden korumak ve bereket getirmesi amacıyla, başta kent merkezlerinde olmak üzere adanın her yerine inşa edilmiş durumda. Geleneksel yapım sistemiyle inşa edilen şapellerin birçoğu küçük boyutlu ve oldukça sade bir mimariye sahip. Çoğusu ise sonradan sıvanarak badana edilmiş. Apsis genellikle dışta da yarım daire şeklinde belirtilir. Batı eksenindeki basit kapıdan girilen yapıların yan duvarlarında bulunan birkaç pencere sayesinde iç mekân aydınlatılıyor.

Gökçeadada Bulunan Camiler

Nüfusun etnik yapısına bağlı olarak ada mimarisinde camiler pek yer bulmamıştır. Adadaki Osmanlı Dönemi’ne ait tek cami ise Çınarlı Mahallesi’nde yer alan ve bugün Merkez Cami olarak adlandırılan yapıdır. Caminin kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, 1878 tarihli Osmanlı arşivinde Hamidiye Camii ile birlikte 1885 ve 1889 tarihli arşiv belgelerinde padişahın ismine izafeten yaptırılan bir caminin bahsi geçmektedir. Tarihi yayınlar da ise 1895 yılında adada yalnızca bir caminin varlığına işaret etmektedir. Söz konusu belge ve yayınlarda bahsi geçen yapının bu günkü cami olması büyük olasılıktır.

Gökçeada Sualtı Milli Parkı

Gökçeada'da sualtı parkı kurmak için TÜDAV tarafından başta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı olmak üzere, birçok kurum ile 1997-1999 yılı içinde birçok görüşme gerçekleştirilmiştir ve gerekli izinler alınmıştır. 21 Şubat 1999 tarihinde Gökçeada`da Yıldız Koyu ile Yelkenkaya arasındaki alanının o tarihten itibaren Türkiye de sualtı milli parkı olduğunu ve bu alan içinde av yasağının başladığını resmi gazeteler ilan edilmiştir. Gökçeada ülkemizin en büyük adası olup, Türkiye`nin en batısında ve Ege Denizi`nde bulunmaktadır. Ada aşırı yapılaşma ve düzensiz yerleşime bağlı olarak gerek kara, gerekse kıyı ve deniz bozulmalarına uğramamıştır. Kıyılarının henüz yerleşime açılmadığı bu Adada, balıkçılık önemli uğraşların başında gelmektedir. Gökçeada ile Saroz Körfezi arasında zengin balık meraları bulunmaktadır ve Ada civarında Akdeniz Foku gibi nesli tükenen deniz memelileri yanında zengin bir fauna ve flora göze çarpmaktadır. Kayalık alanlarda bulunan mağaralar Akdeniz Foklarının üreme ve yaşam alanlarıdır. Saros Körfezi ve Gökçeada aynı zamanda Karadeniz ve Akdeniz arasında canlıların geçiş yolu üzerinde bulunan ve birçok deniz canlısının bu bölgede üreme ve yumurtlama dönemlerini geçirdiği bir alandır. Bir deniz müzesi gibi biyolojik zenginliğe sahip bu alanımız henüz bozulmayan, kirlenmeyen yerlerin başında gelmektedir. Gökçeada İstanbul`a yakınlığı nedeniyle de insanların kolayca erişebileceği bir yerdedir ve bu durum özellikle çevre eğitimi açısından oldukça önem taşımaktadır.

Tuz Gölü (Aliki)

Aydıncık’ta Tuz Gölü olarak adlandırılan lagün biyolojik üretim sağlayan ekosistem düzeni sayesinde adanın en önemli sulak alanlarından biridir. Aralarında koruma altında bulunan flamingolar başta olmak üzere pelikan, yaban ördeği ve kaz gibi göçmen kuşlara da özellikle bahar aylarında ev sahipliği yapmaktadır. Şiddetli rüzgarlar sonucunda yığılan kum seddinin deniz ve yağmur suyu ile dolması sonucu oluşan bu göl, yaz aylarında suyun buharlaşmasıyla geriye ince bir tabaka tuz bırakır ve muazzam bir manzara oluşturur. Son yıllarda unutulmuş bir gelenek olsa da tül beyazı bu deniz tuzu, su çekilince Ada sakinleri tarafından toplanılır turşu ve salamura yapımında kullanılır. Tuz tabakasının altında yer alan çamurun ise yapısında, kuvars bileşiğinin yanı sıra yoğun biçimde kükürt, sodyum, potasyum, kalsiyum, demir, baryum, magnezyum, karbonat, sülfat ve bikarbonat bulunur. Bu kimyasal bileşenler sedef, romatizma, kireçlenme gibi hastalıklarda rahatlatıcı etkisinden dolayı kullanılmaktadır. Göldeki kötü kokuya rağmen insanlar bu çamurdan faydalanmaya çalışır. Bu çamurun içerisindeki minerallerin romatizma ve eklem rahatsızlıklarına iyi geldiği gibi cilde yararı olduğu da söylenmektedir. Bunun içinse yapmanız gereken; gölün suyunun çekilip kuruduğu temmuz ve ağustos aylarında ortaya çıkan çamurdan, 10 gün boyunca vücuda kür olarak uygulayıp güneşin altında 40 dk. kadar kurumasını beklemek ve ardından denize girerek çamurdan arınmaktır.

Peynir Kayalıkları

Kuzulimanı'nın hemen solunda yer alan peynir kayalıkları üst üste sıralanmış peynir kalıplarını andıran ilginç kaya oluşumlarıyla dikkat çekmektedir. Burayı karadan görmek mümkün değilse bile tekne ile denizden görebilirsiniz. Adanın hatırda kalabilecek doğal güzelliğe sahip olan bu bölgesinin bir de efsanesi var;

 Efsaneye göre sayısız keçi ve koyuna sahip olan zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadın cennete gidebilmek için kalıp kalıp adaya özgü Kaşkaval peynirlerinden yapmış ve bunları üst üste istifleyip tanrılara ulaşacak yüksekliğe ulaşmayı düşünmüş. Bir gün çok aç olan küçük bir kız çocuğu açlığını gidermek için kendisi ve kardeşi için peynir istemiş. Yaşlı zengin kadın çocuğun bu isteğini reddetmiş ve onu kovmuş. Onca peyniri kimseyle paylaşmamasına Tanrı çok kızarak kadını cezalandırmış ve yaşlı kadının üzerine gönderdiği tipi, kar ve dondurucu soğuklar ile kadın, kaşkaval peynir kalıplarıyla beraber donmuş ve kayaların bir diğer ismi olan Peynir Kayaları, adını bu efsaneden; ya da belki efsane adını bu benzetmeden almıştır. Yine bu kayaların denize uzanan uç bölümüne de bu benzetmeye dayalı olarak Kaşkaval burnu denilmektedir.

Marmaros Şelalesi

 Marmaros Şelalesi için Dereköy`ün Uğurlu istikameti çıkışından sağa ayrılan yoldan gitmelisiniz. Asfalt yolda yaklaşık 7 km. gittikten sonra aracınızı burada bırakarak yürümelisiniz. Şelaleye kadar araçla gidilmesi mümkün değil. Yolun sağ tarafında, ormanın içerisinde yer alan ve ancak patika bir yoldan yaya olarak gidilebilen şelalede, kış aylarında hızlı bir şekilde su akmasına rağmen, yaz aylarında su miktarı oldukça azalmaktadır. Şelale, doğayla başbaşa olmak ve trekking yapmak isteyenler için, Ada'da bulunmaz bir fırsattır. Şelaleye giden yolda keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Gökçeada Karayolları Çeşmesi

 Adanın gözde piknik alanlarından birisi olan Karayolları çeşmesi yaz kış akan kaynak suyu ve hemen yakınındaki çınar ağaçlarının altında ailece hoşça vakit geçirebileceğiniz bir mesire alanıdır. İlçe merkezine yaklaşık 22 km. mesafede bulunmaktadır. Baraj Göleti`nin geçilmesinin ardından Kapıkaya mevkiine giden yol takip edildiğinde Karayolları Çeşmesi`ne kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Yolun hemen sağında bulunan derenin etrafındaki zeytin ve diğer ağaçlardan oluşmuş ormanlık arazi fazlasıyla güzel bir görüntü sergiler. Karşı yamaçlarda göreceğiniz damların yoğunluğu bir zamanlar bu bölgenin canlılığını hissettirir.

Gökçeada Rum Köyleri

Gökçeada’nın ünlü rum köylerinin kökeni çok eskilere yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Bu köyler Gökçeada’nın nostaljisi ve tarihini yansıttığı için mutlaka gezilmesi önerilen yerlerdir. Eski adıyla İmroz adası rumların uzun yıllar yaşamını dürdürdüğü bir yerdir. 1960 yılında 5487 rum ve 289 türk yaşarken şimdilerde ise 300 e yakın rum yaşamaktadır. Bademli, Zeytinli, Tepeköy ve Dereköy kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Bu köylerde nüfusun çoğunu rumlar oluşturuyor. Sadece Kaleköyde hiç rum yaşamıyor. Bu köyler zamanında korsan saldırılarından korunmak amaçlı yüksek tepelere inşa edilmiş bundan dolayı deniz kıyısında yerleşim bulunmuyor. Göçlerle birlikte terkedilen evlerin birçoğu bakımsız. Bir zamanlar hareketli olduğu düşünülen bu köyler şu sıralar fazlasıyla ıssız bir halde. Köylerde bulunan taş kaplı yollar, kahveler, kiliseler ve çamaşır haneler sağlam durumda. Her köyde ibadete açık birer kilise bulunmakta ve terkedilen evlerin bir çoğu restore edilmekte. Köy meydanlarında işleyen birer kahveleri var. Eski yapıların restorasyonu sonucu oluşmuş binalarda restoran, kafe ve konaklama tesisleri bulunuyor. Bu evler ziyaretçileri kendilerine hayran bırakıyor.

Gökçeada Plajları

Aydıncık Plajı

Aydıncık (Kefaloz) Plajı Gökçeada'nın günübirlik tesisi olan tek plajı. Plaj 1200 mt. uzunluğunda altın rengi bir kumsaldan oluşuyor. Yazın adada en çok tercih edilen plaj burası. Plajda konaklama tesisleri bulunuyor. Hepsinde sabahtan akşama kadar yemek servisi bulunuyor. Çoğu kamp-pansiyon hizmeti ve özel sörf dersleri veriyor. Son yıllarda dünyanın en özel surf merkezlerinden olucak gibi. Plaj güney kıyısında olmasına rağmen kuzeyden esen rüzgarları(meltem) hiçbir engel olmadan alıyor. Aydıncık sörf için ideal, rüzgarlı ama dalgasız bir deniz oluşturuyor. Lodosta yani rüzgar güneyden estiğinde aynı olay aksi yönden gerçekleşiyor ve dalgasız denizde sörf yapmak isteyenler bu sefer Aydıncık'ın hemen bitişiğindeki Kefaloz koyuna yöneliyor. Gökçeada'da rüzgar sörfü için elverişli 300 gün sürüyor. Plajdaki tesisler aynı zamanda bir surf club olarak hizmet veriyor. Özellikle Bulgar sörfcüler malzemelerini yıl boyunca buralarda saklıyorlar. Yeni başlayanlar için özel dersler veriliyor. Profesyoneller de malzeme kiralamak ya da satın almak için bu surf merkezinden faydalanabiliyor. Yaz sezonunun açılmasıyla plaja düzenli minibüs seferleri düzenleniyor. Merkezle arası sadece 10 km.

Laz Koyu

Laz Koyu, Gökçeada'nın güney kıyısında bulunan ufak, şirin bir koy. Asfalt yoldan sola doğru tabela işareti bulunuyor. Toprak yoldan 300 metre ilerledikten sonra sizi şaşırtacak güzellikte bir koya ulaşıyorsunuz. Koyda tek bir tesis bulunuyor. Burada şemsiye şezlong kiralayabilir ve yemek yiyebilirsiniz. Aklınızda bulunmalı ki kuzey rüzgarı ne kadar kuvvetli olursa olsun Laz Koyu'nu etkilemiyor.

Yuvalı Plajı

Adanın güney kıyısında, Yuvalı diye anılan iki güzel koya Adalet, Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarının tesisleri kurulmuş. Buralarda ilgili memurluklarda çalışanlar burada tatil yapıyor. Bazıları eğer yer kalırsa dışarıdan da ziyaretçi alabiliyor. Adalet Bakanlığı dışındaki tesislerin plajları ise herkese açık. Plajlarda şemsiye ve şezlong bulunuyor. Tesislerin büfe, kafe ve restoranlarından faydalanabiliyorsunuz.

Gizli Liman

Uğurlu Köyünden geçerek ulaşacağınız Gizli Liman, balıkçı limanından sağa dönünce çıkıyor karşınıza. Adanın batı ucunda gidebileceğiniz en son nokta burası. İncecik kumdan oluşan ve kumsalı çam ağaçlarının önünde uzanan, cennet gibi bir koy. Koyda köylüler tarafından büfe, tuvalet ve duş hizmeti veriliyor. Alışveriş yapmak içinse en yakın köy uğurlu köyü.

Yıldız Köy

Yıldızkoy adanın kuzey kıyılarından denize girilebilecek tek koy özelliğinde. Adada hakim rüzgar kuzeyden olduğu için burası genelde rüzgarlı. Ama kuzey rüzgarının hafiflediği ya da güneyden estiği bir güne denk gelirseniz Yıldızkoy 'da deniz gayet güzel bir hal alıyor. Yıldızkoy, Gökçeada Sualtı Milli Parkı'nın içinde yer alıyor. Parkın karadan denize girilebilecek tek koyu yıldız köy. Deniz florası ve faunası koruma altında olan bölgede şnorkelle yüzerek zengin sualtını seyretmek ise ziyaretçilerin en büyük tutkusu. Arabayla koya kadar varmanız mümkün. Koyun içinde onarılmış eski bir manastır da bulunuyor. Yıldızkoy'da ilginç kaya oluşumları var. Bu kayaların üzerinde uzanıp güneşlenmek sonra denize inen merdivenlerden havuza girer gibi denize ulaşabilirsiniz.  Koyun sağ kısmında yukarı doğru çıkan patika yoldan yürüyerek devam ederseniz sualtı parkının içindeki diğer koylardan Mavi Koyunu da görebilirsiniz. Yıldızkoy'a yakın konaklamak isteyenler koydaki camping tesisini, Yeni Bademli Köyü ya da Kaleköy'deki konaklama yerlerini tercih ederek bu köylerden yürüyerek kolayca koya ulaşabilir. Koydaki camping tesisi kafe-beach hizmetinden yararlanabilirsiniz. Tesisin duş, tuvalet, soyunma kabini ve şemsiye-şezlongları da mevcut. Kaleköy muhtarlığının açtığı şirin bir kahve de bulunuyor deniz kenarında. Buradan da yiyecek-içecek ve şezlong servisi alabilirsiniz.

Gökçeada’da Neler Yapılır ?

Rüzgar Sörfü

Artık Gökçeada rüzgar sörfünde Türkiye'nin önemli merkezlerinden birisi Uzun yıllardır yabancı sörfcüler tarafından ziyaret edilen Aydıncık Plajı, son yıllarda özellikle Bulgar-Romen sörfçülerin uğrak yerleri olmuş durumda. Gökçeada'da rüzgar sörfü için elverişli gün sayısı 300 güne yakın. Özellikle yapılaşma açısından tenha olması sebebiyle Alaçatı'ya tercih ediliyor. Aydıncık Plajı hem sörf için ideal doğal yapısı hem de tenha olması sebebiyle tercih ediliyor. Plaj, güney kıyısında olmasına rağmen kuzeyden esen rüzgarları (meltem) şeklinde estiğinden sörfe engel olmuyor. Çünkü Kefaloz körfezinden esen kuzey rüzgarları, Tuz Gölü'nün yüksek olmaması nedeniyle burada oluşan koridor etkisiyle de kuvvetlenerek engel görmeden güneye esiyor. Buda Aydıncık'da sörf için ideal, rüzgarlı ama dalgasız bir deniz oluşturuyor. Lodosta yani rüzgar güneyden estiğinde aynı olay aksi yönden gerçekleşiyor ve dalgasız denizde sörf yapmak isteyenler bu sefer hemen bitişiğindeki Kefaloz koyuna geçiş yapıyorlar. Aydıncık'ın bir diğer avantajı ise rüzgarın sağanak yapmaması yani şiddeti değişmeden esmesi.

Kıtesurf

Rüzgarı kuvvetli ve sürekli olan yerler kitesurf için ideal ortamları oluşturur. Gökçeada tüm yıla dağılan ve homojen rüzgarları sayesinde bu spor dalı için fazlasıyla uygun bir yer. Rüzgar sörfüyle ünlenen Aydıncık Plajında, kitesurf sevenler için de bir ortam oluşmuş durumda, özel ders alma imkanları oluşturulmuş. Dünyayı dolaşan kitesurf öğretmenleri Gökçeada'nın dünya çapında bir yer olduğunu söylüyorlar. Aydıncık ve hemen yanındaki Kefaloz farklı rüzgar durumlarına göre tercih ediliyor. Dalga sevenler genelde dalgalı koy Kefaloz'u tercih ediyorlar.

Gökçeada’da Dalış

Gökçeada zengin sualtı dünyası sayesinde bölgede dalış yapılacak birçok ideal yer barındırıyor. Saroz körfezinden başlayarak Gökçeadaya doğru uzanan bir fay hattının adanın üzerinde derince bir çukur oluşturması. Çukurun kayalık yapısı sualtı yaşamını zenginleştirmiş durumda. İlk sualtı parkı burada bulunuyor. Bu bölgede koruma altına alınmış birçok deniz canlısı bulunuyor. 2009 yılında yeni açılan dalış merkezi sayesinde Gökçeada’da dalış yapmak daha da kolaylaşmış durumda. İlk defa dalış deneyecekler için sualtı federasyonundan eğitim alınabilir ve kurslara katılabilirsiniz. Gökçeada’da Kaşkaval Burnu, Kaleköy, Batık Gemi ve Yıldız Koyu’nda dalış yapabilirsiniz.

Gökçeada Amatör Olta Avcılığı

Gökçeada, çoğu kişi için bir balıkçılık cenneti diyebiliriz. Oltacılar veya bu tür hobileri olanlar için zengin bir flora ve faunaya sahip. Ada kıyıları nasıl ki bir dalma cennetiyse, balıkların zevkini çıkarmayı bilenlerin de adresi.  Genelde oltacılığın ilk akla gelen yeri liman çevresidir. Ada'da 3 tane ( Kuzu - Kaleköy - Uğurlu ) liman var ve daha birçok alan da olta balıkçılığına uygun. Ancak en iyisi teknelerle yapılanı.

Gökçeada Otelleri – Gökçeada Pansiyon

Gökçe adaya gelipte birkaç gün kalmanız ve doyasıya gezmeniz en uygun tercih olacaktır. Gökçeada da konaklamak isteyenler için apartlarda, butik otellerde ve pansiyonlarda konaklayabilirsiniz. Size uygun ve izin alınmış yerlerde kamp tarzında çadırınızı kurabilirsiniz.

Gökçeada Mutfağı

Gökçeada mutfağı tipik bir Kuzey Ege mutfağı örneğidir.Sebzeyle pişirilen balık, ahtapot, yengeç ve ıstakoz yemekleri Ada mutfağının geleneksel lezzetleri arasındadır. Ada'nın vazgeçilmez mezeleri ise zeytinyağlı ahtapot ve karides salatasıdır. Mevsimine göre Ada ziyaretçilerine karagöz, mercan, sinarit, levrek, barbunya, kefal, uskumru ve melenuru tatmaları önerilir. Ayrıca, peynirli, yumurtalı, sebzeli, otlu ve kıymalı börekler Ada'ya özgü yöntemlerle ev kadınları tarafından açılan işletmelerde özenle hazırlanırken Zeytinliköy'de yapılan keçi peynirli bir hamur işi olan Cicirya Rumlara özgü denenmesi gereken lezzetler arasındadır. Ortasına ceviz veya badem konularak yapılan incir reçeli ve bir tür özel vişne şurubu olan Vişinada da Ada ‘ya özgü tatlardandır. Sakızlı muhallebi de Ada mutfağının olmazsa olmazlarındandır. Dibek denilen taş haznede dövülerek hazırlanan Dibek Kahvesi de adanın vazgeçilmezlerindendir. Ada daha önce tatmadığınız lezzetlerin yanısıra ORGANİK ZEYTİNYAĞI, ŞARAP, BAL ve SÜT ürünlerini keşfetmek için sizleri bekliyor.

 Türkiye'nin en büyük adası olan Gökçeada kendi suyunu kendi karşılayan bir ada. Türkiye'nin en batı ucunda yer alıyor ve güneşin en son battığı yer. Deniz kenarındaki tek yerleşim Kaleköy Limanı. Adada sadece Ziraat Bankası, İşbankası ve Halkbank şubeleri bulunmakta. Ayrıca Gökçeada'da 1 Devlet Hastanesi ve 2 tane eczane bulunuyor.

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z