IĞDIR GEZİ REHBERİ

IĞDIR GEZİ REHBERİ

IĞDIR GEZİ REHBERİ

IĞDIR GEZİLECEK YERLER VE MEŞHUR YEMEKLERİ

Uzun zamandır Şahmaran’ın olduğu memleketi gezmek istemiştim. Ve sonunda bir fırsat buldum ve hazırlanarak hemen yola koyuldum. Hazır olun nereye gidiyorum biliyor musunuz? Iğdır iline… Evet, Iğdır’ın Melekli Kasabası Kültepe Deliktaş mevkiinde yaşadığına inanılan Şahmaran hep bende merak uyandırdı. Neden mi? ayakları yılan üstü insan olan bir yaratıktan bahsedilmesi tabii ki… Yılanların hükümdarı olan Şahmaran’ın gözleri anlatılana göre kilometrelerce uzağı görebilecek kadar keskinmiş ve üstün niteliklere de sahipmiş… Şahmaran’ın yaşadığı köyde yaşayan atabey adlı genç Şahmaran tepesi etrafında yürüyüşe çıktığı bir gün fark edemediği bir kuyuya düşmüş. Gencin kuyuda çırpındığını gören yılanlar hemen etrafını çevrelemiş ve genci alarak Şahmaran’a götürmüşler. Şahmaran ise ilk etapta atabeyin öldürülmesini ister. Bunun üzerine atabey direnir ve atabeyin bu inadını gören Şahmaran ona bir teklif sunar. Atabey yakışıklı bir genç ve bu sebeple de Şahmaran atabeyin ebedi olarak onunla birlikte kuyuda yaşamayı kabul etmesi karşılığında affedeceğini belirtir. Uzun bir zaman geçer fakat atabey artık kuyuda yaşamaktan sıkılmaya başlar. Bunun üzerine Şahmaran’dan kendisini serbest bırakmasını ister fakat Şahmaran insanoğlunun bulundukları yeri ve var olduklarını fark edeceği endişesiyle bunu kabul etmez. Gel zaman git zaman atabey yıllar içerisinde güzelliğini yitirmeye başlar ve bunu fark eden Şahmaran atabeyi kimseye kuyunun sırrını açıklamaması karşılığında serbest bırakır. Atabeyi gören saray yetkilileri onun Şahmaran’ın yanından geldiğiyle ilgili şüphelenmeye başlamışlar. Çünkü Şahmaran onlar için bulunmaz bir ilaç… Neyse zaman ilerlemiş ve bir gün padişah amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Hastalığın tedavisi ise Şahmaran’ın etinin kaynatılıp suyundan içmesiyle olabilirmiş. Bu sebeple de padişah vezirine Şahmaran’ın yerini bulması konusunda yetki vermiş. Daha önce atabeyden şüphelenen vezir Atabey’i etinden alıp, saraya götürmüş ve günlerce işkence etmiş. Atabey tüm işkencelere rağmen Şahmaran’ın yerini söylememiş. Ancak vezirin atabeye biz Şahmaran’ı istemiyoruz sadece bitkiyi bize vermesi yeter demesiyle beraber atabey teklifi kabul ederek Şahmaran’ın yanına gitmek üzere yola çıkmış. Şahmaran’ın yerini tespit eden kötü niyetli vezir kuyuya inerek Şahmaran’ı altın tepside saraya getirmiştir. Şahmaran kesilmeden önce atabeye bakarak “Ben sana bu topraklarda Aşk ölümünedir demiştim. Ve zayıf olan ölümü hak eder. Benim zayıflığım sana âşık olmamdır maalesef. Sen bana, ben de yılanlara ihanet etmiş oldum böylece. Başımın suyu zehirlidir. Bilgi kuyruğumdadır. Ceza istiyorsan zehrimi iç.”  demiş ve başı kesilmiş ve cezalanmayı tercih eden ata başın kaynatıldığı suyu içmiş… İşte bu topraklarda yaşanan maneviyatı yaşamak böyle güzel bir efsaneyle açıklanabilir. Bu sebeple de Iğdır benim hep ilgimi çekti… Peki, “Iğdır nerededir? Iğdır’ın gezilecek yerleri nerelerdir, hava koşulları, ulaşımı nasıldır?” birazda bunlardan bahsedelim.

Iğdır Türkiye’nin doğu sınırında yer almakta olup, efsanevi Ağrı Dağı ile görülmesi gereken bir ildir. Iğdır ilimizin ekonomik geçim kaynağı tarım ve hayvancılıkken ayrıca ekonomik avantaj sağladığı diğer bir gelir kaynağı ise, sınır ticaretidir. Iğdır, bölge nüfusu açısında % 50'si şehirsel, % 50’si de kırsal nüfustan oluşacak şekilde bir dağılıma sahiptir. 24 Oğuz boyundan 21’ncisi sayılan İç-Oğuzlar-Üç-Ok kolunun ve Oğuz Han'ın altı oğlundan biri olan Cengiz Alp'in en büyük oğlu olan "Iğdır Beğ" den gelen ad ile anılan il, kelime anlamı olarak "iyi, büyük, yiğit başkan, ünlü ve sahip" gibi anlamlara gelmektedir. Bir zamanlar hurilerin yaşamış olduğu ve daha farklı medeniyetleri ağırlayan Iğdır, Urartular, Sakalar, Sasaniler, Bizanslar, Selçuklular, Moğollar, Oğuzlar, Karakoyunlular ve Osmanlı tarafından yurt edinilmiştir. Aras Nehri ve nehir yatağı boyunca Ermenistan sınırı teşkil eden Iğdır, doğu ve güneydoğusundan Nahçivan Muhtar Cumhuriyeti ve İran, güneyinde Ağrı ili, batı ve kuzeybatıda Kars iline komşudur. Iğdır’da bulunan dil ovası Türkiye’nin en uç noktası olarak bilinmekte ve  bu sebeple de ilgi çekmektedir. Batı doğu doğrultusunda uzanan Orta Toroslar ve Manzar Dağlarıyla başlayıp, Karasu, Aras Dağlarıyla devam eden dağlık kesimi Durak Dağı (2811 metre) Zor Dağı (3196 m) Pamuk Dağı (2639 m) Büyük Ağrı Dağı (5165 m) Küçük Ağrı Dağı (3986 m) takip eder. Türkiye’nin en yüksek dağı olan Büyük Ağrı Dağı İran ile sınır teşkil etmekte olup, heybetiyle nefes kesmektedir. Aralık, Karakoyunlu, Tuzluca ilçelerine sahip olan ilin gezilesi yerleri görülmeye değerdir.

Doğu Anadolu bölgesinde ayrıca Türkiye’nin en doğusunda yer alan Iğdır ilinde “garmon, tar, nağara, ne ve zumba eşliğinde aşk, tabiat ve vatan sevgisini anlatan temalarla Karabağ, sarıçiçek, kızlar nöbeti ve gazağı gibi oyunlarının çemberine dâhil olabilmek için yolunuz Iğdır’a düştüyse Iğdır’a nasıl gidilir?” biraz açıklayalım… Her zaman tarihi öneme sahip olmuş ipek yolunun Iğdır’dan geçtiği bilindiğine göre ülkemizin en doğusunda yer alan bu küçük ve şirin ile elbetteki ulaşım olanakları sağlanmıştır. Iğdır havayolu ile ulaşım olanağı açısından bir havalimanına sahip değildir. Fakat yakınında bulunan Kars havalimanı Iğdır’a uzaklardan gelen yolcuları Iğdır’a gitmek üzere ağırlamaktadır. Kars ile Iğdır arası mesafeyi gidebilmek için 136 kilometrelik mesafe sizi bekliyor olacak. Bu yolu ortalama 2 saat içerisinde gidebileceğinizi söyleyebilirim. Ayrıca kartsan Iğdır’a ulaşmak için ne ile giderim demeyin. Bu konuda çok sayıda araç Iğdır’a yolcu taşımaktadır. İstanbul, İzmir, Ankara gibi uzak illerden yola çıkan seyyahlar zamanları kısıtlı ise bu seçeneği kullanabilir. Karayolu ile ulaşım konusunda Iğdır’la ilgili hiçbir sorun yaşamazsınız hele ki otobüslü uzun uzun seyahat etmekten hoşlanıyorsanız bu tam size göre demektir. Karayollarını tercih ederek Iğdır’a ulaşmak isteyen gezginlerin İstanbul Iğdır arası mesafe 1522 km olduğundan ötürü 18 saat yolculuk yapmaları gereklidir. Yine anakara Iğdır arası mesafenin 1164 km olmasından ötürü de ortalama 13 saat yolculuk süreleri bulunmaktadır. Gelelim İzmir gibi büyük ve yurdumuzun ege şehrinden Iğdır’a gitmeye… Öncelikle sizi çok uzun bir yol bekliyor. 1755 km karayolu üzerinden Iğdır’a ortalama 20 saat içerisinde ulaşabilirsiniz. Iğdır’a ulaştıktan sonrası da ulaşım kolaylığı açısından sorunsuz… Küçük bir yer olması nedeniyle burada da şehir içi ulaşım minibüs, dolmuş, otobüs ve taksilerle sağlanır. Şehir içi mesafeler çok uzak olmadığı için pek çok yere tek vasıtayla ulaşmak mümkün… İlçelerine gidebilmek için de belirli saatlerde yolcu alarak servise çıkan birçok araçla karşılaşabilirsiniz. Yine taksi seçeneği konusunda da mesafelerin çok olmaması ve doğu Anadolu insanının samimiyeti ve sıcakkanlılığı nedeniyle cebiniz fazla zarar görmez. Bu arada Iğdır iline ulaşmak isteyen komşu ülkelerden gelen misafirlerimiz de Iğdır’a kolaylıkla ulaşabilmekte… Zaten ülkemizin en uç noktasında ve bu sebeple de başka ülkelerle komşu olması normal. Bu arada dünyada en fazla komşuya sahip yer olduğunu biliyor muydunuz?  Dünyada genellikle bir il en fazla iki tane komşu ülkeye sahip. Fakat Iğdır İran, Ermenistan ve Nahçivan olmak üzere üç farklı ülkeyle komşuluk yapmaktadır. Ülkelerin siyasi politikaları her ne kadar değişime uğruyor olsa da Iğdır ülkemizin en çok komşu ağırlayan illerinden birisidir.

Galiba sizde benim gibi heyecanlandınız Iğdır’a yapacağınız yolculuk için… Peki, “Iğdır’da gezilebilecek yerler nereler? Iğdır’a gittiğimde ne yapmalıyım? Iğdır’da uğramadan dönmemem gereken yer var mı?” sorularınızı duyar gibi oldum. Gelin açıklayalım o halde…

Iğdır’da gezilecek yerler konusunda bir görmeden dönememeniz yerler olarak genel olarak ifade etmem gerekirse Iğdır’ın Kalelerini, Iğdır’ın Camilerini, Iğdır’ın kümbetlerini, Iğdır’ın hanlarını, Iğdır’ın hamamlarını listeleyebilirim. Ayrıca Iğdır’ın mezarları, Iğdır’ın Köprüleri, Iğdır’ın anıtları ve Iğdır’ın ören yerlerini gezmek gibi listenize ilaveler yapabilirsiniz. Azerbaycan ve Ermenistan ile sınır konumunda olan Iğdır, sahip olduğu tarihsel değerleri ile yurdumuzun her bir köşesi gibi değerlidir bizim için. İşte bu nedenle Iğdır’a neden gitmeyim dedim. Valizimi toplayıp bir yudum çayımı içtikten sonra düştüm Iğdır yollarına…  Urartuların bölgede bir zamanlar etkili bir medeniyet olduklarını biliyoruz. Bu sebeple de Ermenistan sınırında bulunan savunmak amacıyla zamanında yapılmış olan eski bir yerleşim yeri olan Karakale harabeleri orta çağa ait gelenekleri bugüne yansıtan bir yer olup, gezip görmek isteyenler Iğdır ovasının batısına gitmeleri gereklidir. Iğdır’da gezmeniz gerekli diyebileceğim yer dünyada Arizona’dan başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz büyüklük ve derinlik açısından 2. sırada gelen, genişliği 35 metre, derinliği ise yaklaşık 60 metre olan meteor (Göktaşı) çukurudur. Bu çukur Korhan yaylasında bulunmakta olup, çukurun etrafında işlenmiş taşlarda bulunmaktadır. Çukurun bulunduğu yerde zengin bir doğa manzarası bulunmakta olup, bitki çeşitliliği dikkat çekmektedir. Iğdır’da gezilebilecek yerler konusunda hazırladığım bu makalede 12. Yüzyıl Selçuklu taş işlemeciliğinin en güzel eserlerinden birisi olan Selçuklu ( Harmandöven) Kervansarayı’ndan bahsetmezsem büyük bir şey kaçıracağınızı düşünüyorum. Mimari ve işçiliği ile günümüze kadar gelen kervansaray 80’li yılların sonuna doğru koruma altına alınmış olup, harabe halinde varlığını sürdürmektedir. Kervansaray için asma köy yolunu takip etmeniz gereklidir. Ya da eski ipek yolu Batum Tebriz kervanyolu güzergahında yol almanız gerekli… Bu kervansaray Selçuklular Dönemi’nde Sürmari Emiri Şerafettin Ejder Bey tarafından yaptırılmış olup, 12.yüzyıldan günümüze kadar gelmiştir. Iğdır’ın harabeleri konusunda Yakup vadisinde bulunan büyük Ağrı Dağı'nın kuzey yamaçları üzerinde 1750 metredeki harabe, Artaksiyalı Krallığı zamanında kurulmuş olup, M.Ö ikinci yüzyıldan günümüze kadar bir kısımda olsa gelebilen bir yerleşim yeridir. Iğdır’da tuz gölündeki gibi tuz çıkartılan bir mağarada bulunmaktadır. Tuzluca tuz mağaraları olarak bilinen bu mağaralar, Türkiye’nin 100 yıllık tuz ihtiyacını karşılayacak kapasitede bir yerdir. Günlük 60 ton tuz üretme kapasitesine sahip olan bu mağaranın tünellerindeki yollarda yürüyüş yapmak solunum yollarına iyi gelmektedir.

Iğdır’da koçbaşlı bir yapıdan ibaret eser görürseniz, karakoyunlar döneminden kaldıklarını düşünebilirsiniz. Eski mezarların tamamında mezar taşlarında koçbaşı görebilmeniz mümkün. Bugün Iğdır’da O dönemin insanları yiğit ve kahraman olan kişiler ve genç kişiler için mezarlarına dikilen bir gelenekten ibaret olan bu örnekleri görebilir ve Orta Asya Türk Kültürü’nü teneffüs edebilirsiniz. Doğu Anadolu bilindiği gibi tarihte ermeni sorunu yaşamış bir bölgemizdir. Bu sebeple de yaşanılan o yılki sıkıntıları dile getirmek ve o günleri sıkıntı ile geçiren insanların haykırışını hala yaşatabilmek adına ermeni saldırılarını sembolize etmek için şehit Türkler anıtı ve müzesi faaliyet göstermekte olup, her ay 4000 civarında ziyaretçi tarafından uğranmaktadır. 1915-1920 yılları arasında bu topraklarda yaşayan Türklerin sıkıntılarını bugün hala duyuran bu müze, 350 m² kapalı müze, 2 havuz ve 36 m yüksekliğinde 5 adet kılıçtan oluşmaktadır. Türkiye’nin en yüksek inşa edilmiş anıtı niteliğindeki müzenin etrafında hoş bir yeşil alan ve park bulunmaktadır. Iğdır’da uğramak istediğiniz başka bir adres ise soykırım anıtı olabilir. Ziyaret saatleri konusunda 7.30 ile 14.15 arasında konuk ağırlayan anıt, baharlı mahallesinde çevre yolu kavşağında bulunmaktadır. Iğdır’a geldiğinizde Aras nehri de kıyısıyla sizlere cömert davranmaya hazırdır. Devletin desteği ve teşvikiyle turistik amaçlı konaklama, yeme-içme dinlenme ve eğlenme amaçlı yerler açısından gerekli tüm olanakları sağlanmış bir yerdir. Öte yandan Iğdır’ın ağrıya olan yakınlığı nedeniyle ağrı dağını da gezinizin bir kısmına sıkıştırabilirsiniz. Tüm bu gezi adresleri dışında hazır Iğdır’ın tarihini ve kültürel zenginliklerini içinize çekmişken Iğdır ve çevresinde görebileceğiniz yerleri keşfetmeniz de fena olmaz. O halde Iğdır’ın çevresinde bulunan gezilecek yerlerden ufak bir kesit verelim…

Komşuları bakımından Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Kars ve Ağrı ile komşu ola Iğdır, üç ülke ile de sınır kapısı olma pozisyonundadır. Bu sebeple Iğdır ve çevresinde görebileceğiniz yer sayısı oldukça fazladır. Iğdır’ın komşu ili Ağrı söz konusu olursa plan olarak üç bölümden meydana gelmiş olan eski Beyazıt'ın kuzeydoğusundaki Belleburç denilen yerde bulunan doğubeyazıt kalesi, planı kare şekilli, tek kubbeli olan, beş gözlü son cemaat yeri yıkılmış beyazıt eski cami gibi gezilebilecek yerleri ziyaret edebilirsiniz. Yine Murat Irmağı'nın kıyısındaki kayalıklar üzerinde kurulu olan Diyadin kalesi, Diyadin’de Yankaya (Ali Hido) mezrasında, yüksek yerdeki avnik kalesi,
Avnik Kalesi'ne yakın bir yerde bulunan kuje kalesi, Günbuldu köyündeki barınarak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri görülen Meya (Günbuldu) Mağaraları gibi keşif için bekleyen yerler de bulunmaktadır. Ağrıda görebileceğiniz en mükemmel yer Eski Doğubeyazıt'ın kayalıkları üzerinde bulunan, binalar "U" şeklinde düzenlenmiş ishak paşa sarayına da mutlaka uğramalısınız. Farklı üslup ve bezeme şekillerine sahip olan saray, ortaçağ şatolarını anımsatmaktadır. Tapınak, kale ve bazı binaların kalıntıları bulunan Patnos ilçe merkezinin kuzeybatısındaki aznavur tepesi de görebileceğiniz bir alternatif olabilir. Urartulardan kalma yüzük, küpe, bilezik, kemer, mühür, Altın ve tunçtan yapılmış süs eşyaları elde edilen girik tepe de ilginizi çekebilir. Taşteker köyünde bulunan Üçkilise için Nuh Peygamber'in mezarının bulunduğuna ilişkin inanıştan ötürü ziyaret edilen diğer bir yerdir. Ağrıda gidebileceğiniz Kızılziyaret Kalesi, Küpkıran (Harebegöl) Kalesi, Pazı Kalesi, Toprakkale, Toprakkale Camii, Hamur Kümbeti, Karagöz Kilisesi, Havaran Kalesi, Şoşik Kalesi, Karlıca Kız Kalesi, Kan Kalesi Ve Zencir Kale gibi yerler zamanınız varsa gezilebilecek değere sahip yerlerdir. Termal turizminde canlı olduğu Ağrı ilinde Diyadin Kaplıcaları ve Dambat Kaplıcası uğrayabileceğiniz yerlerdendir. Ağrı’da ilginizi çekecek önemli bir gezi yeri olan meteor çukuru, balık gölü, buz mağarası ve Nuh’un gemisinin ayak izinin bulunduğu Telçeker ile Meşar Köyleri arasındaki doğal anıt uğranmadan dönülecek yerler arasındadır.

Iğdır’ın komşusu olan Kars gezi planınıza dâhil olacaksa Kars’ta kaleleri bakımından Kars Kalesi, İnkaya Kalesi ve Zivin Kalesi gibi kaleler görülmeye değerdir. Türbeleri yönünden ilde Ebul hasan harakani, Kümbet Camii, Fethiye Camii, Tigran Honents Kilise, Abukhamrents (Polatoğlu) Kilisesi, Aziz Prkich Kilisesi, Menucehr Camii, Genç Kızlar Kilisesi, Yusuf Paşa Camii gibi mekânlar ziyaret edilmekte ve beğenilmektedir.

Kars’ta görebileceğiniz tarihi dokusu ile sizi etkileyebilecek mekânlar Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı, büyük katedral, katerina köşkü, Kars müzesi, taş köprü gibi yerlerde olabilir. Kurbağana mağarası gibi bir mekân sizi etkileyecektir. Kars’a gelmenizde beklide etkili olacak bir neden ise karsta kayak yapabilmek. Sarıkamış kayak merkezi ve cıbıl tepe kayak merkezi bu konuda Türkiye’deki ender yerlerden birisidir.

Iğdır komşusu olan ülkelere de gezi amaçlı geçiş olanağı bulunan bir yerdir. Nahçivan, Ermenistan ve İran ile komşu olan Iğdır’dan bu ülkelere geçişte pasaport uygulamasının yanında sadece İran için vize sorunu yaşanmamaktadır. Bu nedenle gezinize isterseniz İran’da gezilecek yerlerle devam edebilirsiniz. Bu konuda İran’ın başkenti ile başlayacak olursak Tarhan’da görmeniz gereken park, kule, türbe, çarşı ve müze gibi yerler bulunmaktadır. Yine İsfahan, Şiraz, Sari, Yezd, Tebriz, Kandovan, Kirman, Kum ve Meşhed gibi bölgelerde gezilebilecek yüzlerce yer bulunmaktadır.

Iğdır’da yapmış olduğunuz gezi için harcamalarınız amacıyla yanınıza almanız gereken nakit için para birimi Türk Lirası olacak elbette… Ancak Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışındaki komşu ülkelere de gezi amacıyla geçiş yapacaksanız İran’da İran riyali, Ermenistan’da Ermeni dramı ve son olarak da Nahçivan’da Azerbaycan manatı para birimi olarak geçerlidir. Bu nedenle böyle bir niyetiniz varsa bu para birimlerini de döviz olarak hesabınızda bulundurabilirsiniz.

Iğdır ve çevresinde bulunan değerli yerleri görebilmek, yöresel lezzetlerinden tadabilmek, tarihi dokusunu hissedebilmek, biraz adrenalin için kış sporları yapabilmek için Iğdır’a gelen yerli ve yabancı turistlerin yılın hangi zamanı tercih etmesi gerekmektedir. Kışın bile ortalama sıcaklığı 11 santigrad derece olan Iğdır’da dondurucu soğuk şehir merkezinde görülmez. Fakat gezilebilecek yerleri bakımından yapacağınız yolculuk nedeniyle zorluk yaşayabilirsiniz. Bu sebeple Iğdır’a gitmek için en iyi zaman mart, nisan, mayıs ve haziran ayları dönemidir. Eylül döneminden sonra karla buluşan şehir belirtmiş olduğum tarihe kadar ki aralıkta sert kış şartlarına karşı önlem alarak yola çıkmalıdır. 

Iğdır iklimsel özellikleri açısından zor hava şartlarına sahip doğu Anadolu ili olarak sahip olduğu değerleriyle ziyaret edilmeye değecek bir ildir. Iğdır’ı merak edipte benim gibi yollara düşenlere pusula olabilmek amacıyla konaklama olanakları hakkında da bilgi vermeme yararlı olacaktır. Iğdır’ın konaklama alternatifleri konusunda pek çok otel seçeneği karşınıza çıkacaktır. Bu otel seçenekleri arasında tercih yapmak konusunda herkesin kendi nedenleri olacaktır. Ama yine de ilginç bir otelde konaklamak isterseniz Hotel Star Royel ve İmparator Hotel gibi konaklama yerlerini önerebilirim. Neden olarak ekonomik detaylara dikkat ediyorsanız İmparator Hotel ve Hotel Star Royel sizi bu yönüyle de etkileyecektir. Konaklama yerlerinin özellikleri arasında en çok aranan ücretsiz internet ağı hizmetinin olup olmamasıdır ki bu oteller bu bakımdan gerekli tedbirleri almış mekânlardır. Farklı otellerde kalmak ise sizin tercihiniz…

Yörenin et ürünleri ile hazırlanan sofralarının çokluğu nedeniyle genellikle sofralarda et başrol oynar. Her ne kadar et sevmiyor olsanız da bu konuda yörenin lezzetlerini en azından bir tadımlık denemenizi öneririm. et sevmeyenlerin en çok mazeret konusu etin kokusunun olmasıdır. Oysaki bu topraklarda yetişen hayvanın etinin kokusu diye bir şey söz konusu değildir. bu nedenle denemenizi öneririm… başlıca yemekleri Bozbaş, Ayranaşı Çorbası, Taş Köfte, Tandır Şiş, Fetir, Omaç Helvası, Kaysafa, Kavut, Tapan, Tereyağlı Erişte, Evelikli Bulgur, Sütlü Pilav, Keklik Etli Lepeli Pilav, Cılvır, Bozbaş, Cızdık, İşkembe Kavurma, Ekşili, Perzana, Helise, Süt Hörresi ve son olarak Kelecoş gibi yemeklerdir. Durun! Elbetteki ben bütün bunların tadına bakamadım. Ancak öğrendiğim kadarıyla yörenin en leziz yemekleri bunlar… Iğdır’da planladığım gezim sırasında tadına bakarak denediğim lezzetlerse tam anlamıyla mükemmeldi… Maşrapada pişirilip servis edilen yöresel bir yemek olan bozbaş parmaklarımı yememek için kendimi zor tutuğum bir yemek oldu. Maşrapa dediğim çinkodan yapılmış bir pişirme kabı, kuzu eti, nohut ve baharat karışımıyla hazırlanan karışım ortaya leziz bir yemek olarak geliyor. Yine denediğim ve beğendiğim bir çorba türü unun kavrulmasıyla pişirilen bu çorba yörenin doğal tereyağıyla birleşerek karşınıza çıkıyor. Başka bir beğendiğim yemek ise lepekli ekşili pilav oldu. Etler salça ve zerdeçal ile kavrularak pişirildikten sonra pilavla buluşarak servis ediliyor, muhteşem bir kokusu var… Önce kıymadan köfte görünümde olduğundan dolayı etten yapıldığını düşündüğüm katleti de buraya gelirseniz denemenizi öneririm. Soğan, patates, maydanoz, baharat atılarak hazırlanan karışımdan köfteler hazırlanarak kızartılıyor. Şimdi sırada sabahleyin kahvaltı menüsü arasında servis edilen fakat günün diğer öğünlerde tadına bayıldığım için özel istekte bulunduğum bir yöresel lezzet var. Patlıcan reçeli… İnanın o kadar lezizdi ki diğer öğünlerde bile servis edilmesi için talepte bulundum. Hatta yetmedi dönerken de bir kavanoz satın alarak geri döndüm. Tarifini de almayı unutmadım. Patlıcan reçeli kireçli su kullanılarak hazırlanıyor. Reçel pişirilmeden bir gece önce kireçli suyun içerisinde bırakılıyor. Bu patlıcanın renginin çıkmasını sağlamakta. Ardından sıkıştırılan patlıcanlar bu sefer şekerli suyun içerisine bırakılıyor. Üzerine şekerlenmemesi için birkaç damla limon sıkıldıktan sonra kaynayana kadar ateşte tutuluyor. Sonra da yeme de yanında yat…

ığdır yemekleri

Gelelim Doğu Anadolu’nun Iğdır iline gelip de mutlaka yapmanız gerekenlere… Bu söylediklerim tıpkı Iğdır yöresinde kuşak ve kemer kültüründen vazgeçememek gibi bir şey. Mutlaka yapmanız gereken şeyler, Iğdır’ı gezdim demeniz için önemli…

Öncelikle niyetini yöreyi tanımak ve hissetmek olduğuna göre başlıca soykırım anıtını, harmandöven kervansarayını, koçbaşı mezarlarını, Iğdır kalesini, Karakale’yi(sürmeli kilisesi), Asma Köyü Camisini, Aralık Ortaköy Camisini, Çakırtaş (Amarat) Kul Yusuf Kümbetini, Aralık Hacı İbrahim Gödek Kümbetini, Aliköçek Çayı Köprüsünü gezmeden kesinlikle dönmemelisiniz. Iğdır’a yolu düşenlerin uygun zamanlarda Iğdır’da bulunması durumunda katılabilecekleri en güzel etkinlik festivalleridir. Bu konuda 19-21 Mart arasında Iğdır’a uğrarsanız nevruz bayramı kutlamaları çok güzel bir fırsat olur. 23-24 ağustos tarihleri arasında Iğdır’da bulunursanız da Iğdır Nahçivan Kültür Ve Dayanışma Festivali güzel bir seçenek olur.24-25 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Iğdır Ağrı Dağı Korhan Yaylası Şenliklerinde mükemmel eğlenebilirsiniz. Yine temmuz ayında düzenlenen Iğdır Kayısı Festivali alternatif bir seçenektir yöreye gelenler için…

Iğdır’da yapılması gerekenler arasında bir de ağrı dağına tırmanmaktır. Yine akşam yemeğinde güzel bir yöresel restoranı tercih etmek yapmanız gereken önemli şeylerden bir tanesidir. Ayça Park Bahçede keyif yapmayı atlamayın. Çayınızı burada yudumlayabilirsiniz. Alternatif olarak Cafe Bahane adındaki işletmede güzel çay demliyor… Iğdır’a geldiğinizde hiç zaman kaybetmeden yapmanız gereken önemli bir iş ise kalacak yer konusunda biran önce karara varmaktır. Kalacak yer sorununuzu da çözümlediyseniz şehir merkezinde şöyle bir tur atarak ne nerededir bir göz atın, yarın için lazım olacak… Iğdır’ın parklarında yürüyüş yapmayı unutmayın, sıcakkanlı konuksever insanlarıyla iletişime geçebileceğiniz en iyi yerlerdir. Hazır Iğdır’a gelmişken zamanınız kaldıysa sürenizi boşa harcamayın Kars’ı ve Ağrı’yı keşfetmek için acele edin. Iğdır’da şayet araç kiralayarak Iğdır gezilecek yerlere ulaşmayı düşünüyorsanız akşam belirli saatten sonra yüksek yerlere ulaşmak için uğraşmayın, tehlikeli olabilir. Yine trafikte tehlikeden korunmak amacıyla uymanız gereken kurallara riayet edin. Iğdır’ın bir mikroklima iklimine sahip olmasının yanında dondurucu yerlerinin de olabileceğini aklınızdan çıkartmayın. Ve son olarak sevdikleriniz için buradan elemeği olan hediyelikleri satın almadan dönmeyin. 
 

"IĞDIR GEZİ REHBERİ" Hakkındaki Yorumlar (1)

Taner Altay 23 Ocak 2019 Çarşamba
Dünyada üç ülkeye sınır tek şehirdir Iğdır. Aynı zamanda benimde atalarımın çelik çomak oynadığı, zamanında ata bindiği, ayak bastığı ve bunu düşündükçe ilk defa uğramış olmam nedeniyle duygulandığım yer. Güneşin; benim için kutsal topraklar olan Türkiye'ye her sabah ilk göründüğü yerde olmak ayrı keyif... Umarım bir gün güneşin bu güzel topraklarda son batışının göründüğü Gökçeada'nın uç kısımında gün batımını da seyretmek nasip olur..
A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z