İran Gezilecek Yerler

İran Gezilecek Yerler - İran Gezi Rehberi

İran

İran deyince insanın aklına gelenler yasaklar ve dolayısıyla da kurallar oluyor. Eğer İran’ı merak ediyorsanız ve de gidip görmek istiyorsanız öncelikli olarak bunları kafanızdan çıkarın. Perslerin ya da Fars İmpratorluğu’nun toprakları İran bugün dünya ile yaşadığı problemler nedeniyle Avrupa’lı ve Amerika’lı turistler için çok da cazip bir noktada bulunmuyor fakat 6000 yıllık tarihi ve el değiştirmeyen toprakları ile kesinlikle gezilip görülmesi gereken ülkelerin başında yer alıyor.

Bugün gezip görebileceğiniz topraklar defalarca işgal edilmiş ve el değiştirmiştir. Bu nedenle de gelenler eskilere çok saygı duymadığından ya da yapılan savaşlarda o bölgenin eserleri zarar görmüştür. Fakat, bu teori İran için geçerli değil. Buralarda hep İranlılar yaşamış ve atalarının eserlerine de sahip çıkmış. Kendine ait inanç ve kültürü, mistizmi ve tarihi ile İran kalabalıktan uzak bir gezi için sizi bekliyor.

İran Vize

İran’a gitmek için 3-5 ay öncesinden güzel bir plan yapmanız gerekmiyor. Daha doğrusu her gezinizde olduğu gibi İran gezinizde de kendi gezi planınızı çok detaylı ve güzel bir şekilde hazırlamalısınız ama bunun için çok uzun bir zaman ihtiyacınız yok. Bu yazıyı okuduktan sonra yarın bile İran’a gidebilirsiniz. Çünkü, İran, Türk Vatandaşları’ndan 90 güne kadar vize istemiyor.

İran Nerede

Bildiğiniz gibi İran, Türkiye’nin doğusundaki sınır komşusu. Eğer siz batıda yaşıyorsanız tabi ki bu mesafe karayolu veya tren yolculuğu için oldukça uzun. Fakat, sınır komşumuz olmayan ülkeleri düşündüğünüzde ise İran oldukça yakın bir konumda yer alıyor.

İran’a Nasıl Gidilir

İran’a 4 farklı şekilde gidebilirsiniz. Uçak, tren, otobüs ya da otomobil ile İran’a gidebilmeniz mümkün. Uçakla gitmek istiyorsanız İstanbul Yeşilköy ve Sabiha Gökçen Havalimanlarından direk uçuşla Tahran Şiraz ve Tebriz’e yaklaşık olarak 3 saat içerisinde geçebilirsiniz.

Eğer İran’a Otobüs ile gitmeyi düşünüyorsanız İstanbul Esenler Otogarı’nda çalışan firmaları kullanabilirsiniz ama yolculuğunuzun neredeyse 42 saat süreceğini de bilmelisiniz.

Eğer Tren ile yolculuk yapmak istiyorsanız da önünüzde 2 farklı seçenek bulunuyor. İsterseniz Ankara’dan kalkan Transasya Ekspresini kullanarak Tahran’a 55 saatlik bir yolculuk ile ulaşabilirsiniz. Ayrıca, bulunduğunuz şehirde sizin için uygun olan ulaşım imkanlarını kullanarak Van’a geçebilir ve buradan da tren ile Tebriz’e geçebilirsiniz. Bu yolculuk da hemen hemen 8 saat sürüyor.

Eğer uzun bir zaman diliminiz var ve hem İran’ı hem de İran’a giderken Türkiye’yi gezmek istiyorsanız otomobilinizi de kullanabilirsiniz.

İran’da Ulaşım

İran’da ulaşım ücretleri sizi şaşırtacak seviyede ucuz. Devlet petrolden vergi almadığı için yakıt masrafı yok gibi bir şey ki Türkiye ile kıyasladığımızda bedava bile diyebiliriz.

İran’da Şehirlerarası Ulaşım

İran’a ulaştıktan sonra da güzel bir gezi planı yaptıysanız ve farklı şehirleri gezmeyi düşünüyorsanız bunun için de tabi ki önünüzde 4 farklı alternatif bulunuyor. İsterseniz ülke içerisinde havalimanına

sahip şehirlere uçak ile gidebileceğiniz gibi eğer araba ile gittiyseniz ya da araba kiralamayı düşünüyorsanız otomobil ile de rahatlıkla farklı şehirleri gezebilirsiniz.

İran’ın demiryolu ağı da oldukça gelişmiş durumda tüm ülkeyi baştan başa tren ile gezebilirsiniz. Şehirler arası otobüs firmaları da Türkiye’de olduğu gibi güzel bir ağa sahip ve oldukça ucuz ücretler karşılığında faydalanabilirsiniz. Otobüsler hakkında söylememiz gereken nokta ise genel olarak şehirlerarası otobüsler ikiye ayrılıyor. Konforlu ve rahat olan otobüslere genel olarak Volvo deniliyor ve bu otobüsler klimaya sahip oldukları gibi yolculuk esnasında da ikramlar yapılıyor. Bir de Mahmuli denilen otobüsler var ki Volvo’nun neredeyse yarı fiyatına ama ne yazık ki klima ve konfordan eser yok.

İran Uçak Bileti

İran’a uçak ile gitmek istiyorsanız İstanbul’da yer alan 2 havalimanından birisini kullanmak zorundasınız. Bu iki havalimanından Tahran, Şiraz ve Tebriz’e direk uçuş yapabilirsiniz. Yukarıda da dediğimiz gibi hemen hemen 3 saat sürüyor. Farklı bir şehirde yaşıyorsanız da isterseniz aktarmalı seçenekleri değerlendirebilir ya da farklı ulaşım araçları ile İstanbul’a geldikten sonra İran’a uçabilirsiniz.

İran Para Birimi

İran’da kendi para birimi olan İran Riyali kullanılıyor ve ne yazık ki İran Riyali de Türk Lirası karşısında oldukça ucuz.

İran Nüfusu

İran’ın bugünkü nüfusu yaklaşık olarak 80 milyon ve İran’da yaşayanlar genel olarak farklı ırklara sahipler. Ülkenin büyük çoğunluğu Farslılar diye tabir edilen İranlılar iken diğer büyük çoğunluğu ise Türkler oluşturuyor. Azeriler ve Türkmenler gibi Bahtiyariler ve Beluciler denilen etnik kökene sahip vatandaşlar da önemli bir bölümü oluştururlar.

İran Bayrağı

İran Bayrağı yeşil, beyaz ve kırmızı renklerdeki 3 eşit yatay şeritten oluşur. Ayrıca şeridin üst ve alt kenarlarında stilize yazılar ile birlikte ortasında da hanedanlığı temsil eden bir sembol yer alır. 29 Temmuz 1980 tarihinde kabul edilen bayrağın dizaynında da doğal olarak ülkenin tarihini ve dini inançlarını simgeleyen işaretler kullanılmıştır.

İran İnsanları

İran insanları için en başta söylenmesi gereken şey kesinlikle çok misafirperver bir yapıları var. Özellikle turistik alanlar dışında muhatap olduğunuz insanlar sizlere ikramda bulunmayı çok seviyorlar ve Türk olduğunuzu öğrenince de daha fazla hürmet gösteriyorlar.

Esnafları da bölgedeki diğer ülkelerle kıyaslanınca oldukça nazik ve saygılı. Yapışkan bir durumları yok. Şehrin insanı gibi rahatlıkla pazarlarda dolaşabilir ve sizin turist olduğunuz anlayan esnaf tarafından rahatsız edilmezsiniz.

Ülkede yürürlükte olan kurallar gereğince özellikle kadınlar giyim kuşam konusunda dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Mesela kısa kollu kıyafet ve şort giyemiyorlar, başlarının da kapalı olması gerekiyor. Bu kurallar halen yürürlükte ve biraz göstermelik bir hal almaya başlamış. Yani başınızda

bir örtü olsun da ne kadar olduğu nasılı olduğu önemli değil. Bu konuda da sorun yaşama ihtimaliniz varsa bile polisle yaşarsınız. Yani halk bu konuda hiç de umursamıyor.

İranlılar hakkında söyleyeceğimiz diğer bir konu ise ülkede yer alan Taarof geleneği. Siz bir esnaf aracılığıyla hizmet aldığınızda dahi esnaf sizden para istemeyebiliyor. İşte bu nezaket kuralının adı taarof. Adam esnaf ve bu işte para kazanıyor dolayısıyla da siz onun için müşterisiniz. Doğal olarak sizden de para kazanmak isteyecektir ama gelenekleri gereğince size para istemediğini söyleyebilir ve bunu 2-3 kez tekrarlayabilir. Bu tamamen nezaketten kaynaklanıyor ve siz daha nazik davranarak ödeme konusunda ısrarcı olmalısınız.

İran’a Ne Zaman Gidilir?

İran’ın büyük bir coğrafyası olduğunu düşünürsek farklı mevsimlerde farklı alanlar daha elverişli olabilecektir ama siz genel bir İran turu yapmayı düşünüyorsanız bahar aylarını tercih etmelisiniz. Yazın gerçekten çok sıcak bölgeleri olabileceği gibi kışın da özellikle yükseklerde yer alan şehirler oldukça soğuk oluyor. Bahar ayları ise oldukça ideal geçiyor.

İran’da Alışveriş

Çokça geziyorsanız ve özellikle de Ortadoğu ve Arap ülkelerinde daha önce alışveriş yapmaya kalktıysanız alışveriş konusunda aklınıza neler gelebileceğini ya da neler duyduğunuzu tahmin edebiliyoruz. İran’da ise bu tereddütleri bir kenara bırakmalısınız. Biraz önce zaten esnafın yaklaşımından ve ülkenin misafire karşı geleneklerinden bahsettik. Şimdi de de İran Devleti’nin bu konudaki tutumuna değinelim.

İran’da her ürün için devlet tarafından belirlenmiş azami satış fiyatı bulunuyor ve bu ücret ambalaj üzerinde yer alıyor. Dolayısıyla da satıcı göz göre göre sizi kandırmaya çalışamıyor. En fazla olabilecek şey en üst fiyattan satın alabilirsiniz o kadar. Ayrıca Devlet, ithal edilen ürünlere de bir etiketi zorunlu tutuyor. Dolayısıyla karşılaştığınız yabancı bir malın sahte olup olmadığını bu etiketin varlığını kontrol ederek anlayabilirsiniz.

Başkent Tahran’da çok güzel alışveriş merkezlerini görebilirsiniz ama dediğimiz gibi dünya devletleri ile büyük sorun yaşayan İran’ın bizim bildiğimiz markalar konusunda çok iyi durumda olmasını beklemeyin. Zaten orada yaşamayı düşünmüyorsanız ve geziyorsanız da bu sırada küresel markalar yerine yerel ürünleri tercih edersiniz. Bu nedenle de gitmeniz gereken ilk nokta şehrin güneyinde yer alan Tahran Büyük Çarşısı. Bizdeki kapalı çarşıyı andıran Pazar yerine benzer farklı şehirlerde ya da Tahran’da birçok nokta bulabilirsiniz Buradan kendinize anı olarak ya da tanıdıklarınıza hediye tarzından yerel motiflere sahip çok çeşitli ürünler bulabilirsiniz.

Alışveriş konusunda dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise kredi kartı. Ülkede kart kullanımı çok yaygın olmadığı için birçok esnaf pos cihazına sahip değil. Yanınızda nakit para bulundurursanız bu konuda sorun yaşamazsınız. Güvenlik konusunda da rahat olabilirsiniz.

6000 yıllık tarihi içerisinde benzersiz bir birikime sahip olan İran’ın kendi geleneksel sanatları da el işçiliği ile devam ediyor. Buradan kendinize ya da tanıdıklarınıza hediye almak isterseniz öncelikli olarak ilk sırada İran Halısı yer alıyor. Porselen ve seramik ürünlerini tercih edebileceğiniz gibi bütçenize bağlı olarak ipek kumaşlardan üretilmiş harika kıyafetleri ya da altın, gümüş veya bakır şaheserleri de beğenebilirsiniz.

İran Dini

İran’ın resmi dini İslamiyettir ama ülke içerisinde %98’lik Müslümanların yanı sıra Hristiyan, Yahudi, Zerdüşt de bulunmaktadır. İranlıların çoğunluğu Şiidir ve resmi rakamlara göre Müslümanların %10’u sünni gözükmektedir.

Ülke genelinde dini açıdan özellikle de kıyafet konusunda baskın bir durum söz konusu iken bu durumun biraz göstermelik kaldığını yukarıda söylemiştik. Turistler konusunda daha da esnek davranıyorlar ama siz yine de nasıl olsa esnekmiş diye çok da rahat davranmayın.

İran Festivalleri

İran’ın Avrupa ve Amerika gibi ülkelerle arası çok iyi olmadığı için turizme yönelik olarak çok da büyük organizasyonları yer almaz. Bu nedenle de uluslararası festivaller düzenlemiyorlar. Ülkenin milli ve dini günler ise festival kıvamında kutlanır. Bizde olduğu gibi İran kültüründe de yer alan Nevruz ülkenin en önemli ve hareketli günüdür. Ayrıca Mehregan Festivali, Chaharshanbe Festivali ve Shabe Chelle festivali de kutlanan günlerdendir.

İran’ta Gezilecek Şehirler

İran’da gezebileceğiniz birçok şehir yer alıyor ama genellikle yabancı turistler tarafından Tahran ve Tebriz daha çok tercih ediliyor. Bu şehirlerin yanı sıra İran halkı ve dolayısıyla da İran Kültürü ve Tarihi açısından farklı öneme sahip şehirler de var. Biz size bu şehirleri ve neden önemli olduklarını sıralayalım siz vakit durumunuza göre uygun şekilde plan yaparsınız.

Tebriz

İran’ın turistik açıdan en popüler şehirlerinden birisi Tebriz’dir. M.S. 3 veya 4. yy.da kurulduğu tahmin edilen şehir deprem bölgesinde yer aldığı için ne yazık ki farklı dönemlerde depremlere maruz kalmış ve tarihi eserleri de zarar görmüş. Asurlardan Sasani İmparatorluğu’na, Emevilerden bugünkü İran’a gelene kadar defalarca el değiştirmiş şehrin bu kadar popüler olmasının bir sebebi de İpek Yolu üzerinde yer alması.

Tebriz coğrafi olarak İran’ın kuzeyinde yer alır ve bu bölgeye Güney Azerbaycan da denilir. İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinin başkenti olan Tebriz’de tam olarak karasal iklim hüküm sürer.

Tebriz’in gezilecek yerler listesine gelecek olursak; şehrin en eski eseri Asurlardan kalan 2. Sargon Yazıtlarıdır. Şehrin sembolü olarak adlandırılan Mavi Cami ya da diğer adıyla Göy Mescidi en popüler noktaların başında gelir. Karakoyunlular tarafından inşa edilen cami depremlerde zarar görmüş ama bugün restorasyon çalışmaları devam ediyor.

İran tarihine karşı özel bir merakınız varsa Tahran’dan sonra en büyük içeriğe sahip Azerbaycan Müzesi’ni de ziyaret etmelisiniz. Artık Tebris Sanat Üniversitesi adıyla hizmet veren Behnam evi kendisine has mimarisiyle görülmesi gereken yerlerden bir başkası.

Eski adıyla Şah Gölü bugünkü adıyla da El Gölü geçmiş dönemlerde yazlık saray olarak kullanılıyormuş ama bugün Tebriz’in en güzel parkalarından birisi.

Tahran

Son dönemlere kadar aslında küçük bir şehir olan Tahran bugünkü İran’ın başkenti olması münasebetiyle ülkenin en önemli şehridir. Başkent olmasının da etkisiyle ekonomi, sanayi ve kültür açısından da gerekli yatırımları görmüş olan şehir hem ekonomik olarak hem de nüfus açısından oldukça gelişmiştir.

Tahran’ın bu kadar gelişmesindeki en önemli etken ülkenin petrol yatakları dolayısıyla ekonomik açıdan rahatlamış olması denilebilir. 1200’lü yıllarda bir köy olan Tahran, hemen yanı başındaki Rey Şehri’nin Moğollar tarafından istila edilmesiyle birlikte önem kazanmış. Bu istila sırasında yaşanmaz hale gelen şehrin sakinleri kendilerine en yakın yer olan Tahran’a göçmüşler ve dolayısıyla da şehrin zamanla gelişmesine imkan tanımışlar. Tahran geliştikçe de Rey Şehri yaşam açısından unutulmuş ve bugün turistik açıdan ziyaret edilebilir bir yer halini almış.

Bugüne gelene kadar da arada geçen 800 yıllık süre içerisinde büyüyen ve son dönemlerde ekonomik olarak da desteklenen Tahran bugün kendine has atmosferi ile doğu masallarının yaşandığı şehir halini almıştır.

İran İmparatorluğu’nun 2500. Yılı’nda inşa edilen Azadi Kulesi şehrin simgesi olmayı başarmıştır. Mimari özellikleri ile göz dolduran ve ihtişamı ile kendisine hayran bırakan Azadi Kulesi turistik açıdan şehrin en önemli noktasıdır diyebiliriz.

Binbir Gece Masalları’nı bilir misiniz? Bu masalların ilham kaynağı neresidir, nedir diye düşünüyorsanız görmeniz gereken yer Ulusal Hazine Müzesi’dir. Sadece İran’ın değil dünyanın en zengin müzeleri arasında gösterilen müzenin zenginliği sadece barındırdığı eserlerin çokluğu değil aynı zamanda maddi anlamda değeridir. Değerli taş ve mücevherler koleksiyonları gerçekten hazine sayılabilecek müzenin en önemli eseri ise 182 karat büyüklüğündeki Derya-i Nur Elmasıdır.

Bastan Müzesi ya da Ulusal Arkeoloji Müzesi de ülkenin sanatsal ve kültürel geçmişi açısından farklı bir öneme sahiptir. Bu müzede Tuz Adam olarak bilinen ve yaklaşık olarak 300lü yıllarda tuz madeninde çalışırken ölen ve tuz içerisinde doğal halde mumyalaşan Tuz Adam en ilki çekici eserler arasında gösterilebilir.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gülistan Sarayı, 150 hektarlık bir alan üzerine kurulmuş İran Ulusal Botanik Bahçesi, Niavaran Sarayı, Milad Kulesi, Sadabad Sarayı, İran Halı Müzesi ve Laleh Park şehrin mutlaka görülmesi gereken yerleri arasındadır.

İsfahan

İran kültür ve tarihinin en net ve açık şekilde görülebileceği şehir herhalde şüphesiz İsfahan’dır. Bu nedenle de turistlerin ve İran Kültürü’nü merak edenlerin olmazsa olmazları arasındadır. Eğer İran’da tek bir şehir görecekseniz burası kesinlikle İsfahan olmalıdır diye iddialı bir giriş bile yapabiliriz.

İsfahan konum itibariyle de ülkenin neredeyse tam ortasında yer alır. Bugün 4 milyona yakın nüfusuyla ülkenin de en önemli 3. Şehri sayılabilecek durumdadır. İsfahan’ın üretim açısından bugün ünlü olduğu en önemli konu halıları. Dünya çapında nam salmış İran Halılarının büyük çoğunluğu bu şehirde üretiliyor.

Tarihi açıdan İsfahan’da yapılan kazılarda paleolitik döneme ait eserler dahi bulunmuş ama şehrin asıl kurulduğu yıllar ise M.Ö. 2700-1600’e işaret ediyor. Elamlılar yerleşik düzene geçmeye karar verince bu bölgeyi kendilerine yurt edinmişler. Bu tarihten itibaren de şehir defalarca el değiştirmiş ama gün geçtikçe önemine ve güzelliğine değer katmış. İsfahan’ın en parlak olduğu yıllar ise Şah Abbas döneminde olmuş.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alan Nakş-ı Cihan Meydanı (İmam Meydanı) İsfahan’ın en merkezi noktası sayılabilir. Hem yerli halk hem de turistler tarafından kullanılan meydanın çevresinde çok sayıda tarihi eser yer alıyor ki her birisi birbirinden güzel. İmam Camii ya da Mescid-i Şah meydanın en önemli mimari eserlerinden birisi. Şah 1. Abbas tarafından inşa ettirilen Lütfulah Cami de işlemeleri ve kendisine has güzelliği ile sizi kendisine hayran bıraktıracak bir diğer eser. İsfahan’ın

Beyaz Sarayı olarak adlandırılan Ali Kapı Sarayı ve Büyük Çarşı meydan civarından ziyaret etmeniz gerek diğer yerler.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve İran Tarihi’nin mimari özelliklerini özetleyen Mescid-i Cuma ülkenin en büyük camisi olma ünvanını taşıyor. Şehrin içerisinden geçen Zayende Nehri üzerine kurulan köprüler ve bunlardan en önemlisi Şehristan Köprüsü, Çehel Sütun Sarayı, Vank Katedrali ve Ermeni Mahallesi şehirde görmek isteyeceğiniz diğer uğrak noktaları.

Şiraz

Bugün İran’ın başkenti Tahran ama ülkenin 6000 yıllık tarihi de göz önünde bulundurulduğunda en bilindik en ünlü şehri ise Persepolis. İşte tarihi Persepolis bugün Şiraz sınırları içerisinde yer alıyor. Şiraz’ın önemi de sadece ev sahipliğine dayanmıyor tabi ki. İran halıları ve iran şarabı konusunda önemli bir noktada bulunuyor. Tarih içerisinde de edebiyat ve sanat açısından önemli bir şehir olmuş Şiraz.

Şiraz’ın en önemli turistik merkezi şüphesiz ki Persepolis. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan bir dönemler görkemiyle dünyanı kendisine hayran bırakmış eski başkent Şiraz’a 70 km. mesafede yer alıyor. . Başta Büyük İskender olmak üzere doğal etkenlerle birlikte şehir büyük zarar görmüş ve bugüne çok az eser dayanabilmiş. Gezmek için yarım gün ayırmanız yeterli olacaktır.

Ayrıca, Şiraz çevresinde Persepolis’ten daha eski bir başkent olan Pasargad Antik Kenti’ni ve bir ölüler şehri olan Nakş-ı Rüstem ve Nakş-ı Recep’i de görmek isteyebilirsiniz.

Şiraz kent merkezinde ise dünyaca ünlü desek abartmış olmayacağımız Şeyh Sadi-i Şirazi ve Hafız-ı Şirazi Anıt Mezarları turist ziyaretçiler açısından en popüler nokta diyebiliriz. Az çok doğu edebiyatı ile ilgiliyseniz ya da ilgili olmasanız dahi sağdan soldan duymuş olabileceğiniz İrem Bahçeleri ya da Cennet Bahçeleri’nin ana vatanı da İran ve Şiraz. Burada örneklerini görme şansı yakalayabilirsiniz. Şehrin en gösterişli yapısı ise pempe ağırlıklı çinileri ile Nasir-Al Mülk cami diyebiliriz. Vekil çarşısı ile içerisindeki Vekil Cami ve çevresi ve Kerim Han Kalesi şehirde gezmeniz gereken yerler arasında bulunuyor.

Kaşan

Orta İran’da bulunan Kaşan işin aslına bakarsanız genellikle İran’a gelen ziyaretçiler tarafından bir aktarma merkezi olarak kullanılıyor. Ancak, bu şehri sadece geçiş için kullanmak şehre bir haksızlık olur. Hele de buraya kadar gelip de burada vakit geçirmemek çok yanlış bir seçim olacaktır.

Geçmiş zamanlarda bölgedeki en meşhur kahinlik merkezi sayılan Kaşan çölün hemen kenarında bulunan eşsiz bir vaha sayılabilir. Ülkenin en güzel şehirlerinden birisi olan Kaşan’da geçmişi 7000 yılı bulan Sasani Tapınakları ve 2000 yıldır ayakta durabilen evleri görebilirsiniz. Kaşan tarih içerisinde ticaret kervanlarının uğrak noktası olduğu için o günlerde kullanılan hanlar bugün de halen otel olarak kullanılabiliyor.

Kaşan’da gezmeniz gereken ilk nokta Kaşan Çarşısı. Tahran ile kıyaslandığında zaten oldukça ucuz olan şehrin pazarı hareketli ama büyük bir curcuna da yok. Birçok hediyelik eşya bulabileceğiniz çarşının çıkışında yer alan Khan Amin al-Dowleh Timche kervansarayı, Sultan Cami, Mir Amad Cami ve Bozorg Ağa Cami’yi de görebilirsiniz. Surlarla çevrili tarihi bölge içerisinde ise birbirinden güzel konaklar yer alıyor. Bunların her birisi de birbirinden güzel. İran’da yüzyıllardır devam eden hamam kültürünün doruklara ulaştığı Sultan Amir Ahmad Hamamı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Kashan Fin Bahçesi ve Sialk Tepe görmeden geçmeminiz gereken yerler arasında bulunuyor.

Yezd

Bugün 500.000 civarından nüfusu bulunan Yezd Şehri de İran tarihi ve kültürü açısından çok önemli bir konumda bulunuyor. Yezd’de bulunan tarihi alan 2017’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Çöl ile çevrili olan Yezd geçmişte Avcılar Şehri olarak bilinirmiş. Çöl şartları içerisinde çöle uygun olarak inşa edilmiş tarihi yapıları ile şehir bambaşka bir güzelliğe sahip.

Yezd’i önemli kılan nokta ise dünyanın en eski tek tanrılı dini olan Zerdüştlük’ün çıkış noktası İran’dır ve İran’nın zerdüştlük açısından dini merkezi ise Yezd’dir. Yezd’in bir diğer güzel tarafı da çölün tam ortasında olması nedeniyle ulaşım zor olduğu için bölgede yaşanan savaşlardan etkilenmemiş ve tarihi geçmişini koruyabilmesidir.

Şehirde gezilecek ilk nokta ise Zerdüştler için bir tapınak görevi gören Sessizlik Kulesi’dir. Bir diğer tapınak ise Ateşgede’dir. Ayrıca, şehirde kurulan 12 ayrı pazarda birisini de ziyaret etmek isteyebilirsiniz.

Kum (Qum)

Zerdüştlüğün ötesinde bugün Şiiliğin en önemli merkezi sayılabilecek İran’ın Şiilik açısından en önemli şehri de Kum. Burası kılık kıyafet açısından İran’ın genelinde göre oldukça sıkı. Şehre otobüsle girerken bir görevli kadınların kıyafetini kontrol ediyor ve gerektiğinde uyarıda bulunabilir. İran İslam Devrimi’nin başlangıç noktası ve Humeyni’nin doğum yeri olan Qum’da çok sayıda medrese, türbe dini yapı bulunuyor.

İran’ta Mutlaka Gezilecek Yerler

İran’da gezilip görülmesi gereken şehirleri sıraladık. Bir de İran gezi planı yaparken işinize yarayabilecek mutlaka görülmesi gereken yerleri sıralamanın faydalı olabileceğini düşündük.

Persepolis

İran’a gelmişken mutlaka görülmesi gereken ilk nokta Şiraz kentine 70 km. uzaklıkta bulunan Persepolis. Pers Hükümdarlığı zamanında başkent olarak seçilmiş olan antik kentte sayısız anıtı, perslerin dini inançlarında kutsal sayılan putları, o döneme ait sarayların ve kral mezarlarının kalıntılarını görebilirsiniz. Ne yazık ki bu muhteşem şehir Büyük İskender’in bölgeyi işgal ettiği savaşta yıkılmış.

Nakş-ı Cihan Meydanı

Halk arasında “İmam Meydanı” olarak da bilinen meydan İsfahan’da yer alıyor. Güneydoğu Asya’nın en geniş meydanı olan ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen meydanda Şah Camii, Ali Kapı ve Şeyh Lütfullah Camii gibi Türk Eserleri’ni de görebilirsiniz.

Şeyh Lütfullah Camii

Nakş-ı Cihan Meydanı’nda bulunan cami için mimarlık harikası diyebiliriz. 17. yy.ın başlarından inşa edilen cami Safebi Mimarisi’nin en güzel örneği olarak gösteriliyor.

Mescid-i Şah

Nakş-ı Cihan Meydanı’nda bulunan ve 1629 yılında inşa edilen Mescid-i Şah İslam ve Pers mimarisinin sentezi olması dolayısıyla önemli bir noktada bulunuyor.

Gülistan Sarayı

Tahran’da yer alan ve Safeviler döneminde Kaçar Hanedanı’nın konutu olarak inşa edilen Gülistan Sarayı aslında bir kompleks halindedir. İçerisinde birçok yapı bulunur. Mimarisi ile ön planda yer alan

sarayın harika bir havuzu ve aynı zamanda binbir gece masallarına ilham verecek kadar güzel bir bahçesi vardır.

Özgürlük Kulesi

Tahran’ın hatta İran’ın simgelerinden birisi haline gelen Özgürlük Kulesi, 50 m. yüksekliğindedir ve 50 bin metrekarelik bir alanı kapsar.

Eram Bahçesi

Şiraz Şehri’nde yer alan Eram Bahçesi 13. Yy. ortalarından inşa edilmiş. İçerisinde yer alan 2 katlı ve 32 odalı bina ile birlikte Eram Bahçesi harika bir güzelliğe ve eşsiz bir atmosfere sahiptir.

İran Ulusal Müzesi

Başkent Tahran’da yer alan ve ülke tarihini yansıtabilecek kadar çok esere sahip olan İran Ulusal Müzesi 1937 yılında kurulmuş ve müze 2’ye ayrılmış. İslamiyet öncesi ve sonrasındaki eserler iki farklı binada sergileniyor. İran tarihi hakkında detaylı ve hızlı bilgi almak istiyorsanız mutlaka uğramanız gereken bir mekan.

Arg-e Bam

Buraya kadar gezilecek şehirler listesinde saydığımız kentlerde yer alan önemli mekanlardan bahsettik ama şimdi bahsedeceğimiz Arg-e Bam’ içerisinde bulunduğu Bam şehrinden de ön plana çıkmış durumda. MÖ 4-6 yy. dayanan 180 bin metrekarelik bir alana yayılmış olan Kale ipek yolu üzerinde bulunuyormuş ve tam 67 kulesi var. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan kale 2003 yılındaki depremde hasar almış ve harabeye dönüşmüş durumda.

İran Gece Hayatı

Eğer İran’da kimseyi tanımıyorsanız ve hazırlıksız bir şekilde İran’a gittiyseniz ne yazık ki şeriatla yönetilen ülkede gece hayatı namına bir şey bulamazsınız. Söylentilere göre İranlılar çok da uslu durmuyorlarmış. Eğer tanıdığınız ya da tanışacağınız birisi sizi özel bir partiye davet ederse siz de bu tecrübelerinizi bize yazarsanız biz de çok seviniriz.

İran Yemekleri

İran Mutfağı konusunda çok da çeşitten bahsedemeyeceğiz. Genel olarak İranlılar pirinç ile farklı türdeki etleri yemeyi seviyor. Buradaki en büyük detay ise safran kullanmaları. İran mutfağında salata yoğurt gibi mezelere önem verilirken tatlı konusunda ise çok da fazla uğraşmamışlar.

Kısa ve öz bir giriş yapmamıza aldanmayın. Yani burada zeytinyağlılar ya da balık çeşitleri veya hamur işleri gibi çeşitlerden bahsedemiyoruz. En önemli yiyecekleri pilav ve genellikle de pilavları harika oluyor. Hele safranlı olanları. Genel olarak da yemeklerinin çoğunluğunda et kullanıyorlar. Bu et yemekleri de pilavla servis ediliyor. Güveç yemeyi de seviyorlar diyebiliriz.

Dizi-Abgoosht

Dizi ya da Abgoosht denilen en meşhur İran yemeği nohut ve kuzu etinden oluşan bir güveç yemeği. Böyle kısaca ve yavan bir şekilde anlatmış olabiliriz ama İran’ın en meşhur yemeğinin tadına kesinlikle bakmalısınız. Uzun yıllardır bölgede tüketilen ve sevilen yemek gerçekten namını hak ediyor.

Kebaplar

İran kebapları arasında önemli bir yere sahip olan Barg kebap ve Koobideh Kebap kuzu ve sığır etinden yapılabiliyor. Ayrıca bir de tavuk kebapları var. İran’da kaldığınız sürece her birisini denemelisiniz.

Qormeh Sabzi

İranlıların çokça sevdikleri ve tükettikleri Qormeh Sabzi de et, barbunya ve çeşitli otlardan oluşuyor ve tabi ki pilav ile birlikte yeniyor.

Heimeh

Patlıcan, patates, bezelye ve pirinç ile birlikte servis edilen bir güveç yemeği olan Heimeh’in en önemli detayı da tarçın ve safran oluyor.

Patatesli Çilav

Dedik ya pilav önemli bir yere sahip diye… İranlılar dilimlenmiş patatesler ile soslu pilavı karıştırıyor ve güzel bir lezzet ortaya çıkarıyorlar.

Fesenjan

Tavuk etiyle yapılabildiği gibi ördek eti de kullanılabilen Fesenjan’da ayrıca nar salçası, ceviz ve soğan da yer alıyor. Bunu da denemelisiniz.

İran’ta Nerelerde Denize Girilir?

Şeriat ile yönetilen ve genelde çöllerden ibaret olan İran’da denize girme imkanı bulabileceğinizi herhalde tahmin ediyorsunuzdur. İran’ın en önemli plajları güneyinde bulunan Kiş Adası’nda yer alıyor. Bu ada 90 km² büyüklüğünde ve kadınlar ile erkeklerin plajları birbirinden ayrılıyor. Ülke genelinde geçerli olan kurallar burada da yürürlükte olduğu için kadınların başörtüsü takması mecburi. Eğer denize girmeyi düşünüyorsanız bunları da aklınızda bulundurmalısınız.

İran Gezi Maliyeti

İran gezi maliyetini belirlemek ne yazık ki mümkün değil. Bu sizin planınıza göre değişecektir. Her şeyden önce nasıl gideceğiniz maliyet cetvelinizde önemli bir kalem olacaktır. Nerelerde kalmayı düşünüyorsunuz, kaç gün kalmayı düşünüyorsunuz, bunların hepsi farklı kalemler olarak karşınıza çıkacaktır. Size iyi bir haber verelim mi? İran bir gezgin için oldukça ucuz bir ülke. Biz bu yazıyı yazarken TL’nin durumu pek iyi değildi ama İran Riyali’nin durumu ise içler acısı bir haldeydi. Dolayısıyla bir gezgin olarak daha önce gittiğiniz ülkeler ile kıyasladığınızda oldukça ucuz bir gezi yapacağınızı düşünebilirsiniz.

Burada söylememiz gereken önemli nokta tabi ki bir gezgin olarak ucuza mal edebilirsiniz. Örneğin toplu taşıma araçları ya da yeme içme masrafları düşük olacaktır. Fakat siz yöresel ürünler dışında da alışveriş yapmayı düşünüyorsanız işte o zaman maliyetiniz oldukça yüksek çıkabilir.

İran İçin Kaç Gün Yeterli?

Bu soruyu cevaplamak da oldukça zor. 10 gün kalsanız yeter mi bilemiyoruz ama 10 gün de kalmak için iyi bir bütçe ve de izin gerekiyor. İran çok büyük bir ülke ve gerçekten bir şehirden diğerine gitmesi vakit alabiliyor. İran’ı hakkını vererek gezmek istiyorsanız dediğimiz gibi 10 gün ayırmanız gerekir hiç yoksa 1 hafta mutlaka ayrılmalı diye düşünüyoruz. Ama sizin müsait zamanınız daha kısaysa gidilmez diye de bir durum yok. Belli başlı yerleri görüp geri gelebilmek sizin elinizde

Görüşünü yaz Vazgeç