İstanbul Anadolu Yakasında Gezilecek Yerler

İstanbul Anadolu Yakası gezilecek yerler yazısını İstanbul'da yaşayan bir gezgin olarak yazmasam her halde çok büyük bir ayıp olurdu :) İstanbul'da gezilecek yerler Anadolu Yakası benim en çok sevdiğim yerlerden olmuştur. Aslında İstanbul Avrupa Yakası'nda oturmam bunda çok büyük bir etkendir. Özellikle hafta sonu Bebek sahilinde başlayan trafik bizi çok daraltıyor. İstanbul Anadolu Yakası'nda gezilecek yerler mekanlara örnek verecek olursam Cemile Sultan Korusu başta benim favorim. Anadolu Yakası'nda gezilecek doğa harikası yerlerden sadece birisini saydım. İstanbul ucu bucağı olmayan kocaman bir şehir... Öyle olmasında nasıl olsun? Tarihi üç yüz bin yıl öncesine dayanan bir şehirden bahsediyoruz. Ne padişahlar, ne şairler, ne yazarlar kaleme almamış ki İstanbul’un geçmişini... Bu yazımızda sizlere İstanbul Anadolu Yakası gezilecek yerler , Anadolu Yakası tarihi yerler , Anadolu Yakası müzeler ve Anadolu Yakası'nda gidilecek mekanlar hakkında detaylı bilgileri yazdım. Sizler de Anadolu Yakası kahvaltı yapılacak yerler listesine ekleme yapmak isterseniz yorum kısmında İstanbul Anadolu Yakası gezi rehberi yazısına istediğiniz yeri ekleyebilirsiniz.

Milattan önce hem de çok çok önce nasıl bir yer olduğu konusunda bugün merak edilenleri öğrenmek için bizler geçmişi yerin katmanlarını kazarak ulaşabiliyoruz. Ve nitekim bugün iki yaka şeklinde bildiğimiz İstanbul’un çok eski dönemlerinde sadece Anadolu Yakası’nda insan yaşadığı anlaşılmıştır. Yani bugün Dudullu’da yapılan kazı çalışmalarından İstanbul’da yaşamın ilk olarak Anadolu’da başladığını anlatmaktadır. Bugün elde edilen bilgilere göre M.Ö. 5000’li yıllardan itibaren  Kadıköy, Fikirtepe, Dudulu,  Ümraniye ve Pendik’te yoğun bir yerleşim yapıldığı gözlemlenmiştir. Tarihi hikâyesini dönemlere ayıracak olursak İstanbul tarihinin Bizantium Dönemi, Bizans İmparatorluğu Dönemi, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti Dönemlerinden oluştuğu bilinmektedir. İstanbul Anadolu Yakası semtleri yazımıza devam edelim.

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler

Tarihte “Kalkedonya Kenti” diğer bir ifadeyle “Körler Ülkesi Kenti” olarak bilinen kent, Megaralılar tarafından ilk Kadıköy’de kurulmuştur. İstanbul fethi için yapılan yapıların içerisinde de ilk olarak Anadolu Hisarı Sultan Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Ve fetih öncesi toplanılan en önemli yer de yine İstanbul Anadolu Yakası olmuştur. Nitekim Fatih Sultan Mehmet; “Ya ben İstanbul’u alacam ya İstanbul beni” diyerek 1453’de İstanbul’u fethedebilmiş ve 1459’a gelindiğinde İstanbul oldukça fazla büyümüştür. O dönemlerde yönetimi açısından kolaylık olması için dört idari birime ayrılan İstanbul; Üsküdar, Suriçi, Eyüp ve Galata’dan oluşmaktadır. Siyasi gelişmeler ve ilerlemeler, Anadolu Yakası’nın da genişlemesine olanak hazırlamış ve Anadolu Yakası Kadıköy’den Bostancı’ya doğru Üsküdar’dan da Beykoz’a doğru ilerleme göstermiştir. Anadolu Yakası güzel mekanlar arasında Üsküdar’da bulunan Kız Kulesi’ne karşı bir çay içmeyen İstanbul’lu sayılmazmış:) Anadolu’da gezilecek yerler için ilk durağınız burası olabilir.

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler

Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul Anadolu Yakası’nın bugün var olan ilçeleri Üsküdar, Beykoz, Kadıköy, Adalar, Ümraniye, Çekmeköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla ilçelerinden ibarettir. Gezilecek yerleri konusunda Anadolu Yakası’nda bulunan bu ilçeler aslında taşıdığı iyi ve kötü yönleriyle birbiriyle yarışır niteliktedir. Anadolu Yakası İstanbul’un kurulduğu ilk dönemlerde çoğu medeniyet tarafından merkezi bir yer olarak tercih edilmesinden ötürü tarihi değerleri bakımından oldukça fazla birikimi bulunan bir kıtadır. Bu sebeple de Anadolu Yakası’nın farklı ilçelerinde burada yaşayan kültürlerin kalıntıları gerek dini inanç yerleri, gerek konaklama alanları, gerek dinlenme ve eğlenme yerleri olsun birbirinden farklı kimliklerle çıkabilmektedir karşınıza…

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler - Boğaz Turu
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler - Boğaz Turu

Osmanlıcada İstambil anlamından türeyen İstanbul adı etimolojik olarak Ermenice, Stimbol ve Esdambol anlamında kullanılırken Grekçe de Stampoli, Rumca’da İstinpolin, Selçuklularda Stambul adıyla anılmaktadır. O halde İstanbul Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler konusunda oldukça fazla durağın var olması hiç de şaşırtıcı değildir.

Çılgın Gezgin Sosyal Medya Hesapları

İnstagram : Cilgingezgin_

Facebook : Çılgın Gezgin

İstanbul Anadolu Yakası Gezilecek Yerler

İstanbul Anadolu Yakası gezilecek yerler için İstanbul dışından da gelecekleri düşünerek uzun bir liste yapmayı uygun gördüm. Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler listesine Büyükada,Heybeliada,Burgazada ve Kınalıada’yı da dahil edebilirsiniz. İstanbul adaları için ayrı bir yazı yazdım. Bu yazımda Anadolu Yakası piknik alanları , Anadolu Yakası müzeler ve Anadolu Yakası mangal yerleri bilgilerinin yanı sıra Anadolu Yakası’ndaki semtler bilgilerini de bulabilirsiniz. 

Kız Kulesi

İstanbul Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler adına ilk olarak Kız Kulesi’ni söylemek isterim. “Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam 80 arşındır. Yüzölçümü ise iki yüz adımdır, iki taraftan yerde kapısı vardır.”Diyerek Evliya Çelebi tarafından tarif edilen kız kulesi birçok şairin mısralarında bile konu olmuştur.  Nitekim Ziya Osman Sabanın Geliyor Boğaziçi’nden doğru, Bir iskeleden kalkan vapurun sesi, Mavi sular üstünde yine Bembeyaz Kızkulesi… “ mısraları kız kulesinin o muhteşem görüntüsü ve ahengini anlatabilmek için yazılmış olmalı... Anadolu Yakası’nda görülmesi gereken en keyif verici mekânlardan birisi elbetteki kız kulesidir. Sahilde oturarak kız kulesinin Marmara üstündeki yüzüşünü görmek insana ayrı bir huzur verir.

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler - Kız Kulesi
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler - Kız Kulesi

Üsküdar Salacak sahili yakınlarında bulunan Kız Kulesi MÖ 5. yüzyılda Yunanlar tarafından kurulmuştur. İstanbul’da gezilecek yerler denince akla ilk Kız Kulesi gelir değil mi? Anadolu Yakası’nda gidilecek cafeler denince de Kız Kulesi’nin hemen karşısındaki yerde manzaraya karşı çay içmek gelir. Roma İmparatorluğu’ndan kalma tek mimari eser olan kız kulesi tarih boyunca farklı amaçlarla kullanılmıştır. Hakkında oldukça fazla efsane bulunan kız kulesinin Salacak bölgesinde bulunması “sala” yani köy kelimesinden türediği bilinmekte olup, aslında geçmişte küçük ve şirin bir köy olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan M.Ö. 400’lü yıllarda varlığından bahsedilen kız kulesi için zamanında deniz ticareti için bir gümrük noktası olarak kullanıldığından da bahsedilmektedir. Yine bugün bildiğimiz Atina bu bölgede kurulmuştur. Hatta bu konuda bir efsaneden bahsetmek gerekirse kraliçe Damalis ve Hero- Leandros efsaneleri dillerde dolaşmaktadır. Yunan efsanelerinden kraliçe Damalis ile ilgili efsanede Damalis Atina kralı Hares’in karısıymış ve ölmüş. Hares’in karısı öldüğünde eşinin Salacak sahiline gömülmesini istemesi üzerine güzel eşi Damalis buraya gömülmüştür. Ve kraliçenin bu bölgeye bir heykeli yapılmış bu nedenle Yunanlılar buraya Damalis Kulesi adını vermişlerdir. Bir diğer efsane Hero ve Leandros efsanesinde ise Hero aşka yasaklı olan bir rahibedir. Ve kız kulesinde yaşar. Bir gün kuleden ayrılarak Leandros adında rahiple tanışır ve ona aşık olur. Leandros, Hero için her gece boğazın serin sularından yüzerek Hero’nun yanına gelir. Fakat bir gece Hero feneriyle sevgilisine yol gösterirken fenerin sönmesi üzerine Leandros yolunu kaybeder ve boğularak olur. Bunun üzerine Hero da kendisini boğazın serin sularına bırakır. Bu nedenle de Romalılar kuleye Leandros kulesi adını vermişlerdir.

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler - Kız Kulesi
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler - Kız Kulesi

Kız kulesi için sadece Yunanlılardan bahsetmek elbette ki doğru olmaz. Roma devrinde de kız kulesinden izler bulunmaktadır. Byzantion Konstantinopolis olduktan sonra buraya ilk kulenin dikildiğinde bahsedilir tarih satırlarında... Her ne kadar dönemin tarihçileri kız kulesinden çok fazla bahsetmese de bu dönemde kulenin yapılma nedeni olarak İstanbul boğazını denetim altına almak ve ticari gemilerden vergi almak olduğu da söylenmektedir. Bu konuda söylenen düşünceleri ise günümüzde destekleyen kanıt ise yukarıdan bakıldığında yıkılmış olan kız kulesi kalıntıları gösterilmektedir. Roma döneminde de kız kulesi zaman zaman sürgün ve tecrit yeri olarak kullanılmış olup, yine bu döneme ait değişik efsanelerde bulunmaktadır. Kız kulesinin hakkında anlatılan efsaneler konusunda bu döneme ait olarak sepetteki zehirli yılan hikâyesi dilden dile anlatılmaktadır. Anadolu Yakası gezilecek yerler listesine buraya uğramayan İstanbul’u gezdim demesin:)

Gelelim Osmanlı imparatorluğu dönemine… Osmanlı imparatorluğu döneminde kız kulesi için ne amaçla kullanıldığı konusunda bugün kesin bir bilgi bulunmazken savunma amaçlı kullanılmadığı da kesindir. Çünkü bu dönemde Anadolu ve Rumeli Hisarları savunma için gereken ihtiyacı zaten karşılamaktadır. Osmanlı döneminde özellikle de Fatih tarihi zamanında küçük kıyamet olarak adlandırılan 1509 depreminde zarar gören kız kulesi o yıllarda Hayrettin Paşa tarafından onarılmış olup, bundan iki yüz yıl sonra fener olarak kullanılmaya başlanılmış ve bu amaçla kullanılırken kandil yağı nedeniyle yangın çıkmış ve yerine yeniden inşa edilmek zorunda kalınmıştır. Yeniden inşa edilen Kız kulesi kâgir olarak yapılmıştır. Çeşitli dini ve diplomatik törenlerde top atışı için de kullanılan kız kulesi Osmanlı döneminde kimi sultanlar tarafından seyir ve dinlenme mekânı olarak da kullanılmıştır. Bu konuda da Sultan 1.Abdülhamit’in burada rüzgâr ve dalga sesleriyle neredeyse sabahladığından, 1.Mahmut’un ise Kız Kulesi’nde, rüşvet aldığı iddia edilen bir Darüssade ağasını idam ettirdiğinden bahsedilmektedir. Yine kız kulesinin hatıralarının arasında 19 yüzyılda yayılan veba salgını nedeniyle tecrit bölgesi olarak kullanıldığı da bilinmektedir.

Cumhuriyet döneminde kız kulesi için tekrar deniz feneri olarak kullanılmaya devam edildiği bilinmekte olup, 1940’da zemini sağlamlaştırılmıştır. Ayrıca 1980 yılında askeri amaçlı radar istasyonu olarak kullanılmış olan kız kulesi, bugün özel bir şirket tarafından seyir mekânı ve restoran olarak kullanılmaktadır. Ekonomik açıdan kulenin bulunduğu adaya gidişler ücretli olup, öğrenciler için on, yetişkinler için ise yirmi Türk lirası değerindedir. Kulenin ziyarete açık olduğu saatler ise sabah dokuz ile aksam altı kırk beşe kadardır.  İşte Anadolu Yakası’nda görülmeli dememin sebebi bundandır. Kız kulesine ulaşım Salacak’tan kalkan motorlarla sağlanmakta olup, buraya geldiğinizde İstanbul’u
Kız Kulesi’nden 360° açıyla seyredebilirsiniz.

Üsküdar İskele Meydanı

Üsküdar’da elbetteki gezilecek yer sadece kız kulesi değildir. Üsküdar’da bu nedenle gerek Bizanslılardan kalma gerekse Osmanlılardan kalma tarihi yapılara rastlamak mümkündür. Üsküdar’da bugün kalabalık olan ve tercih edilen yerlerden birisi Üsküdar iskele meydanı olup, bu iskeleden Beşiktaş, Kabataş, Eminönü, Haliç ve Boğaziçi’ne düzenli vapur seferleri bulunmaktadır. Bugün yapılan kazı çalışmalarında iskele meydanında çok çok eskilerden elli farklı dükkânın var olduğu saptanmıştır. İstanbul Anadolu Yakası gezilebilecek yerler listesinde Üsküdar olmazsa olmazlar arasında. Peki Üsküdar’da nereler gezilir?

Üsküdar Mihrimah Sultan Camii

Üsküdar’da bulunan önemli mimari eserlerden birisi olan Üsküdar Mihrimah Sultan Camii de 1565 yılında Mimar Sinan tarafından yapılmış nadide eserlerden olup, bugün restore edilmiştir. Yine Üsküdar’da gezerken listenize dâhil edilebilecek olan Üsküdar Şemsi Paşa Camii Mimar Sinan’ın Üsküdar’a kazandırdığı en zarif eserlerden birisi olup, bu cami konumu itibariyle sahilde bulunmaktadır. III. Murat zamanında Sadrazamlık yapmış olan Şemsi Paşa adına yaptırılmıştır.

Altunizade İlahiyat Fakültesi Camii

Üsküdar’da görmeden dönmemeniz gereken yer olan Altunizade İlahiyat Fakültesi Camii de evren’deki dönme hareketlerinden esinlenerek yapılmış cami olup, bu caminin mimarisi farklılığıyla dikkat çekmektedir. Mimarı Hilmi Şenalp Altunizade İlahiyat Fakültesi Camiyi Külliye olarak tasarlanmış olup, çevresinde, fakültenin ihtiyaçlarına yönelik; yemekhane, derslik, toplantı ve konferans salonları, sanat galerisi gibi birçok hizmet binasını da tasarımında bulundurmuştur. 4300 kişinin namaz kılabileceği caminin önünde Üsküdar-Ümraniye metro inşaatı yapılmaktadır.

Üsküdar Yeni Valide Camii

Üsküdar’da görmelisiniz dediğim başka bir cami ise Üsküdar Yeni Valide Camii olup, III. Ahmet’in annesi Gülnuş Emetullah Sultan tarafından yaptırılmıştır. Barok stili şadırvanı avlusunda bulunduran bu cami ayrıca cadde üstünde sebili de bulundurmaktadır. Osmanlı Döneminin güzel mimari örneklerinden birisi olan camiyi görebilirsiniz. Hazır Üsküdar’da bulunan camileri geziyorken Üsküdar Ayazma camiyi de unutmayın derim. Bu cami barok tarzında yapılmış olup, en dikkat çeken özelliği ise duvarlarında bulunan kuş evlerinin olmasıdır. Bu caminin yapılmasını sağlayan kişi ise 3. Mustafa’dır.

Üsküdar Rumi Mehmetpaşa Cami

Bir diğer görülebilecek camiyse yaşı ile dikkat çeken Üsküdar Rumi Mehmetpaşa Cami’dir. 1599 yılında yapılmış olan Aziz Mahmut Hüdayi Camii ve Külliyesi yangın nedeniyle tamamen harap olup, bu cami ve külliye binaları 19. yy’da tekrar yenilenmiş ve günümüze kadar gelebilmeyi başarmıştır. Aziz Mahmut Hüdai Türbesi’nde dua edebilirsiniz. Üsküdar’da bulunan Valide-i Atik Camisi ve Külliyesi de II. Selim’in karısı Nur Banu Sultan için yapılmış, Mimar Sinan eserlerinden birisidir. Bu caminin içersinde İznik çinileri bulunmakta olup, ayrıca külliyesinde okul, hastane, hamam ve kervansaray gibi birçok bina da bulunmaktadır. Kösem Sultan tarafından yaptırılmış olan Üsküdar Çinili Hamam ve Çinili Camiyi de görmenizi öneririm.

Üsküdar’da yaşamış olan medeniyetler düşünüldüğünde kiliselerin var olması da doğal oluyor. Üsküdar Surp Garabet Ermeni Kilisesi işte bu kiliselerden birisi… 16. yy’da yapılan kilise, İstanbul’un en tarihi yapılarından birisi olup, görülmeye değerdir.

Zamanında oldukça işlek olan bu semtin kalabalığı düşünülecek olursa çarşısının olması da doğal. Üsküdar Mimar Sinan Çarşısı başlangıçta hamam olarak Mimar Sinan tarafından yapılmış olup, daha sonradan çarşıya çevrilmiştir.

Anadolu Hisarı Kalesi

İstanbul Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler arasında ikinci olarak Anadolu Hisarı’nı belirtmezsem İstanbul’un tarihine haksızlık etmiş olurum. 14. yy’da Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmış olan Anadolu Hisarı boğazın en dar yerinde bulunmakta olup, aslında eskiden küçük bir balıkçı köyü olarak bilinmekte ve bugün de renkli tarihi evleri ile dikkat çekmektedir. Yıldırım Beyazıt’ın İstanbul’u fethetmek istemesi nedeniyle yapılan Anadolu Hisarı Ankara meydan muharebesindeki yenilgiden ötürü görevini Yıldırım Beyazıt döneminde tamamlayamamıştır. Ana yapısı dikdörtgen şekilde bir kuleden ibaret olan hisar, Fatih Sultan Mehmet tarafından bakımı yaptırılarak İstanbul’un fethi için boğazın kontrolünü sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Bu konuda Bizanslılara gelen yardımların boğazın kontrol altında tutulması nedeniyle kesildiği bilinmekte olup, böylece Fatih Sultan Mehmet için fethin kolaylaştığı bilinmektedir.

Çamlıca Tepesi

İstanbul Boğazı tepe üzerinden yaklaşık 360 derecelik açı ile görünmektedir.  Bu da bize şehrin en güzel görüntüler veren yerinin Çamlıca Tepesi olduğunu göstermektedir. Tepe temiz havası ile birlikte pek çok ziyaretçiyi bölgeye çekmeyi başarmaktadır. Ayrıca tepenin sahip olduğu temiz havanın yanı sıra gün batımı manzarası ile de genelde fotoğrafçıların en uğrak yerleri arasında bulunmaktadır. Sıradan fotoğrafçılar profesyonel fotoğrafçılar ya da düğün fotoğrafçıları bölgede sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Özelikle yaz dönemlerinde tepede her gün bir geline ya da düğüne rastlandığını söylemek abartı olmayacaktır. Çamlıca Tepesi iki ayrı kısma ayrılmaktadır.  Birincisi Büyük Çamlıca Tepesi diğeri ise Küçük Çamlıca Tepesi’dir.  Çamlıca Tepeleri arasında en fazla tercih edilen ve ziyaretçi alan tepe Büyük Çamlıca Tepesidir. İçerisinde restoranlar ve sosyal tesisler bulunan bu tepe Büyük Çamlıca Tepesi olarak adını duyurmakla birlikte genel anlamda bu tepe manzarası bakımından da tercih edilmektedir. İstanbul Anadolu Yakası gezi rehberi yazımız benim en çok sevdiğim yerle devam ediyor. Anadolu Yakası gezilecek yerler ve kahvaltı mekanları için Çamlıca Tepesi süper bir tercih olacaktır.

Cemile Sultan Korusu

Kandilli İstanbul içinde yer alan en güzel manzaraların yer aldığı eşsiz bölgeler arasında yer almaktadır. Cemil Sultan Korusu da bu bölgede yer alan ve eşsiz Kandilli manzarasını yansıtan en özel alanlar arasında bulunmaktadır. yemyeşil bahçelerde ve şık mekanlarda yapılan kır düğünleri ya da özel toplantılar bu alanda en güzel şekilde gerçekleşmektedir. Ayrıca bu etkinlikler yanında Cemile Sultan Korusu için de mezuniyetler de yapılmaktadır. Türk ve dünya mutfaklarının en güzel örneklerinin yer aldığı zengin menüsü ile koruda açık ve kapalı restoran da bulunmaktadır.  aynı zamanda koruda bulunan sosyal tesisler sadece yemek yeme ya da bir şeyler içmek için hizmet veren bir alan değildir. Bu mekanda yüzme, basketbol, voleybol ya da tenis gibi farklı spor dalları da iyi şekilde oynanmaktadır. Davetler hakkında bilgi almak için veya koruda yapılacak olan bir etkinlik ile ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için koruya telefon ile ulaşım sağlanmaktadır. Kafe ve restoranları ile Cemile Sultan Korusu ailecek vakit geçirilecek nezih mekanlardandır. Şehir hayatının yarattığı yorucu ortamdan uzaklaşmak isteyenler ya da gürültüden bunalarak yeşillik içine zaman geçirmek isteyenler tertemiz havası ve yemyeşil doğası ile pek çok zaman Cemile Sultan Korusunu tercih etmektedir.  Burada yer alan kafe ve restoranları daha çekici hale getiren bir özellik de mekanda sadece Türk mutfağına özgün sunumların yapılmamasıdır. Bunun yanı sıra mekanda aynı zamanda dünya mutfağına ait olan pek çok lezzete de yer verilmektedir. İstanbul Boğazı manzarası yanında hiçbir şey olmadan dahi kişiye tarifsiz bir lezzet sunmaktadır. Bu manzaranın yanı sıra Cemile Sultan Korusunda yer alan lezzetler ile muhteşem Boğaz manzarası birleştiğinde doğa size neler sunduğunu bir kez daha hatırlatacaktır. Anadolu Yakası gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazı burasıdır.

Haydarpaşa Garı

Türk filmlerinde karşımıza çıkan ve seni yeneceğim İstanbul repliği ile hafızalar kazınan ünlü yer Haydarpaşa Garı olarak karşımıza çıkmaktadır. Gar İstanbul gibi oldukça yoğun bir nüfusa sahip olan şehir içinde potansiyel olarak hizmet veren büyük bir tren garıdır. Bu şekilde büyük olarak inşaa edilen gar şehrin yoğun nüfusunu kaldırabilecek seviyede bulunmaktadır. Bu gar üzerinden sadece İstanbul üzerinden Ortadoğu’ya ulaşmak ya da Anadolu’ya ulaşmak mümkün olmaktadır.  Garın inşaa edildiği dönemde ise bu gar Ortadoğu ve Anadolu için acılan tek kapı niteliğindedir. 1908 yılında faaliyetlerine başlayan gar ilk olarak Kadıköy için faaliyet göstermektedir. İstanbul üzerinden Bağdat civarına kadar uzanan uzun yolun başlangıç noktası da yine bu gardır. 30 Mayıs 1906 yılında Haydarpaşa Garı yapımına başlanmıştır. İhtişamlı bir şekilde Kadıköy’de yükselen bu muhteşem yapının adı ise 3 metre Selim paşalarından Haydar Paşa isminden gelmektedir. 2. Abdülhamit döneminde yapılan Haydarpaşa Garı özel olarak tren ile gelen malzemelere uygun bir şekilde inşaa edilmiştir. Tren ile buraya gelen malzemeler için yıkama boşaltma ya da aktarma gibi işlemlerinin rahat bir şekilde yapılması için garın önüne mendirek inşa edilmiştir. Garın çizimlerini Alman görevliler üstlenmiştir. Aynı şekilde Haydarpaşa Garı inşaat ve mimarlığı da yine Almanlar tarafından yapılmıştır. İnşaat genel anlamda batılı ustalar tarafından tasarlanan ve batılı şekilde yapılmaya çalışılan bir yerdir. Gar inşaatında inşaatın yapım aşamasında kullanılan taş işlemeler de İtalyan ustalar tarafından gerçekleştirilmiştir. Haydarpaşa Garı 1917 yılında çok ciddi şekilde hasar görmüştür. O tarihte yapılan hasar tamir işlemleri ile ve onarım çalışmaları ile yapı bugünkü özgün halini korumuştur.  Bu tarihten sonra 1979 tarihinde Marmara Denizi açıklarında iki geminin çarpışarak yaptığı kazada da garda bir takım hasarlar meydana gelmiştir  Oluşan patlama sonucunda garın kursun vitraylarında ağır hasaralar oluşmuştur. Ağır hasar gören vitraylar bu tarihten sonra aslına uygun olarak aynı şekilde tamir görmüştür. Genel anlamda yapılan tamir işleminde aslına uygunluk son derece etkili bir biçimde kendini korumaktadır.

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Şile Saklıgöl
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Şile Saklıgöl

Ağva

İstanbul ve çevresinde yaşayanların hafta sonu kaçamağı olan yakın mesafeli çok sıcak ve dinlendiren bir ortam arayanların en sık geldiği noktalardan biri Ağva'dır. Aklınıza şehirden uzaklaşmak düştü ise hemen birkaç parça eşya ile yakın mesafedeki Ağva`yı ziyaret edebilirsiniz. Günü birlik ya da hafta sonu tatili için turizm firmalarının en çok tercih edilen mükemmel bir yerdir. İstanbul ile arasında 2-3 saatlik bir mesafe bulunuyor. Özellikle yaz aylarında yurtiçi turistlerin akınına uğruyor. Yazın deniz, kum ve güneşin eşsiz tadı Ağva`da bir başka güzel oluyor. Ağva turu için bir kaç önemli detayı görmeniz gerekmektedir. Özellikle haftasonu inanılmaz kalabalık olduğu için trafik biraz canınızı sıkabilir. Bu yüzden yola erken çıkmanızda fayda var. Anadolu Yakası gezilecek yerler listesindeki Ağva’ya sürekli gidiyorum. Özellikle yazın denize girmek için hafta içini tercih ediyorum. Ağva Plajı ve Kurfallı Plajı benim favorilerim arasında. Anadolu Yakası güzel yerler listesinde olan Ağva gezilecek yerler yazıma da bir göz atın derim. 

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Ağva
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Ağva

Şile

İstanbullu’lar için gözde tatil mekanlarından biri de Şile’dir. İlk tercih sebebi ise Karadeniz’in temiz suları ile eşsiz manzarasıdır. İstanbul’dan 60 kilometre uzaklıkta ve hafta sonları oldukça kalabalık bir yerleşim bölgesidir. Antik Yunancada yaban çiçeği anlamını taşıyan Şile, uzun, muhteşem ötesi manzaraya sahip sahilleri ve doğal güzellikleri ile insanı büyülüyor. Şehirden kaçıp dinlenmek isteyenler için ideal bir tatil köşesi olarak değerlendiriliyor. Anadolu Yakası’nda nereye gidilir sorusunun en güzel cevaplarından birisidir Şile.  Şile’de gezilecek yerler yazısından detayları okuyabilirsiniz.

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Ağva Kurfallı Plajı
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Ağva Kurfallı Plajı

Yoros Kalesi

Hemen her İstanbullu’nu arada bir de rahat hava almak için ve kendini dinlemek için  nefes almak adına bu bölgeye gelmektedir.  Giriş kalesi olan bölge ise hemen hemen İstanbul için en eski yerleşim yerleri arasındadır. Tam boğazın iki yakası ile Karadeniz’in birleşme noktasında yer alan bölge stratejik olarak da önemli bir noktadadır.  İstanbul için genel olarak denizden gelecek tehditler karadan gelecek olan tehditlerden daha tehlikelidir.  Binlerce yıl boyunca hatta insanlık var olduğundan bu yana güvenlik açısından en  önemli yapı kaleler olmuştur.  Sağlam yüksek ve gösterişli binalar ile gerekli güvenlik yıllardır bu şekilde sağlanabilmiştir.  Bu bakımdan Anadolu – Rumeli Kavakları ve kaleler de gerekli tarihi önemini taşımaktadır.  Bu kale ile ilgili pek çok farklı bilgi ve efsaneler de bulunmaktadır. Anadolu Kavağı Kalesi ya da Giriş Kalesi olarak da bilinen bu kalenin diğer ismi Ceneviz Kalesi olarak da bilinmektedir.  Kutsal yer anlamında kullanılan Heiron isminden gelen bu kalenin adı bu görüş konusunda oldukça yaygındır.  Bunun yanı sıra Zeus sıfatı olan uygun rüzgârlar anlamında kullanılan Ourios olarak da bilinen kelimeden gelmektedir. Yine bu ismin farklı şekilde anlamlanmadan sadece dağ anlamında kullanılan oros kelimesinden geldiği de düşünülmektedir.  Belki de genel olarak görüşler arasında en doğru görüş buradan gelmektedir.   Boğaz tarafından Karadeniz açıldığı bölge olan yapı Ceneviz yapısı olarak bilinmektedir.  Kalenin yapıldığı bölgede yine Tanrı adına yapılmış mabet de bulunmaktadır.  Daha önceki dönemlerde bulunan bazı antik mimari yapı parçaları bu mabedin kalıntıları olarak yapılmış yapılar olarak değerlendirilmektedir.  12 tanrı adına yapılan bu yapılar kalenin tek tanrılı dinlerden önce yapılmış olduğunun göstergesi olarak bilinmektedir. Yoros Kalesi bir Ceneviz kalesi olarak bilinse de bu bilgi aslında pek doğru değildir.  Kulelerde bulunan ve kalenin birinde görülen kitabe ise tuğladan yazılan harfler dikkat edildiğinde bu yazının Grekçe kitabe bu yapının Bizans inşaatı olduğunu göstermektedir.  14. Yüzyılın başlarında 1305 te kale Şile kalesi ile beraber Türklerin eline geçse de burada fazla bulunmamaktadır. Yoros Kalesi nerede yazımıza da bir göz atabilirsiniz. Anadolu Yakası gezilecek yerler için burayı da listeye eklemeyi ihmal etmeyin.

Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Yoros Kalesi
Anadolu Yakası Gezilecek Yerler : Yoros Kalesi

İstanbul Anadolu Yakası gezilecek yerler listesine eklemek istediklerinizi yorum kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz. Anadolu Yakası kahvaltı mekanları,fiyatları ve konsepti hakkında tecrübe sahibi olanlar da özgürce fikirlerini yazabilirler. Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler listesi sürekli olarak güncellenecektir.

Anadolu Yakası gezilecek yerler - İstanbul Anadolu Yakası'nda gezilecek yerler
Anadolu Yakası gezilecek yerler - İstanbul Anadolu Yakası'nda gezilecek yerler

Anadolu Yakası gezilecek yerler - İstanbul Anadolu Yakası'nda gezilecek yerler
Anadolu Yakası gezilecek yerler - İstanbul Anadolu Yakası'nda gezilecek yerler

Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı, İstanbullular için belki bir o kadar uzak ve bir o kadar yakın bir noktada yer alıyor. Uzak çünkü İstanbul Boğazı’nın neredeyse en kuzeyinde bulunuyor ve sahil şeridini takip ederek gitmeye kalkarsanız bahar ve yaz aylarında güzel bir trafik ve kıvrımlı yollar sizi bekliyor olacak. Yakın çünkü İstanbul’un trafiğinden kurtulabileceğiniz nadir noktalardan birisi.

Dediğimiz gibi Anadolu Kavağı İstanbul’un Anadolu Yakası’nda kuzeydeki son nokta. Dolayısıyla Anadolu Kavağı’na gelmek isteyenler dışında bu yolu kullanarak başka noktalara gitmek isteyenler ile karşılaşmıyorsunuz. Belirtmeden de geçmeyelim kalabalık bir İstanbul’da bir sürü insanın kaçacak yer aradığını düşünürsek özellikle havalar iyiyken gittiğinizde çok da sakin bir ortamla karşılaşamazsınız.

İstanbul Anadolu Yakasında araba ile gidilecek yerler arasında sayabileceğimiz Anadolu Kavağı’na otobüs ve vapur seferleri düzenleniyor ama seyrek denilebilecek zaman aralıkları var. Toplu ulaşım araçları ile gelenler ise Anadolu Kavağı’ndan yukarı doğru uzanan yolu pek kullanamıyorlar.

Anadolu Kavağı’na gidebilmek için Ortaçeşme’ye gelmeden ya da Ortaçeşme’nin içinden iki farklı yol bulunuyor. Her iki yolu takip ederek Anadolu Kavağı’na giderken Yuşa Hazretleri Tepesi’nin önünden geçiyorsunuz. Yol üzerinde buraya uğramak ve görmek isteyebilirsiniz. Dini olarak özel günlerde oldukça kalabalık olan tepe diğer günlerde daha sakin oluyor. Uğradığınızda bir türbe ile karşılaşacağınız için çok da vaktinizi almayacaktır.

Yeşilliklerin içerisinden dolaşarak sahile indiğinizde ise belki biraz zorlayarak denize girebileceğiniz bir alan bulabilirsiniz ama biz çok tavsiye etmiyoruz. Hem boğazın kuvvetli akıntısı hem bir plajın olmayışı hem de aşırı kalabalık bir ortamla karşılaşma ihtimalinizi düşünerek burada deniz planı yapmayın deriz.

Anadolu Kavağı’na geldiğinizde ise küçücük bir kasaba ile karşılaşacaksınız. Küçük olmasına rağmen oldukça şirin ve oldukça nostaljik olan bu alanda sahilde balık restoranlarında yemek yiyebilir ya da içecek bir şeyler alarak sessizliğin ve boğazın tadını çıkarabilirsiniz. Anadolu Yakası’nda gidilecek mekanlar burada bir hayli fazla.

Anadolu Kavağı’nın içerisinden geçerek gittikçe dikleşen yolu takip ederek tepe çıktığınızda film ve dizilerden tanıdığınız, yüksekten boğaz manzaralı çay bahçelerinde yine hafif esinti eşliğinde dinlenebilirsiniz. Eğer bir yerlerde kahvaltı yapalım diyorsanız biraz önce saydığımız noktaları transit geçerek hiç vakit kaybetmeden buraya gelin ve güzel bir masa bulun.

Yola devam ederseniz Yoros Kalesi’ne ulaşabilirsiniz. Cenevizlerden kalan bu kalenin manzarasına hayran kalacağınıza emin olabilirsiniz. Yuşa Hazretleri Tepesi ile Yoros Kalesi yolu üzerinde piknik yapabileceğiniz pek çok alan da bulabilirsiniz. Anadolu Yakası’nda doğa harikası alanlar arıyorsanız ulaşabileceğiniz en iyi yerlerden birisi sayılabilir. Her ne kadar ormanlık alanda mangala izin verilmiyor olsa da ağaçların altında kahvaltı ya da atıştırmalık bir şeyler hazırlayarak geldiğinizde kendinizi doğaya teslim edebileceğinizden emin olabilirsiniz.

İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Anadolu yakası gezilecek yerler
İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Anadolu yakası gezilecek yerler

Bağdat Caddesi – Caddebostan

Birçok şehirden farklı olarak İstanbul’un birkaç tane gözde caddesi vardır. Nişantaşı ve Etiler Avrupa Yakası’ndayken Bağdat Caddesi de Anadolu Yakası’nda yer alır. Kadıköy’ün Kızıltoprak Mahallesinden başlayarak Bostancı’ya kadar uzanan bu cadde üzerinde alışveriş yapabileceğiniz bir çok mağaza ve dükkan bulabilirsiniz. Anadolu Yakası’nda gidilecek mekanlar arayışında iseniz burayı asla ve asla pas geçmeyin.

Geniş ve ferah bir cadde olsa da burada baştan sona yürümek size pek de bir şey kazandırmayacaktır. Eğer özellikle alışveriş yapmayı düşünmüyorsanız ilginç ve farklı şeyler beklemeyin. Hatta eklemeden geçmeyelim İstiklal Caddesi’nde hemen her bütçeye uygun şeyler bulabilecekken burası için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Bu yazıyı asıl olarak Bağdat Caddesi’nin sahil kısmı diyebileceğimiz Caddebostan için kaleme alıyoruz. Caddebostan geçmiş dönemlerde oldukça meşhurmuş. Pek bir araştırma yapmadık ama ulaşım açısından yaşanan sorunlar nedeniyle İstanbullular genellikle burada denize giriyorlarmış diye düşünüyoruz. O ünlü Süreyya Plajı da burada yer alıyor. Deniz girmek istiyorsanız kalabalık olacağını tahmin edebilirsiniz.

Cadde Bostan, şehrin tam merkezinde diyebiliriz. Bağdat Caddesi, Haydarpaşa-Gebze tren hattı ile paralel uzanan sahil şeridine toplu ulaşım ile gelmek biraz zor. Etrafı binalarla kapatıldığı için özel aracınızı park etmekte de sorun yaşayabilirsiniz. Bütün bu zorlukları siz yaşayabileceğiniz gibi başkaları da yaşayabilir. Bu nedenle de bu güzelim sahil şeridi oldukça sakin kalıyor.

İstanbul gibi büyük ve karmaşık bir şehirde şehrin gürültüsünü duyamayacağınız bir noktaya geleceğinizden emin olabilirsiniz. Burada güzel cafe ve restoranlar da beklemeyin. Buraya Marmara Denizi’nin tadını çıkarmaya, dinlenmeye ve sakinleşmeye gelin.

İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Büyükada
İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Büyükada

Fethi Paşa Korusu

Üsküdar’dan yürüyüş mesafesindeki Fethipaşa Korusu tam bir kaçış noktasıdır. Koruya gidebilmek için büyük planlar büyük hazırlıklar yapmanıza gerek yok. Canınız sıkıldığında ya da yolunuz Üsküdar’a düştüğünde uğrayabileceğiniz harika bir alan. Şehirden uzaklaşmak için şehrin merkezine gelmeniz gerekiyor olabilir ama yeşilliklerin içerisinde İstanbul Boğazı’nı seyredebilmenin en kolay yolu olabilir.

Koru içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal tesisleri yer alıyor ve fırsatınız olduğunda burada bir kahvaltı yapmanızı öneriyoruz.

Çengelköy

İstanbul’un iki yakası arasında ilk seferde dahi gözle görülür bir fark olduğu anlaşılır. Anadolu Yakası biraz daha tarihi biraz daha otantiktir. Bu otantikliğin en güzel yeri de Çengelköy’dür.

Ulaşım açısından biraz zor olsa da asırlık çınar ağaçları ile tarihi ev sokakları sayesinde farklı bir atmosferin içerisinde bulursunuz kendinizi. Çengelköy İstanbul’un iki köprüsü arasında yer alır ve ulaşım için de genellikle sahil şeridi kullanılır. Bu yol da oldukça kıvrımlı olduğu için haftasonları ve tatillerde ya da iş çıkış saatlerinde oldukça kalabalık olur. Bu sorunları halledebilirseniz Çengelköy gezinizi eski adıyla Kuleli Askeri Lisesi ile semt merkezi arasında yapmanızı öneriyoruz.

Biraz balık tutanları izler, biraz yürür belki de şansınız yaver giderse bir bankta oturur boğazın tadını çıkartırsınız. Genelde mekan tavsiyesi yapmıyoruz ama buraya gelmişken Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi’ne uğramadan da gitmeyin. Şimdi birileri işletiyor olsa da Çengelköy’ün simgesi haline gelmiş mekanın harika bir atmosferi var. Sabahtan giderseniz bir önerimiz daha var. Tarihi Has Ekmek Fırını var Çengelköy’de. Buradan poğaça börek tarzında birşeyler alarak çay bahçesinde boğaza nazır bir kahvaltı yapabilirseniz sizden iyisi yok demektir. Yaz akşamları gittiğinizde ise kendinizi serin boğaz rüzgarının rahatlığına bıraktığınızda saatin nasıl geçtiğini fark etmeyebilirsiniz. İstanbul’da gezilecek yerler Anadolu Yakası listenizde mutlaka ama mutlaka burası olmalıdır.

Keyfinize göre isterseniz de balık restoranlarında oturup balık da yiyebileceğiniz Çengelköy’e özel aracınızla ulaşabileceğiniz gibi toplu ulaşım araçları ile de rahatlıkla gelebilirsiniz.

İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Büyükada
İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Büyükada

Beylerbeyi

Beylerbeyi, İstanbul Boğazı’na uğrayan hemen herkesin neredeyse görebileceği bir konumda yer alır. Gezmek için gelen birisinin Boğaziçi Köprüsü’nde geçerken dikkatini çekebilecek bir yerde olduğu için güzelliğiyle dikkatleri de üstüne çeker.

Beylerbeyi Sarayı birinci öncelikle dikkat çeken nokta olsa da semtin kendisi de oldukça güzel ve bir o kadar da otantiktir. Beylerbeyi’nin en iyi tarafı ise şehrin merkezinde ve ulaşımının oldukça kolay olmasıdır diyebiliriz. Herhangi bir sebeple bir yere giderken ya da dönerken Boğaziçi Köprüsü’nü kullananlar bir boğaz havası alayım, dediklerinde rahatlıkla ulaşabilirler. İstanbul Trafiği’nden bahsetmeye gerek yok ama iş çıkış saatlerinde buraya ulaşmanın çok da kolay olmayacağını belirtelim. İstanbul’da gezilecek yerler Anadolu Yakası listesinin olmazsa olmaz yeridir Beylerbeyi.

Boğaziçi Köprüsü’nün hemen altında yer alan bu şirin semte kendi özel aracınızla ulaşmak kadar toplu ulaşımla gelmek de kolay aslında. Üsküdar’dan kalkan bir sürü İETT otobüsünün yolu üzerinde bulunan semte gelerek Beylerbeyi Sarayı’nı gezebilir ve sahilde vakit geçirebilirsiniz.

Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılan sarayın yanı sıra Hamid-i Evvel Camii de Anadolu Yakası tarihi yerler listesinde yer bulan önemli eserlerdir. Ama bunlarında dışında göreceğiniz konak tarzındaki evler ve Arnavut kaldırımlı dar sokaklar da hoşunuza gidecektir.

İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Ağva Kurfallı Plajı
İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Ağva Kurfallı Plajı

Kadıköy

İstanbul’un tartışmasız en popüler noktası herhalde İstiklal Caddesi’dir. Anadolu Yakası’nın da Kadıköy’dür. Yazının başında iki yeri karşılaştırmaya kalkarsak Kadıköy İstiklal Caddesi’ne göre çok daha organiktir diyebiliriz. Kadıköy ve çevresinde yaşayan ve buranın yerlisi sayılabilecek bir sürü insanla karşılaşabilirsiniz. İsterseniz sahil kenarında vakit geçirebilir isterseniz çarşılarında alışveriş yapabilirsiniz. Anadolu Yakası gezilecek yerler listesinde ilk 3 sırada olması gereken bölgedir Kadıköy:)

Kadıköy ile ilgili yapabileceğimiz en büyük uyarı; bu güzel ve tarihi semtin son dönemlerde çok da bakımlı olmaması ve bir düzensizliğin kol gezdiği gerçeğidir. Bu uyarımızı asayiş yönünden yapmıyoruz. Çok daha güzel ve bakımlı olabilecek semtin biraz göz ardı edildiği ve güzelliğinin gölgelendiğini düşünüyoruz.

Kadıköy’ü gezecekseniz ve vaktini varsa size güzel bir rota tavsiye edebiliriz. Vapur ile Hayrapaşa İskelesi’ne gelin. Burada tarihi garı hızlıca gezdikten sonra sahil boyunca yürüyerek Haldun Taner Sahnesi’ne kadar denizin tadını çıkarın. Hemen oradaki ışıklardan karşıya geçerek Akmar Pasajı’na doğru yürüyün. Pasajı da gezdikten sonra sırasıyla üst sokaklara doğru yürüyerek biraz kaybolun.

Bu sokaklardaki binaların alt katlarında yer alan kafelerden içeri girerek arka tarafta kalan gizli bahçelerinde biraz dinlenebilir ya da bir şeyler atıştırabilirsiniz. Dükkanlar, sahaflar ve cafe ya da restoranlarda biraz vakit geçirdikten sonra boğa heykeline doğru yol alın. Arada uğramışsınızdır ama olur ya gözden kaçırmışsınızdır, balık pazarının içerisinden de geçersiniz.

Boğa heykeline ulaştıktan sonra da Bahariye Caddesi’ne girin ve kalabalığa karıştıktan sonra da ver elini Moda… Yolun sonu oraya çıkmıyor ama sorduğunuzda size yolu tarif edeceklerdir. Eğlenceli ve zevkli bir yürüyüş yapmış olacaksınız. Moda’ya geldikten sonra da denizden biraz yüksekte yer alan çay bahçelerinde Marmara Denizi’nin ve manzaranın tadını çıkarın deriz.

Bu yürüyüşleriniz sırasında yol üstünde eski binaları, tarihi evleri, trafiğe kapalı dar sokakları, birbirinden renkli barları, Süreyya Operası’nı ve biraz ararsanız Oyun Atölyesini görebilirsiniz. Bu sokaklarda çok sık karşılaştığınız ama İstanbul’un diğer semtlerinde hiç denk gelmediğiniz tarzda gençler görebilirsiniz. İşte onlara da halk arasında Kadıköy Mujiği dendiğini de belirtelim.

İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Anadolu gezilecek yerler
İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Anadolu gezilecek yerler

Kandilli

Kandilli, İstanbul’un en güzel semtlerinden birisidir. Güzelliği daha çok ikamet edenler için geçerlidir ve artık buralarda bina yapacak pek de yer olmadığı için yeni gelenlere de pek açık değildir diyebiliriz. Kandilli’yi gezmek isteyenler sahil şeridinde boğazın tadını çıkardıktan sonra arnavut kaldırımı yollarından yukarı doğru çıkarak Sıra Evler Sokağı’nı görebilirler. Köşk ya da konak tarzında inşa edilmiş ve bugüne kadar da tabi defalarca restore edilmiş evlerin bulunduğu sokağın kendisine ait bir dinginliği ve sakinliği vardır.

Semtin en ünlü simgesi uzun bir zaman Kandilli Kız Lisesi iken ülkemizdeki depremlerden sonra varlığını hatırladığımız Kandilli Rasathanesi çok daha bilinir ve tanınır hale geldi. Rasathane oldukça yüksek bir konumda bulunur. Anadolu Yakası gezilecek yerler listesine mutlaka dahil edilmelidir.

Bugün daha çok düğün ve organizasyonlar için kullanılan Adile Sultan Sarayı’nda kahvaltı yapabilirsiniz. Manzarası gerçekten etkileyicidir. Bir tarafta birinci diğer tarafta ikinci köprüyü görebileceğiniz ender yerlerden birisidir. Aynı zamanda çevresindeki mekanlarda yemek yeme şansı da bulabilirsiniz.

Yokuşları ile gezmeyi sevenleri biraz yorsa da Kandilli’nin görülmesi gereken bir diğer noktası da Cemile Sultan Korusu’dur.

Kanlıca

İstanbul Anadolu Yakası gezi rehberi hazırlayıp da güneyden kuzeye doğru çıktıkça semtlerin değişimine şahit olabilirsiniz. Evler biraz daha standartlaşmaya başlarken sizler de şekilsiz yeni binalardan uzaklaşmaya başlıyorsunuz.

Kanlıca denilince İstanbulluların aklına hemen yoğurt gelir. Anlatılana göre eskiden burada bir çeşit ot varmış ve inekler bu otu yedikten sonra bu ineklerin sütlerinden yapılan yoğurtlar hafiften pembe olurmuş. Bugün artık pek bir pembelik yok hatta daha acısı cup dondurmalara benzer boyutta plastik bir kapta geliyor. Açık konuşalım bildiğiniz yoğurt geliyor. Ama Kanlıca’nın adeti buraya gelmişken yoğurt yemek. Yoğurdun güncel ayrıcalığı ise pudra şekeri ile geliyor. Keyif sizin.

Kanlıca sahilinde gezebilir, İstanbul Boğazı’nın tadını çıkartabilirsiniz. Kanlıca, bir koy içerisinde olduğu için diğer semtlere göre boğaz biraz daha farklı gözüküyor burada. İsterseniz bir de buralarda kahvaltı yapabilirsiniz.

Kanlıca’ya gelmişken vaktiniz varsa Mihrabat Korusu’na gidebilirsiniz. Koruya gidebilmek için biraz yokuş çıkmanız ve kondisyon durumunuzu gözden geçirmeniz gerekiyor. Bir diğer alternatif ise koruya taksi ile çıkıp aşağı inerken kanlıca sokaklarını dolaşmak. Çıkarken olmasa bile inerken mutlaka yürümelisiniz.

Kuzguncuk

Üsküdar Beylerbeyi arasında yolculuk yapıyor olsanız dahi Kuzguncuk’u bilmiyorsanız fark edemeyeceğiniz kadar gizli ve Üsküdar’dan 10 dk.lık bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz kadar da merkezi bir semt.

Hani Türk dizilerinde bir mahalle meselesi vardır ve genelde hep tutar hatta prim bile yapar ya. İşte o dizilerin en başarılıları burada çekiliyor. Genel olarak insanlar nerede çekiliyor diye sorsa bile gezmeyi sevenler dışında pek de uğrayan olmuyor diyebiliriz. Bu kadar ünlü olmasına rağmen İstanbul Anadolu Yakası keşfedilmemiş yerler listesine girmeyi hak edecek kadar sakin.

Semte geldiğinizde kendisine ait havayı ve halen buralarda filmlerden öte bir mahallenin yaşadığını anlayabiliyorsunuz. 2 katlı şirin evleri ve koskocaman bir bostanı olan, merkezi konuma sahip olduğu ve ziyaretçilerin de dikkatini çektiği için güzel kafelerle de donatılmış. Uzun uzun dolaşabileceğiniz ya da 1 gününüzü geçirebileceğiniz bir yer dersek abartmış oluruz ama yolunuz Üsküdar’a düştüğünde hiç yoksa 45 dk. -1 saatinizi ayırarak burayı gezebilirsiniz. Anadolu Yakası gezilecek yerler listesi için çok fazla zamanınız yoks burayı pas geçebilirsiniz.

Polonezköy

İstanbul Anadolu Yakası’nda gezilecek doğa harikası alanlardan birisidir Polonezköy. İstanbul Anadolu Yakası gezi rehberi içerisinde bahsettiğimiz diğer noktalara gün içerisinde ya da canınız sıkıldığında gidebilir ve kısa sürede oradan ayrılabilirsiniz. Ama Polonezköy için de aynısını yaparsanız buraya yazık etmiş olursunuz.

Şehir merkezinden uzakta sayılabilecek Polonezköy için 1 gün ayırabilirseniz iyi olur. İsterseniz bölgedeki mekanlarda kahvaltı yapabilir isterseniz de kendi yiyeceklerinizi yanınıza alarak uygun bulduğunuz bir noktada kahvaltınızı yapabilirsiniz. Piknik alanı diyebileceğimiz Polonezköy içerisinde birçok restoran da bulunur. İsterseniz tek isterseniz de kalabalık bir grupla gidebilirsiniz.

Kahvaltı için elinizdeki seçenekleri diğer öğünler için de kullanabilirsiniz. Polonezköydeki bir mekanda kahvaltı yaptıktan sonra ata binebilir sonrasında bir başka alanda soluklandıktan sonra trekking ya da bisiklet turuna katılabilirsiniz. İsterseniz de ihtiyacınız olabilecek her şeyi yanınıza alarak kalabalık bir grupla da gidebilir; trekking, at ve bisiklet aktivitelerinin yanına bir de mangalı ekleyebilirsiniz.

Şehrin kokusundan, trafiğinden ve sıcağından kurtulmak için gidebileceğiniz Polonezköy’e haftasonu gitmeyi düşünüyorsanız kalabalık olacağını bilmelisiniz. Her halükarda doğa ile iç içe zaman geçireceğinizden emin olabilirsiniz. İstanbul Anadolu Yakası piknik yerleri için Polonezköy’ü mutlaka tercih ediniz.

İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Polonezköy
İstanbul'da gezilecek yerler anadolu yakası : Polonezköy

Selimiye Kışlası

Kadıköy’den vapura binip de ayrılırken ya da Kadıköy’e gelirken Anadolu Yakası sırtlarında devasa bir bina dikkatinizi çeker. Burası Selimiye Kışlası’dır. Geçmişte çeşitli sebeplerle kullanılan görkemli yapı bugün I.Ordu Komutanlığı’na ev sahipliği yapıyor. Dışarıdan oldukça dikkat çekici olan bu yapının içerisinde bir de müze bulunuyor. Florance Nightingale I.Dünya Savaşı yıllarında bu binada görev yapmış ve bu nedenle de adına özel bir müze ayrılmış. Haftaiçi her gün 10.00-17.00 saatleri arasında açık olan müzeyi ziyaret edebilmek için en geç 2 gün öncesinden kimlik ve ziyaret saatinizi belirten bir fax çekmeniz gerekiyor.

Anadolu Yakası gezilecek yerler listesini elimden geldiğince detaylı bir şekilde yazmaya çalıştım. Sizler de İstanbul Anadolu Yakası gezilecek yerler için ekleme yapmak isterseniz yorum kısmında bizlere eşlik edebilirsiniz. İstanbul’da gezilecek yerler Anadolu Yakası özellikle hafta sonu çok kalabalık oluyor. Arabayı park edecek yer bulma sorunu olduğu için imkanı olanlar motosiklet ile gezebilirler. Metrobüs de İstanbul Anadolu Yakası için hizmet veriyor. İstanbul dışından gelecek olan arkadaşlara İstanbul’da Anadolu Yakası gezilecek yerler için toplu taşıma kullanmasını tavsiye ederim. İstanbul anadolu gezilecek yerler bittikten sonra vapurla Kadıköy ya da Üsküdar’dan Avrupa Yakası gezilecek yerler için karşıya geçebilirsiniz.

Görüşünü yaz Vazgeç