İstanbul Avrupa Yakasında Gezilecek Yerler

İstanbul Avrupa Yakasında gezilecek yerler ... Her köşesi cennettir diyebileceğim şehirlerden birisi… Söz konusu olan İstanbul’da gezilecek yerler Avrupa Yakası ise oldukça fazla zaman ayırmanız gerektiğini dile getirebilirim. İstanbul’un yakaları arasında bile bir karşılaştırma yapılsa yarışır birbiriyle güzellikleri… Avrupa Yakası'nda gezilecek yerler konusunda tam bir liste hazırlamak gerektiğine inanıp kelimelerim yettikçe tanıtmak isterim. İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesi sizlerle... İstanbul'da gezilecek doğal yerler Avrupa Yakası listesine ekleme yapmak isteyenler tecrübelerini bizlerle paylaşabilirler.

Ayasofya Cami

İstanbul gibi harika bir şehrin birden çok simgesi oluyor haliyle. Ayasofya da bu simgelerden birisi ve belki de en önemlisi. Gerek Haliç üzerindeki silüeti, gerek Hristiyan dünyası içerisindeki önemi gerekse bizdeki cami mi müze mi tartışması Ayasofya’nın inşasından 1500 yıl sonra bile önemine vurgu yapıyor. Biz de İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler için ilk sıraya Ayasofya Cami’sini koyduk.

Tarihi yarımada denilen bölgede gezmeye gittiğinizde ya da İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesi yaptığınızda ilk uğrayacağınız 2-3 mekandan birisi olan Ayasofya bütün tartışmaların ötesinde ihtişamı ve görkemli duruşu ile tartışmalardan bihaber insanların bile ilgisini çekebilecek özelliktedir.

İstanbul’a gezmeye gelenlerin kesinlikle görmek isteyeceği mekanların başında gelen Ayasofya Camisi tarihinden daha çok içindeki bir sütunda yer alan oyuk ile popülerdir. Bu oyuk ile ilgili çok çeşitli rivayetler bulunmasına karşın siz de ziyaretinizde bu oyukta parmağınızı döndürebilirsiniz. Biz döndürdük bir şey olmadı ama adet yerini bulsun, siz de bunu yapın.

Şu anda resmi olarak müze olduğu için sabah 09.00’da ziyaretçi almaya başlıyor ve kışın 1600’dan sonra yazın da 1700’dan sonra ziyaretçi kabul etmiyor. Giriş ücretli ve müze kart geçerli. Ayasofya Camii tarihi yazımızdan devamını okuyabilirsiniz.

İstanbulda gezilecek yerler avrupa yakası : Kuruçeşme
İstanbulda gezilecek yerler avrupa yakası : Kuruçeşme

Atatürk Arboretumu

İstanbulda Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler listesi içerisinde mutlaka yer alması gereken Atatürk Arboretumu’na gitmeye karar verirseniz 1-2 saatlik bir gezi planlamanız daha doğru olacaktır. Envai çeşit ağacın bulunduğu mekanı tanımlamak gerekirse park müze denilebilir.

Hem park hem de müze olduğu için burada ufak çaplı bir pikniğe yani çimlerin üstüne örtü sermeye dahi müsaade edilmiyor. Botanik park da diyebileceğimiz alanda güzel bir yürüyüş yapabilir, rengarenk harika manzaralara şahitlik edebilir hatta ilginiz varsa muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz.

Fotoğraf demişken belirtelim Atatürk Arboretumu’nda düğün çekimi tarzında fotoğraf çekimleri ücretli olduğu için içeri tripod sokmaya müsaade etmiyorlar. Daha doğrusu sizin kim olduğunuza bakmaksızın ücret talep ediyorlar. Dolayısıyla makine haricinde bir ekipmanla gitmeyin deriz. Buralara kadar gelmişken Belgrad Ormanları’nı da bir görün zaten arabayla  5 dakika sürüyor. Bu arada İstanbul’da Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler listesinde olan Atatürk Arboretumu giriş ücreti hafta sonu çok daha pahalı. Hafta içi hem de daha sakin olduğu için burayı tercih edebilirsiniz. Kahvaltı için çarşıdaki börekçiyi de tercih edebilirsiniz.  Atatürk Arboretumu nerede yazımızdan detayları görebilirsiniz.

İstanbulda gezilecek doğal yerler avrupa yakası : Atatürk Arboretumu
İstanbulda gezilecek doğal yerler avrupa yakası : Atatürk Arboretumu

Aşiyan Müzesi

İşin aslına bakarsanız Aşiyan Müzesi hepimizin tanıdığı Tevfik Fikret’in bir dönem oturduğu evin müzeye dönüştürülmüş hali diyebiliriz. Burada edebiyat ile ilgilenenler için ilginç eserler bulabilmek mümkün. Edebiyat-ı Cedide ve Abdülhak Hamid Tarhan odaları edebiyat severler için oldukça hoş olacaktır.

Aşiyan Müzesi’nin spesifik bir konuya ev sahipliği kesinken İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesine girmesindeki en büyük etken ne yazık ki edebiyat değil. Müzenin bulunduğu tepeden izlenebilen harika boğaz manzarası ve çevreye yayılmış olan sükunet. Burada kendinize yapacak çok fazla bir şey bulamayacaksınız ama kendiniz için yapabileceğiniz çok şey olacak. Mesela kafa dinlemek ve sakinleşmek gibi…

Belgrad Ormanları

İstanbul piknik alanları Avrupa Yakası için Belgrad Ormanları adeta biçilmiş bir kaftan. İstanbul’un en eski piknik alanlarındandır diyebiliriz. İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler arasında en ön sıralarda yer alması gereken bu doğa harikası alan için biraz temkinli davranmak gerekebilir.

Kış aylarında ya da havalar biraz daha serinken gitmek isterseniz hiç tereddüt etmeyin. Ama havaların yavaş yavaş ısınmaya başladığı bahar ve iyice ısındığı yaz aylarında özellikle haftasonları hiç gitmeyin deriz. Çünkü çok bilindik bir yer olduğu için büyük bir kalabalık sizle beraber bu alana koşuyor olabilir. Trafiği ayrı bir stres kaynağı iken oturacak yer bulamamanız ya da çöpler rahatsız edici bir hal alabilir.

Dediğimiz gibi havalar serinken gidip gezin hatta isterseniz piknik de yapın. Yok ben illa yazın gideceğim diyorsanız da haftaiçi gidin deriz. İçeriye girişte arabalar için ücret alınıyor ama yaya ya da bisikletle gelecekseniz ücretsiz.

Bir tavsiye de bisiklet tutkunları için. Burada bisiklet turu yapabilirseniz harika olur. Ama haftaiçi ya da havalar serinken… Ben sporculuk hayatım boyunca 6 km’lik parkuru olan Belgrad Ormanları’na çok sık gitmiştim. Eğer yürüyüş yapmak istiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Belgrad Ormanı nerede yazımızda her şeyi en detaylı şekilde yazdım.

İstanbulda gezilecek yerler avrupa yakası :  Galata Kulesi Restoranları
İstanbulda gezilecek yerler avrupa yakası : Galata Kulesi Restoranları

Baltalimanı Japon Bahçesi

İstanbul gezilecek yerler Avrupa Yakası içerisinde keşfedilmemiş bir yer arıyorsanız bulamayacağınızı da biliyorsunuzdur. Eğer öyle bir yer yok diyorsanız siz de Baltalimanı Japon Bahçesi’ni bilmiyorsunuz demektir. İstanbul gibi bir kaosun içerisinde bilinmeyen, bulunamayan nadir yerlerden birisi.

Botanik bahçesi de diyebileceğimiz alan Japonya ve Türkiye arasındaki dostluğu simgeleyebilmek ve Japon kültürünü tanıtabilmek için açılmış. 4850 adet bitki ve ağacın bulunduğu bahçe Japon bahçelerinden esinlenerek düzenlenmiş ve ayrıca içerisinde gölet ada ve köprülere de yer verilmiş. İstanbul Avrupa Yakası gezilecek güzel yerler arayanlara burayı mutlaka tavsiye ederim.

İstanbul’da sakinliğin, sessizliğin tadını çıkarabilmek, kendinizi doğanın ellerine teslim edebilmek ve de bütün bunların üstüne az çok da Japon etkisini hissetmek istiyorsanız buraya uğramalısınız. Buralara kadar gelmişsiniz. Gezi sonrası mutlaka Emirgan Korusu’na da uğrayabilirsiniz. Emirgan sahilde bisiklet de kiralayabilirsiniz.

İstanbulda gezilecek yerler avrupa yakası : Kuruçeşme
İstanbulda gezilecek yerler avrupa yakası : Kuruçeşme

Bakırköy

İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler konusunda Bakırköy’ü anlatmaya başlayalım o zaman… En kalabalık semtlerden birisi olan Bakırköy için alışveriş olanağından, marinasından, yürüyüş olanağından ve sahil şeridinden bahsedebilmek mümkündür. Bakırköy semti aslına bakıldığında 4. yy’a kadar eskiye dayanan bir semttir. Bilindiği gibi bu yıllarda imparator Konstantin Roma İmparatorluğu’nu yönetmekteydi. Bu sebeple komutan İstanbul’da Bakırköy’ün daha çok eğlence yeri, yazlık veya safiye yeri olarak kullanılmasını istemiştir. Bu dönemde Hebdomon adı ile anılan semt, sonrasında Jeptimun, Makrohori, Makriköy isimlerini almış ve en son 1925 yılında ise bugün kullanılan Bakırköy ismini almıştır. Avrupa Yakası gezilecek mekanlar arayışında olanlara tavsiye ederim. Metrobüs ile ulaşım olduğu için hiç bir sorun yaşamayacaksınız.

İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler

Bakırköy’de gezilecek ile yer olarak Dzinunt Surp Asdvadzadzni Ermeni Kilisesi bulunmaktadır. 1844 yılında Hovhannes Bey Dadyan tarafından yaptırılmış olan kilise Zeytinburnu ve Bakırköy’de fabrikada çalışan Ermeni işçileri ve aileleri için yapılmıştır. 1999 yılında tekrar restore edilmiş olan kilise kutsanarak faaliyetine yeniden başlamıştır. Öte yandan Şabanağa isminde hayırsever tarafından 1602 yılında yaptırılan Bakırköy Çarşı Cami de gezilebilecek yerlerden birisi olup, Sultan Abdülaziz döneminde restore edilmiştir. Bakırköy’de bulunan Zuhuratbaba Türbesi de ziyaret edilen dini yerlerden birisidir. Zuhuratbaba Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmeden önce Topkapı ve Bakırköy çevresindeki birliklerin komutanı olarak görev yapmıştır. Zuhuratbaba bu dönemdeki Bizans tuzağına karşı Osmanlı askerlerinin içtikleri zehirli su nedeniyle ölmelerini engellemiş bu nedenle de askerler tarafından “aniden çıkan adam” anlamına gelen Zuhuratbaba adını almıştır. İstanbul’un fethi sırasında şehit düşen bu komutanın mezarı Zuhuratbaba Türbesi’nin olduğu yerde olup, yanında Zuhuratbaba Çeşmesi de bulunmaktadır. Yine Bakırköy’de bulunan Özgürlük Meydanı’na gitmenizi önerebilirim. Normal zamanda da oldukça hareketli olan bu mekânda zaman zaman yapılan konserlerden birisine denk gelebilirsiniz.

Çılgın Gezgin Sosyal Medya Hesapları

İnstagram : Cilgingezgin_

Facebook : Çılgın Gezgin

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Bakırköy sahili de günün her saati canlı olan, Zeytinburnu’na kadar uzanan bir sahil yoludur. Burada bulunan işletmelerin verdikleri çay kahve hizmetlerinden yararlanarak Marmara’ya karşı keyif yapabilirsiniz. Gezmek denildiğinde alışveriş yapmak yok sayılamaz. Nitekim Bakırköy’de yaptığınız geziniz sırasında bir şeyler alma ihtiyacınız olduğunu düşünerek Bakırköy pazarına gitmenizi önerebilirim. Ekonomik açıdan da en uygun yerlerden birisi olan bu pazarda dilediğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Ancak sabah saatlerinde gitmenizin yoğunluğa kapılmamanız açısından önemli olduğunu unutmayın!

Bitmedi. Bakırköy’de Ebuziya Caddesi de her zaman canlı ve kalabalık olan yerlerden bir tanesidir. Özellikle de hafta sonlarında oldukça fazla misafir ağırlayan bu cadde trafiğe kapalı olması nedeniyle de tercih ediliyor. Alışveriş yapmak amacıyla çıktıysanız yola eğer, Bakırköy’de Ebuziya Caddesi doğru adres demektir sizin için… Alışveriş amacıyla Bakırköy’de Capacity Alışveriş Merkezi, Galleria Alışveriş Merkezi ve Carousel Alışveriş Merkezi gibi kompleks yerleri de gezebilirsiniz.

İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler - Eminönü
İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler - Eminönü

Bebek

Avrupa Yakası’ndaki geziniz sırasında Bebek de görülmesi gereken yerlerden birisidir. Şıklığıyla İstanbul’da her zaman trend semtlerden biri olmayı başarmış Bebek’te doğrudan boğaz kıyısında gezeceğinizden emin olabilirsiniz.  Bebek sahili İstanbul’un muhteşem deniz manzarasını seyretmek için ideal yerlerden birisidir. Bebek sahilinde uğrayacağınız diğer bir yer ise Bebek Camii’dir. 1726 yılında Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılmış olan bu caminin tarihteki adı Humayun-u Abad olarak geçmektedir. Bu arada Bebek Parkı da her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünebilen bir yer olup, özellikle de baharın başlangıcıyla beraber bahar şenliğinin yapıldığı bir yerdir. Müzik gruplarının konserler düzenlediği bu şenlikte özel tasarım takılardan kıyafetlere kadar çok değişik fırsatlar yakalayabilirsiniz. Bebek Parkı hayvan dostu olan bir park olup, köpekler için ayrı olarak düzenlenmiş bölümü de bulunmaktadır. Yine görmeden dönmemeniz gereken yerlerden birisi olan Valide Paşa Yalısı da İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından yapılmış olup, 1902 yılına ait bir mimaridir. Bugün Mısır Konsolosluğu olarak kullanılan bu mimarinin de Bebek’te çok zarif bir görüntüsü bulunmaktadır. İstanbul Avrupa Yakası sevgiliyle gezilecek yerler listesinde olan Bebek gezilecek yerler yazını mutlaka bir göz atın.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Bebek
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Bebek

İstanbul’da boğaz manzarasının seyredilebildiği bir yer olan Bebek’te yeme içme yeri olarak La sSirene Bebek’te et yemekleri ya da sandviç tarzı menüleri yiyebilirsiniz. Bu mekânda ayrıca boğaza karşı kahve içmenizi de önerebilirim. Yine bebekte yeme içme bakımından tercih edilen ve bu nedenle de oldukça kalabalık olan mekânlardan birisi de Lucca’dır. Bebek Lucca’da lezzetli bir menü alabilirsiniz.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Bebek Cafe Nero
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Bebek Cafe Nero

Şirin ve özellikle de sahil kenarı olan bir yer olduğundan ötürü restoran ve kafe açısından zengin olan Bebek’te Bebek Caffe Nero da İtalyan lezzeti sevenler için tercih edilen, aynı zamanda diyet yapanlar için havuçlu tarçınlı kekiyle bilinen bir mekan olup, fazlaca rağbet görmektedir.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Bebek
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Bebek

Bölgede rüzgârın esintisiyle gelen enfes waffle kokusunu takip ederseniz muhtemelen karşılaşacağınız yer Bebek Abbas Waffle olacaktır. Ayrıca dondurma keyfi konusunda da Bebek Mini Dondurma da tercih edilen yerler arasında bulunmaktadır. Bebek’te çikolata severler için önerebileceğim mekân ise Bebek Baylan Pastanesi’dir. Denemenizi tavsiye ederim. Peki, bu güzel yere nasıl ulaşılır? Beşiktaş ve Kabataş sahil yolundan giden otobüslerle Bebek sahiline ulaşılabilmektedir.

Beşiktaş

İstanbul’un Avrupa Yakası’nın en işlek yerlerinden birisi olan Beşiktaş’ta da gezilip görülmesi gereken yerler mevcut. Bölgenin işlek ve dolu dolu olmasının sebeplerinden birisi de Beşiktaş çarşıda açılmış olan barlar ve restaurantlardır. Beşiktaş’ın Beşiktaş olarak anılmasının sebebi ise Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemilerini kıyıda bağladığı beş sütun taştan ileri gelmekte olup, beştaş anlamına gelen bu adla anılmaktadır. Burada Barbaros Hayrettin Paşa’nın Züftü Müridoğlu tarafından yapılmış olan heykeli de bulunmaktadır.

Dolmabahçe olarak adlandırılan Beşiktaş’taki bölge 19.yy’da denizin karaya doğru yaklaştığı bir koyun doldurulması ile oluşturulmuştur. Beşiktaş’ta görülebilecek yerlerden biriside isminin oluşmasına sebep olan kişinin yani Barbaros Hayrettin Paşa’nın türbesidir. Bu türbe Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Beşiktaş’ta ayrıca Ali Talat Bey tarafından yapılmış olan tarihi Beşiktaş iskelesine de gitmenizi önerebilirim. Denizcilik alanında en büyük müzelerden birisini temsil eden İstanbul Deniz Müzesi’nin de Beşiktaş’ta bulunduğunu aklınızdan çıkartmayın. 1500 metrekarelik bir alana yayılmış olan bu müzede 20000 adet eser sergilenmekte olup, müzenin 4 büyük salonu ve 17 adet odası bulunmaktadır. Bu müzeye ziyaret gerçekleştirecek olursanız saltanat kayıkları, gemi modelleri, denizcilik haritaları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları ve silahları yani o gündekini bugünde görebilme şansına sahip olursunuz.   İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler arasında saymaya gerek var mı bilemedik ama es geçmeyi düşünenleri uyarmak için yazma gereği duyduk. İstanbul’un buluşma noktalarından sayabileceğimiz Beşiktaş, hem kara yolu, hem toplu ulaşım araçları hem de deniz yolu ile ulaşımı çok kolay bir semt.

Beşiktaş taraftarları için ayrı bir yeri olduğu gibi paten ya da kaykay yapanlar için de vazgeçilmezler arasında yer alan Beşiktaş başlı başına güzel bir yer olmasının yanı sıra İstanbul Avrupa Yakası görülecek yerler listesindeki birçok önemli noktaya da yakın.

Kabataş ile Ortaköy arasında güzel bir cadde bulunur ve bu caddenin deniz tarafı Dolmabahçe ile Çırağan saraylarının duvarları ile kapalıdır. Beşiktaş ise bu iki sarayın ortasında bir vaha gibidir. Sahili, çarşısı, cafe ve restoran çeşitliliği, kitapçıları, alışveriş imkanları ile İstanbulluların haftasonu ve akşamları gelip vakit geçirdikleri önemli bir semt olan Beşiktaş’ı görmeden gitmeniz mümkün değildir diye düşünüyoruz. Güzel mekanlar avrupa yakası arayışında olanlara Beşiktaş’ı tavsiye ederim. İstanbul Avrupa Yakası’nda yapılacak şeyler arayanlar da Beşiktaş maçına gidebilirler.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Beşiktaş İnönü Stadyumu
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Beşiktaş İnönü Stadyumu

Beyazıt Meydanı

İstanbul’un tarihi meydanlarından birisi olan Beyazıt Meydanı bugün hala işlek bir yer olma özelliğini koruyor. 15 sene öncesine kadar Rusların bavul ticareti nedeniyle daha da popüler hala gelen meydanda bugün işportacılar yer buluyor olsa da güvercinleri ve kendisini çevreleyen tarihi binaları ile güzelliğini koruyor.

Bir tarafında Beyazıt Camisi olsa da asıl simgesi İstanbul Üniversitesinin o devasa girişidir. Sahaflar çarşısının bir girişi de bu meydana açıldığı gibi kapalı çarşıya girmeden önce de uğranabilecek bir noktadır.

Beyazıt Meydanı’nın kendisinde yapılacak çok bir şey olmasa da dediğimiz gibi çevresindeki binalar nedeniyle turistlerin uğrak noktaları arasında yer alır. Etrafında dağınık şekilde konumlanmış olan İstanbul Üniversitesi’nin öğrencileri de buradaki kalabalığa dahil olurlar.

Daha önce gezip görmediyseniz uğramanız gereken bir nokta. Buraya gelmişken Beyazıt Camisini, Sahafları ve Kapalı Çarşıyı da gezebilirsiniz. Belki de İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphaneye de uğramak isteyebilirsiniz. Beyazıt gezilecek yerler istanbul Avrupa Yakası müzeler arıyorsanız tam size göre. Eminönü’ne doğru yürürken bir çok müze ve cami göreceksiniz.

Boğaz Turu

İstanbul yaşanacak değil gezilecek şehir, lafını çok duymuşsunuzdur. İstanbulluların neredeyse hepsi şehre aşıkken artık kalabalıktan bunalmış bir hale gelmişlerdir. Şehir ya da yurt dışından bir ziyaretçileri geldiğinde de İstanbul’u gezdirmenin ne kadar zor ve meşakkatli olacağının da farkındadırlar.

Boğaz turu ise bu konuda harika bir seçenek. İstanbul’un en gözde mekanı olan İstanbul Boğazı’nda şehirde görülebilecek önemli binaların ve yapıların hepsini görme fırsatı elde edebiliyorsunuz. Boğaz turları da farklı seçeneklere sahip tabi. Mesela istediğiniz iskelede inip gezdikten sonra aynı firmanın bir sonraki teknesi ile yolunuza devam edebiliyorsunuz. Ya da Şehir Hatları’nın düzenlediği uzun tur ile tüm İstanbul Boğazı’nı gezdikten sonra Anadolu Kavağı’nda 2-2,5 saatlik bir molanın ardından tekrar geri dönebiliyorsunuz.

Özel şirketler gibi şehir hatları da kısa turlar düzenleyebiliyor ve Ortaköy’deki 1 saatlik molanın ardından deniz yoluyla başladığınız noktaya dönebiliyorsunuz. Sadece ziyaretçiler için değil şehrin trafiğinden, kalabalığından bunalmış İstanbullular için de harika bir fırsat. Avrupa Yakası deniz kenarı mekanlar ve boğazda gezilecek yerler arayanlar için en ideal yerleri görebilirsiniz.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Bebek Tekne Turu
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Bebek Tekne Turu

Büyükçekmece Sahili

Bundan 20-30 yıl öncesinde İstanbul’un varlıklı insanlarının tatil beldesi olan Büyükçekmece 16 km.lik sahili ile İstanbul’un sayfiye yerlerinden birisiydi. Büyükçekmece’nin de artık İstanbul’un kaosuna ortak olması ve ulaşım imkanlarının gelişmesi ile tatile gitmek isteyenler başka şehirlere akın etmeye başladıkça bu harika sahil kaderine terk edilmişti. Buna bir de Marmara Denizi’nin sağlıklı olup olmadığı tartışmaları da eklenince sahil boyu çok kötü bir hale büründü.

Ancak, bugün temizlenmiş ve düzenlenmiş haliyle İstanbulluların denize girmelerine imkan tanıyor ve sahil boyunca güzel bir yürüyüşe olanak sağlıyor. Büyükçekmece taraflarında oturmuyorsanız hele de İstanbul trafiğini hesap edince canınız isteyince gidilecek bir yer değil. Buralarda oturuyorsanız da kendinizi birçok İstanbullu’ya nazaran daha şanslı hissetmelisiniz.

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Beşiktaş’tasınız ve arkadaşınızla koyu bir sohbet etmek istiyorsunuz o halde Beşiktaş sahiline gitmenizi öneririm. Beşiktaş sahilinden İstanbul boğazındaki gemilerin görüntüleri de ayrı bir tablo oluşturuyor insanın hafızasında… Beşiktaş’ta yeme içme adına Karadeniz Pide ve Döner Salonu, Mendels coffe&chocolatler, Dürümce, Sinop mantı, Minoa bookstore cafe, Valonia chocolate, Latife Türk Kahvesi gibi mekânları önerebilirim. Öte yandan balık pazarının arka sokaklarında yan yana sıralanmış olan restoran ve kafeler de tercih edilen yerler arasında bulunmaktadır.

Beşiktaş’ta Akaretler Yokuşu da yeni gözde yerlerden birisi olup, eskiden saray memurlarının kaldığı bu tarihi sıralı evler de görülmeye değer niteliktedir. Beşiktaş’tan hatıra almak isteyenler için ise Beşiktaş Balık Pazarı, Sinan Paşa Pasajı, Kabalcı Kitapevi gibi yerleri önerebilirim. Beşiktaş dolaylarında görülebilecek dini mekânlardan birisi olarak Sinan Paşa Camisi’ni de ziyaret etmeniz güzel olabilir.

Beyoğlu

İstanbul Avrupa Yakası’nın yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen en meşhur yerlerinden birisi Beyoğlu’dur elbette ki… Burada bulunan tünel meydanı da tarihten kalan miraslar arasında… Finiküler hattı, getirdiği birçok yenilikle tanınan Padişah Abdülaziz tarafından Mühendis Eugene Henry Gavand’a yaptırılmış olan tünel meydanı olup, Beyoğlu Karaköy arasında çalışmaktadır. 1871-1876 yılları arasında inşa edilmiş olan 3. metro hattı olan bu tünel meydanı ilk başlarda halk tarafından hiç sevilmemiştir. Ancak günümüze bakıldığında en çok yolcu taşıyan tünel hatlarından birisi konumundadır.  Alman Mimar F.M. Cumin tarafından yapılmış olan 1872 yılında Alman Lisesi olarak çalışan ve günümüze gelen yapı da bugün tarihi değer niteliğindedir. Öte yandan 1870 yılında Avusturyalı Mimar Pulgher tarafından yapılmış olan İsveç Konsolosluğu bugün İsveç Elçiliği olarak kullanılmaktadır. Ahşap bir yapıya sahip olan bina on sekizinci yüzyılda çıkan yangın nedeniyle çok hasar görmüştür. Beyoğlu’nda Botter Apartmanı olarak bilinen yapıda 1900 yılında İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından yapılmıştır. Rus konsolosluğu da 1837-1845 yılları arasında Giuseppe Fossatti tarafından yapılmış bir yer olup, İtalyan G. Semprini tarafından restore edilmiştir. Yine 1855 yılında neo klasik tarzında yapılmış olan Hollanda Konsolosluğu Fossati kardeşler tarafından inşa edilmiş bir mimari örnektir. Yine 1910 yılında mimar Hovsep Aznavur tarafından inşa edilen Mısır Valisi Abbas Halim Paşa’nın oturduğu bina da restore edilerek kültürel miraslarımıza dâhil edilen yerlerden birisi olup, Mısır Apartmanı olarak bilinmektedir.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Beşiktaş İnönü Stadyumu
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Beşiktaş İnönü Stadyumu

Beyoğlu’nda Meryem Ana mozaiğini görebileceğiniz Santa Maria Draperis Kilisesi de gezi listenizde olması gereken yerlerden birisidir. Bu kilise on yedinci yüzyılda yapılmış olan ilk kilisedir. Yıllar içerisinde hasar gören bu kilisenin bugün ki halinin mimarı ise G. Semprini olup, görmenizi öneririm dediğim yerlerden bir tanesi… İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından neo gotik tarzında inşa edilmiş 1913 yılından günümüze kadar gelen Saint Antuan Kilisesi de Avrupa yakası gezilecek yerler arasındadır. 1882 yılında inşa edilen Aya Triada Beyoğlu Rum Ortodoks kilisesi de İstanbul’un fethinden sonra yapılan en büyük kiliselerden birisi olup, aynı zamanda kubbeli olarak imara geçmesine izin verilen ilk kilisedir. Tarihi amaçlı bir gezi planınız mevcut ise listenize kaydetmenizi öneririm.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Beyoğlu Sokakları
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Beyoğlu Sokakları

Beyoğlu’nda bulunan Garanti Bankası tarafından yaptırılmış olan Salt Beyoğlu’nda sanat ve kültür alanlarında hizmet verilmektedir. Avrupa Yakası’na gelmişken gidebileceğiniz bir seçenek olan bu binanın üst katında Robinson Crusoe 389 kitabevi, alt katında ise daha çok belgesel nitelikli seçkin filmleri vizyona koyan sinema salonu mevcuttur. Yine Borusan Kültür ve Sanat Merkezi olarak bilinen çağdaş sanatı desteklemek amacıyla kurulmuş merkezde Borusan Çocuk Korosu çalışmaları sürdürülmekte olup,  yetenekli gençler için Borusan Kocabıyık Vakfı da binada hizmet vermektedir. Bu seçenek de belki ilginizi çekebilir diye düşündüm…

Beyoğlu’nda bulunan Aznavur Pasajı’nda da takı, aksesuar ve çeşitli kıyafetleri bulabileceğiniz dükkânlar bulabilirsiniz. Ancak bu pasajın yirminci yüzyıldan günümüze kadar gelen bir tarihi yapı olduğunu da görmezden gelmeyin. Art Nouveau tarzında olan bu pasaj bir zamanlar Ermeni Aznavur ailesinin oturduğu bir evdir. Öte yandan 1871 yılında yapılmış olan Hacopulo Pasajı da Beyoğlu’nun tarihi nitelikli yerlerinden birisidir. Hatta İbret Gazetesi yani Namık Kemal’in sürgün edilmesine sebep olan gazete bu pasajda basılmıştır. Bugün çok sayıda kafeye ev sahipliği yapan bu pasajda oturarak kahvenizi içebilirsiniz. Ayrıca pasajın içerisinden geçerek ulaşılabilen Panayia Rum Ortodoks Kilisesi de 1807 yılında açılmış bir kilise olup, 1893 yılında restore edilmiştir. Günümüzdeki tarihi değerlerden birisi pozisyonundadır.

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Beyoğlu
İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Beyoğlu

1922 yılında Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından yapılan Elhamra Han da özellikle de Türk ulusu için önemli olan Atatürk’ün fırsat buldukça film seyrettiği yerlerden birisidir. Han içerisindeki sinemanın doksan dokuz yılında yandığı bilinmektedir. Beyoğlu’nda flo mağazasına bugün ev sahipliği yapan Anadolu Han, Rumeli Han ve Afrika Han olarak bilinen mimari de 19.yy’da Ragıp Paşa tarafından yapılmış bir handır. Ayrıca bugün Mango mağazası olarak kullanılan Mango binası da şapka devrimi zamanında açılmış bir şapka dükkânı ile hayata geçmiştir.

Ünlü Galatasaray Lisesi tarihi 1512 yılına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bu sebeple de görülebilecek yerlerden birisi de Beyoğlu’nda burasıdır. Bugünkü görünümüne Sultan Abdülaziz döneminde kavuşan bu lise Topkapı Sarayı’nda verilen eğitimlere destek olmak amacıyla kurulmuş olup, günümüz için bakıldığında eğitim kurumları içerisinde İstanbul Üniversitesi’nden sonra en eski ikinci eğitim kurumudur. Fransız eğitim modelinin Sultan Abdülaziz döneminde getirilmesi ile birlikte eğitimde Fransızca dersler verilmeye başlanmıştır.

Günümüzde protestoların yapıldığı yer olarak bilinen Galatasaray Meydanı da görmek isteyeceğiniz bir yer olabilir.  Beyoğlu’nun örs turistik iş merkezide gezilebilecek en güzel mekânlardan birisi konumundadır. Bina olarak yirminci yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu yeri görmenizi öneririm. Beyoğlu’nda karnınız acıktıysa yemek kulübü olarak hizmet veren Markiz Pastanesi’ne gitmenizi önerebilirim.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler :Ulus
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler :Ulus

Ermeni Agop Koçeoğlu tarafından 1870 yılında inşa ettirilen Atlas Pasajı da Beyoğlu’nda uğrayabileceğiniz duraklardan birisidir. Dönemin en ünlü bale ve tiyatro eserlerinin sergilendiği bu pasaj da görülebilecek yerlerden birisidir. Bu pasajın dışında Beyoğlu’nda 1870 yılında yapılan Çiçek Pasajı,  1885 yılında yapılmış olan Halep Pasajı, 1870 yılında yapılan Avrupa Pasajı (aynalı pasaj), Terkos Pasajı gibi yerler de bulunmaktadır.

1875 yılında Ermeni Theodor Sıvacıyan tarafından yapılan Galatasaray Postanesi de gezilebilecek yerlerden birisidir. Cephesi mermer olarak yapılmış olan bu bina günümüzde müzeye dönüştürülmüş olup, yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir.

İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler

Beyoğlu’nda turistlere yönelik olarak hediyelik eşyaların satıldığı Sahne Sokak’tan da bahsetmeden yapamayacağım. Kokoreç düşkünlerine duyurulur, burada şampiyon kokoreç’e mutlaka uğrayın…

Beyoğlu’nda gezilebilecek yerler gördüğünüz gibi saymakla bitmiyor. Fransız Büyükelçiliği, Fitaş Sineması, Reboul Eczanesi, Ağa Camii, Demirören İstiklal, Saray Muhallebicisi, İnci Pastanesi, J’adore Chocolatier, MK Mangal keyfi, Nevizade Sokak, Kızılkayalar gibi daha birçok gezi listenize ekleyebileceğiniz yer ve mekânlar bulunmaktadır.

Cağaloğlu Hamamı

Bugüne kadar hiç hamama gitmediyseniz ya da gelen ziyaretçilerinize hamam keyfi yaptırmak istiyorsanız İstanbul’da bulabileceğiniz az sayıdaki hamamlardan en ünlüsü ve en güzel binaya sahip olanıdır. 18. yy.dan bugüne kadar hizmet veren hamamın giriş ücreti biraz fazla olabilir bu nedenle gitmeden önce fiyatları öğrenirseniz sizin için daha iyi olur.

Çırağan Sarayı

İstanbul’un en önemli saraylarından birisi olan Çırağan Sarayı ne yazık ki bugün ziyarete kapalı. Otel olarak kullanılan yapının en iyi görüldüğü yer ise deniz veya Anadolu Yakası. Beşiktaş-Ortaköy arasındaki harika yoldan büyük duvarlar ile kendisini soyutlamış olan saraya İstanbul Avrupa Yakası gezi rehberi içerisinde özel olarak vakit ayırmanızın anlamı olmayacaktır. Dediğimiz gibi siz bu yolu kullanırken zaten sarayın gördüğünüz görebileceğiniz kısmını otomobil ile geçerken de görebileceksiniz. Çırağan Sarayı yazısına da bir bakabilirsiniz.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü

Çukurcuma

Antika eşya sevenler için Avrupa Yakası’nda gösterebileceğim adres Cihangir ve Çukurcuma semtleridir.  Beyoğlu, Galatasaray ve Taksim arasında çukurda kalan bir yer olduğundan ötürü Çukurcuma olarak adlandırılmış olan bu yerde gerek tarihi binaları görme şansını gerekse de nadide antika eşyaların satıldığı dükkânlara ulaşabilmeniz mümkündür.

Tarihi yapılar içerisinde çok eski zamanlardan kalma koltuk, heykel, masa, İslami motiflerle süslenmiş bir kapı gibi antika eşyalar arasında dolaşırken kendinizi geçmişi yaşarken bulabilirsiniz. Yine Çukurcuma Faik Paşa Sokağı’na da uğramadan gidilmemeli diye düşünüyorum. Eskiden anlatılanlarla ilgili bilgilerin birebir örtüştüğü yerlerden birisi olan Faik Paşa Sokağı’nda bir tarafta yüksek ve süslenmiş evler, diğer tarafta sade ve tek katlı evler dikkatinizi çekecektir. Böyle olmasının nedeni ise o zamanlar zenginlerin bölgenin bir tarafında toplandığı, hizmetkârların ise diğer tarafında toplandığından ileri gelmektedir. Çukurcuma’da Cezayir Sokağı’nda yürüyüş yaparken yeme içme adına faaliyet veren birçok seçenek karşınıza çıkacaktır. Cafe Lumiere Çukurcuma Cihangir, Cuma Cafe Çukurcuma, 49 Çukurcuma gibi mekânlarda karnınızı doyurmak sizin için mükemmel olacaktır.

İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler

Şimdi size yüzünüzde tebessüm oluşturacak bir yerden bahsetmek istiyorum. Adile Naşit ve Münir Özkul’un neşeli günler adlı filminin çekildiği turşucu dükkânını hatırladınız mı? İşte asrın turşucusu olarak halen çalışan bu turşucuda turşu suyunun tadına bir bakın bakalım, lezzetli mi?

Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’la evliliğinden bilindiği gibi Cihangir adında bir oğulları olmuştur. Ancak Cihangir yirmi iki yaşında hayatını kaybetmiştir. İşte bu sebeple semtin adı Cihangir olarak o günden bugüne anılmaya başlanmıştır. Bugün birçok ünlü sanatçının ve yazarın yaşadığı bu semte belki uğramak istersiniz diye düşündüm. Semtte geziniz sırasında görebileceğiniz diğer bir yer Cihangir Firuzağa Camiidir. Caminin hemen yanında Firuzağa Kahvesi bulunmakta olup, bugün bu kahve oldukça ünlü bir durumdadır.

Çukurcuma’da görebileceğiniz ancak gezilmesi için gündüz saatlerinin tercih edilmesi gereken mekânlardan birisi olan Roma Parkı ya da Sanatçılar Parkı olarak bilinen yerdir. Bölgede bulunan Kadiriler Tekkesi, Masumiyet Müzesi, Orhan Kemal Müzesi gibi değerli yerler de bulunmaktadır.

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayı Atatürk’ün hayata veda ettiği yer olduğu için sarayın ülkemizde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Ayrıca bu saray hem Osmanlı Devleti zamanında hem de Türkiye Cumhuriyeti döneminde görev yapmış olduğu için de önemlidir.

Beşiktaş’tan Kabataş’a doğru giderken karşınıza çıkacak olan Dolmabahçe Sarayı’nın konumu ayrı bir güzel içi ayrı bir güzeldir. 3 katlı sarayın 285 odası ve 43 salondan oluştuğunu düşünürseniz nasıl büyük bir alanla karşı karşıya olduğunuzu da tahmin edebilirsiniz. Dolmabahçe Sarayı aslında tarihçi ve mimarların Türk Evi dedikleri yapı modelinin en ihtişamlı ve görkemli halidir

Selamlık, Harem-i Hümayun ve Tören Salonu şeklinde 3’e ayrılan sarayın içerisindeki halı, perde ve süsleme eşyalarının kendi dönemlerindeki en tarz ürünler olduğunu görür görmez tahmin edebilirsiniz.

Özel aracınızla ya da toplu ulaşım araçları ile rahatlıkla ulaşabileceğiniz Dolmabahçe Sarayı’nı gezdikten sonra da bizden size tavsiye ön tarafında bulunan çay bahçesinde boğaza nazır bir kahve için. Hatta Saray gün içerisinde açık olduğu için vakit bulamazsanız mesai saatleri haricinde de açık olan çay bahçesine uğrayabilirsiniz. Gezilecek yerler İstanbul Avrupa Yakası için Dolmabahçe Sarayı da bir alternatif.

Avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü
Avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü

Eminönü

İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler arasında kendinize gezmek için tam bir gün ayırmanız gereken adreslerden birisi Eminönü bölgesidir. Topkapı Sarayı çevresinde bulunan birçok yer gezilmek için birbiriyle yarışmaktadır. Bunlardan ilki Yeni Cami’dir. Yeni Cami on yedinci yüzyılda ikinci Selim’in karısı Safiye Sultan tarafından yatırılan bir camidir. Bu bölgedeki halk da inşaat nedeniyle Hasköy’e yerleştirilmiştir. Önemli mimarlardan Davut Ağa tarafından yapımına başlanılan Yeni Cami,  Dalgıç Ahmet Çavuş mimarlığı ile yapımına devam edilmiş ancak Safiye Sultan’ın ölümü üzerine elli yıl boyunca cami tamamlanamamıştır. Dördüncü Mehmet’in annesi Turhan Sultan ise mimar Mustafa Ağa’yı görevlendirerek Yeni Cami’nin tamamlanmasını istemiş ve Yeni Cami 1663 yılından itibaren günümüze kadar gelmiştir. Eminönü’nde bulunan en güzel tarihi örneklerden birisi olan Eminönü Yeni Cami oldukça konuk almaktadır. Eminönü’nde ikinci olarak Mısır Çarşısı’nın belirtmek isterim. Bu çarşı Yeni Cami külliyeleri içerisinde yer almakta olup, Mısır’dan gelen malların satılması için kullanılırmış. Bugün de aslında yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan Mısır Çarşısı’nda her çeşit baharat bir arada satışa sunulmakta olup, hediyelik eşya satışına dönük dükkânları da bulundurmaktadır. Eminönü’nde gerçekleştireceğiniz gezinizde üçüncü adres olarak Büyük Postane Binası’nı söyleyebilirim. Burası yirminci yüzyıldan mimar Vedat Tek tarafından posta ve telgraf binası amacıyla inşa edilmiş bir binadır. Eminönü’nde doğrudan yerli ve yabancı turistlere yönelik olarak kapatılan ve hatta ulaşımı için Marmaray ile desteklenen yer de gezilmeden dönülmemesi gereken adını Fatih Sultan Mehmet’in hocası Hoca Sinan Paşa’dan alan Hoca Paşa Sokağı’dır. Özellikle de yöresel lezzetleri tatmak konusunda gidilebilecek en ideal yerleşen bir tanesidir. Eminönü’nde bulunan Hodjapasha Dans tiyatrosu da ilk olarak hamam olarak kullanım amacıyla 1470 yılında inşa edilmiş bir yer olup, 1998 yılından itibaren restore edilerek iki yüz yirmi kişilik dans tiyatrosu olarak kullanılmaya devam edilmiştir. En iyi yerel otantik ödülünü alan bu yeri görmek istersiniz diye düşündüm.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Eminönü
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Eminönü

Yine Eminönü’nde bulunan Alman mimar Tachmund tarafından 1890 yılında inşa edilen Sirkeci Tren Garı da tarihi bugüne getiren eserlerden bir tanesidir. Eminönü Sirkeci dolaylarında iseniz Rüstem Pasa Camii’ni görmemeniz büyük kayıp olur diye düşünüyorum. Mimar Sinan tarafından 1561 yılında yapılan bu cami, Edirne’deki Süleymaniye Cami’nin bir maketi olarak yapılmıştır. Bu caminin önemli özelliklerinden birisi ise zenginliğin gösterisidir.  Gösterişli İznik çinileri ile döşenmiş olan cami ilk dönemdeki mimarisi ile günümüze kadar gelmeyi başaramasa da restore edilmiş ve günümüzde tarihi değerlerimiz arasında yerini almıştır. Hazır Rüstem Paşa Cami dolaylarında iken hemen arkasındaki sokakta bulunan Balkapanı’na uğramanızı tavsiye ederim. Ne de olsa eskiden alışveriş için gelen malların hepsi bu kapılardan giriş yaparmış ve halen ünlüdür. Buralar nereler mi? Unkapanı, Balkapanı ve Yağkapanı olarak bilinen yerlerdir. Yine Tahtakale de Eminönü’nde duymamış olacağınız yerlerden birisidir. Burada aslında Zaza Han olarak bilinen yerde kuaför ve berber malzemeleri parfüm, saat ve elektrikli ev aletleri satışa sunulmaktadır. Diğer yandan Şark Han olarak bilinen yerde şapka, atkı, sal, okul malzemesi ve hediyelik eşya ürünleri satışa sunulmaktadır. Balkapanı Han ise balın getirildiği han olarak bilinir. Marpuccular Han da bijuteri, kolye, yüzük, küpe gibi değişik aksesuarlarından satışa sunulduğu yerdir. İşte Eminönü ve Sirkeci’ye geldiğinizde çeşitli gezilebilecek tarihi değerler bunlar.

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Bir gün boyunca Eminönü’nde gerçekleştirdiğiniz bu geziniz sırasında karnınızı acıkırsa size önerim elli yıllık döner, köfte ve pide salonlarının tecrübesini denemesidir. Bu amaçla verebileceğimiz adres ise bu leziz döner için Kasap Osman Lokantası’dır.

Eyüp Sultan Camisi

İstanbul’da Osmanlıdan kalan kaç cami var bilmiyoruz. Ama camiler arasında ünlü olanlarını sıralamaya kalkarsak belli başlı camilerden bahsedebiliriz. Ancak bu camiler kapasiteleri ve mimari görünüşleri itibariyle ünlüdür dersek hata yapmış olmayız. Eyüp Sultan Cami ise mimari özellikleri ile diğer camilerle aynı kategoride yer alabilirken manevi yönü ile hemen hepsinin önüne geçer.

Caminin manevi açıdan ağırlığı ise türbesi bulunan Eyüp Sultan nedeniyledir. Hz. Muhammed’in bayraktarlığını yapmış ve 90 yaşında iken İstanbul’un fethine katılmış Halid Bin Zeyd Ebu Eyyub El Ensari’nin türbesinin burada bulunması nedeniyle yılın her döneminde büyük ilgi görür ve Ramazan aylarında bu ilgi en üst seviyeye ulaşır.

Caminin kutsallığı sadece son dönemlere ait bir özellik de değildir. Fatih başta olmak üzere birçok padişah kılıç kuşanma törenlerini burada gerçekleştirmiş. Tarih dersini geçtikten sonra gezi kısmına gelirsek eğer, caminin çevresi koruma altında olduğu için 2 katlı ve ahşap birçok binadan oluşan sokaklarda dini malzemeler ağırlıklı olmak üzere alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar da bulabilirsiniz.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Taksim Jolly Joker Konser
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Taksim Jolly Joker Konser

Emirgan

İstanbul Avrupa Yakası’nda boğazın kıyısında bulunan adreslerden birisi olarak Emirgan da oldukça misafir ağırlayan yerlerden birisidir. Özellikle de Nisan ve Mayıs ayında gezmeyi düşünüyorsanız muhteşem bir görüntü oluşturan binlerce laleden oluşan Emirgan Korusu’nu gezmeden dönmeyin. Emirgan Korusu Dördüncü Murat ile Tavan Kalesi komutanı Emir Mirgünoğlu arasında çıkan çekişmeden sonra Emir Mirgünoğlu’nun kendi isteğiyle teslim olması ile ele geçirilmiş olan bir yer olup, Dördüncü Murat tarafından Emir Mirgünoğlu’na hediye edilmiş bir korudur. 1943 yılında İstanbul Belediyesi tarafından halka açılan bu koru yemyeşil görüntüsüyle sizi cezp edebilecek güçtedir. Burada düzenlenen Lale Festivali’ni de söylemeden yapamayacağım. Hatta Lale Müzesi de çiçek satışı yapılan önemli bir yer konumundadır. Emirgan Korusu’nda Sarı, Pembe ve Beyaz Köşk’ler bulunmakta olup, bu köşkler restoran olarak faaliyetini sürdürmektedir. Yapıların süslemeleri konusundaki işçilik ise insanı şaşırtacak güzelliğe ve ustalığa sahip. İşte bu sebeple Emirgan Korusu bugün çok güzel bir gezi yeri olabilir sizin için. Hem gezmek hem de muhteşem doğa ile baş başa yemek yemek için ideal bir yer. Akşam yemeği mekanları avrupa yakası Emirgan Mado,Sütiş ve Orga gibi mekanları ile başlar. Bebek,Arnavutköy ve Ortaköy diye devam eder… İstanbul Avrupa Yakası piknik alanları için hafta içi mutlaka Emirgan Korusu’nu tercih etmelisiniz.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Emirgan’da dini yerler konusunda söyleyebileceğim adres Emirgan Hamid- i Evvel Camidir. 1871 yılında Sultan 1. Abdülhamit zamanından kalma bir tarihi değer olan bu camide, güzel bir çeşme de bulundurmaktadır. Burada gezebileceğiniz ve keyif alabileceğiniz diğer bir yer ben buradayım diyen Emirgan sahilidir. Hatta sahilde kahvaltı yapabileceğiniz birçok yer mevcut. Emirgan Sabancı Müzesi de özellikle bahar aylarında görülebilecek yerlerden birisi olup, Sabancı ailesinin atlı köşkünde bulunmaktadır. Ünlü sanatçıların resim ve heykel gibi sanat çalışmaları burada sergilenmektedir. Daha ne diyebilirim ki... Emirgan’da Osmanlı mimarisinden kalan tarihi evleri halen görebilmeniz mümkün. Bu amaçla Emirgan sokaklarında biraz yürüyüş yapmanız gerekiyor. Peki, Emirgan’a nasıl ulaşılır? Kabataş, Beşiktaş, Taksim, Hisarönü gibi güzergâhlardan geçen belediye otobüsleri sizi buraya ulaştıracaktır.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Emirgan Korusu
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Emirgan Korusu

Eyüp

Haliç kıyısında bulunan Eyüp de İstanbul Avrupa Yakası’nın kalabalık yerlerinden birisidir. Özellikle de Eyüp Sultan Cami’nin olduğu bölge Ramazan Ayı’nda dolup taşmaktadır. Eyüp Sultan Camii Hz. Muhammed (Sav.)’in en yakın arkadaşı Hz. Ebu Eyyubi El Ensari’nin yattığı bir yerdir. Ebu Eyyubi El Ensari İstanbul’u kuşatmak istemiş fakat bu sırada hayatını kaybetmiştir. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet’in ilk olarak yapılmasını istediği iş de kuşatma sırasında hayatını kaybeden Hz. Ebu Eyyubi El Ensari’nin mezarının bulunmasıdır. Bunun üzerine Akşemseddin istihareye yatmış ve Hz. Ebu Eyyubi El Ensari’nin bulunduğu yeri rüyasında görmüştür. Hemen bu yere giderek çalılarla bölgeyi işaretleyen Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmet’e yeri bildirmiş. Emin olmak adına Fatih Sultan Mehmet silahtar ağasını görevlendirerek fidanların yerini değiştirmesini istemiş ve işaretlenen yere de yüzüğünü koydurmuştur. Akşemseddin ise mezarın yapılması gereken yer olarak yüzüğün konulduğu yerle ilgilenmiş ve buranın kazılmasını istemiştir. Sonuç olarak Hz. Ebu Eyyubi El Ensari’nin bedeni hiç bozulmamış olarak bulunmuş ve bu bölgeye türbesi yapılmıştır. İşte bugünden sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun kılıç kuşanma yeri olarak kullanılmaya başlanmış. Türbe, cami, çarşı, han, ve çınar ağaçlarıyla süslü olan bu cami hasar görmüş olsa da halen koruma altında. Özellikle de Ramazan Ayı’nda oldukça fazla ziyaretçiye sahiptir. Gitmenizi önerebileceğim yer işte tam burası...

Eyüp’te görülebilecek ve aynı zamanda yemek de yenilebilecek yer olarak Feshane’ye gitmenizi önerebilirim. Tarihi hikâyesi ise İkinci Mahmut döneminden itibaren başlamaktadır. Şöyle ki İkinci Mahmut Yeni Çeri Ocağı’nı kaldırır ve kendisine yeni bir ordu kurar. Bu ordudaki askerlerin kıyafetlerinde ise başlarında fes bulunmaktadır. İşte bu feslerin üretildiği bina bugün Feshane olarak bilinmektedir. Cumhuriyet döneminden sonra da dokuma fabrikası olarak kullanılmış olan Feshane’de bugün kültür ve eğlence organizasyonları düzenlenmektedir. İskelesi bulunan bu yere denizyolu ile motorla ulaşılabilinmektedir.

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Mimar Sinan'ın en güzel örneklerini içeren Eyüp’te görülmeden dönülmemesi gereken diğer bir yer Zalmahmut Paşa Cami’dir. Oldukça estetik bir külliyeye sahip olan bu cami, engebeli bir arazi üzerine inşa edilmiştir.  Avlusunun ortasından şadırvan bulunan bu caminin pencereleri dört sıra halindedir. Zalmahmut Paşa ise Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Mustafa’nın öldürülmesinde yardım eden ve Kanuni tarafından ödüllendirilerek paşalığa yükselen kişidir. Diğer bir dini yer ise Sultan Reşad Türbesi’dir. Otuz beşinci padişah ve yüzüncü halife olan Sultan Reşad burada bulunmaktadır.

Eyüp camileri, türbeleri ile ünlü İstanbul semtlerinden birisidir. Bu noktada Cezeri Kasım Pasa Cami de tarihi gezinize eklenmelidir. 1515 yılında yapılmış olan bu tarihi değerde günümüzde gezi listenize eklenmesi hak etmektedir. Şöyle ki Sokullu Mehmet Paşa, bahriye nazırı Hasan Hüsnü Paşa, Pertev Paşa, Üçüncü Selim’in annesi Mihrişah Sultan ve Sadrazam Hüsrev Paşa gibi tarih mısralarında yazan önemli isimlerin türbelerini bulundurmaktadır. Yine Ebu Dergah Hazretleri Türbesi de ziyaret edilmesi gereken yerlerden birisi…

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Galata Köprüsü
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Galata Köprüsü

Edirnekapı

Avrupa Yakası’nda Edirnekapı semti gezginleri de oldukça şanslı diye düşünüyorum. Edirnekapı, Bizans döneminde Sarayburnu’ndan başlayarak Ayvansaray’a kadar devam eden İstanbul surlarının haliç kıyısı boyunca devam ettiği yerde bulunup Topkapı Sarayı’nın diğer bir eşidir. Edirnekapı’da külliyesinde mektep, türbe ve hamam bulunan ilk adresimiz Mihrimah Sultan Camii olabilir. Yedi tepeli İstanbul’un yedi tepesinden birisini süsleyen bu cami Mimar Sinan tarafından 1565 yılında yapılmıştır. Caminin bulunduğu pozisyon öyle bir ustalıkla yapılmış ki Mihrimah’ı görebilmek mümkün... Bu caminin 204 adet penceresi bulunmakta olup, sütunları ise Bizans döneminden kalmadır. Edirnekapı’da görülmesi gereken diğer bir yer ise Kariye Müzesi’dir. Chorachuruch olarak bilinen bu müze Bizans surlarının dışında kalan bir kilisedir. Bugünkü halini on dördüncü yüzyılda alan müzenin tarihi altıncı yüzyıla uzanacak kadar eski... İstanbul’un fethinden sonra bir süre cami olarak kullanılmış olan kilise mozaikleri ve freskleri ile beraber günümüze kadar çok iyi korunmuş ve dayanmış olan kiliselerden bir tanesidir. Gezip görebilirsiniz…

İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler
İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler

Edirnekapı civarında bulunan Blekherna Sarayı’ndan geriye kalan Tekfur Sarayı da tarihi mekânlardan birisidir. Hangi yılda yapıldığı hakkında çelişkilerin olduğu bu saray, kara sularına bitişik olarak inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde burasının hayvanat bahçesi olarak kullanıldığı da bilinmektedir. Yine Pammakaritos Kilisesi yani Fethiye Müzesi de Hz. Meryem ve azizlerin mozaikleri ile süslenmiş görülmesi gereken yerlerden birisidir. Bu müze ile aynı binayı paylaşan Fethiye Cami de Sultan Abdülmecit zamanında minaresi yenilenmiş bir cami olup, görülmeye değerdir. İstanbul da T4 metrosu ile Edirnekapı’ya ulaşılabilmekte olup, gezinizi bu şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Fatih

Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği İstanbul’da Fatih olmazsa olmaz tabi ki... Fatih Cami, Hırka- i Şerif Cami, Fatih Kadınlar Pazarı, Fatih At Pazarı gibi görülebilecek oldukça fazla yer bulunmaktadır. İstanbul’un ilk kurulmaya başlandığı semtlerden birisi olan Fatih’te Bozdoğan kemeri ile İstanbul’un diğer semtlerinden ayrılan Sur içi olarak ayrılan bir bölgeye sahiptir. Fatih’in en önemli caddesi Fevzi Pasa Caddesi olup, mağaza restoran ve kafeleri bulunmaktadır.

Fatih’te görebileceğiniz ilk mekân tepedeki Fatih Cami’dir. Fatih Cami’nin hikâyesi ise Atik Sinan ile başlar. Sonrasında deprem nedeniyle hasar gören cami Üçüncü Mustafa döneminde mimar Mehmet Tahir Ağa tarafından onarılır. İçerisinde Yahya Sofi ve oğlu Ali Bin Sofi’ye ait hat örnekleri bulunan cami, 1771 yılından son halini almış ve günümüze kadar gelmiştir. Külliye olarak yapılmış olan caminin çevresinde hamam, medrese ve çarşı bulunmaktadır. Fatih Cami’nin kıbleye bakan duvarının hemen önünde Fatih Sultan Mehmet’in türbesi bulunmakta olup, sekiz köşeli ve oldukça sade bir türbe olarak yapılmıştır. Fakat dış kısmında eskiden kalma mermer ustalığının en iyi örnekleri bulunmaktadır.

Fatih semtinde tarihte kadınların kendi yaptıkları el ürünlerini satışını yaptığı Kadınlar Pazarı da bulunmaktadır. Bugün Bitlis, Diyarbakır, Siirt gibi doğu illerinin yöresel lezzetlerinin sunulduğu yer olarak kullanılmaktadır. Yine at heykelinin bulunduğu Osmanlı zamanında At Pazarı olarak kullanılan bölgede de gelen ziyaretçiler için çalışan işletmeler mevcut. 1585 yılında yapılmış olan Mesih Ali Paşa Cami de Fatih’te görülmesi gereken yerlerden birisidir. Türbe ve cami bir arada bulunmaktadır.

Fatih’te özellikle ramazan ayında yoğun bir akın alan yer Hırka- i Şerif Camidir. Burada saklanan hırka zamanında Veysel Karani Hazretlerine Hz. Muhammed (Sav.) tarafından hediye edilmiştir. 1851 yılında Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan camide her yıl Ramazan Ayı’nda Hırka-i Şerif sergilenmektedir. Bu caminin pencerelerinin üzerinde Kazasker Mustafa İzzet Efendi ve Sultan Abdülmecit tarafından yazılan Hz. Muhammed, Dört halife, Hz. Hasan ve Hüseyin’in adları hat sanatı olarak yazılmıştır.

Tarihte bulunan birçok tarihi yapının ünlü mimari Mimar Sinan’ın kendisi için yaptırmış olduğu tarihi Mimar Sinan Mescidi de sekizgen olarak yapılmış olan ve şerefesi bulunmayan bir cami olup, ziyaret edilmektedir.

Fatih semtinde gezinize sırasında yeme içme yeri olarak tercih edebileceğiniz yerler ise Fatih’te Meşhur Kebabçı Emin, Özkilis Kebap ve Lahmacun Salonu, Urfalı Hacı Usta gibi mekânları tavsiye edebilirim.

Feshane

Osmanlı zamanında dokuma ve kumaş fabrikası olarak hizmet veren Feshane bugün uluslararası kongre ve fuarlara ev sahipliği yapıyor. İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesinde yer almasının sebebi ise halka açık lunaparkından öte özellikle Ramazanlarda düzenlenen özel organizasyonlar.

Ramazan geleneklerinin yaşatılmaya çalışıldığı alanda düzenlenen şehir festivalleri de bir harika oluyor. Sizin memleketinizin olmasına gerek yok eğer yemeklerini, kültürlerini merak ettiğiniz bir Anadolu şehrinin festivaline denk gelirseniz bizce uğrayın.

Balat ve Çevresi

İstanbul Avrupa Yakası’na bir gün boyunca dolu dolu gezebileceğiniz güzergâhlardan birisi de Fener, Balat ve Cibali civarıdır. Tarihi yapıları bakımından gezilip görülmesi gereken sayısız mekânı bulunan bu yerde Cibalikapı gibi tarihi yerler bulunmaktadır.

Cibali kapı, Cebe Ali Bey önderliğindeki Osmanlı ordusunun ilk olarak surlarını kırarak İstanbul’a girdiği yerdir. Cibali Bey ile ilgili bir efsaneden bahsetmek gerekirse Cibali Bey derviş ve müritleri bulunan birisiymiş. Rivayete göre Haliç üzerine kuşatma sırasında post atarak yürüyerek karşıya geçmiş ve Bizans askerleri bundan korkmuştur. Haliç surlarından bölgede geriye kalan nadir eserlerden birisi olan Cibali kapı, beşinci yüzyılda İmparator Theodosius tarafından yaptırılmıştır. Yine Fener’de görülebilecek diğer bir yer de Rezan Has Müzesi’dir. Bugün Kadir Has Üniversitesi’nin bulunduğu bina 1995 yılında Cibali Tütün Fabrikası olarak hizmet vermiştir. On yedinci yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan yapılar arasında Su Sarnıcı da bulunmaktadır. Bugün müzede Urartular’dan kalma üç bin yıllık takı koleksiyonu sergilenmektedir. Burada bulunan Aya Nikola Kilisesi de görülebilecek yerlerden birisidir. Ayrıca Gül Cami de bölgede görülebilecek ilginç özelliklere sahip yapılardan birisidir. Gül Cami olarak bilinen bu yer aslında dokuzuncu yüzyıla ait bir kilisedir. İkinci selim tarafından minare ilave ettirilen cami, Aya Theodosla kilisesinin adının değiştirilmesiyle bugünkü ismini almıştır. Fener’de görülebilecek yerlerden bir diğeri de Küçük Mustafa Paşa Hamamı’dır. İkinci Beyazıt vezirlerinden birisi olan Küçük Mustafa tarafından yaptırılmış olan hamam, Avrupa yakasındaki en eski yapılardan birisidir. 1601 yılında yapılmış, 1941 yılında arkasındaki ahşap orijinal hizmet binaları yanmış, 1980’lerde tekrar yapılmış olan Fener Rum Patrikhanesi de görmenizi önereceğim yerlerden bir tanesidir. Patrikhane’nin ana kapısı Rum Patriği’nin burada asılmasından ötürü bugüne kadar hiç açılmamıştır. Osmanlı dönemine ait olan bu eser o zamanlarda kiliselerin ve sinagogların camilere göre daha küçük yapılmasına izin verilmesinden ötürü çok büyük bir yapı değildir. Yalnız içerisinde bulunan işlemelerin yapılması için kırk yıl harcandığını unutmayın. Avrupa Yakası mekanlar artık yüzünü değiştirmeye başladı. Balat gezilecek yerler de buralardan bir yer.

İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler - Balat
İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler - Balat

Fener Rum Lisesi de Haliç’teki kırmızı tuğlalı ilginç bir mimariye sahip devasa yapılardan birisi olup, 1881 yılında mimar Pericles Demades tarafından inşa edilmiş ve günümüze kadar gelebilmiştir. Yine Yuvakimyon Kız Lisesi gibi eserlerde bugün kütüphane olarak kullanılmakta ve eskiden gelen esintileri bugüne taşımaktadır. Moğolların Meryem Kilisesi de Fatih Sultan Mehmet’in özel bir fermanı ile camiye dönüştürülmeyen kilise olarak kalan eserlerden birisidir.

İstanbul Avrupa Yakası’ndaki Balat civarında ise İkinci Beyazıt’ın İspanya’da yaşayan Yahudileri yaşamaya davet ettiği yer olup,  Yahudilerden kalma tarihi dokunuşlara denk gelinebilmektedir. Yine bu sayede Balat’ta bulunan tarihi evleri görmenizi önerebilirim. Şimdilik bu evlerin satışının yapılması yasak... Fener’de bulunan Stefi Stefan Bulgar Kilisesi de Bulgarların yapmış oldukları eserlerden bir tanesidir. Çok kısa bir süre içerisinde yapılan bu kilisenin Viyana’da bulunan bir fabrikada hazırlanan dökme demirler kullanılarak yapılmıştır. Kilisenin çan kulesinde altı farklı büyüklükte çan bulunmaktadır.

Galata Kulesi

İstanbul Avrupa Yakası’nda yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine uğrayan en ünlü yerlerden birisi Galata Kulesi ve çevresidir. Cenevizliler’den günümüze kadar gelen bu yer, zamanında gözetleme kulesi, hapishane gibi farklı şekillerde hizmet vermekteydi. Altıncı yüzyılda Bizans imparatoru tarafından yaptırılan Galata Kulesi ahşaptan yapılmış bir yapı olup, daha sonradan Cenevizliler tarafından 1348 yılında yığma taş kullanılarak yeniden inşa edilmiştir. Galata Kulesi’nin ilk adı İsa Kulesi olarak anılmaktaydı ve çevresindeki surlar ve hendekler bugün Büyük Hendek, Lüleci Hendek ve Küçük Hendek Sokakları bulunmakta bu sebeple gezip görebilirsiniz. Galata Kulesi için tarih satırlarından geçen en bilinen olay ise Hazerfan Ahmet Çelebi’nin tarihte ilk kanatlı uçuşu buradan atlayarak gerçekleştirmesi olmuştur. Bugün kulenin tepesine tırmanmak biraz zahmetli olsa da çıktıktan sonra izleyeceğiniz manzara size bunu unutturacak güzelliktedir. Galata Kulesi’nin bulunduğu bölgede Galip Dede Caddesi’ni gezmenizi de öneririm. Yine Galata Kulesi’nin bulunduğu bölgede İtalyan tarzında yapılmış olan İstanbul en güzel manzaralı apartmanı Doğan Apartmanı, 1492 yılında Mevlevi Tekkesi olarak yapılmış olan Galata Mevlihanesi’ni ve 1868 yılında Kırım Savaşı zamanında İngilizlere verilen arazi üzerine yapılmış olan Kırım Lisesi’ni görebilme şansına da sahip olursunuz. Galata Kulesi nerede rehberini okuyabilirsiniz.

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Galata Kulesi
İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Galata Kulesi

İstanbul’da güneşin doğuşuyla beraber kahvaltı yapmak için bir yerler arayacak olursanız daha önce de bahsettiğim gibi Emirgan Korusu ideal yerlerden birisidir. Ayrıca Hıdiv Kasr-ı, Yıldız Parkı, Çamlıca Köşkleri, Fethi Paşa Korusu gibi mekânları da tercih edebilirsiniz.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Galata Kulesi
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Galata Kulesi

Galata Mevlevihanesi

Çok iddialı söyleyebiliriz ki İstiklal Caddesi’ni avucumun içi gibi biliyorum diyenlerin büyük çoğunluğu dahi Galata Mevlevihanesi’nin nerede olduğunu bilmiyorlardır. Aslında yeri çok kolay ama nedense popüler hale gelememiş.

İstiklal Caddesi’nde gezintiye çıktınız ve daha önce uğradığınız birçok noktaya uğrayarak tünele kadar gelmek üzereyseniz bir de Galata Mevlevihanesi’ne uğrayın deriz.

Özellikle izlemeyenler ya da izlememiş misafiri gelenler burada sema gösterisi izleyebilirler. Pazar günleri akşam 17.00’da düzenlenen gösteriler için öncesinde bilet almanız gerekiyor ve bilet fiyatları biraz pahalı gelebilir.

Gösterilere katılamasanız dahi müzeyi gezmelisiniz. Her ne kadar Mevlana’nın açtığı yol bir felsefeye dönüştüğü için sufizm ile ilgilenenler açısından oldukça ilginç bir müze olsa da ilgilenmeyenler de müzeden hoşlanacaklardır. 

Avrupa yakası gezilecek yerler : Galata Köprüsü
Avrupa yakası gezilecek yerler : Galata Köprüsü

Garipçe Köyü

Hafif bir rüzgar eserken sahile gittiğinizde denizin kıyıya hafif dokunuşları ritmik ve hoş bir ses çıkartır. Rüzgar sayesinde ince ince de yosun kokusu gelir. Ama ne yazık ki İstanbullular bu ikisini de pek bilemezler. Şehrin gürültüsü ve kendine has kokusu bunları bastırır. Garipçe Köyü’ne gittiğinizde sizi bekleyenlerden ikisini söylemek istedik.

Aslında çok basit ve ilgi çekmeyen bir detay gibi gözükse de uzun zamandır şehirden ve kalabalıktan uzaklaşmadıysanız kesinlikle sizi şaşırtacak ve hoşunuza gidecek detaylardır.

Garipçe Köyü Sarıyer’e bağlı küçük bir balıkçı köyü. Burada bir gününüzü tabi ki geçiremezsiniz. Daha doğrusu sıkılırsınız 1-2 saat sessiz sakin vakit geçirmek istiyorsanız buraya mutlaka uğramalısınız. İstanbul Kahvaltı Mekanları arasında belki poğaça ve simit ile dahi en ön sıralarda yer alabilecek kadar doğal bir ortam. Gezmek isterseniz de Garipçe Kalesi’ne çıkabilirsiniz.

Sarıyer’e 10 km. mesafede yer alan köye gidiş için kendi arabanızı kullanabileceğiniz gibi toplu ulaşım araçlarını da seçebilirsiniz. Buraya kadar gelmişken Rumeli Feneri Köyü’ne de uğramadan dönmeyin deriz. Garipçe Köyü kahvaltı mekanlarına bakabilirsiniz.

Avrupa yakası gezilecek yerler : Garipçe Köyü
Avrupa yakası gezilecek yerler : Garipçe Köyü

Gülhane Parkı

Geçmişte Topkapı Sarayı’nın bahçesi iken sonrasında kendi haline terk edilen Gülhane Parkı bugün İstanbul’un en iyi ve en güzel parklarından birisi halini almıştır. İçerisinde hayvanat bahçesi de bulunan parkta tarihi yapılarla da karşılaşabilirsiniz.

Parkın en güzel tarafı da tarihi yarımada turu yaptıysanız ya da Ayasofya, Topkapı Sarayı gibi birkaç mekanı gezdikten sonra yorulduysanız ya da kapalı çarşı, Tahtakale gibi alanlardaki kalabalıktan sıkıldıysanız kendinizi atabileceğiniz, soluklanabileceğiniz harika bir kaçış noktası olmasıdır. Buraya girdikten sonra bambaşka bir aleme geçeceğinize emin olabilirsiniz.

Eğer gerçekten çok yorulduk ve artık güzel bir yemek yemeliyiz diyorsanız size bir fikir verebiliriz. Gülhane Park içerisinde yürüyerek yaklaşık 20 dk. da ulaşabileceğiniz Cankurtaran’da yer alan Fatih Belediyesi Sosyal Tesisleri’ni bir düşünmelisiniz. 

İstanbul Sea Life Akvaryum

İstanbul Sea Life Akvaryum, Avrupa Yakası gezilecek yerler içerisinde farklı ve ilginç bir konuma sahip. 10000’den fazla su canlısının bulunduğu akvaryum 8000 metrekarelik bir alana kurulmuş. İçerisinde farklı temalara sahip 12 ayrı bölüm bulunuyor.

Her ne kadar daha çok çocukların ilgisini çekecek gibi gözükse de kesinlikle yaş ayrımı yapmadan gidilmesi gereken bir yer diye düşünüyoruz. İsterseniz dalış imkanlarından da faydalanabilir ve akvaryumda köpek balıkları ile ya da diğer balıklarla fotoğraf çektirebilirsiniz.

Sabah 10.00 ile akşam 20.00 saatleri arasında açık olan akvaryuma kalabalık bir aile olarak giderseniz ücretler biraz fazla gelebilir. Gelir durumuna göre bu değişecektir elbette ama gitmeden önce fiyatları kontrol ederseniz daha iyi olur. İstanbul Avrupa Yakası eğlence yerleri Sea Life Akvaryum rehberinden detayları görebilirsiniz.

Kapalı Çarşı

Avrupa Yakası’nda olup da İstanbul’un Kapalı Çarşısı’nı görmemek olmaz. Kendine has havasını, esnafının doğasını ve tarihi dokusunu kaybetmemiş olan bu çarşı, yerli ve yabancı turistler tarafından çokça ilgi gören yerlerden birisidir. On beş kurşunlu kaplı kule ile kapatılmış olan Kapalı Çarşı, Beyazıt kapısından başlayıp Nuru Osmaniye kapısına kadar uzanmaktadır. İçerisinde bedesten ve hanlar bulunan bu çarşıda halen satış yapılmaktadır. Yirmi iki kapısı 16 hanı bulunan kapalı çarşı kırk beş bin metrekarelik bir arazi üzerinde kuruludur.

İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler - Galata Kulesi
İstanbul Avrupa Yakası'nda Gezilecek Yerler - Galata Kulesi

Karaköy

İstanbul Avrupa Yakası’nda Cenevizliler, Ermeniler, Bizanslılar ve Osmanlılar tarafından hüküm sürülen bir yer olan bugün de oldukça canlı rolüyle bilinen Karaköy de İstanbul da görülmesi gereken yerlerden birisidir. Burada Sokullu Mehmet Paşa Cami, Ceneviz Surları, Karaköy Saliha Sultan Çeşmesi, Karaköy Arap Cami, Karaköy Yeraltı Camii gibi tarihi yapıları görebilirsiniz. Ayrıca Karaköy Bankalar Caddesi’nde görkemli tarihi binaları yan yana dizili olarak da görebilmek mümkündür. Yine on dokuzuncu yüzyılda yapılmış olan Salt Galata Binası da müzeye dönüştürülmüş olan zamanın en ünlü binalarından birisidir. Karaköy Kamondo Merdivenleri de resim çektirmek için yerli ve yabancı turistlerin uğradığı yerlerden birisidir.

Alışveriş yapmak isteyen için Karaköy’de Perşembe Pazarı’nı önerebilirim. Aradıklarınızın tamamını burada bulabilirsiniz. Yeme içme yeri olarak Karaköy’de önerebileceğim mekân olarak Karaköy Namlı Gurme’ye gitmenizi tavsiye edebilirim. Ayrıca daha birçok cafe ve restoranlar da bölgede hizmet vermektedir. İstanbul avrupa yakası güzel mekanlar artık Karaköy’e taşındı. Karaköy gezilecek yerler yazımdan her şeyi öğrenebilirsiniz.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Karaköy
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Karaköy

Kilyos

İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler arasında özellikle yaz aylarında çok popüler hale gelen Kilyos İstanbulluların Karadeniz’deki en yakın sığınak noktasıdır. Kış aylarında boş kalan ve tam bir köy havasına bürünen Kilyos yaz aylarında ise fazlasıyla dolar taşar.

İstanbul’un hemen yanı başında olduğu için insanlar burayı genelde günübirlik kullanım için tercih ederler ama burada konaklama imkanı da bulunur. Karadeniz’de olması ve Karadeniz’in sert dalgalarının meşhur olması nedeniyle uzun süre kimse konaklamasa da en azından haftasonu kalmak isteyenler olabiliyor.

Eğer denize gitmek istiyorsanız ve haftasonu ise özel aracınız yoksa burası sizin için ideal olabilir. Haftaiçi için zaten bir şey demiyoruz. Ama özel aracınız varsa haftasonu İstanbul’dan biraz daha uzaklaşırsanız daha iyi olabilir. Çünkü buralar gerçekten çok kalabalık oluyor ve insan dinleneceği yerde sinirlenebiliyor.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Kilyos
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Kilyos

Kuruçeşme ve Arnavutköy

Daha önce de söylediğimiz gibi Dolmabahçe’den Ortaköy’e kadar Beşiktaş haricinde İstanbul Boğazı’nı pek göremezsiniz. Ortaköy’ü geçip de Sarıyer tarafına doğru gittiğinizde ise sizi doyumsuz bir boğaz havası bekler. Avrupa yakası sahilleri için en güzel bölge buralardır.

Ortaköy’den yola çıktığınızda köprünün bacaklarının yanında birkaç eğlence merkezi denizle aranıza girer sonrasında ise Kuruçeşme Parkı’na gelirsiniz. Yeşil alan ve ağaçlar içerisinde hem boğazın hem de yeşilliğin tadını çıkarabilirsiniz.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Kuruçeşme
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Kuruçeşme

Biraz daha ilerledikçe park bitecektir ama deniz kenarında balıkçı kayıkların içerisinde harika bir yürüyüş parkuru ile yolunuza devam edeceksiniz. Gittiğiniz saate ve mevsime göre değişecektir ama balık tutanlarla da karşılaşırsınız.

Bu yolun güzel tarafı ise şehrin kalabalık trafiği burayı çok fazla etkilemez. Özellikle buralara gelenler dışında bu yol çok kıvrımlı olduğu için insanlar daha az sürede ulaşabilecekleri ya da kısa olan yolları tercih ettikleri için gün içerisinde İstanbul’un birçok noktasında asla göremeyeceğiniz bomboş bir yol eşliğinde yürüyeceğinizi unutmayın. Önemli olan nokta ise haftasonu ve tatil günlerinde burası tahmin edebileceğinizden çok daha kalabalık ve sıkışık olabilir.

Avrupa yakası gezilecek yerler : Kuruçeşme
Avrupa yakası gezilecek yerler : Kuruçeşme

Mahmutpaşa

İstanbul’da bulunan en büyük çarşılardan birisi de gitmenizi önerebileceğim Mahmutpaşa ve hanlar bölgesidir. Buraya geldiğinizde hem sayısız alışveriş yapılabilecek işletme hem de tarihi nitelikte olan Mahmutpaşa Hamamı, Kürkçü Han ve Mahmutpaşa Cami’ni de görebilirsiniz. Avrupa Yakası gezilecek yerler ucuza alışveriş arayanlar için Mahmutpaşa bir efsanedir.

Maçka Parkı

Bir sabah ya da öğleden sonra boş vaktiniz oldu ve çok da uzaklara gidebilecek zamanınız da haliniz de yok. Eviniz ya da bulunduğunuz yer de yakınsa İstanbul Avrupa Yakası gidilecek mekanlar içerisinde Maçka Parkı sizin için ideal olabilir. İstanbul Avrupa Yakası parklar genelde festival zamanı daha güzel oluyor. Bebek Parkı’nda Bebek Festivali ve Maçka Parkı’nda konserler gibi...

Harbiye-Nişantaşı arasından da giriş yapabileceğiniz gibi Maçka’dan yani eski adıyla İnönü Stadyumu tarafından da giriş yapabileceğiniz parka ulaşım için özel aracınıza ihtiyaç da duymayacaksınız. Yanınıza bir örtü hatta varsa rejisör koltuğu denilen katlanır sandalye ve biraz atıştırmalık bir şeyler bir de termos alırsanız Maçka Parkı’nda kitabınızı okuyabilir ya da çimlere yayılarak güzel vakit geçirebilirsiniz. Avrupa Yakası piknik alanları arayanlara Maçka Parkı şiddetle tavsiye edilir.

Park içerisinde yiyecek ya da içecek açısından size imkan sağlayacak mekan ne yazık ki yok. Her yerde de olmasınlar zaten. Buraya ufak bir piknik için gelebilirsiniz.

Avrupa yakası gezilecek yerler : Maçka Parkı
Avrupa yakası gezilecek yerler : Maçka Parkı

Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi

İlki 250 önce Londra’da açılan Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi’nin 21.si de İstanbul’da yer alıyor. Tarihe yön vermiş kişiliklerin yanı sıra bugün herkesin tanıdığı ünlülerin de balmumu heykellerini bulabilirsiniz. Fatih Sultan Mehmet’ten Atatürk’e, Mimar Sinan’dan Arda Turan’a kadar tanıdık birçok sima ile karşılaşabilirsiniz. İstanbul’da gezilecek yerler Avrupa Yakası müze arıyorsanız muhakkak burayı görmelisiniz.

Miniatürk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Miniatürk İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesinde önemli bir yere sahip. Çünkü bu alanda yapacağınız gezi ile Türkiye’nin ve hatta Osmanlı’nın diğer devletlerin sınırlarında yer alan önemli eserlerinin hepsini bir arada görme şansı elde edebiliyorsunuz. İstanbul’da gezilecek yerler Avrupa Yakası farklı bir gün geçirmek isteyenlere öneririm.

Toplu ulaşım ile kolayca ulaşabileceğiniz Miniatürk içerisindeki maketlerin her birisi orjinalinin 1/25’i boyutlarda imal edilmiştir. Bu büyük alan içerisinde 105 eser bulunuyor. Bu eserlerin orjinallerinden 48’i İstanbul’da, 46’sı Anadolu’da ve 11 tanesi de yurtdışında yer alıyor.

Miniatürk’ü gezdiğinizde daha öncede sıkça ismini duyduğunuz ya da fotoğrafını gördüğünüz tarihi öneme sahip eserlerin minyatürlerini görebileceğiniz gibi Panaroma Zafer Müzesi’nde de Kurtuluş Savaşı’nın canlandırmasını izleyebilirsiniz.

Dünyanın en büyük alanına sahip minyatür parkı içerisindeki cafe ve restoranları da kullanabilirsiniz. Özellikle çocuklara yönelik olarak hızlı bir Miniatürk turu sağlayan tren yolunda Minyatür Ekspress’i de tercih edebilirsiniz.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Emirgan
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Emirgan

Nişantaşı

İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler arasında Nişantaşı’nı da oldukça sık olarak duymuşsunuzdur. İstanbul’da Rumeli Caddesi’nden başlayıp, Abdi İpekçi Caddesi’ne kadar uzanan bu yerde çok sayıda mağaza, restoran ve cafe ile karşılaşabilirsiniz. Bunun yanında 2. Abdülhamit zamanında Yıldız Sarayı’nın taşınması üzerine saray çalışanlarının bu bölgede yaşamlarını sürdürmesi nedeni ile çok sayıda tarihi yapıyı görebilirsiniz. Ayrıca ismini oluşturan Osmanlı askerlerinin hedef için kullandıkları nişan taşlarına da rastlamanız mümkün. İstanbul’da gezilecek yerler Avrupa Yakası alışveriş ve kahve içmek için Nişantaşı’nı da listeye dahil edebilirsiniz.

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Boğaz Turu
Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Boğaz Turu

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Haliç
İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler - Haliç

Ortaköy

Yine en son olarak İstanbul Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler için Ortaköy’den bahsetmemek olmayacak. Ortaköy’de Osmanlı’nın çöküş dönemine ait yapılardan birisi olan Ortaköy Camii ilgilinizi çekebilir. Ayrıca Ortaköy’de Esma Sultan Yalısı, Tarihi Ortaköy Hamamı( Hüsrev Kethuda Hamamı), Feriye Sarayları, Damat İbrahim Paşa Çeşmesi gibi yerleri de gezip görebilirsiniz. Bu arada Ortaköy’e gelinmesinin sebeplerinden diğer güncel nedense kumpir ve waffle yapımında ustaların bulunduğu yer olmasıdır.  

Avrupa Yakası’nda köprünün hemen ayaklarının altında yer alan Ortaköy de İstanbul’un simgelerinden birisi haline gelmiş durumda. Özellikle Ortaköy Büyük Mecidiye Cami önündeki köprü dekorlu fotoğraflar ziyaretçilerin olmazsa olmazları arasında yerini aldı.

Ortaköy, köprünün ayaklarına sahip olmak dışında dar sokakları ve şirin evleri ile de oldukça hoş bir semt. Meydanında oturup boğazı izlemek ise ayrı bir keyif. Kumpirciler de artık bu semtin simgesi haline gelmişler.

Burada bir ikazda bulunmak isteriz ki o da Ortaköy Meydanı’nda bulunan cafe ve restoranlar. Fiyatlar oldukça uçuk seviyelerde. Zaten meydana gittiğinizdeki kalabalığın bu mekanlara pek yansımadığını gördüğünüzde fiyatlardan şüphelenirsiniz. Dolayısıyla geziniz sırasında bütçe ayarlaması yapmanız açısından bilginiz olsun. Avrupa Yakası mekanlar arayanlar özellikle hafta sonu Ortaköy bir başka güzel oluyor. Ortaköy gezilecek yerler yazısında ne yenir neler yapılır hepsini anlattım.

Ortaköy Mecidiye Camii

Önünde çekilen fotoğraflar sayesinde İstanbul’un simgelerinden birisi haline gelen Ortaköy Mecidiye Camii 19. yy.da inşa edilmiş ve inşası sırasında Avrupa tarzı mimari etkilerden esinlenilmiş. Cami tasarlanırken her tarafından ışık alması hedeflenmiş ve bu nedenle de mimari açıdan çok başarılı bulunan caminin köprünün hemen altında olması da onu oldukça popüler hale getirmiş. Büyük Mecidiye Cami Ortaköy yazısına bir bakın. İstanbul’da gezilecek yerler Avrupa Yakası için Ortaköy – Kuruçeşme – Arnavutköy ve Bebek turu için başlangıç noktanız burası olabilir.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü

Panorama 1453 Tarih Müzesi

Türkiye’nin ilk panoramik müzesinin İstanbul’un Fethi için düzenlenmiş olması harika. Bu anlı şanlı destanı kitaplardan ya da farklı yazılardan öğrendiğinizde ne kadar heyecanlandığınızı bilmiyoruz ama buraya geldiğiniz zaman, daha içeriye adım atar atmaz heyecanlanacağınızdan emin olabilirsiniz.

Sesler, efektler harika ayarlanmış ve fethin tarihini anlatabilmek için güzel düzenlenmişler. Dünyanın da ilk üstü kapalı panoramik müzesi içerisinde nereye baksanız 29 Mayıs 1453 tarihini görüyorsunuz. Özellikle İstanbul’un Fethi’ne ilgi duyanlar ve milliyetçilik duyguları ile daha da şahlanmayı düşünenler için İstanbul Avrupa Yakası görülecek yerler içerisinde kaçırılmaz bir fırsat.

Pierre Loti Tepesi

Eyüp Sultan Camisi’ni gezdikten sonra cami avlusu içerisinden bir yol mezarlığa çıkar. Bu yolu yürüyerek takip ettiğinizde Tarihi Eyüp Mezarlığı içerisinden Pierre Loti Tepesi’ne ulaşabilirsiniz. İsterseniz de özel arabanızla tabelaları izleyerek tepeye çıkabilirsiniz. Ya da Cami’den sahil tarafına geçerek yüzünüzü denize verdiğinizde sol tarafa yürüyerek tepeye çıkan teleferiği kullanabilirsiniz.

Pierre Loti Tepesi’nde belki güzel restoranlar bulabilirsiniz ama bizim tarif edeceğimiz ve kimse sorsanız göstereceği alanda dünyaca ünlü şeflerin harika yemeklerine ya da tüm dünyaya nam salmış içkilerini bulamayacaksınız. Fakat dünyada eşi benzeri olmayan Haliç’in harika manzarasını izleyebileceğiniz ve yoğun olmasının da etkisiyle hep taze olan çayını içebileceğiniz bir çay bahçesine gidebilirsiniz. İstanbul Avrupa Yakası’nda kahvaltı yapılacak güzel yerler için Pierre Loti Tepesi muazzam güzellikte bir yer.

Gideceğiniz çay bahçesinin Türk Filmlerinde dahi dekor olarak kullanıldığını düşünürseniz kapasitesinin bugünkü İstanbul’u kaldıramayacak kadar küçük olduğunu tahmin edebilirsiniz. Üst taraflarda yeni açılan mekanlar da var. Yer bulamazsanız alternatif yerleri de deneyebilirsiniz. İstanbul Avrupa gezilecek yerler çay kahve molası verme yeri arayanlara tavsiye edilir.

Rahmi Koç Müzesi

Rahmi Koç Müzesi Türkiye’deki birçok müzeden konsept olarak ayrılıyor. Eğer tarzı için bir isim verecek olsak sanayi ya da bilim müzesi demek pek de yanlış olmaz. İçerisinde harika bir koleksiyonla karşılaşıyorsunuz. Farklı ülkelerden derlenmiş, toparlanmış eldivenden kamyona kadar birçok eser sergileniyor. Ayrıca, çocuklara yönelik olarak da DNA Atölyesi ya da bilim atölyesi tarzında farklı çalışmalar da yapılabiliyor. Müze içerisinde düzenlenen aktiviteleri girmeden önce öğrenip rezervasyon yaptırmanız gerekebilir.

Böyle anlatınca müze size çok heyecanlı gelmemiş olabilir ama içeri girdikten sonra at arabasından otomobile farklı araba modelleri, ilk bisikletler gibi bugün kullandıklarımız buradan mı yola çıkmış diyebileceğiniz birçok antika görebiliyorsunuz. Bir de bakıyorsunuz ki kendinizi kaptırmışsınız ve akşam olmuş.

Rumeli Hisarı Kalesi

Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi için yaptırılmış bu devasa hisar içerisinde işin gerçeği çok da görülecek bir şey yok desek biz yanılmış olmayız ama sizi yanıltmış oluruz. Şöyle düzeltelim buraya daha önce gelmiş birisi için ikinci kez gelmek çok da anlamlı olmayabilir. Avrupa turistik yerler arasında olmasa da aslında Bebek’e yakın olması konumuyla buraya insanlar adeta akıyorlar.

İstanbul Boğazı’ndaki en dar yerlerinden birisinde inşa edilmiş olan bu hisarın büyüklüğü Anadolu Hisarı’na bakılarak tam olarak kavranamıyor. Evet ikisi arasında bariz bir fark var ama hisarın içerisine girdiğinizde nasıl büyük bir yapı ile karşılaştığınızı anlayabiliyorsunuz.

Hisarın büyüklüğünden daha ilginç olanı ise bu hisarın 4 ayda tamamlanmış olması. Gerçekten o dönemin imkanları düşünüldüğünde 4 ay gibi bir sürede bu kadar büyük bir inşaat nasıl bitirebilmiş ve 4 ayda bitirilen bir yapı nasıl bugüne kadar gelebilmiş insan şaşırıyor. Kimi kaynaklar 139 gün diyormuş burada 15-20 gün bizim için çok önemli değil onu belirtelim.

Hisar ile ilgili önemli bir detay ise hisara kuşbakışı bakıldığında Arapça Mehmet ya da muhammed yazıyor olması.

Daha önce buraya hiç gelmediyseniz mutlaka bir kez uğrayın. Hele hele de sahil yolunda ilerlerken önünden geçme fırsatı bulduysanız hiç kaçırmayın. İstanbul’da Avrupa Yakası’nda gezilecek yerler için Rumeli Kalesi ve Bebek civarı tercih edilebilir.

Sarıyer

İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesinde İstanbul Boğazı’nın kuzeyinde gidebileceğiniz son ilçe Sarıyerdir. Sarıyer’den öte köy yok diyemeyiz çünkü buradan sonra gerçekten köyler başlıyor. Yazımızın bu kısmında biz size ilçeyi değil de semt olarak Sarıyer’i anlatıyoruz. Kıvrımlı sahil yolundan buraya ulaşana kadar bulunduğu konumun ve boğazın yeteri seviyede hoşunuza gittiğini düşünüyoruz. Sarıyer’e gelmişken sahilde oturup biraz vakit geçirebilirsiniz ama ara sokaklarında çarşı pazarında da dolaşmanızı öneriyoruz.

Sarıyer, İstanbul’un diğer ilçelerinden farklı bir dokuya sahiptir. Hem bir sayfiye yeri havası hem İstanbul özellikleri hem de ağaçlarla kaplı yolları ile güzel bir semttir. Bir gününüzü bu civarda gezmeye ayırdıysanız Sarıyer’e gelmeden önce sahilde oturmuş olabilirsiniz ya da daha ileri giderek köylerde deniz sefası yapma şansı bulabilirsiniz. Burada çarşı pazarı dolaşmak daha iyi olabilir diye düşünüyoruz.

Sarıyer’e yolunuz düşmüşken vakit geçirmek ya da burada sahilde oturmak istiyorsanız her bütçeye uygun mekanlar bulabilirsiniz. Boğazın mavi sularını ve Beykoz Sırtları’ndaki yeşillikleri izlerken bir şeyler yiyebilir ya da içebilirsiniz.

St. Antuan Kilisesi

İstiklal Caddesi’ne giden ve burada turlayan hemen herkes St. Antuan Kilisesi’ni bilir hatta içini gezmiş bile olabilir ama ismini bilmeyen de bir o kadar çoktur. İstiklal Caddesi üzerinde yer alan St. Antuan Kilisesi İstanbul’da bulunan en büyük kilise olması nedeniyle İstanbul Avrupa Yakası görülecek yerler listesinde mutlaka olmalıdır. Sanat tarihi ve mimarlar için çok daha detaylı incelenebilecek kilise caddeden geçerken rahatlıkla gezilebiliyor. Ayin zamanlarına dikkat etmeyi ve ibadet edenlere saygı göstermeyi unutmayın. Avrupa Yakası gezilecek yerler daha bitmedi...

Sultanahmet Camii

Tarihi yarımada gezilecek yerler içerisinden en dikkat çeken 3 yapıdan birisi olan Sultanahmet Camii büyüklüğünün yanı sıra mimari özellikleri ile de dikkat çekiyor. Biliyorsunuz ki camiye yabancılar Blue Mosque diyorlar. Bunun sebebi de caminin içerisinde yer alan işlemelerin güzelliği. Şüphesiz İstanbul Avrupa Yakası turistik yerler arasında Sultanahmet Cami’si ilk başta yerini alır.

6 minareli cami Osmanlı sınırları içerisinde minare sayısı itibariyle ilk ve tek. Aynı zamanda inşası kullanılan teknikler itibariyle geleneksel Osmanlı mimarisi itibariyle büyük bir yenilik getiren caminin yapımı yönünde büyük tartışmalar da ortaya çıkmış. Gerek maliyeti gerekse Kabe gibi 6 minareli oluşu…

Sultanahmet Meydanı’na geldiğinizde Ayasofya’dan da Topkapı Sarayı’ndan da daha ön planda gözüken Caminin doğal olarak yerli ve yabancı turist sayısı da hiç azalmıyor.

Geçmiş dönemlerde ramazan aylarında caminin önünde yer alan meydanda düzenlenen ramazan organizasyonları son yıllarda daha da genişletilerek Beyazıt Meydanı’na kadar genişletildi. Ramazan ayında buraya gelmenizi ve iki cami arasında en azından bir tur yapmanızı şiddetle öneriyoruz.

Daha önceki yıllarda bu meydanda bulunan ufak dükkanlar artık Beyazıt Meydanı’na taşınmış ama buradaki yeşil alanlarda iftarlarını yapıp sahura kadar bekleyenleri, çeşitli alanlardaki karagöz ve Hacivat gösterilerini, yolda yürürken yanınızdan koşan tulumbacıları karşıdan nara atarak gelen kabadayıyı ve köşe başlarına yerleşmiş Türk Sanat Musikisi konserlerini kaçırmamalısınız.

Avrupa yakası gezilecek yerler : Sultanahmet Camii
Avrupa yakası gezilecek yerler : Sultanahmet Camii

Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı

Kalabalık İstanbul’da tatil günlerinde bir aktivite yapmak da haftaiçi işe gidip gelmek kadar zor ve yorucu oluyor. İnsanların yıllardır bildikleri belli başlı yerler vardır ki buralara gittiğinizde inanılmaz bir kalabalık ve inanılmaz bir yoğunluk ile karşılaşırsınız. Biz size İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesi için yeni bir öneri yapıyoruz.

Henüz 2012 yılında hizmete girmiş olan Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı İstanbul için beklentinizin çok üstünde ve şimdilik sakin bir mekan. Yakın çevrede oturanlar tabi ki ormanın varlığından haberdar ama diğer mesire yerlerindeki yoğunluk ile karşılaşmıyorsunuz. Ayrıca, 820 dönümlük bir alandan bahsediyoruz. Daha geniş ve daha ferah bir piknik için burayı tercih edebilirsiniz. En önemli tarafı ise pikniği Alibeyköy Baraj Gölü’nün çevresinde yapıyorsunuz. Bizce büyük bir farklılık ve bulunmaz bir nimet.

Kent ormanı içerisinde çeşitli aktivite imkanları da bulunuyor. Su kaydırakları, tenis kortları ve basketbol sahalarını da rahatlıkla kullanabilirsiniz. En güzel taraflarından birisi de tabi ki mangala izin veriliyor. İstanbul Avrupa piknik alanları arıyorsanız Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı tam size göre.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı

Süleymaniye Camii

Meşhur Mimar Sinan’ın, kalfalık dönemi eserim, dediği Süleymaniye Camii her ne kadar Galata Köprüsü’nün Karaköy tarafından bakıldığında tarihi yarımadanın en ihtişamlı eseri olarak görülse de ulaşım açısından biraz zor bir konumda yer alıyor. Ulaşımı zor olmasa da bulunması zor olabiliyor. Eminönü’nden ulaşmak için kesinlikle sormanız ve güzel bir yokuşu çıkmanız gerekirken Vezneciler ya da Beyazıt Meydanı tarafından gelmeye kalkarsanız düz bir yolu takip edeceksiniz ama girişini de bilmiyorsanız sormadan bulamazsınız.

Mimar Sinan, camiyi Kanuni Sultan Süleyman adına inşa etmiş ve kıyamete kadar yıkılmayacağını iddia etmiş. Burası sadece bir cami olmaktan öte bir külliye seviyesinde inşa edilmiş aslında. Külliye içerisinde medrese, hamam, sübyan mektebi, kütüphane gibi birçok alan bulunuyor.

İnşa edildiği yıllardaki teknikler düşünüldüğünde oldukça şaşırtıcı bir alan akustik caminin işlemelerinden ve dış görünüşünden daha fazla dikkat çekiyor. Bu muhteşem camiyi inşa eden Mimar Sinan’ın mezarı ise cami duvarlarının hemen arkasında yer alıyor.

Bizden size burası ile alakalı bir de tüyo gelsin. Eğer siz bilmiyorsanız İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler içerisinde kimse size bu ayrıntıları vermez. Süleymaniye’ye giderken biraz aç gidin. Camiyi gezdikten sonra da giriş kapısının önünde yer alan kuru fasulyecilerde de kuru, pilav, yoğurt yiyin. Hangisi diye sorarsanız isim vermeyelim ama en baştaki sanki harika gibi. Burada yemek yedikten sonra da camiye yüzünüzü verdikten sonra sol taraftan cami duvarlarını dolaşarak Mimar Sinan’ın türbesini de sağda bırakarak aşağıya doğru inin ve soldaki ilk sokağa girip ilk kafenin terasına çıkın. Haliç ve hatta boğaz manzaralı bir kahve içerken de bizi hatırlayın. İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler için Eminönü gezi rotanıza burayı muhakkak ekleyin derim.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Emirgan
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Emirgan

Topkapı Sarayı

İstanbul’un bir numarası herhalde Topkapı Sarayı’dır. İstanbul’da bir kültür turu içerisinde ilk sırada yer alan tarihi yarımadanın en önemli yapısı İstanbul Avrupa Yakası görülecek yerler listesinde bir numara olmayı da hak ediyor.

Sarayı detaylı şekilde anlatabilmek için ayrı bir yazı değil bir kitap gerekiyor. Dünyanın en zengin müzelerinden birisi olan Saray Osmanlı’ya 400 yıl kadar hizmet etmiş. Ziyarete gittiğinizde daha ana kapıdan avluya giriş yaptığınızda sizi hayran bırakacak kadar büyük bir alana kurulmuş sarayın defalarca gezilebilmesi için hiçbir engel yok.

Anlatmaya kalksak biz sınırlı bilgimizle saray hakkında sayfalarca yazı yazabiliriz. Siz en iyisi gitmeden daha detaylı bir araştırma yapın öyle gidin. Ona da gerek yok diyorsanız yine de hayran kalacağınıza emin olabilirsiniz. Daha önce gittiyseniz bir daha gidin.

Ulus Parkı

İstanbul Avrupa Yakası gezi rehberi içerisinde kendinize sessiz sakin kalabileceğiniz, kolayca ve kısa sürede ulaşabileceğiniz bir yer arıyorsanız Ulus Parkı’na gitmelisiniz. İstanbul’un ve İstanbul Boğazı’nın tepeden izlenebildiği Çamlıca Tepesi’ne nazaran çok daha sakin ve tenha olan park nedense çok ziyaretçi almaz. Burada çok fazla mekan da bulunmadığı için herhalde insanlar tercih etmiyor olabilir. Park içinde var olan mekanlarda kahvaltı yapabilirsiniz ama ücretler konusunda biraz dikkatli olmanız gerekebilir.

Ama çok kısa bir sürede şehrin gürültüsünden uzaklaşabilir ve uğruna şiirler yazılmış İstanbul manzarasını sessizce izleyebilirsiniz. Ortaköy’den ya da Akmerkez tarafından rahatlıkla toplu ulaşımla ulaşabileceğiniz parkı şimdiye kadar görmediyseniz ilk fırsatta uğrayın. Hatta Akmerkez’in Ulus kapısından yürüyerek Ulus Parkı’na da gidilebilir. Daha sonra parkın hemen karşı caddesinden otobüsle Ortaköy’e gidebilirsiniz.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Eminönü

Vialand

Bilenler bilir eskiden Tatilya vardı şimdi ise Vialand Tema Park İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesinde kendisine bir konum belirledi. Türkiye’nin ilk tema parkı şehrin tam merkezinde açılmış. Bu açıdan buraya gitmek isteyenler için bir avantaj. Baktığınız zaman tabi ki bu alan daha çok çocuklara ve çocuklu ailelere hitap ediyor. Bu nedenle de yanında yer alan AVM büyükleri de kendisine çekebilmek için güzel bir düzenleme olmuş. İstanbul avrupa yakası eğlence merkezleri için en ideal yer Vialand’dır. Vialand avm nerede yazısından bilet fiyatlarını da görebilirsiniz.

Giriş ücretleri senelik olarak değişeceği için yazmıyoruz ama biraz tuzlu gelebilir. Bilet alıp da içeri girdikten sonra biletinizi gün boyu park içerisindeki her alanda kullanabiliyorsunuz. Yemekler hariç tabi. Ekonomik gelir durumuna bağlı olarak 4 kişilik bir aile için oldukça yüksek bir fiyat çıkabilir. 5 kişilik bir aile iseniz durum biraz daha avantajlı çünkü 4 kişilik alana 1 bedava bilet veriyorlar. Bu ücreti ödedikten sonra da gün boyu burada eğlenebilmeniz de ayrı bir avantaj sayılabilir. Kötü tarafı ise ya ben bi bakıp çıkacağım, diyemiyorsunuz.

Yerebatan Sarnıcı

İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler arasında en farklı noktalardan birisi de Yerebatan Sarnıcı ya da Yerebatan Sarayı’dır. Öncelikle belirtelim burası bildiğiniz sarnıç olarak kullanılmış. Ama içerisindeki sütunlar ve kullanılan işlemeler o kadar güzel ve cazip ki ziyarete açıldıktan sonra buraya gelenler sarnıç olduğunu unutup artık saray demeye başlamışlar.

Yerebatan Sarnıcı, Bizanslılar tarafından inşa edilmiş ve şehrin su ihtiyacını karşılamak üzere kullanılmış. Osmanlılar, İstanbul’u aldıktan sonra da bu şekildeki suyun islami kurallara göre uygun olmayacağı düşünülerek kullanımı bırakılmış. Zamanla varlığı unutulan sarnıç Avrupalı araştırmacılar tarafından fark edildikten sonra ünlenmeye başlamış.

Yerebatan Sarnıcı ile ilgili önemli bir not iletelim. Bu alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletiliyor ve dolayısıyla Kültür Bakanlığı’na ait olan müze kart burada geçerli olmuyor.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Bebek
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler : Bebek

Yeşilköy

Yeşilköy Atatürk’ün çok sevdiği semtlerden birisi. Sevmesinin en büyük sebeplerinden birisi de kendi döneminde gerçekten burası bir köymüş ve sakinliği ile dikkat çekiyormuş. Muhtemelen de burası şehir dışında kaldığı için buraya havalimanı yapılmıştır.

Bugün ise İstanbul’un en güzide semtlerinden birisi olan Yeşilköy, Hava Limanı ile daha çok ön plana çıksa da kendi güzelliğini saklamayı başarabilmiş. İstasyon caddesine gittiğinizde göreceğiniz evler hoşunuza gidecektir. Havalimanı ve Hava Harp Okulu’nun bu semtte yer alması nedeniyle burası İstanbul’un havacılık merkezi haline gelmiş ve burada bir de Havacılık Müzesi kurulmuş.

Biraz hissettirmeye çalıştığımız gibi işin aslında bakarsanız Yeşilköy çoğu semtten uzakta yer alıyor. Yani buralara yakın değilseniz gidip gelmek oldukça fazla zaman alacaktır. Yolunuz buraya düşerse bu semti de görmeden geçmeyin. 

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler :
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler :

Yıldız Parkı

İstanbul Beşiktaş’ta yürüme mesafesindeki bu park muhteşem bir ortama sahip. Şehrin göbeğinde ve bir o kadar da sessiz. Yürüme mesafesinde diyoruz ama siz dikkatli olun çünkü parka girdikten sonra sizi bekleyen dik bir rampa yer alıyor. Siz bu yokuşun herhangi bir noktasında dinlenebilirsiniz ama özellikle yukarıda bulunan köşklere ulaşabilmek için iyi bir yürüyüş yapmanız gerekecektir. Bu uyarıyı gençler ve kendisini genç hissedenler için yapmıyoruz ama bir rahatsızlığınız olabilir ya da yaşınız sizi zorlayabilir. Parkın kapısına kadar toplu ulaşım imkanı olsa da içeri girdikten sonra ne yazık ki bir araca ihtiyaç duyma ihtimalinizi hesaplamalısınız. Avrupa yakası doğal mekanlar denince aklıma Yıldız Parkı geldi:) Peki Yıldız Parkı nerede diye merak edenler haklı değiller mi? 

İstanbul Kahvaltı Mekanları içerisinde favori yerlerimizdendir diyebiliriz. Malta Köşkü’nde hafta sonları açık büfe kahvaltı yapabiliyorsunuz ve hava iyi ise yemyeşil ağaçların altında yapacağınız kahvaltının çeşitlerine ve ortama bayılacağınızdan emin olabilirsiniz.

Yıldız Korusu içerisinde aynı zamanda bir de gölet bulunuyor. Burada Çadır Köşkü ve Kır Kahvesinde vakit geçirebilir ya da ağaçların altındaki masalarda piknik yapabilirsiniz. Ama burada mangal yapılmasına izin verilmiyor haberiniz olsun.

Bir misafiriniz geldiğinde, bir yerlere kahvaltı yapmaya gidelim biraz da temiz hava alalım dediğinizde şiddetle önerdiğimiz bir alan.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler
İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler

Yıldız Sarayı

Yıldız Parkı’na gitmişken yürüyerek ya da Beşiktaş’tayken toplu ulaşım araçları ile veya yürüyerek rahatlıkla ulaşabileceğiniz Yıldız Sarayı Osmanlı’nın son dönemlerde yönetim merkezi olarak kullanılmış Ama hepimizin bildiği 31 Mart Vakası yaşanırken büyük zarar görmüş. Bugün ise aslına bağlı kalınarak restore edilmiş halini ziyaret edebilirsiniz.

Sarayın kendi güzelliğinin yanı sıra çevresi, bahçeleri ve avluları da bir o kadar güzel olduğu için kesinlikle İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesine eklemelisiniz.

Bu yazımızda sizlere İstanbul Avrupa Yakası gezilecek yerler listesini tanıtmaya çalıştık. İstanbul’da gezilecek yerler Avrupa Yakası listesine ekleme yapmak isteyenler yorum kısmından ekleme yapabilirler. İstanbul Avrupa gezilecek yerler için en az 1 haftanızı ayırın desem inanın bana o süre bile yetmeyecektir. Ben İstanbul Avrupa Yakası’nda ikamet ettiğim için trafikten dolayı sadece hafta içi çıkmayı tercih ediyorum.  Eğer Avrupa Yakası gezilecek yerler için plan yapıyorsanız hafta içi ya da yazın herkesin tatile gittiği dönemleri tercih etmenizi tavsiye ederim.

Görüşünü yaz Vazgeç