Kültürümüzün Otantik Beşiği Olan Kapalı Çarşı

Kültürümüzün Otantik Beşiği Olan Kapalı Çarşı

Kültürümüzün Otantik Beşiği Olan Kapalı Çarşı

İstanbul’un merkezinde bulunan tarihi ve kültürüyle gezilip, görülecek yerlerden biri olan Kapalı Çarşı, en eski ve en büyük yapıtlardan birisidir. Kapalı Çarşı’da ülkemizin dört bir yanından gelen el sanatlarının bir araya gelerek harmanlandığı bir yerdir. Kapalı Çarşı, yerli yabancı birçok insan tarafından her gün ziyaret edilmektedir. Kapalı Çarşıya ilk kez gelen biri için çok kalabalık ve karmaşık gelebilir.

İnsana birden fazla giriş kapısıyla kaybolma hissini verse de, bir bakarsınız o büyülü, mistik çarşının havasına kendinizi kaptırmışsınız. Üstünde Osmanlı arması bulunan bir kapıdan içeri girdiğinizde, sizi gizemli,  bir o kadar da merak uyandıran bir tarih karşılamaktadır. Çarşının kendisine has bir tarzı, kokusu hatta ruhu vardır. Kapıdan içeri girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken aşırı kalabalık ve gürültü olabilir. Ancak etrafınıza dikkatli baktığınız da, bunun ahenkli ve muntazam bir şekilde çarşının işleyiş tarzı olduğunu fark edersiniz. Orada bir iki saat geçirince insana karmaşık, kalabalık ve gürültülü gibi gelen o şeylere alıştıkça, kulağınıza mırıldanma gibi geldiğini fark edeceksiniz. Kapalı Çarşı bir rüya, bir masal, gibidir. İçeri adımınızı attığınız andan itibaren etrafınızı değişik bir hava sarar.  İçinde tarihi Osmanlı kültürünün hazinesini saklar. Bu çarşı en çok ziyaret edilen turistik mekânların başında gelmektedir. Gelenlerin heyecanlı alış verişleri çarşı esnafına da yansımaktadır. Gün Kapalı Çarşıda hızlı, hareketli bir o kadar da bereketli geçmektedir. Daha sonra yürümeye başladığınızda iki taraflı pek çok dükkânın olduğunu göreceksiniz. Kapalı Çarşı bünyesinde kuyumcular, kumaşçılar, dericiler, halıcılar, antikacılar gibi çeşitli ürünlerin satıldığı dükkânları barındırmaktadır. Bu dükkânların her birinde de eşya ve insan fazlalığı görülür. İstanbul’a gelip de burayı görmeden giden yok gibidir. Günümüze kadar hem tarihsel, hem de sanatsal olarak önemini korumayı başaran Kapalı Çarşı adeta ekonominin, paranın burada atan kalbi olmuştur. Bu çarşıda hiç ummadığınız dükkânlarla, beklemediğiniz atölyelerle, sürpriz ürünlerle karşılaşabilirsiniz. Her köşesinde buram buram tarih kokan, birçok önemli sultanı ağırlayan Kapalı Çarşı, ilginç yapısıyla turistlerin de ilgisini çekmektedir. Çarşının içinde gezerken görülen sokak adlarının bir anlamı bulunmaktadır. İplikçiler, yorgancılar, kilitçiler gibi isimlerin Osmanlı dönemine ait bir sebebi vardır. Bu adların olduğu o sokaklarda sadece o mesleği yapan insanlar bulunmaktaydı. Burada çalışan esnaf sıkı denetim altında bulundurulan ürünlerini, ticari kanuna ve ahlaki değerlere uyarak satmaktaydı. Şimdi ise Kapalı Çarşıda en çok baharatçılar, halıcılar ve kuyumcular vs. bulunmaktadır.

İnsana birden fazla giriş kapısıyla kaybolma hissini verse de, bir bakarsınız o büyülü, mistik çarşının havasına kendinizi kaptırmışsınız. Üstünde Osmanlı arması bulunan bir kapıdan içeri girdiğinizde, sizi gizemli,  bir o kadar da merak uyandıran bir tarih karşılamaktadır. Çarşının kendisine has bir tarzı, kokusu hatta ruhu vardır. Kapıdan içeri girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken aşırı kalabalık ve gürültü olabilir. Ancak etrafınıza dikkatli baktığınız da, bunun ahenkli ve muntazam bir şekilde çarşının işleyiş tarzı olduğunu fark edersiniz. Orada bir iki saat geçirince insana karmaşık, kalabalık ve gürültülü gibi gelen o şeylere alıştıkça, kulağınıza mırıldanma gibi geldiğini fark edeceksiniz. Kapalı Çarşı bir rüya, bir masal, gibidir. İçeri adımınızı attığınız andan itibaren etrafınızı değişik bir hava sarar.  İçinde tarihi Osmanlı kültürünün hazinesini saklar. Bu çarşı en çok ziyaret edilen turistik mekânların başında gelmektedir. Gelenlerin heyecanlı alış verişleri çarşı esnafına da yansımaktadır. Gün Kapalı Çarşıda hızlı, hareketli bir o kadar da bereketli geçmektedir. Daha sonra yürümeye başladığınızda iki taraflı pek çok dükkânın olduğunu göreceksiniz. Kapalı Çarşı bünyesinde kuyumcular, kumaşçılar, dericiler, halıcılar, antikacılar gibi çeşitli ürünlerin satıldığı dükkânları barındırmaktadır. Bu dükkânların her birinde de eşya ve insan fazlalığı görülür. İstanbul’a gelip de burayı görmeden giden yok gibidir. Günümüze kadar hem tarihsel, hem de sanatsal olarak önemini korumayı başaran Kapalı Çarşı adeta ekonominin, paranın burada atan kalbi olmuştur. Bu çarşıda hiç ummadığınız dükkânlarla, beklemediğiniz atölyelerle, sürpriz ürünlerle karşılaşabilirsiniz. Her köşesinde buram buram tarih kokan, birçok önemli sultanı ağırlayan Kapalı Çarşı, ilginç yapısıyla turistlerin de ilgisini çekmektedir. Çarşının içinde gezerken görülen sokak adlarının bir anlamı bulunmaktadır. İplikçiler, yorgancılar, kilitçiler gibi isimlerin Osmanlı dönemine ait bir sebebi vardır. Bu adların olduğu o sokaklarda sadece o mesleği yapan insanlar bulunmaktaydı. Burada çalışan esnaf sıkı denetim altında bulundurulan ürünlerini, ticari kanuna ve ahlaki değerlere uyarak satmaktaydı. Şimdi ise Kapalı Çarşıda en çok baharatçılar, halıcılar ve kuyumcular vs. bulunmaktadır.

İnsana birden fazla giriş kapısıyla kaybolma hissini verse de, bir bakarsınız o büyülü, mistik çarşının havasına kendinizi kaptırmışsınız. Üstünde Osmanlı arması bulunan bir kapıdan içeri girdiğinizde, sizi gizemli,  bir o kadar da merak uyandıran bir tarih karşılamaktadır. Çarşının kendisine has bir tarzı, kokusu hatta ruhu vardır. Kapıdan içeri girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken aşırı kalabalık ve gürültü olabilir. Ancak etrafınıza dikkatli baktığınız da, bunun ahenkli ve muntazam bir şekilde çarşının işleyiş tarzı olduğunu fark edersiniz. Orada bir iki saat geçirince insana karmaşık, kalabalık ve gürültülü gibi gelen o şeylere alıştıkça, kulağınıza mırıldanma gibi geldiğini fark edeceksiniz. Kapalı Çarşı bir rüya, bir masal, gibidir. İçeri adımınızı attığınız andan itibaren etrafınızı değişik bir hava sarar.  İçinde tarihi Osmanlı kültürünün hazinesini saklar. Bu çarşı en çok ziyaret edilen turistik mekânların başında gelmektedir. Gelenlerin heyecanlı alış verişleri çarşı esnafına da yansımaktadır. Gün Kapalı Çarşıda hızlı, hareketli bir o kadar da bereketli geçmektedir. Daha sonra yürümeye başladığınızda iki taraflı pek çok dükkânın olduğunu göreceksiniz. Kapalı Çarşı bünyesinde kuyumcular, kumaşçılar, dericiler, halıcılar, antikacılar gibi çeşitli ürünlerin satıldığı dükkânları barındırmaktadır. Bu dükkânların her birinde de eşya ve insan fazlalığı görülür. İstanbul’a gelip de burayı görmeden giden yok gibidir. Günümüze kadar hem tarihsel, hem de sanatsal olarak önemini korumayı başaran Kapalı Çarşı adeta ekonominin, paranın burada atan kalbi olmuştur. Bu çarşıda hiç ummadığınız dükkânlarla, beklemediğiniz atölyelerle, sürpriz ürünlerle karşılaşabilirsiniz. Her köşesinde buram buram tarih kokan, birçok önemli sultanı ağırlayan Kapalı Çarşı, ilginç yapısıyla turistlerin de ilgisini çekmektedir. Çarşının içinde gezerken görülen sokak adlarının bir anlamı bulunmaktadır. İplikçiler, yorgancılar, kilitçiler gibi isimlerin Osmanlı dönemine ait bir sebebi vardır. Bu adların olduğu o sokaklarda sadece o mesleği yapan insanlar bulunmaktaydı. Burada çalışan esnaf sıkı denetim altında bulundurulan ürünlerini, ticari kanuna ve ahlaki değerlere uyarak satmaktaydı. Şimdi ise Kapalı Çarşıda en çok baharatçılar, halıcılar ve kuyumcular vs. bulunmaktadır.

"Kültürümüzün Otantik Beşiği Olan Kapalı Çarşı" Hakkındaki Yorumlar (0)

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z