Lefkoşa Nerede

Lefkoşa Nerede

LEFKOŞA NEREDE?

        Lefkoşa, Kıbrıs’ın tam merkezi sayılacak bir konumda yer alan dünyanın en ilginç başkentlerinden bir tanesidir. Bir çok insanın Berlin örneğinden de aşina olduğu ikiye bölünmüş başkentlerin sonuncusu olan Lefkoşa; aynı zamanda Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin de başkentidir. Tam ortasından sayabileceğimiz bir yerinden ikiyi ayrılmış olan şehir aynı zamanda Dünya’da ikiye bölünmüş iki ada ülkesinden birisinin de başkenti olmasıyla dünyada ilgilerini üzerine çeken bir bölge. 1974 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından adaya yapılan harekattan önce Avrupa’nın en bilinen ve en gözde otellerinden birisi olan Ledra Palace Oteli bugünlerde Birleşmiş Milletler askerlerinin üs olarak kullandığı ve Lefkoşa’yı ikiye ayıran sınır haline gelmiş durumda. Sınır kapısını da içine alan Ledra Palace bölgesi; Kıbrıs’ta ve Lefkoşa’da savaşın izlerini yerinde görmek isteyenlerin en sık ziyaret ettikleri yerlerden. Ledra Palace bölgesinin kuzey tarafında kalan Eski Lefkoşa bölgesi ise adanın kültür turistlerini en çok etkileyen yerlerinden.

        Kıbrıs’ın Akdeniz ikliminden en uzak şehri Lefkoşa’dır. Yer yer karasal iklim özelliklerini de gösteren başkent; özellikle sıcaklık ve nem oranı yüksek yaz akşamlarının bunaltıcı etkisinden kurtulmak isteyen yerlilerin ufak da olsa serinlik bulabildiği nadir bölgelerden. Karasal iklimin yaz akşamlarında yarattığı avantajlı durum kış mevsiminde ise tam tersine dönüp adanın en soğuk yerlerinden birisi haline getiriyor Lefkoşa’yı.

        85 bin kişiyle nüfus olarak da Kuzey Kıbrıs’ın en yüksek seviyesine sahip olan Lefkoşa, adanın hemen hemen her şehrinde olduğu gibi kozmopolit bir yapıya sahiptir. Dışardan aldığı göçler ve üniversitelerinin yarattığı öğrenci popülasyonundan kaynaklı olarak her milletten insanlara Lefkoşa sokaklarında rastlamanız mümkün. Kendi yerli halkından sonra en yoğun nüfus Türkiye’den aldığı göçler ve askerlerden oluşan Kıbrıs’ta azımsanmayacak bir miktarda Afrikalı nüfusa da sahiptir. Adanın genelinde olan bu nüfus dağılımı başkent Lefkoşa’ya da hemen hemen aynı şekilde yanmıştır.

        Kıbrıs’taki şehirler daha rahat yönetilmek amacıyla ilçeler dışında bucaklara da ayrılmıştır. Başkent Lefkoşa, Lefkoşa bucağı ve Değirmenlik bucağı olarak iki bucağa ayrılmış ve bu iki bucakta toplam otuz adet yerleşim yeri bulunmaktadır. Hem bölgeye hem bucağa hem de şehre ismini veren eski Lefkoşa bölgesi ise Kıbrıs’ın ve Lefkoşa’nın merkezi konumunda.

        Tarihte uzunca süreler başka başka devletlerin ve imparatorlukların kontrolünde olan Lefkoşa, sokaklarında ve mimari yapılarında bu devletlerin hemen hepsinden izler barındırmakta. Özellikle merkezinde yer alan yapılarda yoğun olarak Osmanlı ve İngiliz etkisi gözlenmektedir. Hatta bazı yapılar hem Osmanlı tarafından hem de İngilizler tarafından yoğun olarak kullanılmasından dolayı her iki milletin de etkisi altında kalmış ve görenlere hayranlık uyandıran durumdadır.

        Hava yolu ulaşımı konusunda ise en avantajlı şehir olan Lefkoşa, Ercan Havalimanı’na arabayla on beş dakika mesafededir. Kıbrıs’ın en turistik şehri olan Girne’ye de aynı şekilde on beş dakika mesafede bulunan Lefkoşa; Magosa ve Güzelyurt’a kırk beş dakika, Karpaz’a ise bir buçuk saat mesafede yer almaktadır. Araba kiralayarak adayı gezmek isteyenler için de en avantajlı konumda yer alan şehir Lefkoşa’dır. Hem diğer şehirlerin tam ortasında yer almasını hem de yolların adanın geneline göre daha yeni olmasını bu avantajların arasından sayabiliriz.

        Adanın denize kıyısı olmayan bir bölgesinde yer almasının karasal iklimi beraberinde getirmesi ve şehirleşme oranının diğer yerleşim birimlerine göre daha yüksek olmasından kaynaklı olarak Lefkoşa diğer özelliklerinde Kıbrıs’ın en önde gelen ve en gözde şehri olmasına karşın doğal güzellikler ve bitki örtüsü anlamında geride kalmıştır. Şehrin içinde yeşil alanlar bulunsa da genel olarak adanın diğer şehirlerine göre eksik kalmış durumda olan Lefkoşa, Kıbrıs’ın kahverengi tonlarına en yoğun sahip olan şehridir.

        Kıbrıs’ın yönetim merkezinin ve devlet teşkilatının Lefkoşa’da bulunmasından dolayı bir bürokrasi şehri olarak da anılabilir. Özellikle merkezinde devlet binalarına sık sık rastlayabilirsiniz fakat tam bir ada ülkesi olan Kıbrıs, samimiyetini bu alanda da gösteriyor. Devletin en üst kademesinde yer alan cumhurbaşkanından tutun hemen hemen her kademede yer alan memura kadar herkes gayet samimi ve içtendir. Gittiğiniz bir restoranda veya çay ocağında her mevkiden insana rastlayabilir ve sohbet edebilirsiniz.

        Kıbrıs’ı dünyaya tanıtan turizm alanında da Lefkoşa önde gelen şehirlerden olmasına rağmen özellikle deniz ve güneş turizmi amacıyla seyahat eden turistler için çok da cezbedici bir şehir değildir. Büyük otel zincirlerinin hemen hemen hepsinin bünyesinde yer alan lüks otellere şehrin her yerinde rastlama olasılığınız yüksek olmasına rağmen, bu oteller genelde kumarhaneler için açılmıştır. Kültür turistlerinin konaklama için de tercih ettiği bu oteller deniz kıyısındakilere göre daha uygun fiyatlara sahipler.

        Kıbrıs’a hem yerli ürünlerden hem de Dünyaca tanınan markalardan alışveriş yapmak amacıyla gidenlerin ise Lefkoşa’ya yollarını düşürmelerini tavsiye ediyoruz. Çünkü eski Lefkoşa’da yer alan tarihi bedestenden tutun Dereboyu Caddesi’nde sağlı sollu dizilmiş ünlü markalara varana kadar hemen hemen her seçenek elinizin altında bulunmakta. Özellikle Kıbrıs’a özgü ürünlerin en güzel örneklerini Lefkoşa’da bulabilirsiniz.

        Dil konusunda adanın diğer şehirlerinde olduğu gibi Lefkoşa’nın da hemen her yerinde kendinizi Türkçeyle gayet rahat bir biçimde ifade edebilirsiniz. Yine İngilizce de özellikle Kıbrıs’ın yerlilerinin ikinci dili konumunda olmasından dolayı rahatlıkla kullanılabilir. Para birimi konusunda da kendinizi rahat hissedebileceğiniz br şehir olan Lefkoşa’da başta Türk Lirası olmak üzere Euro, Dolar ve Sterlin’i de kullanabilirsiniz.

        Adanın tarihi ve kültürel zenginliklerini görmek için seyahat edenlerin sıklıkla tercih ettiği Lefkoşa, özellikle mimari açıdan Kıbrıs’ın en zengin şehri dersek abartmış olmayız sanırım. Birbirine yakın bir biçimde aynı bölgenin içinde konumlanan tarihi eserler yürüyerek gezmek isteyenler için de avantajlı durumda. Havalimanından ve diğer şehirlerden Lefkoşa’ya ulaşanlar genellikle şehrin merkezinde yer alan Girne Kapısı’nda inmekte ve buradan yukarıya doğru yürüyerek hemen hemen tarihi ve kültürel olarak görülmesi gereken bütün eserlere ulaşabilmektedir. Eski Lefkoşa bölgesi dışında kalan eserlere ve şehrin en hareketli noktalarına gitmek isteyenler de çok uzun olmayan yürüyüşlerle istedikleri yere varabilmektedir. Bütün bu bilgilerin ışığında ve dümdüz bir şehir olmasından kaynaklı olarak Lefkoşa’ya tam bir yürüyüş şehri denebilir.

        Ercan Havalimanından ve diğer Kıbrıs şehirlerinden Lefkoşa’ya gitmek isteyenler İtimat firmasının otobüslerini ve Girne’den yola çıkanlar kombos dolmuşlarını kullanabilirler. Genel olarak toplu ulaşım konusunda zayıf olan Kıbrıs’ın, bu konuda en avantajlı şehri Lefkoşa’dır. Hem başkent olması hem de tam merkezde yer almasından kaynaklı olarak her yerden Lefkoşa’ya rahatlıkla ulaşım aracı bulabilirsiniz.

        İngilizcede ismi Nicosia olan ve Dünya tarafından güney Kıbrıs’ta yer alan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başkenti olarak tanınan Lefkoşa’yı KKTC’nin başkenti olarak tanıyan tek devlet ise Türkiye Cumhuriyeti’dir. Hem garantör hem de müttefik devlet olan Türkiye’nin elçiliği de Lefkoşa’da bulunmaktadır. Şehrin merkezinde sayılacak bir konumda yer alan elçiliğe Lefkoşa’da ihtiyacınız olduğu her anda bir yerliye sorarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Genel olarak güvenli bir ülke olarak bilinen Kıbrıs’ın bu konudaki ünü başkent Lefkoşa’ya da aynen yansımıştır. Suç oranları ciddi manada düşük olan şehrin hemen her yerinde rahatlıkla dolaşabilir ve konaklayabilirsiniz.

Görüşünü yaz Vazgeç