Magosa Nerede

Magosa Nerede

MAGOSA NEREDE?

Kıbrıs’ın Lefkoşa’dan sonra savaşın etkisini en yoğun yaşayan şehri olan Magosa, adanın doğu kısmında Suriye ve Lübnan’a bakarak konumlanmış bir bölgededir. Kıbrıs haritasına aşina olanlar için adanın şahsına münhasır burnunun altında yer alıyor da denebilir. Günümüzde genellikle ticaret limanı görevi görse de tarihte Avrupa’nın turizm cennetleri arasında yer almıştır. Şehrin dış kısmında hala daha büyük oteller yer alsa da Girne’nin öne çıkışıyla ikinci planda kalmıştır. Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan en büyük anlaşmazlıkların da merkezinde yer alan Magosa, özellikle Kapalı Maraş davası ile dünyanın gündeminde sık sık yer kaplamıştır. Siyasi tarihe yabancı olmayanlar daha net hatırlayacaktır; 2004 yılında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın hazırladığı ve Kıbrıs’ta birleşmeyi öngören Annan Planı doğrultusunda yapılan referandumda da en büyük sorun yine Magosa ve Maraş bölgesi olmuştur.

Nüfus yoğunluğu anlamında Girne ile Kuzey Kıbrıs’ın en büyük ikinci kenti olma unvanını paylaşan Magosa, aynı zamanda Türkiye’den göç alma konusunda da başkent Lefkoşa ile hemen hemen aynı seviyelerdedir. 2013 yılında yapılan nüfus sayımına göre altmış dokuz bin kişilik nüfusu içerisinde barındırmaktadır. Bu rakamın on beş bin kişiye yakınının Türkiye’den gelen göçlerle sağlandığı bilinmektedir. Savaş öncesi dönemde nüfus yoğunluğunun büyük kısmı Rumlardan oluşmakta olduğu için günümüzde Magosa’da yaşayan yerli Kıbrıs Türk’ü nüfusu da genellikle savaş sonrası güneyden kuzeye göçenlerden oluşmaktadır. Bu sebeple Kıbrıs Türkleri arasında Magosa’nın yerlisine rastlamak oldukça güçtür. Suriye ile diplomatik ilişkilerin daha yoğun olduğu dönemlerde deniz yoluyla direk seferlerin olması bölgede az da olsa Arap nüfusunun oluşmasına zemin hazırlamıştır.

İklim tipi ve bitki örtüsü bakımından Akdeniz tarzı yoğunlukta olsa da yer yer Ortadoğu’da çok sık rastlanan sıcaklıklara ve bitki tiplerine rastlamak mümkündür. Kıbrıs’ın Karpaz bölgesinden sonra Ortadoğu’ya en yakın şehri olmasının bu benzerliklerde büyük etkisi vardır. Kültürel olarak da etkilerini hissedebileceğiniz bu Ortadoğulu olma hali özellikle yaz mevsiminde zaman zaman çöl rüzgarlarının ve sıcaklıklarının da Magosa’ya temas etmesine sebep olmaktadır.

Mimari yapılanma konusunda ise adanın kuzey bölümünün en karmaşık şehridir. Geçmiş dönemlerde bir turizm şehri olması ve sonrasında bu durumun yerini sanayiye dönük ticaret yapılan liman kenti kimliğine bırakması ortaya çıkan bu çarpık yapılanmada fazlasıyla söz sahibi olmuştur. Günümüzde bile dünyanın bir çok kentinde sınırlı sayılarda rastlayabileceğimiz dizaynlarda otel binaları Kapalı Maraş bölgesinde atıl durumda iken şehrin merkezi tam tersi yönde gri tarz yapılarla kuşatılmıştır. Türkiye’nin adaya yaptığı mecburi harekat öncesinde Rum ve İngiliz yerleşkesi olarak kullanılması mimari tarzına etkiler yapmış olsa da şehrin savaş sonrası dönemde gelişen kısmında daha çok Türk tarzı yapılara rastlanmaktadır. Şehrin merkezinde ise Osmanlı döneminden ve öncesinde Haçlıların yerleşmesinden kalan çok sayıda tarihi yapıyla karşılaşmak mümkündür. Özellikle katedralden dönüştürme camiiler ve eski Magosa bölgesi olarak da anabileceğimiz yerde yer alan Othello Kalesi kültür turizmi amacıyla adaya gelenlerin ilgisini çekmektedir.

Doğal güzellikler ve yeşil konusunda ise Kıbrıs’ın önde gelen yerleri arasında demek Mogosa için pek mümkün değil. Şehrin kentleşme şekli ve sıcaklıkların etkisiyle doğanın çeşitlenmesi ve gelişmesi zorlaşmıştır. Denize girmek için ideal yerler konusunda ise özellikle şehrin dışında yer alan Bafra bölgesi öne çıkmaktadır. Bafra bölgesi sadece Magosa’nın değil Kıbrıs’ın da en ideal denize girme noktaları arasındadır. Zaten bu özelliği çok kısa zamanda büyük şirketler tarafında da fark edilip ultra lüks otellerin bölgeye konumlanmasına sebep olmuştur. Türkiye’de ve Avrupa’da başta olmak üzere hemen hemen dünyanın her yerinde reklamlarına rastlayabileceğimiz Nuh’un Gemisi ve Kaya Artemis otelleri de bu bölgede yer almaktadır.

Kuzey Kıbrıs’ın tek devlet üniversitesi olan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin kampüsü de Magosa’da bulunmaktadır. Yakın geçmişte yeni üniversitelerin de şehre kampüslerini yerleştirmesiyle yavaş yavaş bir öğrenci kenti kimliğine de bürünmektedir. Kiraların ve hayat pahalılığının diğer Kıbrıs şehirlerine oranla daha uygun olması öğrencilerin ve ailelerinin Magosa’yı tercih etmesine sebep olmuştur. Özellikle Türkiye ve Ortadoğu ülkelerinden okumak için adaya gelenler Magosa’yı seçenekleri arasında ilk sıraya yazmaktadır.

Yakın tarihinden ziyade daha eski dönemlerde ise Kıbrıs’ı kontrolü altında tutan devletlerin de gözde şehirlerinden birisidir. Bu durumun en önemli sebebi ise Ortadoğu’nun ve Kuzey Afrika’nın ticaret limanlarına olan yakınlığıdır. Haçlı devletleri ve Osmanlı İmparatorluğu için topraklar arasında ticareti sağlayan stratejik bir liman olmuştur. Kıbrıs’ın Hristiyan ve Musevi topluluklarının haç yollarında yer alması ve Magosa’nın Kudüs’e yakın olması şehre ticari avantajlar dışında ekstra anlamlar katmıştır.

Para biriminin alışverişte kullanılmasında ise adanın hemen hemen her şehrinde olduğu gibi Magosa’da da rahat ediliyor. Temel para birimi Türk Lirası olsa da Euro, Dolar ve İngiliz Sterlini de gündelik yaşamın sık sık kullanılan değerleri halini almış durumda. Bir çok dünya ülkesinde olduğu gibi cebinizdeki dövizi yerel para birimine çevirmeye gerek dahi duymadan ihtiyacınız olan her türlü alışverişi yapabilirsiniz.

Şehir içi ve şehirler arası ulaşım konusunda Magosa’yı rahat bir şehir olarak görmek ise pek mümkün değil. Kıbrıs’ın hemen her yerinde şehirler arası ulaşımı sağlayan İtimat otobüsleri Magosa’da da çalışıyor fakat sefer sıklığı Lefkoşa ve Girne’ye oranla ciddi anlamda sınırlı kalmış. Magosa’nın fazla turist çekmemesi ve mesafesinin uzun olması bu durumun temellerini oluşturan sebepler. Şehir içi ulaşımda ise yine Kıbrıs’ın diğer şehirlerinde olduğu gibi seçenekler yok denecek kadar az. Öğrenciler için kampüslere ulaşımı sağlayan okul servisleri bazı dönemlerde adaya seyahat edenler tarafından kullanılsa da durak sayısının az olması ve çok konforlu olmaması sebebiyle pek tercih edilmiyorlar. Taksiler ve büyük otellerin misafirlerine ayarladıkları araçlar yine Magosa için de ilk sıraya yazılan seçenekler.

Yabancı dil konusunda da yine Kıbrıs’ın her şehrinde sahip olduğunuz konfora Magosa’da da sahipsiniz. Adanın yerlilerinin hemen hemen hepsi anadili gibi İngilizce konuşabilmekte hatta büyük bir kısmı ikinci yabancı dili de bilmekte. Türkçe bilmeyenler Magosa’nın başta turistik kısmı olmak üzere hemen her yerinde rahat edeceklerdir.

Magosa’ya Türkiye’den seyahat edecekler hava yoluyla sınırlı kalmak durumunda değiller. Mersin, Alanya ve Antalya’da özellikle ilkbahar ve yaz mevsimleri başta olmak üzere hemen her gün feribot seferi düzenlenmekte. Deniz yoluyla ulaşım uçak fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde ve şahsi arabanızla adaya seyahat etmek istediğinizde gayet konforlu seçeneklerdir.

Girne kadar ön planda tutulmasa da geçmişinden ve sahip olduğu plajların temizliğinden dolayı turistlerin dikkatini çeken Magosa özellikle yakın tarihe meraklı olan gezginlerin de Kıbrıs’ta en başta görmesi gereken yerlerden. Askeri bölge olmasından kaynaklı girişi diğer bölgelere göre daha zor olan Kapalı Maraş ise imkanı olanların görmeden dönmemesi gereken bir yer. Hayalet şehirleri andıran bölge savaşın insanların hayatlarında yarattıkları etki ve arkalarında bıraktıkları enkazın en yakından gözlemlenebileceği noktalardan. Yine lüks otellerde Kıbrıs’ın tadını çıkarmak isteyenler için de Bafra bölgesi doğru tercih olacaktır diye düşünmekteyiz. Kısacası Kıbrıs’a ne amaçla giderseniz gidin Magosa’ya uğramayı ihmal etmeyin.

Görüşünü yaz Vazgeç