MERSİN GEZİ REHBERİ

MERSİN GEZİ REHBERİ

MERSİN GEZİ REHBERİ

MERSİN GEZİLECEK YERLER

Çocukluğumda her yaz büyük bir heyecanla gittiğimiz Mersin her sene olduğu gibi bu sene de bizi tüm sıcaklığı ve samimiyetiyle karşıladı. Muhteşem tarihi dokuları gezmeye yine doyamadım. Denizin temizliğinde doyasıya eğlendiğim gecelerinde kendimi özgür ve mutlu hissettiğim bu şehir sanki her sene daha bir güzelleşiyor, bana her sene muhteşem tatilleri yaşatan şehir Mersin…

"MERSİN GEZİ REHBERİ" Hakkındaki Yorumlar (0)

Mersin Hakkında

Ülkemizin nice güzelliklerini barındıran şehrimiz Mersin Akdeniz boyunca uzanan ve sonu gelmek bilmeyen tertemiz kumsallarıyla insanı büyülüyor. Portakal ve limon bahçelerinin ferahlığı, tarihi dokuların samimiyeti ve güneşinin sıcaklığı ile mutlaka görülmesi gereken sahil şehirlerinden. Meşhur tantunisini yemeden ayrılamayacağınız, bir ilçesinden diğerine giderken yol boyunda sürekli durup fotoğraf çekileceğiniz manzaralarıyla sizleri kendisine hayran bırakıyor. Topraklarının yarısı orman olan ve oksijene doyacağınız bu şehirde Türkiye’nin en büyük gökdeleni, Cumhuriyet tarihin en büyük ikinci camisi ve Hristiyan dünyasının en önemli merkezleri bulunuyor. Binlerce yıl yaşanılan bu eşsiz topraklar doğası ve şifalı sularıyla biliniyor. Yıllarca birçok uygarlığın kurulduğu ve arkeolojik bakımdan çok büyük değerler barındıran şehrimiz aynı zamanda yöresel değerleri, el sanatları, uluslararası şenlikleri, yörük kültürleri ve yaşantısıyla turizm sektörü için önemli bir konuma sahiptir.

Mersin Nerede ?

Türkiye’nin güneyinde Akdeniz’e kıyısı bulunan Mersin ilinin doğusunda Adana batısında Antalya ve kuzeyinde ise Konya, Karaman, Niğde illeri bulunmaktadır.  15853 km2’lik yüz ölçümüne sahip olan ve yarısının ormanlık alanların kapladığı Mersin’in Akdeniz’e 321 km’lik bir kıyı şeridi bulunmaktadır. İlin en geniş düzlükleri Çukurova’nın devamı niteliğindedir.

Mersin’e Nasıl Gidilir ?

Mersin’e Türkiye’nin bir çok şehrinden ulaşım mevcuttur. Türkiye’nin her yerinden çeşitli otobüs firmaları aracılığıyla karayolundan ulaşım sağlanmaktadır. Konya’dan adana üzeri ya da karaman üzeri karayolları bulunmakta ve kolayca ulaşım sağlanabilmektedir. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden ise otobüs firmalarıyla kolaylıkla ulaşılabilen mersin yeni yapılan tüneller ve akıllı yollar sayesinde kendi aracınızla da kolayca ulaşabileceğiniz şehirlerdendir. Otogardan şehir merkezine ulaşım için taksi ve şehir içi dolmuşlarla kolaylıkla ulaşılabilir. 

Mersin’de Ne Yenir?

Mersin dendiği zaman akla ilk gelen yemek tartışmasız tantunidir. Mersinde meşhur olan tantuniyi yine en meşhur olan büfelerinde mersinde yersiniz. En iyisi mersinde yapılan tantuni tavuklu, yoğurtlu çeşitleriyle yapılsa da asıl tantuni koyun etinin yağlı kısımlarından yapılır. Bu meşhur lezzeti tatmadan mersinden ayrılmak ise büyük yanlış olur. Yine en güzel lahmacun yapan şehirlerin başında gelen mersin acılı lahmacunları ile Türkiye’de sayılı işletmeleri bünyesinde barındırır. Bir diğer lezzeti ise batırıkdır Mersinin. Yörüklerin şehir mutfağına armağan ettiği bulgurdan yapılan bu yemek sulu salatalı ya da köfte halinde yenilebilir. Tabi bu yemeklerden sonra mersinin meşhur tatlısı olan kerebiçi yemeden olmaz. Mersin dışında pek bilinmeyen arap kültürünün tadını yakalayan bu tatlı çeşidi genelde ramazan aylarında popüler olur. Fıstıklı ve cevizli çeşitleri ile Mersin’in meşhur tatlısını yine Mersin’in en iyi tatlıcıları yapar.

Mersin Otelleri

Mersin’ gittiğiniz zaman kalacak yeriniz yoksa kolaylıkla bir yerler bulabilirsiniz. Sahil kesimlerinde yüzlerce otel, pansiyon ve apart daireler bulunuyor. Şehir merkezinde de yine bütçenize ve konumunuza uygun olarak ayarlayabileceğiniz oteller ve pansiyonlar mevcut. Ayrıca eşyalı evleri günlük haftalık olarak kiralayabilirsiniz ya da öğretmen evleri, özel kuruluşların misafir evlerinde de konaklayabilirsiniz. Ayrıca sahil kesimlerinde çadır kurabileceğiniz çeşitli alanlar var.

Mersin Gezilecek Yerler

Tarihi ve kültürel dokusuyla mersinde gezi yapacağınız ve mutlaka görmeniz gereken birçok yapı bulunmakta. Tarihi kalıntılar, doğal güzelliği ile insanı büyüleyen koylar, doğal alanlar var. Sıarada bunlara bir göz atmak var.

1.Adam Kayalar

 Kızkalesi beldesinin 7 km kadar kuzeyinde, derin bir vadinin dik yamacında bulunan ve 12 adet kabartmadan oluşan eserler günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Defineciler ve doğal koşullar nedeniyle yapısında bozulmalar meydana gelen tarihi yapılar, Akdeniz Bölgesi’nin en heyecan verici değerleri arasında sayılmaktadır. MÖ 1. ile MS 2. yy’lar arasında yapıldığı tahmin edilen, büyük boyuttaki insan kabartmalarına Adamkayalar denilmiştir. Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bu kabartmaların önemli kişilerin anısını yaşatmak üzere yakınları tarafından yaptırıldığı sanılıyor. Anadolu’nun hiçbir yerinde örneği bulunmayan adamkayalar, 9 niş içerisinde 11 erkek, 4 kadın, iki çocuk, bir dağ keçisi ve Roma kartalı kabartmalarından oluşuyor. Bölgenin kutsallaştırılarak, o dönemin ileri gelenleri ya da önemli komutanlarından ailesi ve çocuklarına minnet duygusundan dolayı yapıldığı düşünülmekte. Coğrafi koşullara uygun olarak, Kızkalesi’ni yukarıdan gören bir konuma yerleştirilen Adamkayalar stratejik bir noktada bulunuyor. Ulaşım fazlasıyla yorucu ve korkutucu olsa da her sene turistler tarafından sıkla ziyaret edilmektedir.

2.Alahan Manastırı

Göksu Vadisi'ne hakim dik bir yamaçta bulunan manastır, Kültür ve Turizm Bakanlığı sayesinde 2 yılda yürütülen restorasyon çalışmalarının ardından turizm sezonunda çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlamıştır. Milattan sonra 440-442'de yapıldığı düşünülen ve eşsiz manzarasını günümüze kadar taşımış olan Alahan, biri yıkılmış iki kilise, kayalara oyulmuş keşiş odaları ve mezarlardan oluşmaktadır. Restorasyonla koruyucu çatı takılan ve turistlerin rahat gezebilmesi için ahşap yürüyüş yolları ile çelik merdivenler kullanılan manastırın ayakta duran kilisesi, Ayasofya Müzesi'yle benzer mimarisi özellikler taşımaktadır. Ayrıca Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde, ''Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor'' sözleriyle tanımladığı Alahan Manastırı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de yer almakta. Hristiyanlığın geçiş yolu olarak da önem taşıyan Alahan Manastırı, bu dinin hac yollarından biri olarak bilinmektedir.

3.Anamuryum Antik Kenti

Anamur'un bilinen tarihine göre Fenikeliler, Hititler ve Asurlular daha sonra İranlılar ve Romalıların medeniyetleri sürmüş Romalılardan, Bizanslılara geçen Anamur, Bizanslılar zamanında yeniden inşa edilmiştir. Anamur, M.Ö. VIII yy’da Asurluların daha sonra Perslerin ve M.Ö.333'de de Büyük İskender'in Egemenliğine girmiş ve Büyük İskender ölünce Selefkosların eline geçmiştir. M.Ö.I. Y.Y.da Roma İmparatoru Caligula tarafından bütün Kilikya Kıyıları ile birlikte Commagene Kralı IV.Antoochus'a verilmiştir. M.Ö. IV yy’ da Bizans hakimiyetine giren Anamur, M.S. VIII yy’da Araplar ve Bizanslılar arasında birkaç kez el değiştirmiştir. 1859 yılında, Osmanlı idari teşkilatında Bucak 1869 yılında ise İlçe olmuştur.

4.Cennet Cehennem Obrukları

Mersin‘in Silifke ilçesine bağlı bulunan Narlıkuyu Mahallesi yakınlarında olan Cennet-Cehennem Çökükleri, her yıl çok sayıda seyahat sever tarafından ziyaret edilmektedir. Akdeniz Bölgesi’nin genelinde izleri bulunan karstik yapının yıllar içerisinde yağmur ve doğal koşulların etkisiyle çökmesi sonucu meydana gelen iki çukur, bugün önemli bir turistik merkezdir. Kireç taşından oluşan platoda bulunan yapılar, farklı efsanelere konu olmuştur. Cennet Mağarasına inmesi ve çıkması insanı biraz yorsa da yolunuz Silifke’ye düştüğün bu doğa harikası obrukları görmelisiniz Cennet Mağarası’nın giriş kısmı tam bir yağmur ormanı izlenimi vermekte cehennem obruğu ise kalplere korku salmaktadır.

5. Elause Sebaste Antik Kenti

Silifke – Mersin yolu üzerine olan ve Kızkalesi’ne 4 km uzaklıkta olan kent, Mersin’e 55 km mesafede bulunmaktadır. Doğu ve batı arasındaki ticareti sağlayan önemli bir liman kentiymiş aynı zamanda. Ancak arkasındaki dağlarla birleşiminden sonra şehir zaman geçtikçe önemini yitirmeye başlamıştır. Görkemli, mutlu anlamını taşıyan Sebaste kenti, Elaioussa’nın yanında Arkhelaos tarafından kurulmuş ve Elaiussa kenti, Sebaste‘nin himayesi altında sayılan bir ada toprağı olarak kullanılmıştır. Sonrasında iki kent birleşmiş, hayatlarına bu şekilde devam etmişlerdir.  MS 5. yüzyılda, Bizans döneminde agora içerisinde inşa edilen Bizans Kilisesi kazılarında ise mermerlerle yapılmış mezarlar tespit edilmiştir. İskeletlerle beraber ölen kişiye ait buluntular, toka ve bilezikler mezarlarda bulunanlar arasında yer almaktadır. Ancak inşa edilen tüm yapılar özellikle deprem sebebiyle yerle bir olmuştur ve büyük bir kısmı yıkılmıştır ve Tiyatro haricinde, birkaç bazilika ve agora duvarı görülebilmektedir.

6. Kızkalesi

Mahallenin adını aldığı ve Deniz Kalesi olarak da anılan Kızkalesi, Mahalle sahilindeki küçük bir adanın üzerinde kurulmuştur. Kıyıya uzaklığı bulunduğunuz yere göre değişmekle birlikte ortalama 600 m. kadardır. Burada bulunan bir yazıtta 1199 yılında I. Leon tarafından yaptırılmış olduğunu bilinmektedir. 1361’de Kıbrıs Krallığı tarafından zapt edilmiş, Roma Dönemi’nde korsanların barınakları olarak kullanılmıştır. Kızkalesi Bizans ve Ermeniler tarafından ise oldukça önemsenmiştir.

Kızkalesi’nin farklı yerler içinde anlatılan (İstanbul-Kız Kulesi) bir de hikayesi vardır:

“ Vaktiyle bir kral varmış. Çok sevdiği tek kızının geleceğini öğrenmek için bir falcıya danışmış. Kızının yılan tarafından sokularak öleceğini öğrenince , Prenses için bu kaleyi yaptırmış. Böylece onun can güvencesini sağladığını zanneden kral, bir gün kızına bir sepet üzüm göndermiş. Ne var ki sepette gizlenen yılan kızı sokarak öldürmüş.’’

7. Silifke Kalesi

Temel tespitlerine göre Helenistik veya erken Roma dönemine ait olduğu anlaşılan Silifke Kalesi, geçirdiği onarım ve değişiklikler sonucu bugün bir Ortaçağ kalesi görünümündedir. Silifke'ye hakim, 185 m. yüksekliğinde bir tepe üzerinde yapılmış olan kale, etrafı kuru hendeklerle çevrili oval biçimdedir. İçinde kemerli galeriler, su sarnıçları, depolar ve diğer yapı kalıntıları bulunmaktadır.

Ünlü gezgin Evliya Çelebi Seyahatname'sinde, XVII. yüzyılda Silifke Kalesi'nin 23 burcu olduğunu, içinde bir cami ve 60 ev bulunduğunu yazar. Ancak, burçların bir kısmı ve kale içi tamamen yıkık durumda olduğundan tam tespiti yapılamamıştır. Halen görülebilense 10 adet burcu vardır.

8.Pompeipolis/ Soloi / Soli (Viranşehir) Örenyeri

Mezitli'nin yaklaşık 2 km. güneyindeki Viranşehir semtinde bulunmaktadır. Kentin erken tarihi konusunda bilinenler az olsada Soli’de bulunduğu öne sürülen ve bugün Berlin Staatliche Museen’de bulunan Luwice yazıtlı mühürler ve silahlar Orta Tunç Çağı’na tarihlenmektedir. Filozof Chrysippos’la matematikçi ve astronom Aratos’un İ.Ö. 3.yy.da burada yaşadığı sanılmaktadır. Ayrıca bu antik kent UNESCO’da aday olarak gösterilmektedir.

9. Tekin Ambarı

Silifke Kalesi’ni etkileyici manzarasına tanık olabileceğiniz konumda bulunan sarnıç, tarihi dokusu ve heybetiyle keyifli bir yol üzerinde. Uzun yılların verdiği olumsuz etki nedeniyle bakımsız bir halde bulunan sarnıç, tüm bu olumsuzluklara rağmen bölgeye gelenlerin ziyaret ettiği tarihi güzellikler arasında. Sarnıca giriş için herhangi bir ücret verilmemek de ve yapı çevresinde koruma ve güvenlik çemberi de yok.

10. Uzuncaburç

Silifke'nin 30 km. kuzeyinde, bugünkü Uzuncaburç Köyü'nün kapladığı sit alanın da bulunan Hellenistik Çağda Olba'nın (Ura) ibadet yeri olan Bugün Ura olarak tanınan Olba kenti, Uzuncaburç'un 4 km. doğusunda önemli bir yerleşim yeridir. Halkın ibadet ettiği Zeus Tapınağı Uzuncaburç'ta yer almaktadır. Ancak Romalılar yöreye egemen olduktan sonra M.S I. yüzyılın sonlarına doğru Zeus Tapınağı'nın bulunduğu yere özel bir önem vererek, burasını Olba'dan ayırarak Diakaiseria adıyla bağımsız bir site haline getirmişlerdir. Burada Zeus Tapınağı ile kent burcu dışında kalan bütün mimari yapılar, Roma dönemine aittir. Bizans döneminde de Uzuncaburç yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Antik çağda etrafı surlarla çevrilmiş Olba üzerinde taş döşemeli bir yolla Kızkalesi'ne (Korykos) bağlı olan Diokaiseria tapınak ve diğer kalıntıları ile yörenin en önemli yapılarındandır.

11. Yerköprü Şelalesi

Yerköprü Şelalesi, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce Türkiye’de koruma altına alınan 94 tabiat anıtı ağacın yanı sıra tabii ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özellikleri barındıran 8 ayrı tabiat parçasından birisidir. Yerköprü Şelalesi, 03 Mayıs 2011 tarihinde Tabiat Anıtı olarak tescillenmiştir. Ermenek çayı üzerinde bulunan Yerköprü Şelalesi’ni görenler doğa harikası olarak kabul etmektedir. Mut İlçe merkezine 35 kilometre uzaklıktaki şelaleyle ilgili yapılan araştırmalarda, 110 milyon yıl önce Kretase (Tebeşir Dönemi) yaşlı kireçtaşlarının faydalanması sonucunda çok dar bir kaynak suyun varlığıyla karşılaşıldığı belirtilmektedir. Yaklaşık 30 metre yükseklikten akan şelalenin, kendisini oluşturan 200 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve tabanı 10-15 metre derinliğinde göl olan su tünelinin içerisindeyse doğallığı bozulmamış sarkıtlar ve zengin bitki örtüsü yer almaktadır. En etkili yerlerden birisi olan ve köprü görevini gören mağara Gezende Barajı’ndan gelen suyla beslenmekte ve kayanın dibindeki gözden çıkan suyun birleşme yerindeki hareketlilik sayesinde serinlik oluşturmaktadır.

12. Kanlıdivane

Kanlıdivane Mersin'e yaklaşık 50 km. uzaklıkta ve Erdemli - Silifke karayolunun 3 km. kuzeyinde bulunmaktadır.

Helenistik Dönem’den, Geç Antik Dönem’e kadar M.Ö 2 ila M.S 7. yüzyıllar arasında yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

Kentin çevresinde kurulduğu obruğun içerisinde Armaronxas ailesine ait kaya kabartması vardır. 4 m. genişliğinde 2 m. yüksekliğindeki bir niş içerisinde yer alan kabartmanın sağ tarafında beş satırlık bir yazıt yer almaktadır, bu yazıtta ailenin isimleri yazmaktadır. Obruğun batı duvarlarında ise Kilikya askeri olduğu düşünülen bir savaşçı kabartması yer almaktadır. Yüzey araştırmalarında tespit edilen 15 atölye ile presler, pres yatakları, vida ağırlıkları, pres ağırlık taşları, kırma tekneleri ve kırma taşları gibi üretim araçları kentin özellikle geç antik dönemde önemli bir zeytinyağı üretimi merkezi olduğunu yansıtmaktadır.

13. Astım Mağarası

Cennet çöküğünün 300 m. Güneybatısında bulunan İçine helezonik demir bir merdivenle inilen ve birbirine bağlantılı, toplam uzunluğu 200 metreyi bulan galeriler çok ilginç şekilli dev sarkıt ve dikitlerle süslü bir mağaradır. İçi ışıklandırılmış olup, mağaranın astımlılara iyi geldiğine inanıldığı ve içinde dilek tutulduğu için hem Astım Mağarası hem de Dilek Mağarası denilmektedir. Mağarada sıcaklık ortalaması 15 derecedir ve nem oranı yazın %85, kışın %95'e ulaşır. Mağara, bölge halkının şahsi çabaları sonucu turizme kazandırılmıştır. İçerisinde Türkiye’nin doğa harikalarından birini barındırmasına rağmen mağaranın dışı çok fazla gösterişli bir görünüme sahip değildir.

14. Ashab-ı Keyf

Tarsus'un kuzeybatısında 14 km. uzaklıkta Dedeler Köyünde bulunmaktadır. Kuran-ı Kerim de Kehf Suresinde sözü edilen mağara Müslüman ve Hristiyanlarca kutsal saymaktadır. Bu anlamda birçok yer ve mağara bu iddiayı dile getiriyor olsa da içlerinde en çok delil gösterilen ve en gerçek olarak kabul edilen Ashab-ı Kehf Mağarası Tarsus’ta bulunan mağaradır. Mağaraya 15-20 merdivenle inilebilmektedir.

15. Zeybe Türbesi

Büyük bir bahçe içerisinde bulunan Zeyne Türbesi, Mersin’in Mut ilçesine bağlı olan Zeyne Kasabası’nda bulunmaktadır. Mersin’e özel araçları ile uğrayan tatil severler hem Zeyne Türbesi’ni hem de Hazreti Mikdat Camii’ni ve Donuktaş Anıtı’nı kolaylıkla ziyaret etmektedir.

Mersin Yamaç Paraşütü

Mersin turizm aktiviteleri bakımından oldukça zengin bir şehirdir. Bu aktivitelerden birisi de tartışmasız yamaç paraşütüdür. Son yıllarda ilginin arttığı yamaç paraşütü ile insanlar muazzam bir manzaraya sahip Mersin’e yukarıdan bakma imkanı elde ederler. Bu muhteşem manzarayı görmek ve o tutkuyu yaşamak için Arslanköy Yaylacık, Gelincik Tepesi, Tarsus Çanaktepe ve Tarsus Kartaltepe gibi alanlarda yamaç paraşütü rahatlıkla yapılabilir.

Mersin Jeep Safari Turları

Mersin turizm aktiviteleri bakımından oldukça zengindir. Bu aktivitelerden birisi de Jeep safari turlarıdır. Mersin Jeep Safari Turları için son derece müsait ve birçok parkura sahip bir şehirdir. En uygun Jeep Safari parkuru ise Anamur-Kazancı-Ermenek-Mut ve Erdemli-Kırobası-Çömelek-Mut parkurlarıdır.

Mersin Rafting

Eğer adrenalin yaşamak istiyorsanız tıpkı Jeep Safari turları gibi rafting yapmayı da deneyebilirsiniz. İster amatör olun isterseniz profesyonel olun Mersin’de rafting yapabilirsiniz. Rafting yapabileceğiniz en uygun yerler Lamas Çayı, Göksu Irmağı ve Dragon Çayıdı.

Mersin Su Sporları ve Dağcılık

Akdenize kıyısı olan Mersin’de su sporları ise olmazsa olmazlardan. Başta su kayağı, dalış, yelken, sörf, bot olmak üzere birçok su sporunun yapıldığı Mersin’in Aladağlar, Alaca, Güveller ve Cebel Gölü de dağcılık için fazlasıyla uygun yerler.

Mersin Doğa Yürüyüşü

Mersin tam bir doğa şehri. Ve tüm bu güzellikler içerisinde doğa yürüyüşleri yapılabilecek yüzlerce alan var.

Mersin Plajları

Yaz tatillerinde eşsiz bir deniz keyfi için sıcacık Akdeniz sahillerini tercih etmişseniz sizden huzurlusu yoktur. Mersinde bulunan onlarca güzel plaj ile hayaleriniz deki tatile ulaşabilirsiniz. İşte Mersin de bulunan en güzel plajlar.

TİSAN YARIMADASI – YEŞİLOVACIK

Tisan, Mersin’in en popüler plajlarından birisi ve halka açık. Çevredeki yazlıkçılar plajdaki şemsiye ve şezlongları site yönetimi adı altında biraz tekellerine almış durumdalar. Ev sahipleri yaygın olarak burada evini günlük ya da haftalık olarak işletmekte. Ayrıca Tisan yarımadası yat turlarının da uğrak yerlerinden. Buranın en büyük avantajı iki tarafının da denizle çevrili olması rüzgarlı günlerde bir taraf dalgalıysa, diğer tarafın düz olması. 

MAVİKENT SAHİLİ – YEŞİLOVACIK

Mavikent tatil sitesinin önüne denk geldiğinden ismi Mavikent Sahili olarak kalan sahil çam ormanları arasında, turkuaz denizli şehirden izole bir koy. Çakıllı bir denizi var. Çevrede herhangi bir işletme yok bu nedenle de hazırlıklı gitmek gerek.

BOĞSAK KOYU – TAŞUCU

Mersin’in Caretta Carettaların uğradığı, mavi bayraklı koylarından biri. Denizi sakin, dalgasız, sığ ve temiz. Etrafta salaş işletmeler ve kamp alanları mevcut. Şezlong ve kabinleri bulunmasa da duş ve wc olanakları da çevredeki kamp ve restoran gibi işletmelerle sınırlıdır.

YAPRAKLI KOY – ATAKENT

Turistleri bırakın Mersinlilerin bile Mersin’de denize girmek için en çok tercih ettikleri koy. Turkuaz renkli kumsal, etrafı kayalarla çevrili doğal bir havuzu andırıyor. Suyun içinde bir soğuk su kaynağı da mevcut. Koyun çevresi ise günü geçirebileceğiniz yeme-içme mekanları gibi tesislerle çevrili. Şezlong, şemsiye kiralama gibi hizmetler kolaylıkla sağlanmakta. Haftasonları ise fazlasıyla kalabalık olmakta

KIZLAR HAMAMI KOYU – NARLIKUYU

Narlıkuyu’nun Akyar bölgesindeki koy, içme suyunun denizle buluştuğu nokta da olduğundan buz gibi soğuk ve cam gibi berrak bir denize sahip olan bir koy. İsminin kızlar hamamı olmasının sebebi ise mitolojiye dayanması. Ücretli wc, duş, piknik alanı, kafeterya tarzı küçük işletmeler var.

ANAMUR SAHİLİ

Pullu Orman İçi Milli Parkı’ndan başlayarak Anamurim’a kadar toplam 17 kilometre uzunluğunda bir sahil mevcut. Hatta sahilin Anamuryum Antik Kent’i hizasına gelen bölümünün denizinin altında tarihi kalıntılar var. Suyun altından bakınca harika keşifler yapılabilmekte. Pullu Orman İçi Milli Parkı da aynı zamanda bir kamp alanı. Denizi kumlu çakıllı ve dalgalı. Bu nedenle bazı zamanlarda bulanık olsada sahilinde şezlong ve şemsiye olanakları, sahil boyunca da pansiyon, cafe, restoran, çay bahçesi tarzı işletmeler mevcut.

KIZKALESİ HALK PLAJI

Mersin’in sembollerinden Kızkalesi’ne karşı, masmavi bir suda yüzme şansı yakalayabileceğiniz bir yer. Biz deniz bisikleti kiralayıp Kızkalesi’ne çıkılabilir. Duş ve wc gibi imkanlar belediyenin işletmesi altında. Bu turkuaz suda yüzmek bir ayrıcalık. Su her zaman havuz dinginliğinde ve deniz oldukça sığ ve tabi karşınızda kız kalesi ve muhteşem manzarası.

İNCEKUM PLAJI

İsmi gibi incecik bir kumu olan sahile sahip. Sahilin hemen arkasından Mersin-Antalya karayolu geçmekte. Arabayla geçerken kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Sahilin hemen arkasında İncekum Milli Parkı bulunmakta. Burada çadır kurulabilir. Ağacın yeşili, denizin mavisi ve kumun sarısı yan yana.

SOĞUKSU PLAJI

İncekum’dan Antalya yönüne doğru devam edince Soğuksu Koyu karşınıza çıkmakta. Dağdan gelen su Soğuksu Çayı ile denizle birleştiği için deniz sıcaklığı daha düşük. İsteyenler deniz sonrası durulanma niyetine çaya da girebilmekte. Tabi suyu fazlasıyla soğuk.

LİMONLU PLAJI

Bölgede bolca yetişen limonlardan ismini alan sahil tamamen kumlu. Yeşil, şirin ve huzurlu bir plaj.

Ve Son Olarak Mersin

Kentin kuzeyinde bulunan Yumuktepe höyüğünde yapılan kazılarda birçok katman ortaya çıkarılmıştır. Bunların en eskisi ise M.Ö. 6300 lere, en yenisi ise Selçuklu dönemine tarihleniyor. Kazılardan çıkarılan eserlerse Adana Arkeoloji Müzesi ve Mersin Müzesinde sergilenmekte.

Mersin'in tarih sahnesine çıkışı 19. yüzyılın ortalarına rastlanmakta. Bu dönemde henüz bir köy olan bölge, göçmen bir Türkmen aşiretine ev sahipliği yapmakta ve adını da bu aşiretten kalma. Özellikle Amerika iç savaşı sırasında dünyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla Çukurova'da gelişen pamuk üretimi ve bölgenin 1866 da demiryolu ağına bağlanması, Mersin'in kaderini değiştirmiş denilebilir. Bu dönemde Mersin hızla, Çukurova'nın tarım ürünlerinin ihraç edildiği koca bir liman ve ticaret merkezi haline dönüşmekte.

Şehrin bugünkü durumuna gelmesinde, şu anda çok küçük bir azınlık olsalar da Hıristiyan Levantenlerin önemi yadsınamaz. Şehirde halen Levantenlere ait iki kilise bulunmakta, Latin-İtalyan Kilisesi ve Arap-Ortodoks Kilisesi.

Günümüzde Mersin

Hızla hayata geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş hinterland sayesinde Mersin Limanı, Türkiye'nin Akdeniz'deki en büyük limanı olma özelliğini taşımakta. Limanda bulunan 27 iskelenin 8 tanesi birbirlerine raylı bir sistemle bağlanmış durumda, 1991 Körfez Savaşı'ndan bu yana yaklaşık 85 milyon dolar harcanarak yenilenen Mersin Limanının kapasitesi, son üç yıldır her sene %10 oranında artmış durumdadır.

Kentin ticari açıdan önemi göz önüne alınarak, Türkiye'nin dört serbest bölgesinden birisi burada kurulmuştur. 785.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Mersin Serbest Bölgesi, başta tekstil firmaları olmak üzere yaklaşık 250 şirkete ev sahipliği yapmakta.

Ayrıca, Mersin - Adana karayolu üzerinde cam, soda, gübre, tekstil, meyve suyu gibi sektörlerde faaliyet gösteren birçok önemli fabrika işletiliyor.

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z