Rumeli Hisarı Kalesi

Rumeli Hisarı Kalesi

Rumeli Hisarı Kalesi

Türkler, Anadolu’nun İslamileştirilmesi görevini kendilerine yüklemişlerdir. Türkler, üstlenmiş oldukları bu görev doğrultusunda, elde etmiş oldukları Anadolu topraklarını kaybetmemek ve yeni Anadolu topraklarına hakim olabilmek için, savunmaya büyük bir önem vermişlerdir. Kimi zaman eski kaleleri ele geçirmiş ve onararak amaçları doğrultusunda, bu kale ve benzeri yapıları kullanmışlardır.

Türkler; üstlenmiş oldukları, ağırlıklı olarak dini bir boyutu olan bu görevi gerçekleştirmek amacı ile stratejik öneme sahip olan konumlara çeşitli yapılar inşa etme gereği duymuşlardır. Bu kaygı amacı ile yapılmış birçok eser bulunmaktadır. Hiç tartışmasız olarak, bu yapıların başında, İstanbul’un Osmanlı Devleti tarafından fethedilmesinde büyük bir öneme sahip olan Rumeli Hisarı Kalesi gelmektedir. Rumeli Hisarı Kalesi, ünlü komutan Fatih Sultan Mehmet tarafından yapılmıştır.

"Rumeli Hisarı Kalesi" Hakkındaki Yorumlar (0)

Rumeli Hisarı Kalesi’nin Konumu

Rumeli Hisarı Kalesi, Boğaziçi Üniversitesi arazisine ve İstanbul’un ünlü semtlerinden biri olan Bebek semtine oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Rumeli Hisarı Kalesi’nin yakınlarında Yılanlı Yalı adı verilen 18. Yüzyılda yapılmış bir yalı bulunmaktadır. Bir rivayete göre, uzun ince saltanat kayıkları ile Boğaz turuna çıkmış olan Osmanlı Padişahı II. Mahmut, yapmış olduğu Boğaz turu sırasında yalıyı görmüş ve çok beğenmiştir. Rumeli Hisarı Kalesi, İkinci Asma Köprü’ye oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Bahsi geçen bu köprü hakkında, tarihte anlatılabilecek önemli bir olay bulunmaktadır. Anlatılana göre, bu köprü yapılmadan önce, ünlü Pers İmparatoru Darius, dünyaya dehşet salacak büyüklükte olan ordusunu, Boğaz’ın diğer yakasına geçebilmek amacı ile Yunan bir mühendisten köprü yapmasını ister. Kısa bir zaman sonra, tahta bir köprü hazırlanır. İmparator Darius, kayalara oyulan tahtında, ordunun geçişini izlemiştir. Yapılan bu köprü, ilk Boğaz Köprüsü olarak anılma özelliğine sahip olmaktadır.

Rumeli Hisarı Kalesi’nin Yapılışı

Rumeli Hisarı Kalesi, ünlü imparator Darius’un inşa ettiği köprünün bulunduğu yere inşa edilmiştir. Dairus’tan yaklaşık 2000 yıl sonra Rumeli Hisarı Kalesi’ni, Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in buraya inşa ettirme sebebi, buranın Boğaz’ın en dar yeri olmasıdır. Fatih Sultan Mehmet’in buraya Rumeli Hisarı Kalesi’ni inşa etmesinden yaklaşık olarak 100 yıl önce, yine bir Osmanlı Padişahı olan I. Bayezid, Rumeli Hisarı Kalesi’nin yapılmış olduğu yerin tam olarak karşı yakasına, bir hisar yaptırmıştı. I. Bayezid tarafından inşa edilmiş olan hisarın karşısına, Rumeli Hisarı Kalesi’ni inşa eden Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet, bununla, fethetmeyi amaçlamış olduğu İstanbul şehrine Kuzey’den gelecek olan yardımları, engellemeyi amaçlamış bulunmaktadır. Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet, inşa ettiği Rumeli Hisarı Kalesi ve I. Bayezid döneminde inşa edilmiş olan hisarı kullanarak Boğaz’ı geçmeye çalışan yabancı gemileri top atışına tutmayı amaçlamıştır. Fatih Sultan Mehmet, en büyük ideali olan İstanbul’u fethetmek için, başlatacağı kuşatmadan bir yıl kadar önce, Rumeli Hisarı Kalesi’ni inşa ettirir. Üstelik bu hisarın, dönemin şartlarına göre değerlendirildiğinde, yaklaşık 4 ay gibi oldukça kısa bir sürede inşası tamamlanmıştır. Rumeli Hisarı Kalesi’nin, dönemin şartlarına göre, bu kadar kısa bir sürede tamamlanabilmesi, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetme konusundaki kararlılığına ve üstün çabasını gözler önüne sermektedir. Ancak dönemin Osmanlı İmparatoru olan Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmeye mecburdur aslında. Çünkü Osmanlı Devleti saltanatında hak iddia eden şehzade Orhan, Bizans toprakları olan İstanbul’da saklanıyordu ve sınırların genişlemesi için, İstanbul’un alınması şarttı. Elbette ki bilindiği üzere işin dini boyutları da vardı. Bunun yanında, bu konu ile ilgili de, bir hadis bulunmaktaydı. İşte sayılan bu nedenler dolayısı ile İstanbul’u fethetmek, Fatih Sultan Mehmet tarafından bir zorunluluk olmaktaydı. Ancak İstanbul’u fethetmeyi birçok Türk hükümdar denemişti ve bir sonuç alamamışlardı. Bu sebepler dolayısı ile Fatih Sultan Mehmet, büyük bir titizlikle bir fetih planı hazırlamıştır. Bugün Rumeli Hisarı Kalesi’nin inşa edildiği arsanın, bir rivayete göre, Bizanslılar tarafından kullanılan bir hapishaneye ait olduğu yönündedir. Daha çok bilinen ve anlatılan bir diğer rivayete göre ise, bugün Rumeli Hisarı Kalesi’nin bulunduğu arazinin bir Rum manastırına ait olduğu söylenmektedir. Ancak bu arsanın sahibi olan kimseler, bu arsayı Türklere satmak istemezler. Ancak büyük Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet, bu noktada keskin zekasını kullanmış ve arsa sahiplerinden yalnızca bir inek derisi kadar yeri satmalarını istemiştir. Fatih Sultan Mehmet, bir inek derisini kesebilecek en ince hale getirtmiş ve Rumeli Hisarı Kalesi’ni yapacak kadar bir alanı, bu inek postu ile kaplamıştır. Bu durumda, Rumeli Hisarı Kalesi’ni yapmak için gerekli olacak kadar alanı elde eden Fatih Sultan Mehmet, belirlediği üç yere kule yaptırılmasını emretti. Kuleler yapıldıktan sonra da, kısa bir süre sonra Rumeli Hisarı Kalesi bu alana inşa edilmiştir. Bu durum, Fatih Sultan Mehmet’in sahip olduğu kıvrak zekayı ve istese elde edebileceği bir toprağı sahiplerinin rızası olmadan almaması ile onun sahip olduğu adalet inancına büyük bir vurgulama yapmaktadır. Rumeli Hisarı Kalesi, İstanbul’u fethetmek amacı ile inşa edilmiş bir yapı olması sebebi ile İstanbul fethedildikten sonra, herhangi bir işe yaramamış ve önemini kaybetmiştir. Rumeli Hisarı Kalesi, günümüzde çok büyük bir tarihi öneme sahip olmakta ve İstanbul denince akla ilk gelen nadir yerlerden biri olmaktadır.

Rumeli Hisarı Kalesi’nin Çevresi

Oldukça tarihi bir öneme sahip olan Rumeli Hisarı Kalesi’nin etrafında da, görülmeye değer ve hoşça vakit geçirilecek yerler bulunmaktadır. Rumeli Hisarı Kalesi’ne oldukça yakın mesafede birçok balıkçı restoranı bulunmaktadır. Rumeli Hisarı Kalesi’ni ziyarete gelen pek çok kimse, akşam yemeğini bu balıkçı restoranlarında yemektelerdir. Lezzetli balıklar yapan bu restoranların yanında, üniversite öğrencilerinin uğrak alanları olan çayhaneler bulunmaktadır. Bu çayhanelerde, çeşitli kültürlerden öğrenciler ile tanışmak ve sohbet edebilmek imkanı bulunmaktadır. Ayrıca, burada fazla ihtişamlı bir mimariye sahip olmayan, mütevazı bir de camii bulunmaktadır. Bu camiye Kemaleddin Camii adı verilmektedir.  Kemaleddin Camii’nin yakınlarında tamamlanmamış, eski tuğla bir ev bulunmaktadır. Üst katları, alt katlarına oranla az çok tamamlanabilmiş sayılacak olan bu ev, Yusuf Ziya Paşa tarafından yaptırılmak istenmiştir. Ev tam olarak tamamlanamasa da, içinde Yusuf Ziya Paşa’nın soyundan gelen kimseler yaşamaktadır. Ayrıca, Yusuf Ziya Paşa tarafından yapılmak istenen, ancak çeşitli nedenler sebebi ile yapımı bir türlü tamamlanamayan tuğla evde, bir yerli filmin de, çekimleri gerçekleştirilmiştir. Bu sebeple, pek çok kişi tarafından gezmek için tercih edilmeyen bu ev, eski dönemlerin mimarisinden izler taşımakta ve oldukça ilginç bir yapıya sahip olmaktadır. Sahip olduğu bu ilginç yapı ve nitelikleri sayesinde, Rumeli Hisarı Kalesi’ne kadar gelmiş kişilere, bu eski tuğla evin de ziyaret edilmesi tavsiye edilmektedir. İstanbul’un en eski ve sevecen gecekondu mahallelerinden biri olma özelliğine sahip olan Hisarüstü’ne gidilirken de, yol kenarında Surp Santuht Ermeni Gregoryen Kilisesi bulunmaktadır. Buraya kadar gelmişken, Surp Santuht Ermeni Gregoryen Kilisesi’nin de gezilmesi, Rumeli Hisarı Kalesi’ni gezmeye gelen birçok kişi tarafından tavsiye edilmektedir.

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z