Yedikule Zindanları

Yedikule Zindanları

Yedikule Zindanları

Bugün İstanbul içinde dikkat çeken ve isminin sıkça duyulduğu Yedikule Zindanları ile ilgili pek çok efsane anlatılmaktadır. Zindan olarak anılan bu yapı aslında şehre yabancı ülkelerden gelen kralları ve misafirleri görkemli bir şekilde karşılamaktır. Yani şehrin ilk giriş bölümünde yer alan yapı bir zamanlar gösterişli ve son derece ihtişamlı bir özelliğe sahiptir.

Kral 2. Teodosios zamanında yapımı biten bu ihtişamlı yapı ancak bu haline İstanbul fethi ile gelmiştir.  Fatih ile birlikte değişen pek çok şey gibi ülkede yer alam bu karşılama yapısı da değişmiştir.  Fetihten önce bir süre hapishane olarak da kullanılan Yedikule Zindanları, Osmanlı İmparatorluğu içinde bulunduğu dönemde de bazı dönemler hapishane olarak kullanılmıştır.  Hapishane yanında bir dönem yine bu yapı darphane olarak para basmak için de kullanılmıştır.  Bunların yanı sıra yine bu yapı sanat  evi  olarak da kullanılmıştır.  Hatta bu yapı bir dönemde hayvanat bahçesi olarak dahi kullanılmıştır.  Aynı şekilde bu yapı Osmanlı döneminde farklı amaçlar ile kullanılmıştır ve işin enteresan tarafı birbiri ile pek alakası olmayan konularda bu yapının kullanılmasıdır. Osmanlı hazinesi dahi bir dönem burada muhafaza edilerek korunma sağlamıştır. Yedikule Zindanları 1968 yılında İstanbul Hisarlar Müzesi Müdürlüğüne bağlanarak müze şeklini almıştır  2004 yılında zindanlar ile ilgili özel bir şirkete devretme çalışmaları yapılmıştır.  Fakat mahkeme kararıyla iptal edilerek Yedikule Zindanları statüsünü korumaya aynı şekilde devam etmiştir.  Ünümüzde ise hisarı gezip görmek mümkün değildir.  Çünkü hisar için devam eden bakım çalışmaları bu şekilde yapılacak olan ziyarete engel olmaktadır.   Geçen yıllar içinde birçok açık hava konserine ev sahipliği yapan mekan önümüzdeki yıllarda yeniden genel olarak ziyaretçiye açılacaktır. Ziyaret yanında aynı zamanda mekanda konser de verilecektir.  Aslında Yedikule Zindanları bir açık hava müzesi olsa da hisar genelinde hal kötü hava esintileri devam etmektedir.  Kanlı kuyu adı ile anılan bölüm yanında Genç Osman’ın öldürüldüğü oda da aynı şekilde köhne ve kötü bir hava isimde bulunmaktadır.  Altın  kapı ve zindan kuleleri de yine hisar içinde oldukça kötü ruh yansıtan bir havada bulunmaktadır.  Bu bölgenin gezilmesi bir nevi tarihin karanlık sayfalarında gezinti yapmayı göstermektedir.

   Zindanlara Yedikule denilmesinin sebebi ise zindanların 7  ayrı kuleden oluşmasıdır.  Her  ayrı kulenin kendi içinde bulunan bir hikayesi bulunmaktadır.  Bu kulelerden biri zindan kulesi olarak bilinmektedir.  Zindan kulesi adı ile bütünleşmiş  olan

   Zindanlara Yedikule denilmesinin sebebi ise zindanların 7  ayrı kuleden oluşmasıdır.  Her  ayrı kulenin kendi içinde bulunan bir hikayesi bulunmaktadır.  Bu kulelerden biri zindan kulesi olarak bilinmektedir.  Zindan kulesi adı ile bütünleşmiş  olan bir kuledir.  Kule aynı zamanda bir zindan olarak kullanılmaktadır.  Kulenin çıkan yangınlardan dolayı ahşap katları oldukça fazla düzeyde hasar görmüştür.  Fakat zindanda bulunan bu kasvetli hava hala kaybolmamış hatta tam aksine yangınlar ile daha da belirgin hale gelmiştir.  Genç Osman kulesi de 7 ayrı kuleden her biridir.  Bu kule Yedikule Zindanları açısından en  bahtsız kule olarak bir padişahın ölümüne şahit olmuştur.  Genç Osman gibi daha oldukça genç yaşta öldürülen ve masum bir şekilde katledilen padişahın asırlar boyunca sürecek acıklı hikayesi zindanın bu odasında yaşanmıştır.  Odada bulunan tüm taşlar ve odanın her bir yanı hala genç padişah için acıklı bir şekilde ağıtlar yakmaktadır.  Gazına kulesi ise yine adından anlaşılacağı gibi hazinemdin saklandığı kuledir.  Diğer kulelere gire oldukça güzel bir oda olarak akılda kalan bu kule günümüzde de aynı havasını hiçbir şekilde kaybetmeyen bir kule olarak karşımıza çıkmaktadır.  3. Ahmet kulesi yapımında bizzat desteği bulunan padişah 3. Ahmet adından almaktadır.  Fakat ne yazık ki bu zindan şu anda ayakta bulunmamaktadır.  İstanbul için olan depremde kule yıkılmıştır.  Cephanelik kulesi uzun bir süre cephane olarak kullanılan odaya verilen isimden gelmektedir.  Bayrak kulesi kümele arası da en sağlam olan be bu güne kadar gelen kuledir.  Günümüze kadar varlığını oldukça iyi bir vaziyette koruyan bu kule eskiden farklı isimler ile de anılmaktadır.  Bizans döneminde kile için Altın kapı olarak bilinen isim kullanılmıştır.  Bu kule kralların giriş yaptığı bilinen kapının hemen üzerinde bulunan bu kule Osmanlı döneminde bayrak kulesi olarak isimlendirilmiştir.  Yeni çeriler burada nöbet tuttuğu için ve sancağın da burada bulunmasından dolayı bayrak kulesi adını almıştır. Bayrak kulesi  olarak da bu güne kadar gelmiştir.   Hisarda yer alan son kule ise tarihte uzun  süre hapishane olarak kullanılan kuledir.  Maalesef çıkan bir yangın ile büyük hasar giren kule günümüze pek de iyi şartlar altında gelmemiştir.  7 ayrı kule olarak bulunan her kule için ve genel olarak 7 kule zindanları olarak genel anlamda efsaneleri bulunmaktadır. Halk arasında anlatmaya devam eden 7 kule zindanları günümüzde yapılan bakım ve onarım işlerinden sonra daha da ilgi görecek bir yapı olacaktır. Bu bakımdan yapımın daha fazla ilgisi kalacak ve daha da ilgi görmeye başlayacaktır.

   Yedikule Zindanları aslında Yedi Kule Hisarı olarak geçmektedir. Zindanlara ulaşmak için Bakırköy sahilden Sarayburnu’na  kadar ilan bölgede oldukça büyük bir yapıda bulunmaktadır.  Ulaşım için bölgeye farklı alternatifler bulunmaktadır.  Bu bölgeye otobüs ile ulaşmak istediğinizde İstanbul için merkezi bir yer olan Taksim üzerinden 80T ile ulaşım sağlamaktadır.  Yedikule Zindanları Eminönü civarından kalkan 80 ve BN1 ile BN2  ile Beyazıt bölgesinden kalkan 80B ile ulaşım sağlanmaktadır.  Marmaray ile hisara ulaşmak isteyenler ise Kazlıçeşme Durağında inilip kısır bir yürüyüş ile hisara ve zindanlara   ulaşılmaktadır.  Şahsi aç ile bölgeye ulaşmak isteyenler E- 5 üzerinden Mecidiyeköy yönünden Atatürk Havalimanına doğru Topkapı çıkışından Adlı İpekçi Şopar Salonu tabelaları takip edilerek hisara ve zindanlara ulaşılmaktadır. Müze olarak hizmet veren Yedikule Zindanları içinde genel olarak müze ziyareti kapsamında hizmette bulunmaktadır.  Müze kart  ile buraya girmek ücretsizdir.  Bilet alacaklar  için ödemesi gereken miktar ise sadece 10 liradır. Fakat günümüzde müze genel olarak ziyarete kapalı olmaktadır.  Yedikule ilgili anlatılan ve en fazla bilinen efsanelerden biri şu şekilde anlatılmaktadır. Doğadaki varlıkları   tanrı kabul eden ve bir çok varlığa inanan paganlar da bu zindanda bulunmuşlardır. Pagan kendini acılara ve zulümlere karşı şartlandırmıştır. Fakat yapılan işkencelere karşı bu şekilde dayanıklı olan paganın bu hali işkence edenler için daha da acı verecek bor durum oluşturmaktadır  yapılan acı ve eziyetler daha fazla şekilde devam ettirmektedir.  Pagan için yapılan işkence gittikçe artmıştır fakat pagan son işkencelere dahi dayanmıştır.  Yapılan işkencenin son aşamasında ise pagan yüksek bir ses ile bağırmıştır. Bu ses üzerine Mesih yeryüzüne inmiştir. Anlatılan efsane sadece bunun ile sınırlı değildir.  Yüz yıllar boyunca hisar odalarında birbirinden farklı pek çok insan bulunmaktadır.  Bu insanların başından geçecek olan olaylar farklı efsaneler ile dilden dile yayılmaktadır hisarı daha da çekici hale getirmektedir. 

"Yedikule Zindanları" Hakkındaki Yorumlar (0)

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z