Anadolu Hisarı Kalesi

Anadolu Hisarı Kalesi

Anadolu Hisarı Kalesi

Anadolu Hisarı Kalesi, İstanbul Boğazı ile Göksu arasında bulunan 7 dönümlük bir alana adını vermiştir. Kale yapı olarak Göksu deresi ile Boğazın birleştiği yerde bulunmaktadır. Ayrıca denize doğru uzanan kalenin çevreside yine Anadolu Hisarı Kalesi adı ile anılmaktadır. Anadolu Hisarı Kalesi ileri bir karakol olarak tarif edilecek şekilde yapılmıştır. Kalenin inşaatına başlayan isim ve yine inşaatı bitiren isim aynı Osmanlı padişahıdır.

Bu kale için yapım emri veren isim ise Yıldırım Beyazıt olarak karşımıza çıkmaktadır. 1395 yılında inşaa edilen kale için pek çok araştırma yapılmıştır. Fakat genel olarak yapılan araştırmada pek de geride bulunan bir kalıntıya rastlanmamaktadır. Yani bu kalenin olduğu bölgede daha önceki dönemlere ait  pek bir yapı yer almamaktadır. Yıldırım Beyazıt’ ın bu kaleyi yaptırmaktaki amacı ise boğaz geçişlerini kontrol ettirmektir. Ayrıca sadece boğaz geçişlerini kontrol altına almayı değil kale aynı zamanda Göksu Deresi’ne geçişleride engelleyecektir.  Bu kaleye sadece Anadolu Hisarı Kalesi ismi verilmemiştir. Nişancı Mehmet Paşa tarihinde kale için Güzelcehisar ismi de verilmiştir. Kale ile ilgili çeşitli kaynaklarda farklı bilgilerde yer almaktadır. Fatih Sultan Mehmet zamanında kale ilgili edinilen bilgilere göre buradan Yenicehisar ya da Yenihisar olarak da bahsedildiği görülmektedir. Bu isimlerin yanı sıra kale için farklı adlardan biri de Sadettin Efendi tarafından Akçahisar Kalesi olarak isim verilmiştir. Ayrıca Osmanlı Devleti için ciddi kaynaklar arasında yer alan Aşık Paşazade tarihinde de Anadolu Hisarı Kalesi ile ilgili yapım aşamaları ve çalışmaları bilgileri bulunmaktadır. Yıldırım Beyazıt Kocaeli üzerinden çıkarak İstanbul şehri tarafına doğru gelmiştir ve Şile Kalesi’ni alan Yahşi Bey’i göndermiştir. Sultan Boğazkesen üzerinde Güzelce Hisar olarak adlandırılan bir kale inşa ettirmiştir. Yıldırım Beyazıt ve Timur arasında yapılan savaş sonrasında 1402 Ankara savaşı sonrasında da kale Osmanlı hakimiyetinde kalmaya devam etmiştir. Bu dönmede Osmanlı oldukça buhranlı günler atlatmıştır. Dağılma ile karşı karşıya kalan devlet içinde bulunan Kartal ve Pendik gibi bölgeler tamamen Bizans desteği için Bizans’ a verilmiştir. Ancak bu kalenin değeri o günler de pek de bilinmemektedir. Bu bakımdan kale için herhangi bir talep ya da ihtiyaç oluşmamaktadır. Bazı kaynaklarda Süleyman Çelebi için de burada kaldığı ile ilgili yorumlara yer verilmiştir. 

İleri görüşlü yanı ile bilinen ve bir çağ kapatıp bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet Rumeli Hisarını inşa ettirirken bu kale için de bir takım çalışmalar yapmıştır. Anadolu Hisarı Kalesi için Fatih kalenin çevresini hisar peçe ile çevirerek bir takım çalışmalar yapmıştır. Bu duvarın arkasına yerleştirilen toplar sayesinde boğazdan geçen gemilerin vurulması için olanak sağlanmıştır. Gerektiğinde buradan gemilere ateş açılması savaş açısından oldukça ciddi bir kazanç sağlamaya yardımcı olacaktır. İstanbul fethedildikten sonra ise kalenin işlevi hemen hemen bitmiştir. Hatta kale bir süre suçlu olan yeniçerileri hapse atmak için hapishane görevinde de kullanılmıştır. 17. ve 18. yüzyıllarda ise kale tarih sahnesinde bir kez ve son kez yerini almıştır. Kale Boğaz’a yönelik olarak yapılan Kazak akınlarını önlemek amacı ile kullanılmıştır. Daha sonra burada ve boğaz çevresinde farklı yapı ve kalelerin de yapılması sayesinde kale tamamen devreden çıkmıştır. Bu dönemden sonra pek önemi bulunmayan kale ile ilgili değerlendirmelerde bulunmaktadır. 16. Yüzyıl civarında Hisar ve çevresinde görevli olan askerlerin ve ailelerin buraya yerleşmesi ile bölge bir mahalle havasını kazanmıştır. Küçük bir mahalle olarak yer alan bu bölgeye Fatih Sultan Mehmet zamanında bir mescit inşaa ettirmiştir. Hisarın önüne yapılan bu küçük mescit sonrasında Anadolu Hisarı Kalesi, Mescidi mahallesi olarak da kayıtlara geçmiştir. Anadolu Hisarı Kalesi Osmanlı mimarisinde bulunan kale mimarisine uygun olarak yapılmıştır. İlk yapısı sırasında Anadolu Hisarı Kalesi için kare şeklinde bir kale bulunmaktadır. Bu kale aynı sıra kuleyi çevreleyen duvarlar da bulunmaktadır. O dönemde kalenin bir tarafının kayalık olması diğer tarafının deniz olması ile yapılan değerlendirmelerde kalenin sur duvarlarına kadar geldiği de söylenmektedir. Göksu deresi tarafından getirilen alüvyonlar ile arazinin eski yapısı bozulmuştur. Kalenin dış yanları dolarak bu topraklar ile Anadolu Hisarı Kalesi iç tarafta kalmıştır. 1395 yılında yapılan bu kale boğaz içinde en dar alana yapılmıştır. Aslında kalenin yapılması ve daha sonraki aşamalar kalenin fetih için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İstanbul için fetih fikirleri ve fetih politikası bu kalenin yapısı ile ortaya çıkmaktadır. Rumeli taraflarında yapılacak olan bir savaşta orduyu karşı kıyıya geçirmek amacı ile yapılmıştır. Burada ordunun güvenli bir şekilde nakledilmesi ve daha sonraki aşamada güvenliğinin sağlanıyor olması oldukça önemlidir. Kalenin dış yanında bulunan kale ise sur gibi bir görevde bulunmaktadır. Doğu ve batı çapı Anadolu Hisarı Kalesi için 65 metre olarak bilinmektedir. Aynı şekilde yapılan ölçümler ile Anadolu Hisarı Kalesi için kuzey ve güney çapı ise 80 metre olmuştur. Surların kalınlığı ise Anadolu Hisarı Kalesi için 2 ile 5 metre arasında değişmektedir. Surların üzerinde yer alan mangallar kaleye tam bir teferruatlı yapı görüntüsü yüklemektedir. Hisarı korumak amacı ile surların üzerinde silindir şeklinde üç ayrı kule bulunmaktadır.

Tarihi anlamda yapılan incelemede Anadolu Hisarı Kalesi yapımı Yıldırım Beyazıt’ a aittir. İç ve dış kale diye 2 bölümden oluşan Anadolu Hisarı Kalesi bugün hala yerli ve yabancı pek çok turistin ilgisini çekmektedir. Farklı isimler ile de anılan kalenin en önemli yanı oldukça farklı şekilde fethi sağlanan İstanbul için önemli bir konumda yer almasıdır. Aslında kale değeri ve önemi Fatih Sultan Mehmet tarafından anlaşılmıştır. Zamanından çok önceleri yapılan bu kaleye Fatih daha sonra hiç kimsenin vermediği anlamlar yüklemiştir ve kaleyi oldukça iyi bir şekilde değerlendirerek İstanbul zor da olsa fethedilmiştir. Şu anda gezip görülecek yerler arasında bulunan kale oldukça ilgi çeken bir bölgeyi oluşturmaktadır. Fakat bölgenin bu kadar çekici olması sadece Anadolu Hisarı Kalesi’ne bağlı bir durum değildir. Aynı zamanda bölgede yer alan Göksu deresi de oldukça ilgi çeken yanı ve görselliği ile bölgede etkili olmaktadır. Göksu deresinin bu adı da gök maviliğini ve rengini sulara yansıtmasından gelmektedir. Osmanlı döneminde buradan sandallar ile açılarak müzik eşliğinde keyifli geziler yapılmaktadır. Burada yapılan eğlenceler hiç içinde yapılan mehtap eğlencelerinden daha fazla ilgi çeken bir yapıya da sahipmiş. Bu bakımdan bölge Osmanlı döneminde pek çok kişi tarafından ilgi ile ziyaret edilen alanlar arasında yer almaktadır. Hatta eski dönem filmlerinde genç kızların erkeklere mendil bıraktıkları sandal gezilerinin yapıldığı dere de yine Göksu deresi olarak bilinmektedir. Bölgeyi ziyaret eden herkes Anadolu Hisarı Kalesi ile tarihi bir kez daha içinde hissederken tarihin eğlenceli yanı Göksu deresi ile hissedilmektedir. Kadınlar ve erkekler bu bölgede ayrı ayrı gezerken sandallarda şarkılar da söylenmektedir. Müzik eşliğinde yapılan gezilere günümüzde tarihi sohbetler de yine bu alanda eşlik etmektedir.

"Anadolu Hisarı Kalesi" Hakkındaki Yorumlar (0)

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z