KASTAMONU GEZİ REHBERİ

KASTAMONU GEZİ REHBERİ

KASTAMONU GEZİ REHBERİ

KASTAMONU GEZİLECEK YERLER

Kastamonu istiklal savaşında toprakları işgal edilmemiş bir şehrimizdir. Buna rağmen Kastamonu bu zorlu zamanlarda en çok şehit veren şehirlerimizde birisidir. Çanakkale savaşında tam doksan üç bin şehitle vatanı koruyan ve düşman eline geçmemesi için etten duvar ören yiğitlerle dolu bir şehir. Hatta bu şehrin Çanakkale ile ilgili olan hatıralarını anlatan yangınlar türkülerde bile anlatılmış... Çanakkale içinde aynalı çarşı türküsü bu şehre ait bir türkü olup, o zamanki duyguları halen günümüzde hissettirmektedir. Kastamonu Türk milleti için birer milli kahraman olarak anılan, Kara Fatma’ların, Halime Kaptanların, vatan uğruna canını hiçe sayarak mermi taşıyan Şerife bacıların şehridir. Söyleyin şimdi bu diyarlara gitmemek olur mu? Ankara gibi Türkiye’nin başkenti olan bir ilde bile sembolleşmiş bir şehir olarak ulus meydanında Atatürk anıtının çevresinde anlatılır bu şehrin yiğitliği... O halde bizlere de böyle vatan kahramanlarını çıkartan şehri iadei ziyaret etmek düşer. Evet, bu benim Kastamonu’da gezilecek yerleri keşfetme arzumu tetikleyen milli bilgilerdi... Ve bu sebeple de Kastamonu tarihiyle yakından ilgilendim. Ne olmuş, ne geçirmiş tek tek not tuttum, bir gün gitmek için... Biliyor musunuz? Kastamonu hakkında o kadar çok tarihi detay var ki hepsini bu satırlara sığdırmak neredeyse imkânsız. Örneğin yaptığım araştırmalara göre Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Şehzade Cem Sultan iki yıl valiliğini yapmış bu şehrin... Daha çok bilgi var ilgimi çeken bu ilde... Kastamonu’da bir zamanlar öyle büyük bir sancakbeyliği varmış ki hudutları Üsküdar’a kadar uzanıyormuş... Böyle vatansever milli kahramanları çıkartan şehrin eğitim için adım atmaması olmazdı zaten... Demem o ki Anadolu’da kurulan ilk lise Kastamonu Lisesi olup, Abdurrahman Paşa tarafından yapılmış... Aynı zamanda Türkiye’deki ilk sanat okulu da yine Kastamonu’da faaliyetine başlamış... Bu arada şunu da belirtelim kahramana doğmayan bir şehir olarak Kastamonu Prut savaşında Serdar-ı Ekrem vazifesini yerine getiren Baltacı Mehmet Paşa’da bir Kastamonuludur. Yine Fatih Sultan Mehmet’in annesi Kastamonu’nun Devrekani ilçesindedir. Tüm bu bilgilerin dışında öğrendiklerini en çok kuvvetlendiren detay ise Kastamonu ilinin ilk kurucularının Türkler olduğudur. İşte bu sebeple böyle bir şehir milli duygularla güdülenmiş, vatan uğruna canını feda eden ecdatlarımızı yetiştirmiştir. Ben de düştüm Kastamonu’nun havasını soluyarak yetişen kahraman şehrine doğru yola... Araştırmalarımda ilin tarihine verdiğim önem kadar tuttuğum küçük notları kullanarak bir gezi planı hazırladım kendime... Kastamonu’da gezilecek yerler hakkındaki pusulam sayesinde ilde nereye gitmem gerektiği konusunda hedeflerim belliydi. Kastamonu ya vardığında ise bu güzel sehrin güzelliğini oluşturan tim etkenleri görmeye, tanımaya, anlamaya çalıştım. Ve anladım. Çanakkale geçilmez. Kastamonu gibi illerimizde yetişen vatan evlatları olunca...

Kültürel zenginliği ve doğal güzellikleri ile ünlü Karadeniz Bölgesinin en önemli illerinden birisi olan Kastamonu, 7000 yıllık tarihi geçmişe sahip olup bir müze şehirdir. Dağları, kanyonları, göl ve akarsuları, denizi ve yemyeşil ormanlarıyla ile gelen yerli ve yabancı turistlere birçok alternatifler sunan bir şehirdir. Dünyanın en güzel köşelerinden birisi olan Kastamonu, kalesi, saat kulesi, camileri, medreseleri, han, hamam, şadırvanları, bedestenleri, külliyeleri ve geleneksel Türk evi ve Osmanlı mimarisi örneklerinin yoğun olarak bulunduğu ender illerden birisi olup, kış sporları için kayak merkezini de bünyesinde bulunduran bir şehirdir. Piknik yerleri ile görenlerin unutamayacağı güzelliklere sahip olan Kastamonu zengin orman örtüsü ve çeşitli yaban hayvanları ile doğanın en güzel köşelerindendir. Doğal ve kültürel değerler yönünden zengin bir bölge olan il, Küre Dağları, Ilgarıni mağarası, Valla kanyonu, Ilgaz Dağı ve bu dağda kış sporları merkezi, 170 km.lik sahili, kaya mezarları, yaylaları, konakları, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi ve mimari özelliklere sahip olan yapıları zenginlikleri bünyesinde barındırmaktadır. Okur - Yazar oranı yüksek olan Kastamonu, Batı Karadeniz Bölgesinde yer almaktadır. Doğusunda Sinop, Batısında Bartın ve Karabük, güneyinde Çankırı ve güney-doğusunda Çorum ili ile komşu olan il, Kuzeyinde Karadeniz ile çevrili olup, 13.108 km2 alanda yayılmıştır. Denizden yüksekliği 780 mt olan Kastamonu, Kuzeyde İsfendiyar (Küre) ve güneyde Ilgaz dağları ile şekillenmiştir.

Kastamonu ulaşım yönünden sorunu bulunmayan bir ilimiz olup, bunda etkili olan faktör sahip olduğu turizm olanaklarından ileri geliyor olabilir. Şayet Kastamonu’nun tarihi hakkında bilgi sahibi olmak, doğal güzelliklerinin içersinde kendinizi kaybedeceksiniz… Yöresel lezzetlerinin tadına bakabilmek yani bu şehrin ruhuna inebilmek için düştüyseniz yollara Kastamonu’ya nasıl gidileceği hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Ulaşım olanakları yönünden ile karayolu ve denizyolu olanaklarına sahip bir şehirdir. Fakat Türkiye’nin uzak noktalarından ya da yurtdışından gelenler için Kastamonu’ya yakın konumdaki illerde bulunan havayolu olanaklarını kullanarak gelebilmeleri mümkündür. Örneğin gerek yerli gerekse de yabancı turistlerin Kastamonu’ya ulaşım konusunda önce havayolu sonrada karayolu aktarması yaparak ulaşabilme olanakları bulunmaktadır. Bu konuda en mantıklı havaalanı iniş rotası için Kastamonu havaalanıdır. Anakara’dan ise karayolu ile ister araç kiralayarak isterseniz de şehirlerarası otobüsleri tercih ederek Kastamonu’ya ulaşabilme olanağınız bulunmaktadır. Karayolu ile Kastamonu’ya gitmek isteyenler ya da aktarmalı ulaşımda vazgeçilmez bir seçenek olan karayolu ile gelmek zorunda kalanlar için Kastamonu’nun bazı illere uzaklıkları hakkında bilgi vermenin faydalı olacağınız düşünüyorum. İstanbul ile Kastamonu arası mesafe 529 kilometrelik bir mesafe olup, araçla yedi saate yakın bir yolculuk gerektirmektedir. Ankara ile Kastamonu arasında mesafe 259 km olup, araçla yaklaşık dört saat sürmektedir. Yine Samsun Kastamonu arası mesafe 314 km olup, dört saat on beş dakika gibi bir sürede iki il arasında ulaşım sağlanmaktadır. Kastamonu’ya yakın olan Bartın ili ile arasındaki mesafe 184 km olup, yaklaşık üç saatte iller arasında ulaşım yapılabilmektedir. Ayrıca Zonguldak ili de Kastamonu’ya 218 km uzaklıkta bulunduğundan üç saat otuz dakika ulaşım süresi bulunmaktadır. Kastamonu’da ulaşım konusunda sorun yaşamayacağınız gibi Kastamonu’ya geldiğinizde de şehir içi ulaşım açısından sorun yaşamayacağınızı belirtebilirim. Şehir içinde ulaşım konusunda halk otobüsleri, taksi ve araç kiralama seçeneklerinden yararlanabilirsiniz.

Karadeniz’de en uzun sahil şeridinin ve Karadeniz’de en çok ilçeye sahip olan Kastamonu, kültürel ve tarihi miraslarıyla tanınan zengin tarihi ve arkeolojik illerimizdendir. Önemli uygarlıklara merkezlik etmiş olan Kastamonu, görülmeye değecek nitelikte turizm noktaları içermekte olup, bunların başında külliye, medrese ve türbeler bulunmaktadır. Evliyalar şehri olarak da tanınan bu şehir, tarihte İstanbul fethi gibi önemli siyasi olaylarda kızakların kolonlarının elde edildiği ormanlara, yine fetihte kullanılan topların dökümündeki hammaddenin yani demirin ve bakırın çıkartıldığı topraklara sahip bir şehirdir. Böyle tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerle dolu bir ilin gezilesi yerleri çok olsa gerek... Peki, Kastamonu da gezilecek yerler nerelerdir?

Kastamonu’da bulunan tarihi yalılar, müzeler ve ören yerleri, mağaralar, kanyonlar, plajlar ve koylar, yaylalar, milli parklar ve merkezler açısından gezilmeye ve görülmeye değer insanda hayranlık uyandıran yerler mevcuttur. Kastamonu’da gezilecek yer olarak bir külliye olarak gezmeye başlarsak İsmail Bey külliyesini mutlaka görmenizi öneririm. En eski tarihi kalıntılarından birisi olup, büyük bir yapı kompleksi olan İsmail Bey Külliyesi mimarisiyle gelenleri kendisine hayran bıraktırmaktadır. İmaret, cami, sıbyan mektebi, hamam, han, kütüphane ve mutfak bölümlerine sahip olan külliye 1443-1461 yılında yapılmıştır.

M.Ö. 64 yılında yerleşim alanı olarak kullanılmaya başlanmış ilk olarak Romalılar tarafından kullanılmış antik bir şehir olan zımbıllı tepe höyüğü, Taşköprü ilçesinde yer alan gezi noktalarından birisidir. Her an yapılan arkeolojik kazılardan ne çıktığı konusunda heyecan uyandırdığı için ilginizi çekebilir. Ayrıca Hitit, Frig, Hellen, Bizans ve Roma gibi birçok medeniyetin izlerini barındıran, Ulaşım açısından sorunu olmayan  Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli cam, pişmiş toprak eserler, heykeller, mezar stelleri sergilendiği Kastamonu Arkeoloji Müzesi, merkeze bağlı olan Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunmaktadır, gezebilirsiniz. Müze 1952 yılında kullanılmaya başlanmış olup, tarihi dokuyu hissedebilmek ve görebilmek için ziyaret noktalarınızdan birisi olabilir.

Kastamonu’da müzeler açısından görülmesi gereken diğer bir yer ise 1870 yılında inşa edilmiş olan Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesidir. Zengin bir koleksiyona sahip olan müze 1979 yılında kamulaştırılmış olup, döneminin nadide sivil mimari örneklerini temsil etmektedir. Kastamonu el sanatları, kunduracılık, urgancılık, dokumacılık ve baskıcılık sanatları gibi ustalıklarının farklı odalarda sergilendiği müzede dönemi canlandıran gelin odası, oturma odası, misafir odası, günlük oda gibi bölümler de anlatılmıştır. Etnografik eserlere ilginiz varsa uğramanız gereken bir gezi noktasıdır.

Tarihi yapıları içerisinde önemli kaleleri de içeren Kastamonu’da ismini aldığı kaleyi ziyaret etmemek olmaz... Gelen merkezi ilk karşılayan ve gideni de uğurlayan Kimmerler hanedanı zamanından günümüze kadar gelen Kastamonu Kalesi, ortaçağ son dönem Bizans mimari örneği oluşturmakta olup, Kastamonu’da göremedim, gözükmedi diyemeyeceğiniz bir yerdir. Şehir merkezinde nerede olursanız olun görebileceğiniz bir yerde bulunan kale, ulaşım yönünden belli bir yerden sonra yayan gidilme zorunluluğundan ötürü ulaşım açısından biraz sorunludur.

Tarihi kalıntıların izinden gitmek adına izleyebileceğiniz doğanın içerisinde İnebolu Abaş tepesi de olabilir. İnebolu Abaş Tepesi, yeşil ve mavinin birbirine sarılışını izlemek için mükemmel bir manzara içermektedir. Buraya gelişinizde görebileceğiniz bir diğer şey ise sütun başlıklı nakış kabartma figürlerini taşıyan mermer parçalarıdır. Bu tepe isminden de anlaşılacağı gibi İnebolu’da bulunmakta olup, görülmeye değerdir. Öte yandan ilde bulunan diğer bir tepe ise İnebolu Geriş tepesi olup, trekking tutkunları için vazgeçilmez bir adrestir. 495 metre yüksekliğe sahip olan tepe, manastır kalıntısı içermekte olup sütun, sarnıç ve kitabeler içerdiğinden ötürü tarihi anlatmaktadır.

Mağara turizmine ilgi duyan gezginleri Kastamonu’da birbirinden ilginç mağaralar bekliyor. Mağara keşfi yapmak isterseniz Kuyluç Mağarası, Sarpunalınca Mağarası ve Ilgarini Mağarası Kastamonu’da görmenizi önerdiğim mağaralardan… İlginç mağaraları ile de tanınan Kastamonu’da keşif yapmak için gelen gezginlere önerebileceğim yerlerden ilki kuyluç mağarasıdır. Şenpazar ilçesi sınırları içerisinde bulunan,  doğal oluşumlu kuyluç mağarası görmek isteyenleri etkileyecek özelliklere sahiptir. Mağaranın en derin noktası çok geniş olup, giriş kısmında iki akarsu tarafından beklenmektedir. Bilinen diğer adı dağlı kutluca olan mağarayı ziyaret edebilirsiniz.

Bir diğer mağara ise şenlik köyü sınırlarında bulunan Sarpunalınca Mağarasıdır. Sarkıt ve dikit oluşumu açısında aktif haldeki mağara oluşum yönünden her ne kadar zengin olmasa da olanakları yönünden turistlerin ilgisini çekebilmektedir. Mağaranın giriş kısmında kurulan kamplara siz de dahil olarak bu havayı soluma şansını yakalayabilirsiniz.

Doğal güzelliği yönünden kendisinin üzerine ilgileri çekebilen Kastamonu kanyonları da görülmeli dediğim yerlerdir. Dünyanın dördüncü büyük kanyonu olan çatak kanyonu, gözetleme noktasına sahip olup manzarası yönünden essiz bir nitelik taşımaktadır. Yine bir mağara olup, dünyanın dördüncü büyük mağarası olan Pınarbaşı İlvarini mağarası, denizden 1259 metre yükseklikte bulunup, milyonluk yasa sahiptir. Mutlaka gitmeniz gereken gezi noktalarından birisi olan mağara, üçüncü ve dördüncü zamanlardan gelmiştir. Roma ve Bizans dönemine ait şapel kalıntıları ve mezarların varlığı ole dikkat çeken mağara Pınarbaşı ilce sınırlarında yer almaktadır.

Her geçen gün Kastamonu’ya giden meraklı gezginler tarafından keşfeden kişi sayısı artış gösteren Pınarbaşı ilçesi kanyonlarından birisi de horma kanyonudur. Kanyonun çıkışında durgun bir doğal havuz bulunmakta olup, doğanın en güzel görüntülerinden birisini oluşturur fakat bir o kadar da tehlikelidir. Oluşumunda şelaleler ve göllerin etkili olduğu kanyonda kaya bloklarına da rastlamak mümkündür. Su kemerini andıran doğal oluşumları da içeren kanyon, görülmeye değer nitelikte olup, yeşilin her tonunu suyun derinlerinde saklamaktadır. Ayrıca Pınarbaşı ilçe merkezine 26 km uzaklıkta bulunan, Devrekani çayı ve Kanlı çayın birleştiği yerden doğarak gelen, Türkiye’nin geçilmesi en zor kanyonu olan valla kanyonu da adrenalin isteyenler için iyi bir fırsat oluşturmaktadır. Vahşi bir güzelliğe sahip olan kanyon, akbaba, kartal, doğan, atmaca ve yabani hayvanlara rastlayabileceğiniz bir ortamdır. Sarp kayalıklar içeren kanyonda çok ama cok heyecanlanacaksınız.

Mola vermek için kıyı bandında ideal bir yer olan Cide ilçesinde bulunan ve aynı zamanda tersanesi de bulunan kaleye sahip olan Gideros koyuna da mutlaka uğramalısınız. Turistik bir koy olan bu mekanda deniz, olabildiğince mütevazidir.

Fantastik görüntüsüyle nefesinizi kesecek, dev kazanına sularını bırakan ılıca şelalesi de uğramalısınız dediğim yerlerden birisidir. Pınarbaşı ilçesinde bulunan şelale, hayran kalacağımız bir görüntüye sahip olup, serin suları içinizi titreterek merakınızı artıracak niteliktedir.

Ahşap mimari örneklerinden birisi olan, miladi takvime göre 1367 yılında Mahmut Bey tarafından yaptırılan Mahmut Bey Cami de kolonlarının ön kısmı halen ayakta duran, yapımında çivi kullanmadan çekme sistemi kullanılan bir camidir. Kakmalı bir kapıya sahip olan cami, kasaba köyü denilen uzak bir yerde saklanmış bir tarihi değerdir.

Yaban hayatı, mikro kliması, derin vadi ve kanyonları, akarsuları ve şelaleleriyle en görülesi yerlerden birisi olan küre dağları milli parkı koruma altına alınmış olan dokuz sıcak yeri bulunan farklı coğrafyaya sahip, ender rastlanan ortamlardan birisidir. Çeşitli bitkilerin ve tabiatın konuklarının bulunduğu bu ortamda kuş sesleri ile ruhunuzu dinlendireceksiniz.

Yaylaları açısından fazlaca seçeneği bulunan Kastamonu’da dereyayla, oluklu yayla, suçla yaylası, ayrancı yaylası kösen çayırı yaylası, gürcü yaylası, karacaoğlan yaylası, sarıcaoruk yaylası ve asarbaşı yaylası gibi mükemmel ortamlar bulunmaktadır. Plaj ve koyları açısından da Kastamonu’da Cide, Doğanyurt, İnebolu, Bozkurt, Abana, Çatalzeytin’de bulunan ortamlar doğasal harikalardandır.

Roma dönemine ait antik kent olan Efes’e eşdeğer özellikte güzelliğe sahip Pompeipolis de görülmesi gereken yerlerden birisidir. Tarihi hamamları açısından Kastamonu’da bakıldığında; Çifte Hamam, Kale Hamamı, Frenkşah Hamamı, Araba Pazarı Hamamı, Yeni Hamam, Saray Hamamı, Bey Hamamı, Dede Sultan Hamamı, Ferhat Paşa Hamamı gibi seçenekler bulunmaktadır.

Kastamonu birkaç gün içerisinde bitirilemeyecek kadar fazla güzelliği bünyesinde taşıyan bir şehir olup, bu şehirde Yusuf Horosani diğer ismiyle Deveci Sultan yatmaktadır. Zaman bakımından kısıtlama durumumuz yoksa gezmek için özgür bir insansanız o halde “Kastamonu çevresinde görülmeye değer olan yerler nereler?” birkaç örnekle açıklayalım.

Kastamonu’ya yakın olan Çankırı’ya gidelim mi? Ne dersiniz? Buğday pazarı medresesi ile başlayın o zaman bu diyarları gezmeye… Çankırı’nın ziyaret mekanlarından biri olan, 1700’lü yılların sonlarına doğru yaptırılmıştır. Buğday Pazarı Medresesi 1700’lü yılların sonunda inşa edilmiş olan medrese uzun dönem yün deposu olarak kullanılmış olup, günümüzde ise el sanatları eserlerinin sergilendiği ve hediyelik eşyaların satıldığı önemli bir turistik gezi alanıdır. Koruma altında olan Çankırı evleri de görülmeye değer… Türk Evi’nin tüm özelliklerini taşıyan bu evler genellikle iki katlı yapılmıştır. Çankırı’da İmaret Camii, Büyük Camii, Ali Bey Camii, Mirahor Camii ve Yeni Camii gibi dini mekânlarda huzur bulabilirsiniz. Çivitçioğlu Medresesi, Buğday Pazarı Medresesi, Karataş Medresesi, Kirmanoğlu Medresesi, Büyük Camii Medresesi gibi medreselerini gezebilir, tarihte eğitimi değerlendirebilirsiniz. Anlayacağınız Çankırı’da sizi bekleyen çok şey var…

Kastamonu’da gezilecek yerleri görüp tarihi dokusunu hissettikten sonra halen zamanınız varsa Kastamonu’nun komşularını da görmeye gidebilirsiniz. Bartın, Karabük, Sinop, Çorum, Çankırı illeri Kastamonu’ya yakın konumda bulunan illerdir. Bartın Batı Karadeniz'de doğal güzelliği, plajları, tarihi yapıları, mağaralarıyla ilgi çeken bir il olup Kastamonu’dan kolaylıkla gidilebilecek bir pozisyondadır. Turizm açısından gelişmiş bir yer olup ilçeleri açısından Amasra, Kurcaşile ve Ulus ilçelerinden oluşmaktadır. Amasra kuzeyde dik yamaçları Karadeniz'le buluşan yedi tepe, beş yarımada ve iki ada üzerinde kurulmuş bir ilçe olup, eşsiz doğal yapısı, tarihi nitelikleri ile fazlaca ziyaretçi ağırlayan bir ilçedir. Yaz kış demeden yerli ve yabancı turistler tarafından gezi noktası olarak tercih edilen ilçe olan Kurucaşile ilçesi de fok balıklarına mahsus kıyı mağaralarını gezmek için gelinebilecek ideal yerlerdendir. Güneydoğu yönünde yer alan Ulus ve Eldes çaylarının buluştuğu noktada kurulmuş olan Ulus ilçesi de şelale ve kanyonları ile ön plana çıkan bir ilçe olup, gezilecek noktaları açısından tercih edilebilecek yerlerdir. Bu arada Bartın’a uğradığınızda balık ve salatadan oluşan enfes sofralarda güzel bir öğün geçirmeyi aklınızdan çıkartmayın. Çakraz ve Bozköy de denize girmek için doğa yürüyüşleri yapmak ve özgün Bartın evlerini görmek için Kastamonu’dan Bartın’a gelmeye değer bir yer. Kastamonu gezinizi planladığınız tarih şayet Bartın çilek festivali ile aynı tarihlere denk geliyorsa bu festivale katılmadan geri dönmeyin...

Ülkemizin tüm illerinde olduğu gibi Kastamonu gibi vatansever bir ilde de Türkiye cumhuriyeti para birimi yani Türk lirası kullanılmaktadır. Yaşam açısından turizm faaliyetleri nedeniyle yer yer pahalılık açısından şikayetler ilde duyulabilir. Fakat bu çok ta fazla rahatsız edici değildir.

Kastamonu’ya yolu düşenler için öncelikle vereceğim tavsiye doğru bir gezi planı ile yola çıkmasıdır. Gitmeden önce il hakkında bilgi sahibi olmanız. Sizi mutlu ve tatmin edecek noktaları tercihinizi kolaylaştırır. Bu arada elbetteki ile geldiğinizde daha ince hiç bir yerde duymadığımız özellikler de karşınıza çıkabilir, bunlara hazırlıklı olmalısınız. Zamanlama bakımından Kastamonu ili iklim açısından sorun yaşatan bir il değildir. Ancak Karadeniz ve İç Anadolu ile olan ilişkisi nedeniyle hava koşulları açısından iki farklı iklim özelliklerine de hazır olmalısınız.

Kastamonu’ya ne zaman gitmeliyim sorularınızı duyar gibi oldum. Kastamonu iline yılın on iki ayı boyunca istediğiniz zaman gezmek ve dinlenmek için gidebilirsiniz. Ancak dağ havası almak istiyorsanız çok soğuk kış aylarını tercih etmemeniz iyi olacaktır.

Otel, pansiyon, han, konak ve dağ evi gibi alternatif konaklama hizmetlerini bünyesinde bulunduran Kastamonu sahip olduğu doğal güzellikleri ile Anadolu’nun en şirin illerinden birisini temsil etmektedir. Tarihi yerlerini görmek ve şehrin doğasını anlayabilmek için geldiğimiz bu şehirde yine tarihin içinden koparak günümüze kadar gelen ve hala kullanılır durumda olan han ve konaklarda kalabilme şansınızın olduğunu hatırınızda tutun. Mimari özellikleriyle farklı bir sabaha uyanacağınız bu konaklar zannedilenin aksine oldukça uygun oranlarda hizmet vermektedir. Kastamonu’ya yolu düşen gezginlerin konaklama amacıyla uğramaları gereken yer ise şehir merkezi ve cumhuriyet caddesi konumlarıdır. Buralarda kendinize uygun bir konaklama yeri bulabilirsiniz. Konaklayacağınız mekanın turistik bir yer olmasını tercih ediyorsanız İnebolu çevresinde tatil köyleri arasından seçim yapabilirsiniz. Yine Daday çevresi muhteşem bir doğaya eşlik ettiğinden ötürü bu bölgede hizmet veren çok sayıda dağ evi bulunmaktadır. Tarihi özellikleri yönünden sevgi ve vatana bağlılık kokan bu şehirde konaklayacağınız yer hangi türden olursa olsun sizi sıcakkanlı ve konuksever insanların karşılayacağından emin olabilirsiniz. Buraya ulaştığınızda rastlayacağınız her ne kadar otel, pansiyon gibi çok sayıda seçenek olsa da birkaç küçük tavsiyede bulunmak fena olmaz. Tercihen şehir merkezi dolaylarında kalmak isteyenler için önerebileceğim adresler kayı hotel, osmanlı sarayı otel ve gün oteldir. Kriterlerini de maddi durumlar ön plandaysa everest pension, osmanlı sarayı otel ve kayı otelin bu konuda oldukça makul olduğunu söyleyebilirim. Bunların dışında Kastamonu Kadıoğlu otel, otel mütevelli ve kebeli konakları da ilginizi çekebilir. Konaklama alternatifleri arasından yapmış olduğunuz seçim her ne olursa olsun şu an ilde hizmet veren tüm işletmemelerin şehrin hakkını verdiğini söyleyebilirim. Geniş ve ferah odalar konusunda burada işletmeler neredeyse birbiriyle yarışıyor. Bu arada seçimimiz ne olursa olsun fiyatları açısından bence birçok turistik yere göre daha makul oranlar ödeniyor.

Turistlerin ziyaret ettiği illerden birisi olan doğal bir Anadolu ili Kastamonu’da yöresel lezzetler konusunda çok fazla sayıda yemek türü bulunmaktadır. Yani Kastamonu’ya geldiğimde bunun böyle olduğunu çok daha iyi anladım. Kastamonu için en ünlü yemekler arasında hindi suyunun kaynatılmasıyla pişirilen hamurun ceviz ve hindi eti ile bulaşarak sofralarda sergilenmesinin adı bandurma’dır. Tereyağı ile servis edilen bu lezzet görüntüsü açısından olduğu kadar lezzeti açısından da muhteşemdir. Yine yörenin yemeklerinden kuyu kebabı da kuzu etinin tuğlalarla kaplı kuyuya iple asılarak ağır ağır pişmesinin ardından servis edilen bir menüdür. Kuzunun kokusunu almayacağınızdan, “hatta kuzu mu, inek mi, koyun mu?” olduğu konusunda şüpheye düşeceğiniz leziz bir yemektir. Yörenin meşhur tatlı türlerinden olan çekme helvasının da tadına bakmadan ayrılmayın derim. Yine sanki evde fazladan kalmışta ziyan olmasın diye pişirilmiş gibi bir imaj veren simit tiridini de denemenizi öneririm bu tiritte hazırlanan hamur elma pekmezinden hazırlanıyor. Yörenin Taşköprüsün’den çıkan sarımsakla hazırlanmış yoğurt ile birlikte servis ediliyor. Kastamonu’da lahmacuna benzeyen etli ekmekte saçta pişiriliyor. Kimilerinin gözleme ile karıştırdığı bu lezzet mükemmel diyebilirim... Ala pilavı da Kastamonu sofralarının vazgeçilmezi... Denemenizi şiddetle tavsiye ettiğim bu pilav bulgur, mercimek ve soğan kullanılarak pişiriliyor. Pastırma konusunda kayseriyle yarışır şekilde lezzetler yaratan bu şehirden ayrılırken, biraz satın almayı unutmayın. Paça adlı yemek de Kastamonu yöresinin patatesli, yoğurtlu ve yumurtalı menülerinden... Damak tadınızı coşturacak bu şehirden ayrılmadan bilinen ve bilinmeyen bu lezzetlerindendir tadına mutlaka bakın. “Bu lezzetleri Kastamonu’nun neresinde yemeliyim?” derseniz de Kastamonu’nun eflalini konağı yörenin en lezzetli yemeklerinin yapıldığı bir yerdir. Nitekim gittiğinizde göreceksiniz burada yer bulup da sofra açtırmak çok zor. Kalabalık turların uğradığı bu uğrak yeri yörede beğeniliyor.

"KASTAMONU GEZİ REHBERİ" Hakkındaki Yorumlar (0)

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z