SAFRANBOLU GEZİLECEK YERLER

SAFRANBOLU GEZİLECEK YERLER

SAFRANBOLU GEZİLECEK YERLER

SAFRANBOLU GEZİ REHBERİ

Yıllar öncesinden bugünü yakalayarak bugünün modern ülkelerinin bahçeli ev özelliklerine sahip evleri barındıran bir şehir olarak Safranbolu fotoğraf karelerinden çıktığı güzelliği ile hep dikkatimi çekmişti... Konakların ve evlerin çevresinde her renk çiçekle ve yeşillikle bezenmiş görüntüsü insani başka alemlere götürüyor. Bugün naçizane bir şekilde yakalamaya çalıştığım mimari tarzı o zanlar yani Osmanlı zamanımda büyük bir ustalıkla yapılandırılmıştır. 18. Ve 19. Yüzyılın versiyonu olan malikânelerinin bugün yapmaya çalışıyor olsak ta Safranbolu sahip olduğu özellikleriyle bir bütün ve bu ruhu başka bir yerde yakalamak mümkün olmuyor maalesef... Bahçelerin çiçeklerle bezenmiş görüntüsü doğayı yaşamdan ayırmadan doğa ile iç içe yasama fırsatı sunar insanlara... Bir de bahçelerin içerisinde hoş bir şekilde yerleştirilmiş olan havuzlar var ya o da bir ayrı güzellik katıyor çekilen resimlere... Benim Safranbolu’ya gitmeden önce denk geldiğim resimlerde Osmanlı gelenek ve göreneklerinin mesela haremlik ve selamlık âdetinin yasama yansıtıldığına dair düşüncelerim vardı. Nitekim de öyleymiş. Evlerin ve konakların tahta porta şeklinde yani büyükçe kapıları vardı resimlerde. Ve bu kapıların haricinde genellikle iki taraflı girişler. Neden fazladan kapı yapmışlar burada başka bir ev mi var diye düşünüyorsunuz bu özelliği görünce. Ama bir de bu yalıların Osmanlı’dan kalma yalılar olduğu aklınıza gelince hiç de abes kaçmıyor fazladan oluşları. Evlerin ve konakların sokakları ile ilişkileri bir metrelik duvarlarla ayrılmıştır Safranbolu’da bu özellik bile sokaklarına ayrı bir güzellik katmaktadır şehrin...

Kartpostallar da gördüğümüz üç katli, bahçeli, çiçeklerle bezenmiş görüntüler Safranbolu’dan esinlenmiş herhalde... Dışarıdan görünüşü insanda böyle güzel hoş duygular uyandıran bir yere gitmek elbetteki harika olurdu... Bugün turistik amaçlı kullanılan Safranbolu evleri müzeye çevrilmiş olarak kullanılmakta, kamulaştırılmış ve o günü bugün yaşatabilen değerlerdir. Dönemin yaşamış insanlarının günlük yaşantılarına dair bilgiler fısıldar insanın kulaklarına... Bir de bu evlerin özellikleri içerisinde en çok beğendiğim mesaj ise çekirdek aile diye bir şeyin söz konusu olmamasıdır. Tüm aile fertlerinin bir arada yaşadığını gösteren kanıtları vardır, Safranbolu evlerinin. Günümüzde büyük aile anlayışının giderek azaldığı bir dönemde buralara giderek aslımızı görmek farklı bir duygu veriyor insana...

Ülkemizde. Karabük il sınırları içerisinde yer alan Safranbolu ilçesi büyüklüğü ve gelişmişliği ile tanınmaktadır. Dünya miras listesinde bulunan bu ilçe Safranbolu adını doğasından almaktadır. Safran bitkisinin yetişmesinden dolayı Safranbolu olarak adlandırılan ilçe coğrafik pozisyonundan ötürü idari ve ticari merkez olabilmeyi başarmıştır. Çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Safranbolu paflagonya bölgesinde bulunmaktadır. 1196 yılında Selçuklu Sultanı İkinci Kılıç Arslan’ın oğlu Muhiddin Mesud Şeh tarafından ele geçirilen Safranbolu, on yedinci yüzyılda en parlak dönemini yaşamış olup, ilçe kültürel ve ekonomik açıdan en yüksek seviyeye gelmiştir. Milattan önce 3000 yıllarından günümüze kadar gelen Safranbolu ilçesinde ilk yasayan medeniyet Hititlerdir. Sonrasında Firgler, Lidyalılar, Persler, Pondlar, Romalılar, Selçukluları, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar sırasıyla bölgede yaşayan medeniyetler olmuştur. Modern şehirleşme hareketlerinden fazla etkilenmeyen bu şehirde Karabük Demir Çelik Fabrikasını bulunduran şehrin bir ilçesi olarak doğallığından bir şey kaybetmemiş bir ilçedir. Mimari gelenekleri, ahşap üç odalı lontian yunan stilindeki evleri günümüzde halen güzelliğini sergilemektedir. Dünya kenti ünvanın almış bir ilçe olan Safranbolu, günümüzde gezmek amacıyla gidilen yerlerin başlarında yer almaktadır.

Karabük ilinin ilçesi olan Safranbolu, il merkezinden 65 km içeride yer almakta olup, yurdumuzun Batı Karadeniz bölgesinde yer almaktadır. Merkez, Ovacık, Eflani, Bartın, Kastamonu Araç ilçeleri ile komşu olan Safranbolu gezmek için ilçeye gelenlere fazlaca mekansal alternatif sunmaktadır. İlçe olarak Karabük il merkezine sekiz kilometrelik uzaklıkta bulunan bu güzel yer, ülkemizin farklı illerinden gelen yerli turistler ve yurtdışından gelen yabancı turistler tarafından fazlaca uğranan bir gezi noktasıdır. Bu konuda Safranbolu’nun güzelliğini dünyaya duyurmak için çalışan pek çok tur bu yöne doğru gezi etkinlikleri düzenlemekte…  

Siz tek ya da ailenizle birlikte bu şirin ilçeye gezmeye gelecekseniz, Safranbolu’ya nasıl gidilir? sorusu sizin için önemli o halde... Öncelikle Safranbolu’ya geleceğiniz ulaşım kanalı önemli... Yani siz havayoluyla mı geleceksiniz, yoksa karayoluyla mı? Hava yoluyla gelecekler için en uygun havaalanı Kastamonu havaalanıdır. Buradan sonra maalesef yine karayollarına geçiş yapmanız gerekli... Bu sebeple karayolları seçeneğiyle İstanbul’dan yola çıkanlar için 410 kilometrelik bir kara yolculuğu bitirmelidir. Ankara’dan yola çıkanlar için Safranbolu’ya kadar gidecekleri mesafe 230 km’dir. İzmir gibi büyük şehrimizden yola çıkacakları da unutamadım elbette. İzmir ile Safranbolu arasında ortalama 758 km’lik bir mesafe bulunmaktadır. Arada ne kadar çok fark var değil mi? İstanbul’dan gelen misafirler ortalama beş saat süren bir yolculuk yapmakta, Ankara’dan gelen misafirler ise ortalama iki buçuk saat yolculuk yapmaktadır. İzmir’den gelen ziyaretçiler ise dokuz saat yolculuk yapmak zorundadır. Neyse bir seyyah için yol sıkıntı olmaz… Peki, başka hangi iller Kastamonu’ya gider? Kocaeli’den yola çıkan gezgin için 320 km’lik yol, ortalama üç saat kırk dakika yolculuk, Sakarya’dan gelen gezgin için 271 km’lik yol, ortalama üç saat on dakika yolculuk, Samsun’dan gelen gezginler için ise 439 km’lik yol, ortalama beş saat yirmi dakikalık yolculuk söz konusudur. Bursa’dan gelecek turistler 429 km’lik yolu ortalama beş saat on dakikada kat ederek ilçeye ulaşabilmekte olup, Eskişehir’den gelen turistler ise 434 km’lik yolu ortala beş saatlik süren bir yolculukla tamamlamaktadır. Safranbolu gibi mimarisi açısından turist çeken şehre gelen tüm karayolu bağlantılarının bir bölümünde mutlaka otoban bulunmakta olduğundan ulaşım konusunda sıkıntı yaşanmaz. Yollar her ne kadar uzun olsa da su gibi akıp giden tarzdadır.  Sadece otoban çıkışlarında Karabük tarafına yönelmeyi unutmayın.

Sıra dışı ve mimari hayranlık uyandıran detaylara sahip Safranbolu evleri, evin bulunduğu pozisyon açısından bile çok ince düşünülerek inşa edilmiş yapılardır. Güneş alma konusunda hiç bir sıkıntısı bulunmayan evlerle dolu bir il’e gitmek için çok sabırsızdım. Resmi binalar ve dini kurumlar da evlerin konumlarında belirleyici bir faktör olmuştur. Evlerin onlarca dışarı açılan tahta pencereleri ayrı bir estetiklik katmaktadır görüntülerine... Ve en sonunda dayanamadım düştüm Safranbolu yollarına... Peki, Safranbolu’da gezilecek yerler nereler? Sadece konakları için mi bu şehre gidiyorsun diye soruyorsunuzdur belki de... Elbetteki Safranbolu’ya sadece ev ve konakları görmek için gitmiyorum. Safranbolu için en belirleyici özellik olduğundan ötürü sözlerime evleriyle başladım. Burada yatan tarihi kültürel ve doğal güzellikler adına size çok fazla anlatacağım şey var...

Safranbolu, Türk toplumunun geçmişini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yaşama biçimini yansıtan mimari eserleriyle ünlü bir ilçemiz olup, ilçede bulunan 800 e yakın yapısı koruma altında olan bir ilçedir. Safranbolu tarihi miraslar adına uğraması gereken en önemli gezi noktalarından birisidir. Cami, kilise, tekke, kütüphane, okul, medrese, telgraf istasyonu, han, hamam, köprü, kaya mezarları, dükkân, hastane, çeşme, köprü ve konaklarıyla birlikte tam bir geçmiş noktasıdır. Geleceğe dönüş gibi zaman içerisinde geçmişe dönüş yaptırır insana… Yaklaşık 3000 yıllık geçmişinin kazandırdıkları bin yanında doğa güzellikleriyle de öne çıkan bu ilçe görülmeye değer, uğruna up uzun yolları kat ederek gelmeye değer bir yerdir. Yüksek Anıtlar Kurulu’nun sit alanı olarak olan ettiği ilçe, kültürel özelliklerinin ürünü olan el sanatlarıyla da öne çıkmaktadır. Bu nedenle buradan sevdiklerinize getireceğiniz çoksayıda hediye seçeneği var. Karabük ilinde olmasından ötürü il’i baz alacak olursak toplamda 1008 adet tarihi eseri tescillenmiş bir şehir olarak, höyükleri, akarsuları, kanyonları, su kemerleri, mağaraları ile de göz kamaştırmaktadır. İlçe bir belde, 25 mahalle ve 55 köyü ile gezmek için önemli bir gezi noktası gücü durumundadır. Karabük denildiğinde önce Safranbolu’nun akla gelmesi de bundan herhalde... Tarihi konaklarını zaten listenin en baş sırasına koyacağınızı biliyorum, bu sebeple öncelikle doğal güzellikleriyle anlatmaya başlayacağım Safranbolu’yu...

Tokatlı kanyonu ile başlarsınız Safranbolu gezilecek yerlerini görmeye, tokatlı köyünde bulursunuz kendinizi... İç içe açılan sürpriz bir hediye kutusunun verdiği heyecan gibi bir duygu uyandırır burası yüreklerinizde... Her köşesinde cennet havası var diyebileceğim bir yer... Bu kanyon turizm açısından değerlendirilmiş ve bu sebeple de gelecek olan gezginler için yol kenarında oturulacak yerler de yapılmıştır. Durup şöyle bir kendinizi dinlendirebileceğiniz tarzdan... Yem yeşil bir ortamın içerisinde serin serin akan suları size iyi ki gelmişim dedirtecek tarzdan... Dedim ya turizm düşünülmüş diye, burada dilerseniz ata da binebilirsiniz. Belli bir ücret karşılığında sınırları belli bir şekilde ata binerek tura çıkabilirsiniz. Safranbolu da mutlaka gitmelisiniz dediğim diğer bir yer ise kristal terastır. 80 metre yüksekliğindeki bu kanyon, aslında bir taşta iki kuş vurduruyor insana. Tokatlı kanyonu ayaklarınızın altında kalıyor terasa tırmandığınızda. Tabi hissettiğiniz adrenaline dayanabilirseniz. Çünkü üzerinde durduğunuzda kitle aşağıyı tüm çıplaklığıyla size gösteriyor. Derin hem de çok derin bir yükseklik… Tabanı camdan yapılmış olan bu terastan muhteşem manzara karelerinin fotoğraflarda ölümsüzleştirebilirsiniz. Safranbolu’da ayrıca gidebileceğiniz kanyon da ince kaya kanyonudur.  Kireç taşı tabakalarının derin biçimde yarılması ile oluşmuş olan bu kanyon, dik ve derin yamaçlara sahip olup, incekaya su kemerinde yer almaktadır. Ayrıca uzunluğu ile büyüleyen düzce kirpe kanyonu, sakaralan kanyonu, sırçalı kanyonu ve şeker kanyonu da Safranbolu’da bilinen ve beğenilen diğer kanyonlardır.

Kanyonların yoluna giderken gözünüze çarpacak bir yer olan incekaya su kemeri de 116 metre uzunluğunda olup, 6 kemerli yapısıyla oldukça görkemli bir yapıdır. Bu su kemerinin kenarında biraz mola vererek güzel kareler yakalayabilirsiniz. Safranbolu ilçesini gezmeye mağaralarından devam etmek istiyorsanız bulak mencilis mağarası ilk adresiniz olmalıdır. Bulak köyünde bulunan bu mağara, ilçeye 8 km uzaklıkta olup, tam 150 tane basamakla çıkılan merdivene sahiptir. Mağaranın içerisinde gözlerinizi kamaştıracak bir buçuk milyon yaşındaki sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.  Mağara gezisi konusunda ilk sıraya yerleştireceğiniz bu mağara sahip olduğu güzellikle sizi adeta büyüleyecek... Bu arada ülkemizin dördüncü büyük mağarası olması sizi buraya çeken nedenlerden olabilir. Bu arada travertenler, göletler ve yer altı nehirleri bakımından çok harika bir yerdir.  Safranbolu’da görebileceğiniz diğer bir mağara ise sipahiler köyünde bulunan hızar mağarası olup, bu mağaraya da 61 tane basamak çıkılarak ulaşılmaktadır. Doğal güzelliklerinin her biri birbiriyle yarıştığı Safranbolu, yaylaları bakımından da görülmeye değer yerler içermektedir. Ulu yayla oldukça gür ormanların içinde geniş ve yemyeşil çayırların uzandığı bir alan olup, ahşap malzemeden yapılmış yayla evleri içeren bir yerdir. Safranbolu’nun kuzeyinde yer alan bu yayla, ormanları ile cennet gibi bir mekan oluşturmaktadır. Buraya gelecek olursanız güzel bir kamp keyfi yapabilir doğa yürüyüşlerine katılabilirsiniz. 1700 m yükseklikte olan, orman dokusu açısından oldukça zengindir. Safranbolu yaylalarından birisi de Sarıçicek yaylasıdır. Mekan olarak doğa sporları ile ilgilenenler için yapılacak en doğru tercih olan yaylada trekking, atla doğa yürüyüşü, dağ bisikletine binme ve kamp etkinliği yapılabilmektedir.

Safranbolu’da var olan doğa güzellikleri tarihi ile birlikte kendini dinç tutabilmeyi başarmış ve bugün halen çok eski dönemlerdeki gibi gözdeliğini sürdürmektedir. Ulu Önder Atatürk'ün sanayileşme yolunda aldığı devrim kararı üzerine, Türkiye'nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri için, sahip olduğu olanakları nedeniyle tercih edilen il Karabük ili olup, bu il turizm açısından da dinamizm taşımaktadır. Safranbolu evleri ve Safranbolu’da bulunan antik kentleri nedeniyle bu kara parçası yani Safranbolu ilçesi her yıl yaz kış demeden yoğun bir turist akınını uğramaktadır. Gezi listelerindeki amaçlar arasında doğal ortamları gezmek dışında elbetteki tarihi rotalar da bulunmalıdır. Bu sebeple Safranbolu’da gezebileceğiniz tarihi yerlere ayrı bir şekilde yer vermek istedim

Safranbolu’da ilginizi çekebilecek en başlıca yapılar konaklardır. Bunun yanında kaymakamlar gezi evi de gezi planınıza dahil etmeniz gereken rotalardan birisidir. Mimarisi yönünden ilgi çekici nitelikte olan bu ev, kentsel sit alanı olan Safranbolu’da koruma altına alınmış bir ev olup, muhteşem bir yapıdır. Her köşesinde döneminin işçiliğini ustaca anlatan bu yapıda üç katlı olup, yedi tane oda kapasitesi bulunmaktadır. Yer Safranbolu olduğuna göre bu evin vazgeçilmezi olan bahçesi ise evle tamamen özdeşleşmiştir. Bugün koruma altındaki bu yer müze olarak çalıştırılmakta olup, gelenleri etkileyici özelliğe sahiptir. Safranbolu'da resmi nitelikte olmasa da belki tercih edersiniz diye önerebileceğim bir diğer müze ise Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesidir.

Osmanlı döneminde hamamlar yaşamın ve kültürün vazgeçilmez bir parçasıydı. Safranbolu’da bulunan cinci hanı ve hamamı bu dönemden günümüze kalan tarihi değerdir. Karabaşzade Hüseyin Efendi tarafından yapılmış olan bu hamam, hala hizmet vermektedir. Tüccarların dinlenmesi için yapılmış olan han, iki katlı 63 odaya sahip olup, bugün konaklama amacıyla da kullanılmaktadır. Safranbolu on yedinci yüzyılda önemli bir yol üzerinde bulunduğundan olsa gerek ilçede ayrıca Pamukçu ve Tuzcu Hanları adıyla iki han daha bulunmaktadır. Hamam olarak ise ilçede çeşme mahallesinde bulunan eski hamam, Bizanslılardan kalarak günümüze kadar gelmiştir.  Bir diğer hamam da yine Safranbolu’da bulunan fakat ne zaman yapıldığı bilinmemekte olan Yazıköy hamamı olup, görebileceğiniz yerler arasına girebilir.

Safranbolu’da gezilecek yerler açısından eski dönemlerde kilise olarak kullanılan fakat günümüzde cami olarak kullanılmaya devam edilen yapılarda tarihi örnek oluşturmaktadır. Bunlar arasında bugün ulu cami olarak kullanılan St. Stefanos Kilisesi,  Eski Cami olarak bilinen Gazi Süleyman Paşa Cami, Köprülü Mehmet Paşa Cami, Hidayetullah Cami, Taş Minare Cami, Dağdelen Cami, İzzet Mehmet Paşa Cami, Akçasu Cami gibi dini mekanlar görülmeye değer nitelikteki tarihi yapılarımızdır.

Çeşme ve köprüleri açısından yazılı ve yazıtsız 93 tane çeşmeye sahip olan Safranbolu, köprü olarak konarı köyünün 200 metre kuzeyinde yer alan Taşköprü’sü ile gezilemeye değer yapıları barındırır. Yine aşağı tokatlı mahallesinde bulunan tokatlı köprüsünü de görmek isterseniz gidip görebilirsiniz.

Karabük ilinin büyük bir ilçesi olan Safranbolu’da gezilecek yerler için gelenler, ilçenin güzellikleri hakkında ziyaretlerinin ardından Safranbolu çevresindeki gezilecek yerlere de uğramaktadır. Çok fazla uzaklara gitmeden söylemek gerekirse bu konuda ilk önce Karabük ilinde var olan yerleri keşfetmek mantıklı olur. Bunun dışında ilçenin komşusu pozisyonunda olan Kastamonu ve Bartın illerinin gezilecek yerini keşfetmeye geçebilirsiniz. Ulaşım yönünden çok uzak olmayan bu illerde de görülmeye değer tarihi ve doğal güzellikler yaşamaktadır.  Karabük’ten başlayacak olursak sorkun yaylasına giderek doğanın güzelliğini keşfedebilir doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Gökçetepe tabiat parkına uğrayarak kamp aktivitelerine katılabilirsiniz. Bu arada dinlenmek için Gökpınar dinlenme tesisinde mola vererek çayınızı içebilirsiniz. Ağustosun ikinci haftasında Çetioren mesire yerine geldiyseniz yağlı güreş festivalini izleyebilirsiniz. Aya Nikolas Kilisesi, Ebu Derda Türbesi, İçkale Mescidi, Şadırvan Camii, Halil bey Camii, Amasra Küçüktepe Martyriumu olarak bilinen Bartın gezilecek noktalarına uğrayarak camilerin, kiliselerin mimari yapılarını somutlaştırarak görebilirsiniz. Yine yenice, Amasra ve Kurcaşile gibi ilçelerinin özellikleri hakkında daha net kararlar alabilirsiniz.

Hadrianapolis kentinin harabelerine giderek keşif yapabilirsiniz. Bartın’a gidecek olursanız da başlı başına Amasra size yeter. Amasra’nın tarihi ve doğal güzelliklerini az da olsa gün içerisinde gözlemleyebilirsiniz. Mesela Amasra kalesi, tavşan adası mükemmel adresler...

Safranbolu turizm açısından dinamik bir potansiyele sahiptir. Bu sebeple de bölgede yerli ve yabancı turist kabilelerine rastlamanız olası… Yerli turistler elbetteki vatan sınırları içerisinde olan bu ilçede Türk lirası kullanacaklar. Fakat yabancı turistlerin daha rahat tatil geçirebilmeleri için TL dışında dolar ve euro üzerinden de bazı yerlerde hizmetler verilmektedir. Yine de ilçede geçerli para biriminin Türk lirası olduğu bilinmeli ve buna karşı önlemler alınmalıdır.

Safranbolu gezinizi ne zaman planlamanız gerekli? Sorunun cevabı tereddütsüz şekilde dört mevsim… Yani Safranbolu ulaşım, hava şartları, turizm faaliyetleri açısında on iki ay boyunca faal olarak çalışan bir ilçedir.  Yani isterseniz haziranda isterseniz martta isterseniz de ağustosta buralara gelebilirsiniz. Safranbolu’ya düzenlenen çok sayıda firma tarafından işletilen turlar bulunmaktadır. Ancak bu turlarda çoğunluğa uyabilmek için Safranbolu’da gitmek istediğiniz ya da Safranbolu’dan sonra gideceğiniz rota seçimi de kısıtlanmanıza neden oluşturur. Bu sebeple özgür seçimler yapabilmek adına buraya geldiğiniz de araç kiralamak ya da kendi aracınızla yola çıkarak gelmek gezinizi için en ideal olanıdır. Bu nenle böyle bir gezinin en güzel yolu bu iki tercihten birisi kullanılmalıdır. İklimsel şartları göz önünde bulundurarak Safranbolu’da gezilecek rotalara uğrama açısından ilkbahar ve sonbahar aylarını tercih etmek yazın sıcak ve nemli havasından sizi koruyacak, kışın sert ve yağışlı olan havasından da zarar görmemenizi sağlayacaktır.

Konaklama olanakları yönünden bu kadar turistik potansiyeli bünyesinde bulunduran bir yer elbetteki bu yönüyle eksiklik yaşamamalı… Konaklama açısından da alternatiflerin çok olduğu bir ortamı barındıran Safranbolu, sizi bağrına basacak. İl otel, pansiyon, konak, malikâne gibi seçeneklerin fazla olduğu bir yerdir. Safranbolu merkezde bulunan yerleri tercih etmeniz gezinizde uğrayacağınız noktalara ulaşım açısından ideal olabilir. Bunun dışında bağcılar mevkiinde de kalacak bir yerleri tercih edebilirsiniz. Buralar konaklama için en ideal yerler… Safranbolu’da konaklama yıldızları bakımından beş yıldız konforu veren oteller olduğu gibi daha basit yarım pansiyon konaklama yerleri de bulunmaktadır. Safranbolu’da kaldığımız süre boyunca yemeden dönmemeniz gereken yöresel yemeklerini de belirtmeden sözlerimi bitirmeyim...

Kavrulmuş kıyma, ince doğranmış soğan, ıspanak veya pazı, biraz karabiberden oluşan iç, fırınlarda pide hamuru içine konularak pişirilerek üzerine tereyağı sürülen yöre tadı Safranbolu bükmesi Safranbolu' lu ailelerin hafta sonu keyfinin önemli bir parçasıdır. Kuyu kebabı da yörenin önemli lezzeti olup, özel şekilde hazırlanan kuyularda kuzuların kancalara takılmasıyla sarkıtılarak pişmesi sağlanır. Bu lezzeti mutlaka deneyin… Yağlı kıyma, pirinç, bulgur ince kıyılmış soğan biraz tuz, karabiber ve salça ile hazırlanan iç, haşlanmış yapraklara özenle sarılmasıyla hazırlanan etli yaprak sarmadan mutlaka alın… Yayım (ev makarnası) yağ, kavrulmuş kıyma ve salça suyla kaynatılarak pişirilen cevizli keşli yayımı başka bir yerde bulamazsınız mutlaka deneyin. Safranbolu’da eskiden beri süregelen bir adet olan düğünlerde kız tarafından damat tarafından gelen konuklara ikram etmek için mutlaka gönderdikleri Safranbolu baklavası leziz diyebilirim… Safrandan gelen Safranbolu’da safranlı zerde yemeyi unutmayın. Sabah kahvaltısında mutlaka menünüzde gaygana olsun… Safranlı aşureyi de belirtmeden geçmeyim. Bildiğiniz aşurenin safranlıhali ama lezzeti bir başka oluyor. Nohut, buğday, kuru fasulye, kuru meyve katılarak hazırlanan karışıma safran eklenince mükemmel bir lezzet ortaya çıkıyor. Pirinç unu ile nişastayı tatsız olarak pişirmesinden sonra, muhallebi kıvamını alana kadar az şekerle pişirilen muhallebiyi baklava şeklinde kesilir üstüne gülsuyu veya pekmez dökülerek önünüze gelir mükemmel… Oldukça sıcak yağlı suyla hazırlanan Üzerine un dökülen ve oklava ile karıştırılarak orta ateşte pişirilen haluşka yani halukça bir diğer adı da tatar böreği, üzerine dövülmüş ceviz içi, şeker şurubu, yağ, pekmez gezdirilerek servis ediliyor. Un, su, tuz ile hazırlanan lokmalar kaşık kaşık önce kızartılır sonra da ılık şerbetin içine atılarak lokma tatlısı olarak önünüze gelir bu yörede… yöresel lezzetleri Karadeniz mutfağına eşlik eden Safranbolu’da ayrıca peruhi, höşmerim, cevizli çörek, tereyağlı uzun pakla, sini çöreği, saç bükmesi, Çingen baklavası, delioğlan sarığı gibi yöresel yemek çeşitleri de bulunmaktadır. Yörenin fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu lokumu da ünlenmiştir gitgide… Bu arada Safranbolu’da yemek yemek için yöresel lezzetler konusunda usta olan restoranları çarşı bölgesinde bulabilmeniz mümkün olup, aynı zamanda daha güzel bir mekan olsun diyorsanız konakları da tercih edebilirsiniz yer olarak… Ayrıca canlı müzik yapılan mekanlarında da hoş ve nezih bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

Safranbolu gibi koruma altına alınmış bir ilçeye gelmekte çok iyi karar verdiğimi anladım. Çünkü buralar aslında satırlara sığdırılamayacak, kelimelerle anlatılamayacak güzellikler dolu. Nacizane bir şekilde anlatmaya çalıştım Safranbolu yöresini ve gezilecek yerlerini. Bu arada yola çıkacaklara uyarılarım da var. Karayolunu tercih ediyorsanız can güvenliğinizi tehlikeye atacak hatalı sollamadan uzak durun. Çünkü Safranbolu’ya giden yollarda sollama şeritleri bazen kısa olabiliyor… Bunun dışında şayet Safranbolu evlerini gezmediyseniz, henüz Bulak Mağarasını görmediyseniz, sonbaharda Yenice Ormanlarında kamp yapıp, fotoğraf çekmediyseniz, Ulu Yayla ve Sarı Çiçek yaylasında kamp yapmadıysanız, şeker Kanyonu, Tokatlı veya Düzce Kanyonunda yürümediyseniz henüz ili gezememişsiniz demek. Yenice Aberataum(Açık Hava Orman Müzesini) görmediyseniz, Eskipazar Hadrianapolis antik kentindeki Bizans Kilisesi ve mozaiklerini görmediyseniz de Safranbolu için bir fikir oluşmaz kafanızda… Eflani Göletlerinde balık tutmadan, Ovacık Karakoyunlu Kral Mezarını görmeden, altın safran belgeselini izlemediyseniz Safranbolu’ yu henüz nüfus etmemişsiniz demektir… Safranbolu mimari hazinesinin vermiş olduğu güçle birlikte doğayı, kültürü ve tarihi koruyan milli duygularla bezenmiş bir şekilde UNESCO tarafından tescillenen bir bölge olup, buraya gelen yerli ve yabancı turistlerin yoğun bir şekilde ilgisini çeken bir şehirdir. Safranbolu’ya gelen herkes ilçenin sokaklarında yürümeli,  çiçeklerle bezenmiş bahçeli evlerinin önünden geçmelidir. Safranbolu bir diyar için de yatan tarihi maden…

"SAFRANBOLU GEZİLECEK YERLER" Hakkındaki Yorumlar (0)

A
B
F
G
H
İ
K
M
S
T
U
A
B
Ç
D
E
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
Ü
V
Z